MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ (SIRANO: 327)

24 Mart 2010 ÇARŞAMBA  Resmî Gazete     Sayı : 27531

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ

(SIRANO: 327)

I. GİRİŞ

(1) Bu Genel Tebliğ; Bakanlığımızın görev ve yetkileriyle ilgili işlemlerin yapılmasına ve yürütülmesine ilişkin genel tebliğ, genelge ve genel yazılarımızla Valiliklere (Defterdarlıklar), Kaymakamlıklara (Malmüdürlükleri) ve bazı bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına devredilen yetkilere ilişkin düzenlemelerin bir Genel Tebliğde toplanması ve ilave bazı yetkilerin devredilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

II. TANIMLAR

(1) Bu Genel Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Maliye Bakanlığı, Millî Emlak Genel Müdürlüğünü,

b) Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer: Türk Medenî Kanunu ile diğer kanunlarda Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilen yerleri,

c) Hazine: Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri açısından Devlet tüzel kişiliğinin adını,

ç) Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmaz: Tapuda Hazine adına tescilli taşınmazları,

d) Hazine taşınmazı: Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri,

e) İdare: Merkezde Maliye Bakanlığını (Millî Emlak Genel Müdürlüğü); illerde defterdarlığı (millî emlak dairesi başkanlığı veya millî emlak müdürlüğü) ve ilçelerde millî emlak müdürlüğünü yoksa malmüdürlüğünü,

f) İtâ amiri: İllerde defterdar ve yetki devredilen hâllerde millî emlak dairesi başkanını, ilçelerde kaymakamı,

g) Kanun: 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununu,

ğ) Yönetmelik: 19/6/2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliği ifade eder.

III. YETKİ

(1) Bakanlığın aşağıda belirtilen işlemleri devredilen yetkiler kapsamında yürütülecektir.

A. Bağış işlemleri

(1) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından Hazineye yapılacak şartlı veya şartsız ya da mükellefiyetli veya mükellefiyetsiz taşınmaz bağış işlemleri ile bağış amacında kullanılamaması veya mükellefiyetin yerine getirilememesi nedeniyle bağışlayana iadesi gereken taşınmazların iade işlemleri, konuyla ilgili düzenlemeler uyarınca Valilikler (Defterdarlıklar) tarafından yürütülerek sonuçlandırılacaktır.

B. Tescil ve terkin ile ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan hataların düzeltilmesi işlemleri

1. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile ilgili işlemler

(1) Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ);

a) Katma bütçeli idareler olan KGM ile DSİ’nin 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda genel bütçeli kamu idareleri olarak belirtilmesi sebebiyle, bu Genel Müdürlüklerin mülkiyetinde olup da 5018 sayılı Kanun hükümleri gereğince Hazine adına tapuya tescili gereken taşınmazların tapuya tescili,

b) Yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetleri kapsamında, KGM’nce yol, köprü vb., DSİ’nce ise baraj, gölet vb. yapılmak üzere, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre satın alınan ya da kamulaştırılan taşınmazlar ile bu Genel Müdürlüklerin görev ve hizmetlerinin ifası için gerekli olan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin Hazine adına tapuya tescili,

c) Hazine adına tapuya tescil edilen bu taşınmazlardan yol, köprü, baraj, gölet vb. olarak tapu kütüğünden terkini gerekenlerin terkin işleminden sonra kullanma amaç ve şekli değişerek, bu taşınmazların üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 999 uncu maddesinde ifade edildiği şekliyle, “tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması” söz konusu olduğunda, bu taşınmazların yeniden Hazine adına tescil edilmelerinde sorun yaşanmaması bakımından, terkin işlemi sırasında ayrıca, terkine konu taşınmazların kapatılan kaydının kütük sayfasının beyanlar hanesine; “Bu taşınmaz, ………..… olarak kullanılmak üzere tapu kütüğünden terkin edilmiş olup, ileride özel mülkiyete konu olabilecek hale geldiği takdirde, aynı şartlarla yeniden Hazine adına tescil edilir.” şeklinde şerh konulması kaydıyla terkini,

ç) Kısmen terkini gereken taşınmazların terkin edilecek kısımlarının ifrazı,

d) Bu Genel Müdürlüklerce satın alınan ya da kamulaştırılan taşınmazlar ile bu Genel Müdürlüklerin görev ve hizmetlerinin ifası için gerekli olan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin Hazine adına tapuya tescili işlemlerinin, gereken hallerde bu taşınmazların yol, köprü, baraj, gölet vb. olarak kullanılmak üzere tapu kütüğünden terkini işlemleriyle aynı anda ve tek işlemle eşzamanlı olarak yapılması,

e) Yukarıda belirtilen işlemlerle sınırlı kalmak kaydı ile bu Genel Müdürlüklerce Hazine adına yapılacak tescil işlemlerinde gerçek ve tüzel kişilerden tapuda ferağ alınması konularında yetkili kılınmıştır.

(2) Ayrıca, birinci fıkrada sayılan yetki devirlerine ilave olarak; gerek özelleştirme uygulamaları kapsamındaki otoyolların, gerekse karayolu, köprü gibi kamu hizmet mallarının kamulaştırma sınırları içerisinde kalan, evveliyatı ve mevcut durum itibariyle tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazların tapu kütüğünden terkinlerinin ivedilikle yapılabilmesi amacıyla; otoyol, karayolu, köprü gibi kamu hizmet mallarına isabet eden KGM’ne tahsisli ya da tahsis edilmemiş olan Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların (kapatılan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine gerekli şerhin verilmesi kaydı ile) tapu kütüğünden terkin etmeye bu Genel Müdürlük yetkili kılınmıştır.

2. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile ilgili işlemler

(1) 29/4/1969 tarihli ve 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 5273 sayılı Kanun ile değişik ek 4 üncü maddesi uyarınca; TOKİ’nin yetki ve görev alanlarına giren sahalarda yer alan tescil harici yerleri, 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun değişik 22 nci maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescil ettirmeye TOKİ yetkili kılınmıştır.

3. 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca yapılacak işlemler

(1) 4342 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin yedinci fıkrasında yer alan hüküm gereğince ilgili birimce yapılacak izin talepleri, Bakanlığa intikal ettirilmeksizin, işleme konu taşınmazlar hakkında satış, kiralama, tahsis, irtifak hakkı tesisi, ağaçlandırma izni gibi talepler bulunup bulunmadığı, bu taşınmazların başka şekilde değerlendirilmelerinin mümkün olup olmadığı ve mera, yaylak ve kışlak olarak tespit ve tahdit edilmelerinin daha uygun olup olmayacağı hususlarında gerekli araştırmalar yapılmak suretiyle Valiliklerce (Defterdarlıklar) değerlendirilerek sonuçlandırılacaktır.

(2) 4342 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca, bu Kanun kapsamında kalan taşınmazların vasıf değişikliği, Hazine adına tapuya tescili ve ilgililerine devri işlemleri Valilikler (Defterdarlıklar) tarafından yapılacaktır.

4. Hazine taşınmazlarıyla ilgili hataların düzeltilmesi işlemleri

(1) 3402 sayılı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca; Hazine taşınmazlarının, ilgilisinin başvurusu üzerine veya Kadastro Müdürlüklerince re’sen gerçekleştirilen ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan hataların düzeltilmesi işlemlerinden etkilenmesi ya da bu işlemlere konu olması nedeniyle, bu düzeltme işlemlerine karşı süresi içerisinde dava açılıp açılmayacağı veya muvafakat istenildiği hallerde olur verilip verilmeyeceği Bakanlığa intikal ettirilmeksizin Valiliklerce (Defterdarlıklar) incelenecek veya gerektiğinde teknik eleman ve/veya denetim elemanı görevlendirilmek suretiyle incelettirilecektir.

(2) İnceleme sonucunda;

a) Düzeltme işlemine konu taşınmazın işlem sonrasında kadastro paftasında ilk tesis kadastrosundaki sınırlarının değişmediğinin ve düzeltmeye konu hatanın ölçü (planimetre), tersimat veya hesaplamadan kaynaklandığının ve bu düzeltme işlemi sonucunda komşu taşınmazların yüzölçümünde Hazine taşınmazı aleyhine bir artış olmadığının anlaşılması durumunda, düzeltme işlemine muvafakat verilecek ve bu işleme karşı dava açılmayacaktır.

b) Düzeltmeye konu taşınmazın yapılan düzeltme işlemi sonrasında kadastro paftasında ilk tesis kadastrosundaki sınırlarının değiştiğinin, bu taşınmaza komşu taşınmazların yüzölçümlerinde Hazine taşınmazı aleyhine ve bu taşınmazlar lehine bir artış olduğunun anlaşılması durumunda ise; düzeltme işlemine muvafakat verilmeyecek ve süresi içinde bu işleme karşı gerekli dava açılacaktır.

C. Tahsis işlemleri

(1) Valiliklerin (Defterdarlıklar) tahsis yetkisi; milli emlak dairesi başkanlığı bulunan illerde milli emlak dairesi başkanı, milli emlak dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdar; Kaymakamlıkların (Malmüdürlükleri) tahsis yetkisi ise; milli emlak müdürlüğü bulunan ilçelerde milli emlak müdürü, milli emlak müdürlüğü bulunmayan ilçelerde malmüdürü tarafından kullanılacaktır.

1. Valiliklerin (Defterdarlıklar) tahsis yetkisi

(1) 10/10/2006 tarihli ve 26315 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 22 nci maddesine dayanılarak, aşağıda belirtilen tahsis işlemlerini yapmaya ve kaldırmaya Valilikler (Defterdarlıklar) yetkilidir;

a) Hazine taşınmazları hakkında Bakanlık tarafından kamu idareleri adına yapılan ön tahsis işleminin; tahsis amacına yönelik olarak yatırım projesinin hazırlanması, yatırım programına alınması ve tesis veya bina inşaatına başlanması halinde hizmetin devamı süresince olmak üzere kesin tahsise dönüştürülmesi,

b) Genel bütçeye dâhil kamu idareleri tarafından satın alınan veya kamulaştırılan taşınmazların edinim amacına uygun olarak bu idarelere tahsisi,

c) Kamu konutu, eğitim ve sosyal tesisler hariç olmak üzere; imar planında genel ve özel bütçeli idareler için kullanım amacı belirlenen taşınmazların ilgili idarelere tahsisi,

ç) Orman sınırları içerisinde bulunan ve vasıfları orman olan taşınmazların Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğüne tahsisi,

d) Köylerde sağlık ocağı, ilköğretim okulu, köy konağı, karakol ve mezarlık yapılmak üzere talep edilen taşınmazların ilgili idarelere tahsisi,

e) Tahsisli iken imar düzenlemesine, ifraz, tevhit ve kadastro işlemlerine konu olan ve bu nedenle parsel numaraları ve yüzölçümleri değişen taşınmazların tahsislerinin kaldırılarak yeni parsel numaraları ve yüzölçümleri üzerinden ilgili idarelere yeniden tahsisi,

f) Tahsis edilmesi sonrasında cins tashihi sonucunda vasfı değişen taşınmazların yeni vasıflarıyla ilgili idareye yeniden tahsisi,

g) Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde iken, 5018 sayılı Kanun hükümleri gereğince tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazların, fiilen mülkiyeti devreden idare tarafından kullanılıyor olması şartıyla bu idarelere tahsisi,

ğ) Tahsis edilen taşınmazlardan tahsis amacı sona eren veya tahsis amacında kullanılmadığı tespit edilen taşınmazların, tahsisli idarenin uygun görüşü alınmak suretiyle tahsisinin kaldırılması,

h) Genel bütçeye dâhil kamu idarelerine yapılan tahsislerden bu idarelerin kendi birimleri arasında aynı amaçla yapılacak tahsis değişiklikleri,

ı) Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünce orman alanlarına dâhil edilmesi istenilen taşınmazlardan şehirlerin gelişme alanları dışında kalan, fiilen kullanılmayan ve tarım arazisi niteliğinde olmayanlar ile üzerinde orman emvali bulunanların ağaçlandırılmak üzere Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğüne tahsisi,

i) Fiilen kullanılmayan, tarım arazisi niteliğinde olmayan, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan ve yüzölçümü ikiyüzellibin metrekareye kadar olan taşınmazların, 9/10/2003 tarihli ve 25254 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ağaçlandırma Yönetmeliğine göre ağaçlandırılmak üzere köy tüzel kişiliklerine, proje hazırlatılması için tebligat tarihinden itibaren dört ay süreli ön izin verilmesi, projenin onaylanmasını müteakip ise, iki yıl süreli ön tahsisi ve ağaçlandırma işine başlanılması halinde kesin tahsisi,

j) 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında kullanılmak üzere tahsisi talep edilen taşınmazların ilgili kamu idarelerine tahsisi,

k) Daha önce süresiz tahsis edilen ancak en az iki yıl boş bırakılan veya hiç kullanılmayan Hazine taşınmazlarının tahsislerinin re’sen kaldırılması.

2. Kaymakamlıkların (Malmüdürlükleri) tahsis yetkisi

(1) Kaymakamlıklar (Malmüdürlükleri); bu bölümün “1. Valiliklerin (Defterdarlıklar) tahsis yetkisi” başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (b), (ç), (d), (f), (g) ve (h) bentlerinde belirtilen tahsis işlemlerini yapmaya ve kaldırmaya yetkilidir.

3. Kamu konutlarıyla ilgili işlemler

(1) İlk defa edinilen ve kamu konutu olarak Bakanlığa tahsis edilen konutların türlerine veya görev ve unvan gruplarına göre ilk olarak yapılacak ayrımları ile Bakanlık merkez denetim elemanlarına tahsis edilen veya edilecek konutlar hakkındaki tüm işlemler Bakanlıkça yapılacaktır.

(2) Bakanlık tarafından ayrımları yapılmış olan kamu konutlarının yeniden türlerine veya görev ve unvan gruplarına göre ayrımına ihtiyaç duyulması halinde, ayrımlarda değişiklik yapmaya 23/9/1984 tarihli ve 18524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Konutları Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Valilikler (Defterdarlıklar) yetkilidir.

(3) Ayrıca, Bakanlığa tahsisli kamu konutlarının misafirhane, lokal, kreş vb. sosyal hizmetlere yönelik ayrımından veya kapıcı, kaloriferci dairesi bulunmayan binalarda kapıcı ve kaloriferci için hizmet tahsisli konut ayrımından önce Bakanlıktan izin alınacaktır.

Ç. Kira İşlemleri

1. Kira işlemlerinde yetki

(1) Hazine taşınmazlarının kiraya verilmesi işlemlerindeki yetkiler aşağıdaki şekilde kullanılacaktır;

a) Hâsılat paylaşımı esasına göre protokol ile yapılacak kiralama işlemleri hariç ilk yıl tahmini kira bedeli, Kanunun 76 ncı maddesi için;

1) Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde; yılı merkezi yönetim bütçe kanununun (İ) cetvelinde “Ankara, İstanbul ve İzmir il merkezleri” için,

2) Diğer büyükşehir belediyesi olan illerde; yılı merkezi yönetim bütçe kanununun (İ) cetvelinde “diğer büyükşehir belediyesi olan il merkezleri” için,

3) Bu iller dışındaki illerde ise; yılı merkezi yönetim bütçe kanununun (İ) cetvelinde “diğer il merkezleri, büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçeler ve nüfusu 50.000’i geçen ilçeler” için, belirlenen parasal sınırları (bu bedeller dâhil) aşmayan taşınmazların beş yılı geçmemek üzere Kanunun 36 ve 45 inci maddeleri uyarınca kiraya verilmesi işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar); taşınmaz ilçede ise, Valilikten (Defterdarlık) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) yapılacaktır.

4) Pazarlık usulüyle yapılabilecek kiralamalarda ise, bu fıkranın (a) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde belirtilen parasal sınırların yarısını aşmayan (bu bedeller dâhil) taşınmazların kiraya verilmesi işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar); taşınmaz ilçede ise, Valilikten (Defterdarlık) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) yapılacaktır.

b) Balıkçı barınaklarının bu fıkranın (a) bendinde belirtilen parasal sınırlar dâhilinde on yıl süreyle kiralanması işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar); balıkçı barınağı ilçede ise, Valilikten (Defterdarlık) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) yapılacaktır.

c) Tahmin edilen kira bedeline bakılmaksızın;

1) Tahsisli veya kamu hizmeti görülmek üzere genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerince kiralanan taşınmazların ticari amaçla kullanılması mümkün olan bölümlerinin,

2) Baz istasyonu ile radyo ve televizyon vericileri kurulmak üzere kiralanması talep edilen yerlerin,

3) Bankalar veya özel finans kurumları tarafından ATM kurulmak istenen yerlerin,

4) Reklam levhası konulmak üzere kiralanması talep edilen yerlerin,

5) Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca ahşap iskelelere ilişkin yayımlanan genelgeler çerçevesinde düzenlenen protokol uyarınca kiralanması talep edilen ahşap iskelelerin, beş yılı geçmemek üzere kiraya verilmesi,

6) Geçici iş ve hizmetler için kullanılacak taşınmazların en fazla bir yıl süreyle kiraya verilmesi, işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) yapılacaktır. Taşınmaz ilçede ise, kiralama işleminden önce tahsisli taşınmazlar ile kamu hizmeti görülmek üzere genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerince kiralanan taşınmazların ticari amaçla kullanılması mümkün olan bölümleri Valiliklerden (Defterdarlıklar) izin alınmaksızın, bunların dışındakiler ise Valiliklerden (Defterdarlıklar) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) yapılacaktır.

(2) Kira süresine ve kira bedeline ilişkin yukarıda belirtilen yetki sınırlarının üstündeki kiralama işlemlerinden önce Bakanlıktan izin alınacak, tahmin edilen bedel itibariyle Valiliklerin (Defterdarlıklar) yetkisinde kalan, ancak beş yıldan daha uzun süreli kiralanması talep edilen taşınmazlar, Bakanlığa iletilmeksizin beş yıl süreyle Valiliklerce (Defterdarlıklar) kiraya verilecek ve kira sözleşmesinin bitiminde yenileme şartlarının oluşması halinde yeniden kiralanabilecektir.

(3) 6/11/1967 tarihli ve 12743 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Suriye Uyruklu Gerçek (Özel) ve Tüzel Kişilerin Hazinece El Konulan Mallarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 29 uncu maddesi uyarınca; taşınır ve taşınmazların bir yıldan az süreyle kiraya verilmesi işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) yapılacaktır.

2. Sözleşme devrinde ve feshi işlemlerinde yetki

(1) Devre esas kira bedeli yukarıda “1. Kira işlemlerinde yetki” bölümünde belirtilen parasal sınırları (bu bedeller dâhil) aşmayan kira sözleşmelerinin devirleri Valiliklerce (Defterdarlıklar); taşınmaz ilçede ise, Valilikten (Defterdarlık) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri); kira sözleşmelerinin feshi işlemleri ise, taşınmazın kiraya verilmesine onay veren makam tarafından yapılacaktır.

3. Ağaçlandırma amaçlı kiralama işlemlerinde yetki

(1) Bakanlık tarafından ağaçlandırma projesi hazırlanmak üzere ön izin verilen kişilerce süresi içerisinde ek süre talebinde bulunulması halinde; talep Bakanlığa iletilmeyecek ve bekletilmeksizin işleme konularak ön izin süresinin bittiği tarihten itibaren bir ay ek süre verilmesi işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) veya Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) sonuçlandırılacaktır.

(2) Verilen ek süre içinde ön izin sahipleri tarafından projenin hazırlattırılarak İdareye teslim edilmemesi halinde, Valiliklerce (Defterdarlıklar) veya Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) ön izin iptal edilecek ve Bakanlığa bilgi verilecektir.

(3) Ağaçlandırma amaçlı kiraya verilen taşınmazların kira sürelerinin bitiminde, Valiliklerce (Defterdarlıklar) veya Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) projesine uygun ağaçlandırıldığının tespit edilmesi ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün olumlu görüşlerinin alınması suretiyle, projesinde belirlenen süreyle sınırlı olmak kaydıyla kiracısına pazarlık usulü ile on yıllık süreler halinde kiraya verilmesi işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) yürütülecektir.

D. İrtifak hakkı işlemleri

(1) Kullanma izni verilmesi ve irtifak hakkı tesis edilmesi işlemlerinde ihaleye çıkılmadan önce Bakanlıktan izin alınacaktır.

(2) Ancak, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca lisans verilen tüzel kişiler lehine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 15 inci, 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun 8 inci ve 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun (Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanunun) 12 nci maddesi uyarınca verilecek kullanma izinleri ve tesis edilecek irtifak hakları ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen yatırımcılar lehine 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun (Endüstri Bölgeleri Kanunu ve Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun) 4 üncü maddesi gereğince verilecek kullanma izni ile tesis edilecek irtifak haklarına ilişkin işlemler Bakanlıktan izin alınmaksızın Valiliklerce (Defterdarlıklar) sonuçlandırılacaktır.

(3) Hazine taşınmazları hakkında Bakanlığın uygun görüşü doğrultusunda yapılacak kullanma izni veya irtifak hakkı ihaleleri sonrasında gerekli olması halinde ön izin verilmesi, ön izin süresinin uzatılması ve ön izin sözleşmesi düzenlenmesi işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) sonuçlandırılacaktır.

(4) Ön izin yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde kullanma izni sözleşmesi düzenlenmesi ile irtifak hakkı tesisi işlemleri Bakanlıktan izin alınmaksızın Valiliklerce (Defterdarlıklar) yapılacaktır.

(5) Kullanma izni sözleşmelerinde veya irtifak hakkına ilişkin resmi senetlerde değişiklik gerektiren işlemlerde Bakanlıktan izin alınacaktır.

(6) İrtifak hakkı bağımsız ve sürekli nitelikte ise devir için Bakanlıktan izin alınmayacaktır. Ancak, irtifak hakkını devralan kişilerin bir ay içinde İdareye müracaat ederek günün rayicine göre Bakanlık tarafından belirlenecek bedel ve yeni koşullar üzerinden yeniden sözleşme yapmaları gerekmektedir.

(7) Yönetmeliğin geçici 2 nci maddesi uyarınca yapılacak sözleşmelerin bu Yönetmeliğe uyarlanması işlemleri Valilikler (Defterdarlıklar) veya Kaymakamlıklar (Malmüdürlükleri) tarafından sonuçlandırılacaktır.

(8) 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ek 2 nci, geçici 7 ve 8 inci maddeleri uyarınca kullanma izni verilmesi, irtifak hakkı tesis edilmesi ve hasılattan pay alınması işlemleri, 319 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde belirtilen şekilde Valiliklerce (Defterdarlıklar) sonuçlandırılacaktır.

(9) 324 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “Geçici İşlemler” başlıklı beşinci bölümünde belirtilen şekilde, kullanma izni ve irtifak hakkı süresinin uzatımı dışında kalan bedel indirimi uygulamasına ilişkin işlemler Valiliklerce (Defterdarlıklar) sonuçlandırılacaktır.

E. İmar, terk ve tapudan terkin işlemleri

1. İmar planlarına itiraz ve dava açılmasında yetki

(1) Gereken hallerde imar planlarına karşı süresi içerisinde itiraz edilmesi ve dava açılması işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar), taşınmaz ilçede ise, Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) yürütülecektir.

2. Terk ve tapudan terkin işlemlerinde yetki

(1) Hazine taşınmazlarından kesinleşen imar planlarında resmî kurum alanı olarak ayrılan ve ilgili kamu idarelerine tahsis edilmesi üzerine yatırım programına alınarak ödeneği ayrılan (imar mevzuatına uygun olarak inşaata başlanılmak üzere olan) taşınmazların belirli bir kısmının imar planında yol, yeşil alan ve park olarak ayrılması veya bir kamu hizmetine tahsisli ve üzerinde tahsis edildiği kamu idaresine ait bina bulunan taşınmazların tahsis ve hizmetin aynı parselde devamı şartıyla sadece bir parçasının imar planında yol, yeşil alan ve park olarak ayrılması hallerinde; gerekli imar parselinin oluşturulması veya ifraz işleminin yapılabilmesi açısından, taşınmazın tahsisli olduğu kamu idaresinin veya bağlı olduğu bakanlığın uygun görüşü üzerine, bu taşınmazların imar planında yol, yeşil alan ve park olarak ayrılan kısımlarının 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 11 inci maddesi gereğince terk ve tapudan terkin işlemleri; taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine, 203 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “Tapu Kütüğünün Beyanlar Hanesine Konulması Gereken Şerhler” başlıklı ikinci bölümünde yer alan şerh konulmak suretiyle Valiliklerce (Defterdarlıklar), taşınmaz ilçede ise, Valilikten (Defterdarlık) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) yapılacaktır.

(2) 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile 3/8/1990 tarihli ve 20594 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik kapsamında kalan taşınmazların tapudan terkin işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) yapılacaktır.

(3) Karayolları Genel Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne devredilen yetkiler dışında, Hazine adına tescilli veya tescil edilecek taşınmazların tapudan terkini konusunda 4721 sayılı Kanunun 999 uncu maddesi gereğince, Hazine taşınmazlarından özel mülkiyete tâbi olmaktan çıkması ve kamunun yararlanmasına ayrılması sebebiyle tapu kütüğünden terkini gerekenlerin tapu kütüklerinin beyanlar hanesine; bu Genel Tebliğin “1. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile ilgili işlemler” başlıklı bölümünün birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan şerh konulması koşuluyla tapudan terkini işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) yapılacaktır.

3. Rızaî taksim ve ifraz işlemlerinde yetki

(1) Hazinenin paydaş olduğu taşınmazların rızaî taksim ve ifraz işlemleri hakkındaki talepler Bakanlığa gönderilmeyerek, Hazine hak ve menfaatleri göz önünde bulundurularak Valiliklerce (Defterdarlıklar) ve Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) sonuçlandırılacaktır.

(2) Hazineye ait taşınmazlardan imar plânı bulunmayanların ifraz ve tevhit işlemleri, 3194 sayılı Kanun ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 2/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği ile 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre Hazine hak ve menfaatleri göz önünde bulundurularak Valiliklerce (Defterdarlıklar), taşınmaz ilçede ise, Valilikten (Defterdarlık) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) sonuçlandırılacaktır.

(3) Hazineye ait taşınmazlardan imar planı içerisinde kalanların ifraz ve tevhit işlemleri 2/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde belirtilen esaslara uygun olmak kaydıyla ve diğer ilgili mevzuat hükümleri ile Hazine hak ve menfaatleri göz önünde bulundurularak Valiliklerce (Defterdarlıklar), taşınmaz ilçede ise, Valilikten (Defterdarlık) izin alınmak suretiyle Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) sonuçlandırılacaktır.

F. Satış işlemleri

1. 2886 sayılı Kanuna göre yapılacak satış işlemlerinde yetki

(1) Hazineye ait taşınmazlardan tahmin edilen bedeli yılı merkezi yönetim bütçe kanununun (İ) cetvelinde;

a) Kanunun 76 ncı maddesi için belirlenen parasal sınırlardan (ç) bendinde diğer ilçeler için belirlenen parasal sınırlara kadar olanları (bu bedeller dâhil) satışa çıkarmaya Valilikler (Defterdarlıklar),

b) Kanunun 76 ncı maddesi için belirlenen parasal sınırların iki katına kadar olanların (bu bedeller dâhil) satış ihalelerini onaylamaya itâ amirleri yetkilidir.

(2) Hazineye ait taşınmazlardan belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde bulunan ancak nazım veya uygulama imar planı dışında (plansız alanda) kalanların satışı yapılmayacağından; Valiliklere (Defterdarlıklar) ve Kaymakamlıklara (Malmüdürlükleri) yetki devri yapılmamıştır.

(3) Hazineye ait taşınırlardan tahmin edilen bedeli yılı merkezi yönetim bütçe kanununun (İ) cetvelinde Kanunun 76 ncı maddesi için belirlenen parasal sınırların dört katına kadar olanları (bu bedeller dâhil) satışa çıkarmaya ve satış ihalelerini onaylamaya Valilikler (Defterdarlıklar) yetkilidir.

2. 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanuna göre yapılacak satış işlemleri ile 4071 sayılı 3 Mart 1340 (1924) Tarihli ve 431 Sayılı Kanunla Hazineye Kalan Taşınmaz Mallardan Bazılarının Zilyedlerine Devri Hakkında Kanun ve 4072 sayılı Mülga 2613 ve 766 Sayılı Kanunlarla Hazine Adına Tescil Edilen Miktar Fazlalıklarının İlgililerine Devrine Dair Kanun uyarınca yapılacak devir işlemlerinde yetki

(1) 4070 sayılı Kanunun 5, 6, 7 ve 8 inci maddeleri uyarınca Hazineye ait tarım arazilerinin bu maddelerde belirtilen kiracılarına, hissedarlarına (paydaşlarına), tarımsal amaçlı kullanıcılarına ve öncelikli alım hakkı sahiplerine doğrudan satışları ile 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (e) ve (g) bentlerine göre Hazineye ait taşınmazların bu bentlerde belirtilen hissedarlarına (paydaşlarına), kullanıcılarına, vakıflara, tapu malikine veya mirasçılarına yapılacak doğrudan satışlarında; satış bedeli yılı merkezi yönetim bütçe kanununun (İ) cetvelinde Kanunun 76 ncı maddesi için belirlenen parasal sınırların dört katına kadar olan satın alma talepleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) değerlendirilecektir.

(2) 4071 sayılı Kanun uyarınca; 431 sayılı Kanun gereğince Hazineye intikal eden taşınmazların, tapu kaydı içinde kalmaları sebebiyle Hazine adına tescil edilen veya edilmesi gereken yerlerin zilyedlerine ve 4072 sayılı Kanun uyarınca mülga 2613 ve 766 sayılı Kanunlarla Hazine adına tescil edilen miktar fazlalıklarının ilgililerine yapılacak devir işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) sonuçlandırılacaktır.

3. 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30 uncu maddesine göre yapılacak devirlerde yetki

(1) Belediyelerin devir talepleri hariç, bedeli yılı merkezi yönetim bütçe kanununun (İ) cetvelinde Kanunun 76 ncı maddesi için belirlenen parasal sınırlara kadar olan (bu bedeller dâhil) taşınmazlara ilişkin devir talepleri Valilikler (Defterdarlıklar) tarafından sonuçlandırılacaktır.

G. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi (izalei şüyu) işlemleri

(1) Hazinenin de paydaş bulunduğu taşınmazlar hakkında mahkemelerce verilen ortaklığın satış suretiyle giderilmesine (izalei şüyu) ilişkin kararlar gereğince icra dairelerince yapılacak satışlarda; taşınmazın tamamına idarece takdir edilen bedel, yılı merkezi yönetim bütçe kanunu gereğince, Kanunun 76 ncı maddesine göre iller için belirlenen parasal sınırın iki katına kadar (bu bedel dâhil) ise, ihaleye girip girmeme konusunda karar vermeye Valilikler (Defterdarlıklar) yetkilidir.

(2) Kaymakamlıklara (Malmüdürlükleri) bu konuda yetki devri yapılmamış olup, ilçelerden gelen talepler Valiliklerce (Defterdarlıklar) değerlendirilerek yukarıdaki parasal sınırlara kadar olanların (bu bedeller dâhil) ihalelerine katılınıp katılınmayacağına ilişkin karar vermeye Valilikler (Defterdarlıklar) yetkilidir.

(3) Valiliklerce (Defterdarlıklar) ihaleye katılma uygun görülüyor ise, ödenek olup olmadığı önceden Bakanlıktan öğrenilerek ihaleye girilmesi ve satın alınması durumunda da yeterli ödeneğin istenilmesi gerekmektedir.

Ğ. Bedelsiz devir işlemleri

1. 2981 sayılı Kanuna göre bedelsiz devir işlemlerinde yetki

(1) 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun ile 23/7/1986 tarihli ve 19173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3290 ve 3366 Sayılı Kanunlar İle Bazı Maddeleri Değiştirilen ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 Sayılı Kanunun Uygulamasına Dair Yönetmelik hükümleri ile 243 Sıra Sayılı ve 266 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğlerinde belirtilen esaslar çerçevesinde;

a) Islah imar planı veya kadastro planları sonucu oluşan veya mevcut imar planının uygulanamaması nedeniyle belediye meclisi kararıyla ıslah imar planı olarak kabul edilen ve üzerinde kanun kapsamındaki tapu tahsis belgesi almış veya almaya hak kazanmış kişilere ait gecekondu bulunan, imar planında binaların azami yüksekliği 12.50 metreyi geçmemek üzere, konut alanı olarak ayrılan ve 2981 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen yerler kapsamında bulunmayan taşınmazların, 2981 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair anılan Yönetmelik hükümlerine göre hak sahipliği araştırmasının taşınmazın devredileceği belediyece yapılması,

b) İlgili belediyelere devredilecek Hazineye ait taşınmazların, 2981 sayılı Kanun ve anılan Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kullanılmaması halinde bedelsiz olarak tekrar Hazineye döneceğine dair tapu kütüğüne şerh konulması, şartlarıyla, özel kanunları gereğince devredilmesinde sakınca olanlar hariç olmak üzere belediyeler adına devir işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar), ilçelerdeki devir talepleri de, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde yine Valiliklerce (Defterdarlıklar) sonuçlandırılacaktır.

2. Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) yapılacak bedelsiz devir işlemleri

(1) 1164 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesi uyarınca; tapuda Hazine adına tescilli taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici olan ve Hazine adına tapuya tescil edilecek taşınmazlardan 323 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğine göre TOKİ’ye devrinde sakınca olmadığı tespit edilen taşınmazların devrine Valilikler (Defterdarlıklar) yetkili olup, bu yetki Kaymakamlıklara (Malmüdürlükleri) devredilmeyecektir.

(2) TOKİ’ye devredilecek Hazine taşınmazlarının ilçe sınırları içinde bulunması halinde, Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) 323 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “Devir İşlemlerinin Yürütülmesi” başlıklı beşinci bölümünde belirtilen işlemler tamamlanarak, anılan Tebliğin eki “Hazine Taşınmazlarının Toplu Konut İdaresine Devrine İlişkin Bilgi Formu (Ek 1)” hazırlanarak Valiliklere (Defterdarlıklar) onay için gönderilecek ve devir işlemleri Valiliklerin (Defterdarlıklar) onayından sonra gerçekleştirilecektir.

(3) Devredilen Hazine taşınmazlarının ada ve parsel numaraları yüzölçümleri ile birlikte satışa esas bedelleri belirtilmek suretiyle bilgiler MEOP kapsamında ilgili programa aktarılacaktır.

(4) Arsa üretim alanında kalan ve TOKİ’ye devredilen Hazine taşınmazlarının 1164 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek arsa üretimine konu edilmesi ve bu suretle kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile Bakanlıkça değişik ihtiyaçlar için talep edilen taşınmazların Hazineye bedelsiz olarak iade edilmesi halinde, devredilen taşınmazların tapu kütüklerinde bulunan şerhlerin terkin edilmesine ilişkin işlemler Bakanlıktan izin alınmaksızın Valiliklerce (Defterdarlıklar) gerçekleştirilecektir.

3. 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve bağlı ortaklıklarına yapılan bedelsiz devir işlemlerinde yetki

(1) 4046 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (a) alt bendi uyarınca, Hazine taşınmazlarının TEDAŞ ve bağlı ortaklıklarına yapılan bedelsiz devir işlemleri Valiliklerce (Defterdarlıklar) yürütülecektir.

IV. ORTAK HÜKÜMLER

A. Milli Emlak Otomasyon Projesi (MEOP) kapsamında yapılacak işlemler

(1) Bu Genel Tebliğ kapsamında Valilikler (Defterdarlıklar) ve Kaymakamlıklarca (Malmüdürlükleri) yapılan işlemlerin MEOP programında işlenmesinden birim amirleri sorumludur.

B. Yapılan atıflar

Bu Genel Tebliğle tamamı veya bir kısmı yürürlükten kaldırılan Milli Emlak Genel Tebliğleri ve Genelgelerinin yetki devrine ilişkin bölümlerine yapılan atıflar bu Genel Tebliğe yapılmış sayılır.

V. YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLER

(1) Bu Genel Tebliğ ile;

a) 18/9/2003 tarihli ve 2003/5 Sıra Sayılı Genelgenin yetki devrine ilişkin kısımları,

b) 3/8/2005 tarihli ve 2005/13 Sıra Sayılı Genelgenin yetki devrine ilişkin kısımları,

c) 29/8/2007 tarihli ve 2007/13 Sıra Sayılı Genelge,

ç) 2/2/1984 tarihli ve 123 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin yetki devrine ilişkin kısımları,

d) 22/9/1993 tarihli ve 184 Sıra SayılıMillî Emlâk Genel Tebliğinin “I. İzale-i şuyu” başlıklı bölümünün “C- İhalelere Katılıp Katılmama Konusunda Karar Verecek Makamlar” başlıklı bölümünün “1. Defterdarlık” başlıklı alt bölümü ile “II- Rızaî taksim talepleri ve ifraz işlemleri” başlıklı bölümünün yetki devrine ilişkin kısımları,

e) 7/2/1994 tarihli ve 191 Sıra Sayılı Millî Emlâk Genel Tebliğinin yetki devrine ilişkin kısımları,

f) 10/2/1994 tarihli ve 192 Sıra Sayılı Millî Emlâk Genel Tebliğinin yetki devrine ilişkin kısımları,

g) 17/2/1995 tarihli ve 203 Sıra Sayılı Millî Emlâk Genel Tebliğinin “III- Terk konusunda karar vermeye yetkili makamlar” başlıklı bölümünün yetki devrine ilişkin kısımları,

ğ) 5/11/1999 tarihli ve 243 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin yetki devrine ilişkin kısımları,

h) 29/3/2003 tarihli ve 266 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin yetki devrine ilişkin kısımları,

ı) 20/10/2005 tarihli ve 300 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “III. Kiraya vermeye yetkili merciler” bölümü, “XIV. Sözleşme devri” ve “XV. Sözleşme feshi” başlıklı bölümlerinin yetki devrine ilişkin kısımları, “XVIII. Özellik arzeden kiralama işlemleri” başlıklı bölümünün “C. Ağaçlandırma işlemleri” başlıklı alt bölümünün “6. Ön İzin” başlıklı bölümünün yetki devrine ilişkin kısımları,

i) 311 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin yetki devrine ilişkin kısımları,

j) 29/8/2007 tarihli ve 26628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 313 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “III. Satışa çıkarma yetkisi” başlıklı bölümünün birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının yetki devrine ilişkin kısımları, “XI. Satış usulleri” başlıklı bölümünün “C) Özel kanun hükümlerine göre satış” başlıklı bölümünde yer alan “2 – 4071 sayılı Kanuna Göre 3 Mart 1340 (1924) Tarihli 431 Sayılı Kanunla Hazineye Kalan Taşınmazlardan Bazılarının Zilyetlerine Devri” başlıklı alt bölümünün “h) Uygulama Yetkisi” başlıklı alt bölümünün birinci fıkrası, “3 – 4072 sayılı Kanuna Göre Mülga 2613 ve 766 Sayılı Kanunlarla Hazine Adına Tescil Edilen Miktar Fazlalıklarının İlgililerine Devri” başlıklı alt bölümünün “7) Uygulama Yetkisi” başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının birinci cümlesi ile “4- 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 30 uncu Maddesine Göre Satış” başlıklı bölümünün yetki devrine ilişkin kısımları,

k) 29/8/2007 tarihli ve 26628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 314 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “E – Uygulama” başlıklı bölümü,

l) 10/10/2008 tarihli ve 319 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin yetki devrine ilişkin kısımları,

m) 26/4/2009 tarihli ve 27211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 323 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “VII. Devir yetkisi” başlıklı bölümü ile “VIII. Kamu hizmetlerine ayrılan yerler” başlıklı bölümünün ikinci fıkrası,

n) 26/4/2009 tarihli ve 27211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 324 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “II. Genel esaslar” başlıklı bölümünün “9. Yetki” başlıklı alt bölümü, “A. Ön izin verilmesi” başlıklı bölümünün dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ve “15. Sözleşme devri” başlıklı bölümünün ikinci fıkrası ile “V. Geçici işlemler” başlıklı bölümünün yetki devrine ilişkin kısımları, yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur.

TARIMSAL FAALİYETLERE İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 41) HAKKINDA TEBLİĞ

Resmi Gazete Tarihi: 24.02.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26090

TARIMSAL FAALİYETLERE İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 41) HAKKINDA TEBLİĞ

SIRA NO: 22 *

Amaç

MADDE 1- Bu Tebliğin amacı;tarımsal faaliyetlere ilişkin 41 nolu Türkiye Muhasebe Standardının yürürlüğe konulmasıdır.

Adı geçen Türkiye Muhasebe Standardı bu Tebliğ ekinde yer almıştır.

Kapsam

MADDE 2- Tarımsal faaliyetlere ilişkin Türkiye Muhasebe Standardının kapsamı ekli TMS 41 metninde yer almaktadır.

Hukuki Dayanak

MADDE 3- Bu Tebliğ, 28/07/1981 tarih ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun Ek-1 inci maddesi ile 24/02/2004 tarihli ve 2004/6924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (b) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4- Bu Tebliğde geçen;

TMSK ve Kurul: Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunu,

TMS: Türkiye Muhasebe Standartlarını,

TFRS: Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını,

ifade eder.

Yürürlük

MADDE 5- Bu Tebliğ 31/12/2005tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6- Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.

EK

Türkiye Muhasebe Standardı

(TMS 41)

Tarımsal Faaliyetler

Amaç

Bu Standardın amacı; tarımsal faaliyetlere ilişkin muhasebeleştirme yöntemlerini ve açıklamaları belirlemektir.

Kapsam

1.Bu Standart, aşağıda yer alan varlıkların tarımsal faaliyetle ilgili olmaları durumda, söz konusu varlıkların muhasebeleştirilmesinde uygulanır:

(a) Canlı varlıklar;

(b) Hasat zamanındaki tarımsal ürünler; ve

(c) Paragraf 34-35’de yer alan devlet teşvikleri.

2. Bu Standart aşağıdakilere uygulanmaz:

(a) Tarımsal faaliyetle ilgili arsa (bakınız: TMS 16 Maddi Duran Varlıklar ve TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller); ve

(b) Tarımsal faaliyetle ilgili maddi olmayan duran varlıklar (bakınız: TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar).

3. Bu Standart, işletmenin hasadı yapılmış canlı varlıkları olan tarımsal ürünlerine, sadece hasat noktasında uygulanır. Bunun sonrasında, “TMS 2 Stoklar” Standardı veya diğer uygun olan bir Standart uygulanır. Dolayısıyla bu Standart, hasat sonrası söz konusu ürünlerin işlenmesini düzenlemez (örneğin üzümü yetiştiren bir şarap tüccarının, söz konusu üzümü şaraba dönüştürmesi işlemi). Söz konusu işlemler tarımsal faaliyetin mantıklı ve doğal bir uzantısıve gerçekleştirilen faaliyetler biyolojik dönüşüme benzerlik gösterir nitelikte dahi olsa, bu tür işleme faaliyetleri bu Standartta yer alan tarımsal faaliyet kapsamına alınmamıştır.

4. Aşağıdaki tabloda canlı varlıklar, tarımsal ürünler ve hasattan sonra işlenen diğer ürünlere ilişkin örneklere yer verilmiştir:

Canlı varlıklarTarımsal ürünHasattan sonra işlenme sonucu ortaya çıkan ürünler
KoyunYünYün ipliği, halı
Orman korusundaki ağaçlarKütükKereste
BitkilerPamukİplik, giysi
Şeker PancarıŞeker
Mandıra HayvanıSütPeynir
SığırGıda elde edilmek üzere kesilen sığırSosis, pastırma
ÇalılıkYaprakÇay, işlenmiş tütün
AsmaÜzümŞarap
Meyve ağaçlarıToplanmış meyvelerİşlenmiş meyve

Tanımlar (Ek başlık: RG-15/07/2007-26583)(1)

Tarımla ilişkili tanımlar

5. Bu Standartta geçen terimlerin anlamları aşağıdaki gibidir:

Tarımsal faaliyet: (Değişik:R.G.-28/11/2008-27068) Satışa veya geri dönüştürülmeye konu canlı varlıkların tarımsal ürünlere veya farklı canlı varlıklara dönüştürülmesi ve hasat işlemlerinin bir işletme tarafından yönetimidir.

Tarımsal ürün:İşletmenin canlı varlıklarının hasadı yapılmış ürünüdür.

Canlı varlık:Yaşayan hayvan veya bitkidir.

Biyolojik dönüşüm: Canlı varlıklarda niteliksel ve niceliksel değişime yol açan büyüme, bozulma, üretim ve döllenme sürecidir.

Satış maliyetleri(Ek:R.G.-28/11/2008-27068) Finansman maliyetleri ve gelir vergileri hariç olmak üzere, bir varlığın elden çıkarılmasıyla doğrudan ilişkilendirilebilen ek maliyetlerdir

Canlı varlık grubu: Yaşayan hayvan veya bitki topluluğudur.

Hasat: Ürünün canlı varlıklardan ayrılması veya canlı varlığın yaşam sürecinin sona ermesidir.

6. Tarımsal faaliyet, geniş kapsamlı bir faaliyet grubunu kapsar; örneğin, hayvan yetiştiriciliği, ormancılık, yıllık veya daha uzun süreli mahsul yetiştiriciliği, meyve bahçesi ve fidan ekiciliği, çiçekçilik, ve su ürünleri yetiştiriciliği (balık çiftçiliği dahil). Bu çeşitlilik içerisinde belirli bazı ortak özellikler bulunmaktadır:

(a) Değişim kapasitesi: Yaşayan hayvanlar ve bitkiler biyolojik dönüşüm geçirebilme özelliğine sahiptir.

(b) Değişimin yönetilmesi: Yönetim, ilgili sürecin gerçekleşmesi için gereken koşulları geliştirmek veya en azından korumak suretiyle söz konusu dönüşümü kolaylaştırır (örneğin besin seviyeleri, nem, sıcaklık, verimlilik,ve ışık). Böyle bir yönetim, tarımsal faaliyeti, diğer faaliyetlerden ayırır. Örneğin, yönetilmeyen kaynaklardan (okyanus balıkçılığı ve ormanların yok edilmesi gibi) ürün elde edilmesi tarımsal faaliyet değildir.

(c) (Değişik:R.G.-28/11/2008-27068)Değişimin ölçülmesi: Biyolojik değişim veya hasat sonucunda kalitede (örneğin genetik özellikler, yoğunluk, olgunluk, yağ miktarı, protein içeriği ve fiber gücü) veya miktarda (örneğin soy, ağırlık, hacim, fiber uzunluğu veya çapı ve tomurcuk sayısı) meydana gelen değişiklik, rutin bir yönetim işlevi olarak ölçülür ve izlenir.

7. Biyolojik dönüşüm aşağıdaki sonuçları meydana getirir:

(a) (i) büyüme (bir hayvan veya bitkinin miktarında ya da kalitesindeki artış), (ii) bozulma (bir hayvan veya bitkinin miktarında ya da kalitesindeki düşüş), veya (iii) döllenme (ilave hayvanların veya bitkilerin meydana getirilmesi); veya

(b) Lateks, çay yaprağı, yün, ve süt gibi tarımsal ürünlerin üretimi.

Genel tanımlar

8. Asağıdaki terimler bu Standart içinde şu anlamlarda kullanılmıştır:

Aktif piyasa: Aşağıda yer alan koşulların tamamının bulunduğu piyasadır:

(a) Piyasada ticareti yapılan mallar homojendir;

(b) Normalde, bu malların her zaman için bir alıcısı ve satıcısı mevcuttur.

(c) Fiyatlar kamuoyu tarafından öğrenilebilir.

Defter değeri: Varlığın (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966)finansal durum tablosu (bilanço)da muhasebeleştirilmiş olduğu değerdir.

Gerçeğe uygun değer: Karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli gruplar arasında bir varlığın el değiştirmesi ya da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken tutardır.

Devlet teşvikleri: TMS 20 “Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması” Standardında tanımlandığı gibidir.

9. Bir varlığın gerçeğe uygun değeri, o varlığın mevcut durumundaki yeri ve durumuna bağlıdır. Dolayısıyla, örneğin, herhangi bir çiftlikteki bir sığırın gerçeğe uygun değeri, söz konusu sığırın ilgili olduğu piyasadaki fiyatından, nakliye masraflarının ve söz konusu piyasaya getirilmesine ilişkin diğer masrafların çıkarılması ile bulunur.

Muhasebeleştirme ve ölçüm

10. İşletme, sadece ve sadece aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi durumunda canlıbir varlığı veya tarımsal bir ürünü muhasebeleştirir:

(a) İşletmenin, söz konusu varlığı geçmiş olayların sonucu olarak kontrol etmekte olması;

(b) Varlığa ilişkin gelecekteki ekonomik faydaların işletmeye aktarılmasının muhtemel olması; ve

(c) Varlığın gerçeğe uygun değerinin veya maliyetinin güvenilir olarak ölçülebilmesi.

11. Tarımsal faaliyetler açısından örneğin, sığırın yasal mülkiyeti ve edinim, doğum veya sütten kesilme sırasında damgalanması veya işaretlenmesi, kontrolün bulunduğunun kanıtıdır. Gelecekte sağlayacağı faydalar normal olarak, önemli fiziksel özellikleri ölçülmek suretiyle değerlendirilir.

12. Canlı varlıklar ilk muhasebeleştirildikleri tarihte ve her (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) raporlama dönemi sonunde, Paragraf 30’da yer verilen gerçeğe uygun değerin güvenilir olarak ölçülemediği durumlar hariç, gerçeğe uygun değerlerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satışmaliyetleri düşülmek suretiyle ölçülür.

13. Bir işletmenin canlı varlıklarından elde edilen tarımsal ürünler, hasat noktasında, gerçeğe uygun değerlerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068)satış maliyetleri düşülmek suretiyle ölçülür. Söz konusu ölçüm, “TMS 2 Stoklar” Standardının veya uygun başka Standardın uygulandığı tarihteki maliyettir.

14. (Değişik:R.G.-28/11/2008-27068) “ – ””.

15. Canlı bir varlık veya tarımsal ürüne ilişkin gerçeğe uygun değerin belirlenmesi işlemi, söz konusu canlı varlık veya tarımsal ürünlerin önemli özelliklerine göre gruplandırılmaları suretiyle kolaylaştırılabilir; yaşları veya kaliteleri gibi. İşletme söz konusu özellikleri, piyasada fiyatlamaya esas teşkil eden özellikleri dikkate alarak belirler.

16. İşletmeler sıklıkla, sahibi oldukları canlı varlık veya tarımsal ürünlerin gelecek bir tarihteki satışına ilişkin sözleşmelere taraf olurlar. Gerçeğe uygun değerin belirlenmesinde sözleşme fiyatlarının esas alınması gerekli değildir; çünkü, gerçeğe uygun değer, istekli bir alıcı ve satıcının işlem yapacağı cari piyasayı yansıtır. Sonuç olarak, ilgili canlı varlık veya tarımsal ürünün gerçeğe uygun değeri bir sözleşmenin mevcudiyeti dolayısıyla düzeltilmez. Bazı durumlarda, canlı varlık veya tarımsal ürünün satışına ilişkin sözleşme, “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar” Standardında tanımlanan ekonomik açıdan dezavantajlı bir sözleşme olabilir. Ekonomik açıdan dezavantajlı sözleşmelere TMS 37 hükümleri uygulanır.

17. (Değişik:R.G.-28/11/2008-27068) Canlı varlık veya tarımsal ürüne ilişkin mevcut konumu ve yeri itibariyle aktif bir piyasanın bulunması durumunda, bu piyasada açıklanmış olan fiyat, gerçeğe uygun değerin belirlenmesine uygun bir esas teşkil eder.İşletmenin farklı piyasalara ulaşması söz konusu ise, ilgili işletme bunlardan en uygun olanını kullanır (Örneğin, işletme, iki aktif piyasaya ulaşmakta ise, kullanılması beklenen piyasada geçerli olan fiyat dikkate alınır).

18. Aktif bir piyasanın bulunmaması durumunda işletme, elde edilebildiği takdirde aşağıdaki bilgilerden biri veya daha fazlasını gerçeğe uygun değerin belirlenmesinde kullanır:

a) İşlem tarihi ile (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) raporlama dönemi sonu arasında ekonomik koşullarda önemli bir değişiklik olmaması kaydıyla, en son piyasa işlem fiyatı;

b) Farklılıkları yansıtan düzeltmelerin yapıldığı, benzer varlıkların piyasa fiyatları;

c) Bir meyve bahçesinin sandık, kile veya hektar başı değeri ile bir sığırın et kilosu cinsinden değeri gibi sektör emsalleri.

19. Bazı durumlarda, 18 inci Paragrafta yer alan bilgi kaynakları, canlı bir varlığın veya tarımsal bir ürünün gerçeğe uygun değerine ilişkin farklı sonuçlar verebilir. İşletme, az sayıdaki makul tahmin arasından en güvenilir gerçeğe uygun değer tahminine ulaşmak amacıyla bu farklılıkların nedenlerini göz önünde bulundurur.

20. (Değişik:R.G.-28/11/2008-27068) Bazı durumlarda canlı bir varlığın mevcut durumu açısından piyasada oluşmuş bir fiyat veya değer bulunmayabilir. Bu durumda işletme, gerçeğe uygun değerin tespitinde, ilgili varlıktan elde edilmesi beklenen net nakit akışlarının piyasada oluşan cari iskonto oranı ile iskonto edilmeleri sonucunda bulunacak bugünkü değerlerini kullanır.

21. (Değişik:R.G.-28/11/2008-27068) Tahmin edilen net nakit akışlarının bugünkü değerinin hesaplanmasının amacı, canlı varlığın mevcut konumu ve yeri itibariyle gerçeğe uygun değerinin belirlenmesidir. İşletme, kullanılması gereken uygun iskonto oranının tespiti ve beklenen net nakit akışlarının tahmin edilmesi sırasında bu durumu göz önünde bulundurur. Beklenen net nakit akışlarının tahmin edilmesi sırasında, piyasa katılımcılarının, varlığın kendisi için en uygun olan piyasada üretebileceğini tahmin ettikleri net nakit akışları dikkate alınır.

22. İşletme, ilgili varlıkların finansmanına, vergilendirilmesine veya canlı varlıkların hasat sonrası yeniden yetiştirilmelerine ilişkin nakit akımlarınıdikkate almaz (örneğin orman korusunun hasat sonrası yeniden ağaçlandırılması maliyeti).

23. Piyasa koşullarında muvazaasız olarak gerçekleştirilen bir işlemde fiyat kararlaştırırken, bilgili, istekli alıcı ve satıcılar, nakit akımlarında gerçekleşmesi olası değişimleri göz önünde bulundurur. Bu nedenle, gerçeğe uygun değer, söz konusu olası değişimleri yansıtır. Dolayısıyla, işletmeler, nakit akımlarında gerçekleşmesi olası değişimlere ilişkin beklentilerini; beklenen nakit akımları, iskonto oranı veya bunların bir bileşimiyle birlikte dikkate alır. İşletme, iskonto oranının belirlenmesinde, bazı varsayımların mükerrer olarak dikkate alınmasını veya ihmal edilmesini önlemek amacıyla, beklenen nakit akımları tahmin edilirken kullanılanlarla uyumlu varsayımlar kullanılır.

24. Maliyet, özellikle aşağıdaki durumlarda gerçeğe uygun değere yaklaşır:

(a) İlk maliyetin yüklenilmesinden bu yana çok az bir biyolojik dönüşüm gerçekleşmiş olması(örneğin (Değişik ibare:RG-13/8/2008-26966) raporlama dönemi sonunden hemen önce ekilen meyve ağacı fideleri); veya

(b) Biyolojik dönüşümün fiyatlar üzerinde önemli bir etkisi olmasının beklenmemesi (örneğin 30 yıllık bir çam korusu üretim sürecindeki ilk büyüme)

25. Canlı varlıklar genellikle fiziksel olarak araziye bağlı bir konumdadır. Araziye bağlı söz konusu canlı varlıkların ayrı bir piyasası bulunmayabilir; ancak, canlı varlıklar, işlenmemiş arazi ve arazi geliştirmelerinin bir paket halinde var olduğu birleşik varlıkların aktif bir piyasası olabilir. Bir işletme, birleşik varlıklara ilişkin bilgiyi canlı varlığın gerçeğe uygun değerinin belirlenmesinde kullanabilir. Örneğin; işlenmemiş arazi ve arazi geliştirmelerinin gerçeğe uygun değeri, canlı varlıkların gerçeğe uygun değerinin tespit edilmesini teminen, birleşik varlıkların gerçeğe uygun değerinden düşülebilir.

Kazanç ve zararlar

26. Canlı bir varlığın gerçeğe uygun değerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri düşülerek ilk muhasebeleştirilmesi sırasında doğan kazanç veya zarar ile, ilgili varlığın gerçeğe uygun değerindeki değişiklikten doğan kazanç veya zarar oluştuğu dönem kâr veya zararında dikkate alınır.

27. Canlı varlığın ilk muhasebeleştirilmesi sırasında bir zarar doğabilir; çünkü, tahmini Pazar yeri maliyeti, bir canlı varlığın gerçeğe uygun değerinden tahmini (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri düşülmek suretiyle yapılan hesaplamada düşülür. Bir buzağının doğmasında olduğu gibi, bir canlı varlığın ilk muhasebeleştirilmesinde kazanç da doğabilir.

28. Tarımsal ürünlerin gerçeğe uygun değerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri düşülerek ilk muhasebeleştirilmesi sırasında doğan kazanç veya zararlar, oluştukları dönemde kâr veya zararın hesaplanmasında dikkate alınır.

29. Hasat sonucunda, tarımsal ürünlerin ilk muhasebeleştirilmesi sırasında kazanç veya zarar oluşabilir.

Gerçeğe uygun değerin güvenilir biçimde ölçülememesi

30. (Değişik:RG-15/07/2007-26583)(1) Canlı varlıkların gerçeğe uygun değerinin güvenilir bir biçimde ölçülebileceği varsayılır. Ancak, bu varsayım yalnızca, piyasa fiyatı veya değeri bulunmayan ve gerçeğe uygun değere ilişkin alternatif tahminlerin güvenilir olmayacağının açık olarak anlaşıldığı canlı varlıkların ilk muhasebeleştirilmesi esnasında yok edilebilir. Böyle bir durumda söz konusu canlı varlık, maliyetinden buna ilişkin her türlü birikmiş amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi suretiyle ölçülür. Söz konusu varlığın gerçeğe uygun değerinin güvenilir olarak belirlenebilir hale gelmesi durumunda işletme, anılan varlığı gerçeğe uygun değerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri düşmek suretiyle ölçer. Duran varlık niteliğindeki bir canlı varlık “TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler” Standardına göre satış amaçlı olarak sınıflandırılabilecek kriterlere sahip olması durumunda (veya satış amaçlı elde tutulan bir gruba dahil edilmesi durumunda), gerçeğe uygun değerin güvenilir bir biçimde ölçülebileceği varsayılır.

31. Paragraf 30’da belirtilen varsayım yalnızca ilk muhasebeleştirme sırasında yok edilebilir. Canlı varlıklarını daha önce gerçeğe uygun değerden tahmini (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetlerini düşülmesi suretiyle ölçmüş bir işletme, söz konusu varlıkları elden çıkarana kadar gerçeğe uygun değerlerinden tahmini (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetlerinin düşülmesi suretiyle ölçmeye devam eder.

32. İşletme bir tarımsal ürünü her zaman, hasat noktasında, gerçeğe uygun değerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri düşmek suretiyle ölçer. Bu Standart, tarımsal ürünlerin, hasat noktasında, gerçeğe uygun değerinin her zaman güvenilir bir biçimde ölçülebildiği bakış açısını yansıtır.

33. İşletme; maliyet, birikmiş amortisman ve birikmişdeğer düşüklüğü zararlarının tespit edilmesinde, “TMS 2 Stoklar”, “TMS 16 Maddi Duran Varlıklar” ve “TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü” Standartlarını dikkate alır.

Devlet teşvikleri

34.(1)(2) (Değişik:R.G.-8/1/2009-27104)Gerçeğe uygun değerinden satış maliyeti düşülmek suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin koşulsuz olarak yapılan devlet teşvikleri, söz konusu teşviklerin ancak ve ancak alacak haline gelmeleri durumunda kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.

35. (1)(2)(Değişik:R.G.-8/1/2009-27104)Gerçeğe uygun değerden satış maliyeti düşülmek suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin devlet teşvikleri; ilgili işletmenin belirli tarımsal faaliyetlerde bulunulmaması da dahil olmak üzere,şartlı olarak verilmiş olmaları durumunda, sadece ve sadece ilgili devlet teşviğine ilişkin koşullar karşılandığında kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.

36. (1)(2) (Değişik:R.G.-8/1/2009-27104) Devlet teşviklerinin koşul ve şartları farklılık arz eder. Örneğin; bir teşvik, işletmenin belirli bir yerde 5 yıl süreyle tarımsal faaliyette bulunmasını, bu faaliyetin 5 yıldan daha kısa bir dönem için yapılması durumunda ise tüm teşviğin iade edilmesini gerektirebilir. Bu durumda, söz konusu teşvik, 5 yıllık süre dolmadıkça işletme tarafından kâr ya da zararda muhasebeleştirilmez. Diğer taraftan, teşvik koşullarının, geçen zamana bağlı olarak teşviğin belli bir kısmının işletmece alıkonulmasına izin vermesi durumunda, işletme, söz konusu teşviği, zaman geçtikçe kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.

37. Herhangi bir devlet teşviğinin, maliyetinden birikmiş amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi suretiyle ölçülmüş canlıbir varlığa ilişkin olması durumunda (bakınız: Paragraf 30); “TMS 20 Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması”Standardı uygulanır.

38. Bu Standart, herhangi bir devlet teşviğinin, gerçeğe uygun değerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri düşülmek suretiyle ölçülmüş canlı bir varlığa ilişkin olması veya söz konusu devlet teşviğinde işletmenin belirli tür bir tarımsal faaliyette bulunmamasının öngörülmüş olması durumunda, TMS 20’den farklı bir uygulamayı gerekli kılar. TMS 20, sadece, maliyetinden birikmiş amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü karşılıkları düşülmek suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin devlet teşviklerine uygulanır.

Açıklama

39. “-“

Genel

40. İşletme cari dönem boyunca, canlı varlık ve tarımsal ürünlerin ilk muhasebeleştirilmelerinden ve canlı varlıkların gerçeğe uygun değeri ile (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri arasındaki farkta meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan kazanç veya zararlar toplamını açıklar.

41. İşletme, her bir canlı varlık grubunu tanımlar.

42. Paragraf 41’de belirtilen açıklamanın sayısal veya yazılı metin olarak yapılması mümkündür.

43. İşletmeler her bir canlı varlık grubu için, uygun oldukça, tüketilen ve taşıyıcı canlı varlıklar veya olgunlaşmış ve olgunlaşmamış canlı varlıklar arasında ayrım yapmak suretiyle sayısal açıklamada bulunması konusunda teşvik edilir. Örneğin; işletme, tüketilebilir canlı varlıklar ile taşıyıcı canlı varlıkların defter değerlerini grup olarak açıklayabilir. Dahası, söz konusu kayıtlı değerleri, olgunlaşmış ve olgunlaşmamış canlı varlıklar arasında ayrıştırabilir. Yapılan ayrıştırma işlemi, gelecekteki nakit akışlarının zamanlaması konusunda faydalı bilgiler sağlayabilir. İşletme, bu tür her bir ayrıştırma işleminin dayanağı açıklar.

44. Tüketilebilir canlı varlıklar, hasat edilen veya canlı varlık olarak satışa konu olan varlıklardır. Et üretimi veya satış için elde bulundurulan canlı hayvan, çiftliklerde yetiştirilen balıklar, mısır ve buğday gibi mahsuller ve kereste olarak kullanılmak üzere yetiştirilen ağaçlar, tüketilebilir canlı varlıklara örnek teşkil eder. Taşıyıcı canlı varlıklar ise, tüketilebilir canlı varlıklar dışındakilerdir; örneğin, kendisinden süt üretilen hayvan, üzüm asmaları, meyve ağaçları ve yakacak odun elde etmek üzere kesilen ancak gövdesi korunan ağaçlar örnek olarak verilebilir. Taşıyıcı canlı varlıklar, tarımsal ürün değillerdir, bunlar daha ziyade kendiliğinden yeniden teşekkül eden varlıklardır.

45. Canlı varlıklar, olgunlaşmış veya olgunlaşmamış varlıklar olarak da sınıflandırılabilir. Olgunlaşmış canlı varlıklar; hasat edilebilir özellikler kazanmış (tüketilebilir canlı varlıklar) veya düzenli aralıklarla hasat edilebilmeleri mümkün olan varlıklardır (taşıyıcı canlı varlıklar).

46. İşletme, finansal tablolarla birlikte sunulan başka bir bilgide yer almadıkça, aşağıdaki bilgileri de açıklar:

(a) İşletmenin her bir canlı varlık grubunu içeren faaliyetlerinin niteliği; ve

(b) Aşağıdakilerin finansal olmayan ölçüm veya tahminleri:

(i) İşletmenin dönem sonundaki her bir canlı varlık grubunun;ve

(ii) Dönem boyunca elde edilen tarımsal ürünlerin.

47. İşletme, her bir canlı varlık ve hasat noktasındaki her bir tarımsal ürün grubunun gerçeğe uygun değerinin belirlenmesinde kullanılan yöntem ve varsayımları açıklar.

48. İşletme, hasat noktasında belirlenen dönem boyunca hasat edilen tarımsal ürünlerin gerçeğe uygun değerleri ile (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068)satış maliyetleri arasındaki farkı açıklar.

49. İşletme, aşağıdakileri açıklar:

(a) Tasarruf hakkı sınırlanmış ve defter değerleri borçlar için ipotek edilmişcanlı varlıkların mevcudiyeti ve defter değerleri;

(b) Canlı varlıkların geliştirilmesi veya iktisap edilmesine ilişkin taahhüt tutarları; ve

(c) Tarımsal faaliyetle ilgili finansal risk yönetim stratejileri.

50. İşletme, canlı varlıkların kayıtlı değerlerinde dönem başı ve dönem sonu arasında meydana gelen değişimlerin mutabakatını gösterir. Söz konusu mutabakat, aşağıdaki maddeleri kapsar:

(a) Gerçeğe uygun değer ile (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri arasındaki farkta ortaya çıkan değişimden kaynaklanan kazanç ve zarar;

(b) Satın almalardan kaynaklanan artış;

(c) TFRS 5 kapsamında satışlar ve satış amaçlı elde tutulan olarak sınıflanan (veya satış amaçlı elde tutulan bir gruba dahil edilen) canlı varlıklar ile ilişkilendirilebilen azalmalar;

(d) Hasattan kaynaklanan azalış;

(e) İşletme birleşmelerinden kaynaklanan artış;

(f) Finansal tabloların farklı bir para birimine veya, yurtdışındaki bir işletmenin finansal tablolarının raporlayan işletmenin finansal tablolarında kullandığı para birimine çevrilmesi durumunda oluşan net kur farkları; ve

(g) Diğer değişiklikler.

51. Bir canlı varlığın, gerçeğe uygun değerinden (Değişik ibare:R.G.-28/11/2008-27068) satış maliyetleri düşülmek suretiyle elde edilen değeri, ilgili varlığın fiziksel özelliklerinde ve piyasa fiyatlarında oluşan farklılıklar nedeniyle değişebilir. Fiziksel özelliklerde ve fiyatlardaki değişimin ayrı ayrı açıklanması,özellikle üretim döngüsünün bir yıldan fazla olması durumunda, cari dönem performansının ve geleceğe yönelik beklentilerin değerlendirilmesinde fayda sağlar. Böyle durumlarda, fiziksel özelliklerde ve fiyatlarda meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan ve kâr veya zararın hesaplanmasında dikkate alınan gerçeğe uygun değerdeki değişikliğin açıklanmasında fayda bulunur. Diğer taraftan, üretim döngüsünün bir yıldan az olduğu durumlarda (örneğin tavuk veya tahıl ürünü yetiştiriciliği) bu bilginin faydası daha düşüktür.

52. Biyolojik dönüşüm, her biri gözlemlenebilen ve ölçülebilen, büyüme, bozulma, üretim ve döllenme gibi çeşitli fiziksel değişimlerle sonuçlanır. Söz konusu fiziksel değişikliklerin her biri, beklenen ekonomik fayda ile doğrudan ilişkilidir. Hasat nedeniyle canlı varlığın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişim de, fiziksel bir değişimdir.

53. Tarımsal faaliyet, sıklıkla, iklimsel riskler, hastalık veya diğer doğal risklere maruz kalır. İşletmenin gelir ve giderinde önemli bir kalem oluşturan bir olayın gerçekleşmesi durumunda, söz konusu kalemin niteliği ve tutarı “TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu” Standardı uyarınca açıklanır. Virütik bir hastalığın yayılması, sel, aşırı bir kuraklık veya don ve böcek istilası bunlara örnek olarak verilebilir.

Gerçeğe uygun değerin güvenilir bir biçimde belirlenemediği durumlarda, canlı varlıklara ilişkin olarak yapılması gereken ek açıklamalar

54. Canlı varlıkların, dönem sonundaki maliyetinden birikmiş amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi esasına göre (bakınız: Paragraf 30) ölçülmesi durumunda, işletme, canlı varlıklara ilişkin aşağıdaki açıklamaları yapar:

(a) Canlı varlığın türü;

(b) Gerçeğe uygun değerin güvenilir olarak ölçülememesinin nedenleri;

(c) Eğer mümkünse, gerçeğe uygun değere ilişkin muhtemel tahmini değer aralıkları;

(d) Amortisman yöntemi;

(e) Faydalı ömürleri veya kullanılan amortisman oranları;ve

(f) Dönem başı ve dönem sonu itibariyle brüt defter değerleri ve birikmiş amortismanları (birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarıyla toplanmak suretiyle).

55. Cari dönem boyunca canlı varlıkların, maliyetlerinden birikmiş amortisman ve birikmiş değer düşüklüğü karşılıklarının düşülmesi esasına göre (bakınız:Paragraf 30)ölçülmeleri durumunda, işletme, söz konusu canlı varlıkların elden çıkarılmasına ilişkin olarak oluşan kazanç ve zararları muhasebeleştirir, ve Paragraf 50 çerçevesinde yapmış olduğu mutabakatta ise, söz konusu canlı varlık tutarlarını ayrıca açıklar. Buna ek olarak, canlı varlıklara ilişkin kâr veya zararın hesaplanmasında dikkate alınan aşağıda belirtilen tutarlar da ilgili mutabakatta açıklanır:

(a) Değer düşüklüğü tutarları;

(b) Değer düşüklüğü iptalleri; ve

(c) Amortisman.

56. Daha önceden, maliyet değerleriyle ölçülmüş bulunan canlı varlıkların, gerçeğe uygun değerlerinin güvenilir bir biçimde ölçülebilir hale gelmesi durumunda, işletme, canlı varlıklara ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaları yapar:

(a) İlgili canlıvarlığın tarifi;

(b) Gerçeğe uygun değerin güvenilir bir biçimde ölçülebilir hale gelmesinin nedenleri; ve

(c) Değişimin etkileri.

Devlet teşvikleri

57. İşletme, bu Standart kapsamındaki tarımsal faaliyetle ilgili olarak aşağıdaki açıklamaları yapar:

(a) Finansal tablolara yansıtılan devlet teşviklerinin niteliği ve kapsamı;

(b) Devlet teşviklerine ilişkin yerine getirilmemiş koşullar ve diğer ihtimaller; ve

(c) Devlet teşviklerinde meydana gelmesi beklenen önemli düşüşler.

Yürürlük tarihi ve geçiş

58. “-“

59. Bu Standart, belirli herhangi bir geçiş koşulu belirlemez. Bu Standardın uygulamaya başlanması işlemi, “TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar” Standardına uygun olarak muhasebeleştirilir.

60. (Değişik:R.G.-28/11/2008-27068)“–””

___________________________

· : 13/8/2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI, TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI, TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI YORUMLARI VE TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI YORUMLARI HAKKINDA BAZI TEBLİĞLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 71) ile yapılan değişiklikler 31/12/2007 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

(1) 15/07/2007tarihli ve 26583 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan DEVLET TEŞVİKLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ VE DEVLET YARDIMLARININ AÇIKLANMASINA İLİŞKİN TÜRKİYE MUHASEBE STANDARDI (TMS 20) HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 113)’ün 19 ve 20 nci maddeleri aşağıdaki şekildedir.

“MADDE 19 – Bu Tebliğ hükümlerini uygulayan işletmeler, 24/2/2006 tarih ve 26090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 22 Sıra no’lu Tarımsal Faaliyetlere İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 41) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan “TMS 41 Tarımsal Faaliyetler” Standardının 34, 35 ve 36 ncı Paragraflarını aşağıdaki şekilde uygular.

“34. Gerçeğe uygun değerinden satış maliyeti düşülmek suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin koşulsuz olarak yapılan devlet teşvikleri, söz konusu teşviklerin ancak ve ancak alacak haline gelmeleri durumunda kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.

35. Gerçeğe uygun değerden satış maliyeti düşülmek suretiyle ölçülen canlı varlıklara ilişkin devlet teşvikleri; ilgili işletmenin belirli tarımsal faaliyetlerde bulunulmaması da dahil olmak üzere, şartlı olarak verilmiş olmaları durumunda, sadece ve sadece ilgili devlet teşviğine ilişkin koşullar karşılandığında kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.

36. Devlet teşviklerinin koşul ve şartları farklılık arz eder. Örneğin; bir teşvik, işletmenin belirli bir yerde 5 yıl süreyle tarımsal faaliyette bulunmasını, bu faaliyetin 5 yıldan daha kısa bir dönem için yapılması durumunda ise tüm teşviğin iade edilmesini gerektirebilir. Bu durumda, söz konusu teşvik, 5 yıllık süre dolmadıkça işletme tarafından kâr ya da zararda muhasebeleştirilmez. Diğer taraftan, teşvik koşullarının, geçen zamana bağlı olarak teşviğin belli bir kısmının işletmece alıkonulmasına izin vermesi durumunda, işletme, söz konusu teşviği, zaman geçtikçe kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.”

MADDE 20 – Bu Tebliğ 31/12/2008 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.İsteyen işletmeler bu hükümler çerçevesinde, bu Tebliği 1/1/2009 öncesinde başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu durumda, anılan husus dipnotlarda açıklanır.”

(2) 8/1/2009 tarihli ve 27104 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile yapılan değişiklik 31/12/2008 tarihinden sonra başlayan hesap dönemleri için geçerli olmak üzere, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZLARI (LPG) PİYASASI KANUNU VE ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN 16 NCI MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

23 Aralık 2011 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28151

TEBLİĞ

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZLARI (LPG) PİYASASI KANUNU VE ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN 16 NCI MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16 ncı maddesinde muhtelif miktarlarda para cezaları öngörülmüştür. Kurumumuzun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine tabi olması dolayısı ile Kanunun 17 nci maddesinin yedinci fıkrasında “İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Maliye Bakanlığı 17/11/2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 410 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2011 yılı yeniden değerleme oranını %10,26 (on virgül yirmialtı)  olarak tespit ve ilan etmiştir. 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan para cezası miktarlarının yukarıda belirtilen oranda arttırılarak uygulanması gerekmektedir.

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan para cezası miktarları, 1/1/2012 tarihinden itibaren aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

 KANUNDA ÖNGÖRÜLEN PARA CEZALARI2011 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI
İLGİLİ KANUN MADDESİ(YTL)(TL)(TL)
16 ncı Maddenin İkinci Fıkrasının (a) Bendi500.000,0616.388679.629
16 ncı Maddenin İkinci Fıkrasının (b) Bendi250.000,0308.194339.814
16 ncı Maddenin İkinci Fıkrasının (c) Bendi50.000,061.63867.962
16 ncı Maddenin İkinci Fıkrasının (ç) Bendi100,-122134
16 ncı Maddenin Dördüncü Fıkrası1.000,-1.2321.358

PETROL PİYASASI KANUNUNUN 19 UNCU MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

23 Aralık 2011 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28151

TEBLİĞ

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

PETROL PİYASASI KANUNUNUN 19 UNCU MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19 uncu maddesinde muhtelif miktarlarda para cezaları öngörülmüştür. Kurumumuzun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine tabi olması dolayısı ile Kanunun 17’nci maddesinin yedinci fıkrasında “İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Maliye Bakanlığı 17/11/2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 410 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2011 yılı yeniden değerleme oranını %10,26 (on virgül yirmialtı) olarak tespit ve ilan etmiştir.

Buna göre, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19 uncu maddesinde yer alan para cezası miktarları,1/1/2012 tarihinden itibaren aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi uygulanacaktır.

Bayiler için uygulanacak para cezası miktarları, 19 uncu maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, aşağıdaki tabloda gösterilen tutarların beşte biri oranında uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

İLGİLİ KANUN MADDESİ   
KANUNDA ÖNGÖRÜLEN PARA CEZALARI2011 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI
(YTL)(TL)(TL)
19 uncu Maddenin İkinci Fıkrasının (a) Bendi600.000,-739.666815.555
19 uncu Maddenin İkinci Fıkrasının (b) Bendi250.000,-308.194339.814
19 uncu Maddenin Üçüncü Fıkrası1.000-50.000,-1.232-61.6381.358-67.962

MADENİ YAĞLARIN AMBALAJLANMASI VE PİYASAYA SUNUMU HAKKINDA TEBLİĞ

Resmi Gazete Tarihi: 12.02.2011 Resmi Gazete Sayısı: 27844

MADENİ YAĞLARIN AMBALAJLANMASI VE PİYASAYA SUNUMU HAKKINDA TEBLİĞ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, piyasaya sunumu yapılan madeni yağların; yanılmaya yol açmayacak, çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde, doğru ve anlaşılabilir bilgiler ile tüketiciye ulaşmasını sağlamak üzere, sahip olmaları gereken teknik niteliklerine, ambalaj bilgilerine ve piyasaya sunumuna ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, madeni yağların piyasada izlenebilirliğinin, ilgili ve diğer mevzuata uygun olarak piyasaya sunumunun sağlanabilmesi, çevreye zarar verilmemesi, amaç dışı kullanımının engellenmesi ve ayrıca ürün güvenliği ile kullanıcı haklarına ilişkin hususlarda gerekli yükümlülüklerin sağlanmasına ilişkin esasları kapsar.

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununa, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanuna, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmelik’e dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

1) Kanun: 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununu,

2) Kurum: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunu,

3) Kurul: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunu,

4) Başkan: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanını,

5) EN: Avrupa Standartlarını,

6) TS: Türk Standartlarını,

7) TSE: Türk Standartları Enstitüsünü,

8) Güvenli ürün: Kullanım süresi içinde, normal kullanım koşullarında risk taşımayan veya kabul edilebilir ölçülerde risk taşıyan ve temel gerekler bakımından azami ölçüde koruma sağlayan ürünü,

9) Güvenlik Bilgi Formu: Tehlikeli maddelerin ve müstahzarların; özelliklerine ilişkin ayrıntılı bilgileri, bulunduğu işyerlerinde madde ve müstahzarın tehlikeli özelliklerine göre alınacak güvenlik önlemlerini, insan sağlığı ve çevrenin tehlikeli maddelerin ve müstahzarların olumsuz etkilerinden korunmasına yönelik gerekli bilgileri içeren belgeyi,

10) Üretim, İthalat, Satış ve Stok Tabloları: Madeni yağ üretimine konu olan maddelerin ve müstahzarların; imalat sürecindeki bileşenlerine ilişkin bilgiler ile alımına, üretime sevkine, imalatına, satış ve stok miktarlarına ilişkin bilgilerin belirtildiği tabloları,

11) İlgili mevzuat: Petrol piyasasına ilişkin Kanun, yönetmelik, lisans, tebliğ, genelge ve Kurul kararlarını,

12) Kalite uygunluk belgesi: Türk Standardı bulunmayan bir malzeme ya da ekipmanın, ilgili uluslararası standartlara veya diğer ülkelerin standartlarına veya TSE tarafından kabul edilen teknik özelliklere uygun olarak imal edilip, piyasaya arz edildiğini gösterir belgeyi,

13) Lisans: Bir gerçek veya tüzel kişinin piyasada faaliyet gösterebilmek için kurumdan almak zorunda olduğu izin belgesini,

14) Madeni yağ: Baz yağına veya kimyasal sentez yöntemi ile işlenen maddelere, bazı katkıların ilâvesi sonucu, hareketli ve temas halinde olan iki yüzey arasındaki sürtünme ve/veya aşınmayı azaltma veya soğutma özelliğine sahip mamul haline getirilen doğal veya yapay maddeleri,

15) Madeni yağ üreticisi: Madeni yağ üretimi yapan gerçek veya tüzel kişiyi,

16) Standart: Üzerinde mutabakat sağlanmış olan, kabul edilmiş bir kuruluş tarafından onaylanan, mevcut şartlar altında en uygun seviyede bir düzen kurulmasını amaçlayan ortak ve tekrar eden kullanımlar için ürünün özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri ve bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması ihtiyari olan düzenlemeyi,

17) Teknik düzenleme: Petrolün ve madenî yağın, ilgili idarî hükümler de dahil olmak üzere, standartları,ölçüleri, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması zorunlu olan her türlü düzenlemeyi,

18) Temel gerekler: Ürünün; insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam ve sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşulları,

19) TSE Türk Standartlarına Uygunluk Belgesi: Türk Standardı bulunan konularda, İmalata Yeterlilik Belgesi almaya hak kazanmış firmaların söz konusu ürünlerinin ilgili Türk Standardına uygunluğunu belirten ve aktedilen sözleşme ile TSE Markası kullanma hakkı verilen, firma adına düzenlenen ve üzerinde TSE Markası kullanılacak ürünlerin ticari Markası, cinsi, sınıfı, tipi ve türünü belirten, geçerlilik süresi bir yıl olan belgeyi,

20) Tesis: Lisans konusu faaliyetin gerçekleştiği ana ve yardımcı üniteler ile idari bölümler bütününden oluşan yapıyı veya deniz, demiryolu veya karayolu araçları,

21) Ürün: Piyasaya arz edilmesi hedeflenen tüm ürünleri,

22) Yetkili Kuruluş: Ürünlere ilişkin mevzuat hazırlamaya ve yürütmeye yasal olarak yetkili bulunan ve 4703 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümlerini, kendi görev alanına giren ürünler itibarıyla uygulayacak olan kamu kurum veya kuruluşu,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Ambalaj, Ürün Güvenliği ve Yükümlülükler

MADDE 5 – (1) Madeni yağ üretim faaliyetinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi için lisans alınması zorunludur. Lisans ile tanınan haklar, ilgili ve diğer mevzuatta kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılabilir.

(2) Bu Tebliğde yer alan hükümler, madeni yağ üretim faaliyeti ve/veya bu faaliyete dayalı olarak üretim yapılan tesislere ve faaliyet kapsamında üretilen ürünlere ilişkin olarak diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre alınması zorunlu olan lisans, izin, onay, tescil, ruhsat vb. belgeleri alma yükümlülüğü ile faaliyete ilişkin olarak uyulması zorunlu olan usul ve esasları düzenleyen mevzuata uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

MADDE 6 – (Değişik:RG-23/12/2011-28151)

(1) Madeni yağ üreticileri ve/veya madeni yağ ithalatçıları piyasaya güvenli ürün arz etmek zorundadır.

(2) Bu amaçla ürünün bileşimine ve ambalajına ilişkin olarak diğer mevzuatta yer alan usul ve esaslar da dahil olmak üzere özellikleri, başka ürünlerle birlikte kullanılması öngörülüyorsa bu ürünlere yapacağı etkiler, izlenebilirliği, kullanımı, bertaraf edilmesi ile ilgili talimatlar ve üretici tarafından sağlanacak diğer bilgiler ile birlikte ürünü kullanabilecek risk altındaki tüketici gruplarının bilgilendirilmesine yönelik bilgiler, üretimi yapılan tüm madeni yağlara ait ambalajlar üzerinde belirtilir.

(3) Madeni yağ üreticileri tarafından piyasaya arz edilecek olan madeni yağlara ait tüm ambalaj türleri (5 Litre ve altı ambalaj türleri hariç ) üzerinde asgari olarak aşağıda belirtilen bilgilerin yer alması zorunludur.

a) Lisans sahibi gerçek veya tüzel kişinin adı, Kurumdan aldığı lisans numarası,

b) Lisanslı üretim tesisinin açık adresi,

c) Üretimi yapılan madeni yağın 12 haneli Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarası,

ç) Lisans sahibi tarafından Kuruma ibraz edilen tescilli marka ve tescil numarası,

d) Üretimi yapılan madeni yağın üretim tarihi, üretim seri numarası ve/veya parti kod numarası,

e) Üretimi yapılan madeni yağın adı,

f) Üretimi yapılan madeni yağın tipik özelliklerini (TBN, Viskozite İndeksi, Akma noktası, Yoğunluk, Parlama noktası ve benzeri) tanımlayan ve performans seviyesini belirleyen bilgiler,

g) Üretimi yapılan madeni yağın kullanımına ilişkin sağlık, emniyet ve çevre bilgileri,

ğ) Üretimi yapılan madeni yağın kullanım yerine ve ürün bileşenlerine ilişkin bilgiler,

h) Üretimi yapılan madeni yağa ait ilgili TSE/TSEK standardı,

ı) Ambalajlı madeni yağın kilogram veya litre olarak net miktarına ilişkin bilgiler.

(4) Yeniden satış amacıyla ithal edilen ambalajlı madeni yağların etiketlenmesi, konu ile ilgili uluslararası ve ulusal mevzuatta belirtilen usul ve esaslara göre yapılır.

(5) İhraç edilecek madeni yağların ambalajları, asgari olarak ürünün markasını, kilogram veya litre olarak net miktarına ilişkin bilgileri ve üretim tesisinin açık adresini içermesi kaydıyla, ikinci ve üçüncü fıkrada belirtilen hükümlere tabi değildir.

MADDE 7 – (1) Madeni yağların ambalajı üzerinde, madeni yağın satışı için sergilenmesinde ve reklamlarında kullanılan metinler, isimler, ticari marka, resimler, figüratif desenler veya diğer şekillerde, yanıltıcı ifadeler kullanılamaz.

MADDE 8 – (1) Madeni yağ üreticileri ve/veya madeni yağ ithalatçıları piyasaya sunumunu yaptıkları madeni yağlar için ilgili diğer mevzuatta belirtilen usul ve esaslar uyarınca Güvenlik Bilgi Formları oluşturmak ve madeni yağ üreticileri bu formları lisans başvurusunda Kuruma ibraz etmek zorundadır. Bu amaçla oluşturulan Güvenlik Bilgi Formları yapılacak denetimlerde, denetim yapmakla yetkili kılınan Kurum personeline ve/veya Kurum adına denetim yapmakla yetkili kişi/kişilere ibraz edilmek üzere saklanır.

(2) (Değişik:RG-23/12/2011-28151) Ayrıca madeni yağ üreticileri üretimini ve satışını yaptıkları madeni yağlar için İmalat, Satış, Stok ve İthalat Bilgi Formlarını, madeni yağ ithalatçıları ise piyasaya sunumunu yaptıkları madeni yağlar için ise İthalat, Satış ve Stok Bilgi Formlarını oluşturmak zorundadır. Madeni yağ üreticileri ve/veya madeni yağ ithalatçıları oluşturdukları bu formları, üçer aylık dönemler itibariyle ilgili olduğu dönemi takip eden ikinci ayın 5 inci günü (dönemi izleyen 35 inci gün) saat 24.00’a kadar Tebliğ eki form formatında ve sadece elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığı Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığına göndermek zorundadır.

(3) Güvenlik Bilgi Formları ile birlikte Üretim, İthalat, Satış ve Stok Formları oluşturulmayan madeni yağlar hiçbir şekilde piyasaya sunulamaz.

MADDE 9 – (1) Madeni yağ üreticileri, lisansında, TSE Türk Standartlarına Uygunluk Belgesine ve/veya TSEK Uygunluk Belgesine ait ilgili standart numarası kayıtlı olmayan madeni yağların üretimini yapamaz.

(2) Madeni yağ üreticileri, temin ettikleri baz yağları madeni yağ üretim faaliyetinin haricinde doğrudan ve/veya bir başka katıkla karıştırarak baz yağ olarak piyasaya sunamaz, ticari faaliyete konu edemez.

(3) (Ek:RG-23/12/2011-28151) Mevcut Türk Standardı/TSE Kalite Kriteri’nde değişiklik (revizyon/tadil) olması veya yeni Türk Standardı/TSEK Kalite Kriteri yayınlanması nedeniyle, madeni yağ üreticisinin sahip olduğu TSE/TSEK Uygunluk Belgesinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda, yeni belgenin alınması için Türk Standardının/TSEK Kalite Kriterinin yürürlük tarihinden itibaren altı ay süre tanınır. Bu süre sonunda TSE/TSEK Uygunluk Belgesini yenilemeyen madeni yağ üreticileri bu belge kapsamında ürettiği ürünlerin üretimini belgenin yenilenme işlemi tamamlanana kadar durdurur.

MADDE 10 – (1) Madeni yağ üretim ve/veya satış faaliyetinde bulunan gerçek veya tüzel kişiler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tanzim edecekleri fatura, sevk irsaliyesi vb. belgelerde satışı yapılan madeni yağın adını ve 12 haneli (GTİP) Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon numarasını belirtmek zorundadır.

MADDE 11 – (1) Akaryakıt haricinde kalan petrol ürünleri (solvent, madeni ve baz yağlar, asfalt, solvent nafta vb.) ile atık yağlar, atık solventler, bitkisel atık yağlar ve bunların geri kazanımı sonucu elde edilen ürünler akaryakıt olarak satışa arz edilemez ve satılamaz, akaryakıt olarak bulundurulamaz ve/veya bu özelliği bilinerek akaryakıt olarak satın alınamaz, kullanılamaz. Madeni yağ üreticileri ve/veya ithalatçıları piyasaya sunumunu yaptıkları madeni yağların amacı dışında kullanıldığının tespiti halinde öncelikli olarak bu durumu Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

(2) Madeni yağlar; ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili olan idarelerden usulüne uygun olarak alınmış, gerekli izine, onaya ve durumuna uygun İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına sahip olan yerlerin dışında hiçbir şekilde satışa sunulamaz, depolanamaz veya bu amaçla bulundurulamaz.

(3) (Değişik:RG-24/2/2011-27856) (1) Madeni yağların üretimi, dolumu ve ambalajlanması lisanslı tesislerde yapılır. Madeni yağ üreticileri, lisanslı tesislerinde lisans sahibi adına alınmış ve/veya kullanım hakkı alınmış ve/veya devralınmış Marka Tescil Belgesi kapsamındaki madeni yağların üretimini yapabilir. Madeni yağ lisansı sahipleri lisans kapsamındaki tesislerinin haricinde başka bir tesiste madeni yağ üretimi yapamaz. Ancak bu fıkra dışında yapılacak üretimler Kurumca belirlenecek usul ve esaslara göre izin alınarak yapılabilir.

(4) Madeni yağ üreticileri lisanslarında gerekli tadil işlemini yapmadan, lisansta kayıtlı olan miktarın üzerinde baz yağ temini yapamaz ve/veya madeni yağ üretemez.

MADDE 12 – (1) Madeni yağ üretim faaliyetinin gerçekleştirileceği tesislerin tasarımı, yapım ve montajı, test ve kontrolü, işletmeye alınması ve işletilmesi, bakım ve onarımı, tesislerde asgari emniyetin sağlanmasında, öncelik sırasıyla TS veya EN standartlarına veya bu standartlar da yoksa TSE tarafından kabul gören diğer standartlara uyulması zorunludur. Standardı bulunmayan malzeme ve ekipman için kalite uygunluk belgesine sahip olma şartı aranır.

MADDE 13 – (1) Madeni yağ üreticileri ve/veya ithalatçıları;piyasaya sunumunu yaptıkları madeni yağların ambalajları üzerinde, ticari reklam veya ilanında yer alan somut iddiaları, bilimsel nitelikte çalışmalara dair belgelerle ispatlamak ve denetim sırasında istenmesi halinde Kuruma veya Kurum adına denetim yapmakla yetkili kılınan personele ibraz etmekle yükümlüdür.

(2) Madeni yağ üreticileri ve/veya ithalatçıları, piyasaya sunumunu yaptıkları madeni yağların, insan sağlığı ve çevre üzerinde yaratabilecekleri olumsuz etkilere karşı etkin kontrolün ve gözetiminin sağlanmasını teminen, sınıflandırılmasına, etiketlenmesine ve ambalajlanmasına ilişkin idari ve teknik usul ve esasları düzenleyen ilgili diğer mevzuata uymak zorundadır.

MADDE 14 – (1) Madeni yağlar; normal ve üretici tarafından öngörülebilen şartlar altında uygulandığında veya ürünün piyasaya sunumuna, etiketlenmesine ve kullanımına dair açıklamalar veya üretici tarafından sağlanan bilgiler dikkate alınarak önerilen kullanım şartlarına göre uygulandığında, insan ve çevre sağlığına zarar vermeyecek nitelikte olmalıdır.

MADDE 15 – (Değişik:RG-23/12/2011-28151)

(1) Madeni yağ üretim faaliyetinin yürütüldüğü tesislerde; üniversitelerin Kimya, Petrol, Çevre, Makine, Endüstri Mühendisliği veya 4 yıllık Kimya bölümlerinden mezun ve işletmenin faaliyet alanında mesleki yeterliliğe sahip bir sorumlu müdürün tam zamanlı çalıştırılması zorunludur. Sorumlu Müdür, denetim yapmakla yetkili kişilere, denetim sırasında her türlü bilgi ve belgeyi vermek ve gereken kolaylığı sağlamak, lisans kapsamında sürdürülmekte olan piyasa faaliyetine ilişkin her türlü idari, mali ve teknik belgeyi denetime hazır olacak şekilde tesiste bulundurmak, Kurumun istediği bilgileri gerçeğe uygun olarak hazırlamak ve saklamak zorundadır.

(2) Madeni yağ üreticileri lisans kapsamındaki tesiste görevlendirilen çalışanlarına ait “Aylık Prim ve Hizmet Belgesi”ne ilişkin bilgileri üçer aylık dönemler halinde hazırlamak ve yapılacak denetimlerde görevli personelin talebi halinde ibraz etmek üzere saklamakla yükümlüdür.

MADDE 16 – (1) Madeni yağların üretimi, depolanması, taşınması ve satışı faaliyetlerinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler söz konusu faaliyetlerinin icrasında meydana gelebilecek kazalar sonucu, kusurları olsun veya olmasın üçüncü kişilerin uğrayacakları maddi ve bedeni zararlara karşı,her faaliyeti için ilgisine göre tehlikeli maddeler mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Denetim, İdari Yaptırımlar ve Yürürlük

MADDE 17 – (1) Madeni yağ üreticileri ve/veya madeni yağ ithalatçıları ilgili ve diğer mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak madeni yağların piyasaya arz edilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler. Madeni yağ üreticileri ve/veya madeni yağ ithalatçıları madeni yağ satışı yaptıkları gerçek veya tüzel kişilere ait kayıtları en az 5 yıl süre ile (satış faturalarıyla birlikte, satış faturalarındaki madeni yağ alıcılarının ticaret sicil no, TC kimlik no, vergi no, vergi dairesi, fatura tarihi-no, sevk irsaliye tarihi-no, satılan ürünün GTİP no, miktarı, birim fiyatı vb. dökümleri gerek kayıt ortamında gerekse elektronik ortamda) saklamak zorundadır. Bu kayıtları yapılacak denetimlerde Kurum veya Kurum adına denetim yapmakla yetkilendirilmiş kişilere ve ilgili diğer mevzuat kapsamında denetim yapmakla yetkili kurum yetkililerine, talep edilmesi halinde ibraz etmek zorundadır.

(2) Üreticisinin tespit edilemediği durumlarda, 30 (otuz) gün içerisinde üreticisine veya ürünü tedarik ettiği gerçek veya tüzel kişiye ait isim, fatura, adres vb. bilgileri yazılı olarak Kuruma veya Kurum adına denetim yapmakla yetkili kişilere beyan etmeyen kişi/kişiler madeni yağ üreticisi olarak kabul edilir. Bu kişiler hakkında Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca işlem yapılır.

MADDE 18 – (Değişik:RG-23/12/2011-28151)

(1) Madeni yağ üreticileri, bir önceki takvim yılına ait üretim faaliyetine yönelik olarak düzenlenen ve içerisinde asgari olarak;

a) Lisans sahibi tarafından temin edilen baz yağların ve/veya katıkların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına, ne kadarının üretimde kullanıldığına, ne kadarının stoklarda tutulduğuna ve ne kadar baz yağ temin edildiğine,

b) Lisans kapsamında üretimi yapılan muhtelif madeni yağların Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numarasına, miktarına ve bu yağların ne kadarının stoklarda tutulduğuna, ne kadarının satışının yapıldığına ve bunların satışının yapıldığı gerçek veya tüzel kişilere ait tespitlere,

c) Madeni yağ üretim faaliyetine ilişkin olarak düzenlenen Üretim Kartlarına ve Stok sayımlarına,

ç) Madeni yağ üretim faaliyeti kapsamında düzenlenen sevk irsaliyesi ve faturalara,

d) Lisans kapsamında yer alan ürünlerin haricinde, akaryakıt harici ürün kullanıp kullanmadığı ile bunlara yönelik olarak üretim yapıp yapmadığına,

e) Lisans kapsamındaki ürünleri üretmek için gerekli olan yardımcı malzemelerin, ambalaj malzemesinin ve benzeri temin edilip edilmediğine,

f) Lisans kapsamındaki ürünleri üretmek için gerekli personelin istihdam edilip edilmediği, elektrik, su ve benzeri giderlerin bulunup bulunmadığı ve yapılan üretim ile tutarlı olup olmadığına,

g) ÖTV ve KDV tahakkukuna,

ilişkin bilgilerin yer aldığı Yeminli Mali Müşavirlik Üretim Tasdik Raporu’nun aslını veya noter onaylı bir suretini, yapılacak denetimlerde görevli personelin talebi halinde ibraz etmek üzere saklamakla yükümlüdür.

MADDE 19 – (1) Bir madeni yağın ilgili mevzuat gereklerine uygun olmasına rağmen, temel gerekleri karşılamadığı ve çevre ve insan sağlığı için bir tehlike oluşturduğu tespit edilir ise Kurum, ülke sınırları içinde bu ürünün piyasaya arz edilmesini geçici olarak yasaklar. Kontrol sonucunda ürünün çevre ve insan sağlığı yönünden güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde, masrafları üretici tarafından karşılanmak üzere Kurum;

a) Ürünün piyasaya arzının yasaklanmasını,

b) Piyasaya arz edilmiş olan ürünlerin piyasadan toplanmasını,

c) Ürünlerin, güvenli hale getirilmesinin imkânsız olduğu durumlarda, ilgili diğer mevzuatta belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda, taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilmesini,

sağlar.

MADDE 20 – (1) Piyasaya arz edilen madeni yağların, piyasa gözetim ve denetimi, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği, Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ile bu Tebliğ hükümlerine göre yapılır.

(2) Bu Tebliğde yer almayan hususlarda, ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.

MADDE 21 – (1) Bu Tebliğde belirtilen hükümlere uyulmaması halinde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19 ve 20 nci maddelerinde belirtilen idari yaptırımlar ve/veya cezalar uygulanır.

MADDE 22 – (Değişik:RG-23/12/2011-28151)

(1) Bu Tebliğin;

a) 15 inci maddesi 1/6/2011 tarihinde,

b) 6 ncı ve 7 nci maddeleri ile 8 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları 30/6/2011 tarihinde,

c) 10 uncu maddesi ve 8 inci maddesinin ikinci fıkrası 31/12/2011 tarihinde,

ç) 9 uncu maddesinin birinci fıkrası 30/6/2012 tarihinde,

d) Diğer maddeleri ise yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

MADDE 23 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanı yürütür.

Tebliğin eklerini görmek için tıklayınız.

___________

(1)      Bu değişiklik 12/2/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
TarihiSayısı
12/2/201127844
Tebliğde Değişiklik Yapan Tebliğlerin Yayımlandığı Resmî Gazetelerin
TarihiSayısı
 24/2/201127856
 23/12/201128151

ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE DOĞAL GAZ PİYASASI HAKKINDA KANUNUN 9 UNCU MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

23 Aralık 2011 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28151

TEBLİĞ

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE DOĞAL GAZ PİYASASI HAKKINDA KANUNUN 9 UNCU MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

4646 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinde muhtelif miktarlarda para cezaları öngörülmüştür. Kurumumuzun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine tabi olması dolayısı ile Kanunun 17 nci maddesinin yedinci fıkrasında “İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Maliye Bakanlığı 17/11/2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 410 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2011 yılı yeniden değerleme oranını %10,26 (on virgül yirmialtı) olarak tespit ve ilan etmiştir. 4646 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinde yer alan para cezası miktarlarının yukarıda belirtilen oranda arttırılarak uygulanması gerekmektedir.

4646 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz  Piyasası Hakkında Kanunun 9 uncu  maddesinde yer alan para cezası miktarları, 1/1/2012 tarihinden itibaren aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

 KANUNDA ÖNGÖRÜLEN PARA CEZALARI2011 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI
İLGİLİ KANUN MADDESİ(YTL)(TL)(TL)
9 UNCU MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (a) BENDİ350.000,-431.472475.741
9 UNCU MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (b) BENDİ300.000,-369.833407.777
9 UNCU MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (c) BENDİ350.000,-431.472475.741
9 UNCU MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (d) BENDİ500.000,-616.388679.629
9 UNCU MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (e) BENDİ500.000,-616.388679.629
9 UNCU MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (f) BENDİ600.000,-739.666815.555
9 UNCU MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (g) BENDİ600.000,-739.666815.555

ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNUN 11 İNCİ MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

23 Aralık 2011 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28151

TEBLİĞ

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNUN 11 İNCİ MADDESİ UYARINCA 2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI HAKKINDA TEBLİĞ

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 11 inci maddesinde muhtelif miktarlarda para cezaları öngörülmüştür. Kurumumuzun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine tabi olması dolayısı ile Kanunun 17’nci maddesinin yedinci fıkrasında “İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.

Maliye Bakanlığı 17/11/2011 tarihli ve 28115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 410 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2011 yılı yeniden değerleme oranını %10,26 (on virgül yirmialtı) olarak tespit ve ilan etmiştir. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 11 inci maddesinde yer alan para cezası miktarlarının yukarıda belirtilen oranda arttırılarak uygulanması gerekmektedir.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 11 inci maddesinde yer alan para cezası miktarları, 1/1/2012tarihinden itibaren aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

 KANUNDA ÖNGÖRÜLEN PARA CEZALARI2011 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI2012 YILINDA UYGULANACAK PARA CEZALARI
İLGİLİ KANUN MADDESİ(YTL)(TL)(TL)
11 inci Maddenin Birinci Fıkrasının (a) Bendi200.000,-246.555271.851
11 inci Maddenin Birinci Fıkrasının (b) Bendi250.000,-308.194339.814
11 inci Maddenin Birinci Fıkrasının (c) Bendi300.000,-369.833407.777
11 inci Maddenin Birinci Fıkrasının (d) Bendi400.000,-493.110543.703
11 inci Maddenin Birinci Fıkrasının (e) Bendi450.000,-554.749611.666
11 inci Maddenin Birinci Fıkrasının (f) Bendi500.000,-616.388679.629

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 111)

23 Aralık 2008 SALI         Resmî Gazete     Sayı : 27089

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 111)

Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinde 5035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, indirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan kısmının yılı içinde vergilendirme dönemleri itibariyle mahsuben, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen tutarların da izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak nakden ya da mahsuben iadesi imkânı getirilmiştir.

İndirimli orana tabi işlemlerde iade edilecek verginin alt sınırına ilişkin olarak 6/5/2006 tarihli ve 26160 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2006/10379 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin birinci fıkrasında bu tutar 10.000 YTL olarak belirlenmiş, ikinci fıkrasında ise “2007 ve izleyen takvim yılları için bu sınır, bir önceki yıldaki tutarın, Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamada, 50 YTL ve daha düşük tutarlar dikkate alınmaz, 50 YTL’den fazla olan tutarlar ise 100 YTL’nin en yakın katına yükseltilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, indirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi iade taleplerinde, bu işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi tutarının iade yapılamayacak kısmı ile ilgili olarak 2008 yılında geçerli olan 11.600 YTL tutarındaki sınır, 2006/10379 sayılı Kararname uyarınca, 2008 yılına ilişkin yeniden değerleme oranında (%12,00) artırılarak 2009 yılı için 13.000 TL olarak uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 270)

23 Aralık 2008 SALI         Resmî Gazete     Sayı : 27089

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 270)

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82, 86 ncı maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetten 2008 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı ve istisna uygulamasına ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

1. Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar

Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 123 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Kanunun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddelerinde yer alan maktu had ve tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların yüzde 5’ini aşmayan kesirlerinin dikkate alınmayacağı, Bakanlar Kurulunun, bu surette tespit edilen had ve tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkili olduğu hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm göz önüne alınarak Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 31, 47, 48, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddelerinde yer alıp, 2008 yılında uygulanan had ve tutarların 2008 yılı için % 12 (yüzde oniki) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında1 arttırılması suretiyle belirlenen ve 2009 takvim yılında uygulanacak olan had ve tutarlar aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.

1.1. Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı, 2009 takvim yılında elde edilen kira gelirleri için 2.600 TL olarak tespit edilmiştir.

1.2. Hizmet Erbabına İşyeri veya İşyerinin Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin (8) numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı, 2009 takvim yılında uygulanmak üzere 10 TL olarak tespit edilmiştir.

1.3. Sakatlık İndirimi Tutarları

Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları, 2009 takvim yılında uygulanmak üzere; birinci derece sakatlar için 670 TL, ikinci derece sakatlar için 330 TL, üçüncü derece sakatlar için 160 TL olarak tespit edilmiştir.

1.4. Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartlarından Olan İşyeri Kira Bedeline İlişkin Tutar

Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinin (2) numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı, 2009 takvim yılında uygulanmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde 4.300 TL, diğer yerlerde 3.000 TL olarak uygulanacaktır.

1.5. Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartlarını Belirleyen Hadler

Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan hadler, 2009 takvim yılında uygulanmak üzere yeniden değerleme oranında artırılmıştır.

Buna göre;

– (1) numaralı bent için 60.000 TL ve 89.000 TL,

– (2) numaralı bent için 30.000 TL,

– (3) numaralı bent için 60.000 TL,

olarak uygulanacaktır.

1.6. Değer Artışı Kazançlarına İlişkin İstisna Tutarı

Mükerrer 80 inci maddede yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı, 2009 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 7.600 TL olarak tespit edilmiştir.

1.7. Arızi Kazançlara İlişkin İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinde yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı, 2009 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 17.900 TL olarak tespit edilmiştir.

1.8. Tevkifata ve İstisnaya Konu Olmayan Menkul ve Gayrimenkul Sermaye İratlarına İlişkin Beyanname Verme Sınırı

Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı, 2009 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 1.070 TL olarak tespit edilmiştir.

2. Kâr Hadleri Emsallerine Göre Düşük Olarak Tespit Edilmiş Bulunan Emtia  İçin Özel Hadler

Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kâr hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetki kullanılarak 2008 yılı için 266 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği2 ile belirlenen tutarlar yeniden artırılmıştır.

Buna göre, anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2009 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için; alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2008 tarihi itibariyle aşağıda belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir.

Emtianın CinsiBüyükşehir Belediye Sınırları Dışında Kalan YerlerdeBüyükşehir Belediye Sınırları İçinde Kalan Yerlerde
Yıllık Alım Ölçüsü (TL)Yıllık Satış Ölçüsü (TL)Yıllık Alım Ölçüsü (TL)Yıllık Satış Ölçüsü (TL)
  Değerli Kağıt95.000107.000130.000150.000
  Şeker –Çay76.00095.00089.000119.000
  Milli Piy. Bileti, Hemen Kazan, Süper Toto   vb.76.00095.00089.000119.000
 İçki (Bira ve Şarap Hariç) – İspirto– Sigara–Tütün76.00095.00089.000119.000
Akaryakıt ( LPG hariç )107.000120.000150.000168.000

Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 136 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki3 hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.

3. Basit Usule Tabi Mükelleflerde Gün Sonunda Toplu Belge Düzenleme Uygulaması

Basit usulde vergilendirilen mükelleflerle ilgili 215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği4 ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlemesine ilişkin uygulamanın 31/12/2009 tarihine kadar devam etmesi, Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden uygun görülmüştür.

4. 2008 Takvim Yılında Elde Edilen Bir Kısım Menkul Sermaye İradının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı İle İstisna Uygulaması

Gelir Vergisi Kanununun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.

Gelir Vergisi Kanununun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun geçici 67 nci maddesinin (9) numaralı fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.

İndirim oranı; Vergi Usul Kanununa göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre 2008 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 12’dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 18,48’dir.

Buna göre, 2008 yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında uygulanacak indirim oranı (% 12 / % 18,48 =) % 64,9 olmaktadır.

4.1. İndirim Oranı Uygulanarak Beyan Edilecek Menkul Sermaye İratları

Gelir Vergisi Kanununa 5281 sayılı Kanunla eklenen geçici 67 nci maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve katılım bankalarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiş, mevduat faizleri, repo gelirleri ve katılım bankalarından elde edilen gelirler üzerinden yapılacak tevkifata ilişkin açıklamalara 45 numaralı Gelir Vergisi Sirkülerinde ayrıntılı olarak yer verilmiştir.

Bu çerçevede, geçici 67 nci maddenin (4) numaralı fıkrası uyarınca, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından 1/1/2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılmakta olup, bu gelirlerin beyanı ve indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

Diğer taraftan, anılan maddenin (9) numaralı fıkrası gereğince, geçici 67 nci maddenin yürürlük tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine bonoları ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı, bu gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda, 2008 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranı uygulanmak suretiyle beyan edilecektir.

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacaktır.

Ayrıca, ticari işletmelere dahil kazanç ve iratlar için indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

4.2. 01/01/2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarından Elde Edilen Gelirlerde İstisna Uygulaması

Gelir Vergisi Kanununun geçici 59 uncu madde hükmü ile 31/12/2007 tarihine kadar, 26/7/2001-31/12/2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının 2001 yılında 50 milyar lirası, 2002 ve izleyen yıllarda bu tutarın veya artırılmış tutarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması ile bulunacak tutar gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bu hüküm uyarınca, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlere ilişkin istisna uygulaması 31/12/2007 tarihinde son bulduğundan, 1/1/2008 tarihinden itibaren bu kıymetlerin faiz gelirleri ile bu kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlarla ilgili olarak istisna uygulanması söz konusu değildir.

Tebliğ olunur.

—————————

1          20/11/2008 tarih ve 27060 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 387 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanmıştır.

2          28/12/2007 tarih ve 26740 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

3          2/5/1982 tarih ve 17682 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

4          6/12/1998 tarih ve 23545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 54)

23 Aralık 2008 SALI         Resmî Gazete     Sayı : 27089

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 54)

213 sayılı Vergi Usul Kanununun(1) mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasında, takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde metrekare birim değer tespitini dört yılda bir takdir edecekleri hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca arsa ve arazi takdirleri son olarak 2005 yılında yapılmış bulunmaktadır.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun(2) 9/b ve 19/b maddelerinde, bina ve arazi vergisi mükellefiyetinin, dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hüküm altına alınmış olduğundan 2005 yılında yapılan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerine ilişkin bina, arsa ve arazi vergisi mükellefiyeti 2006 yılından itibaren başlamaktadır.

1319 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, vergi değerinin, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıla ait vergi değerinin 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunacağı belirtilmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında da, 33 üncü maddede yer alan vergi değerini tadil eden sebeplerle (8 numaralı fıkra hariç) mükellefiyet tesisi gereken hallerde, 213 sayılı Kanunun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre takdir komisyonlarınca belirlenen arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yılın başından başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin 213 sayılı Kanun hükümlerine göre aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.

4/4/2007 tarihli ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla(3) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para birimi olan Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruşta yer alan “Yeni” ibareleri 1/1/2009 tarihinden itibaren kaldırılmış bulunduğundan Tebliğ, bu husus göz önünde bulundurularak düzenlenmiştir.

Öte yandan, Bakanlığımızca, 2008 yılına ait tespit edilen yeniden değerleme oranı, 387 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği(4) ile % 12 (oniki) olarak tespit ve ilan edilmiş bulunmaktadır.

Buna göre, mükelleflerin 2009 yılına ait bina, arsa ve arazi vergi değerleri; 2008 yılı vergi değerlerinin, 2008 yılına ilişkin tespit edilen % 12 yeniden değerleme oranının yarısı olan % 6 (altı) nispetinde artırılması suretiyle bulunacak tutarlar olacaktır.

ÖRNEK – 1 Mükellef (A) nın sahibi bulunduğu ve 2001 yılında inşa edilen mesken binasının 2008 yılı vergi değeri 78.000,00 YTL olup, bu binanın 2009 yılı vergi değeri aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

2008 yılı bina vergi değeri: 78.000,00 YTL

2008 yılına ait yeniden değerleme oranının yarısı (% 12/2=)   : % 6

Binanın 2009 yılı vergi değeri [(78.000,00+(78.000,00 x % 6) =)]        : 82.680,00 TL

Diğer taraftan, mükellefiyeti 2009 yılında başlayan mükelleflerin, bina, arsa ve arazi vergisi tarhiyatına esas alınacak vergi değerleri; takdir komisyonlarınca arsa veya arazi için 2005 yılında takdir edilen asgari ölçüde metrekare birim değerlerinin 2006(5), 2007(6) ve 2008 yıllarına ait yeniden değerleme oranlarının yarısı nispetinde kümülatif olarak artırılması suretiyle bulunacak asgari ölçüde metrekare birim değerleri dikkate alınarak hesaplanacaktır.

ÖRNEK – 2 Mükellef (B) 2008 yılında Erzurum ili Yakutiye Belediyesi sınırları içinde 1000 m² büyüklüğünde bir arsa satın almış ve bu arsaya ilişkin emlak vergisi bildirimini adı geçen Belediyeye vermiştir. Arsanın bulunduğu cadde için takdir komisyonunca 2005 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri 200,00 YTL’dir.

2006 yılına ait yeniden değerleme oranı % 7,8, 2007 yılına ait yeniden değerleme oranı % 7,2, 2008 yılına ait yeniden değerleme oranı ise % 12 olarak tespit edilmiş bulunduğuna göre, mükellefiyeti 2009 yılında başlayan mükellefin, 2008 yılında satın aldığı arsanın 2009 yılı arazi (arsa) vergisine esas olan vergi değeri aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.

Takdir komisyonunca 2005 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri           :                                                                                                                      200,00 YTL

2006 yılı yeniden değerleme oranının yarısı (% 7,8/2 =)         :                       % 3,9

Arsanın 2006 yılı yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılmış 2007 yılına ait asgari ölçüde metrekare birim değeri [200,00+(200,00 x % 3,9) =]            :           207,80 YTL

2007 yılı yeniden değerleme oranının yarısı (% 7,2/2  =)        :                       % 3,6

Arsanın 2007 yılı yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılmış 2008 yılına ait asgari ölçüde metrekare birim değeri [207,80+(207,80 x % 3,6) =]            :           215,28 YTL

2008 yılı yeniden değerleme oranının yarısı (% 12/2 =)          :                       % 6

2009 yılı vergi değerine esas asgari ölçüde arsa metrekare birim değeri [215,28+(215,28 x % 6 ) =]            :                                                                                  228,20 TL

Arsanın 2009 yılı vergi değeri (228,20 x1000 =)        :                                   228.200,00 TL

Tebliğ olunur.

——————————

(1)        10/1/1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)        11/8/1970 tarihli ve 13576 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

(3)        5/5/2007 tarihli ve 26513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

(4)        20/11/2008 tarihli ve 27060 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

 (5)       2006 yılına ait yeniden değerleme oranı 28/11/2006 tarihli ve 26360 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 363 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

(6)        2007 yılına ait yeniden değerleme oranı 17/11/2007 tarihli ve 26703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 377 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.