TÜRK GIDA KODEKSİ SİYAH ÇAY TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2008/42)

12 Ağustos 2008 SALI      Resmî Gazete     Sayı : 26965

TEBLİĞ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

TÜRK GIDA KODEKSİ SİYAH ÇAY TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2008/42)

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; siyah çayın tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretim, hazırlama, işleme, muhafaza, depolama, taşıma ve pazarlamasını sağlamak üzere bu ürünün özelliklerini belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ siyah çay, aromalı siyah çay ve kafeinsiz siyah çayı kapsar. Kurutulmuş bitki ve/veya meyve ilave edilmiş siyah çayları kapsamaz.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 7 nci ve 8 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Siyah çay: Camellia sinensis türünün farklı çeşitlerinin genç sürgünlerinden tepe tomurcuğu ve onu takip eden taze yapraklar ve taze tek yaprak, taze iki yaprak ve taze üç yapraklı sürgünler ile bunları birbirine bağlayan taze sap kısımlarının soldurma, kıvırma veya kesme, oksidasyon ve kurutma gibi üretim aşamaları ile işlenmesi sonucu elde edilen ürünü,

b) Süzen Poşet: Uygun boyutta üretilmiş siyah çay, aromalı siyah çay ve kafeinsiz siyah çayı belli gramajlarda içeren ve içerdiği ürünün kendine has renk, tat ve aromasını sıcak suda ortama filtre etme özelliğine sahip malzemeden üretilmiş iplikli ya da ipliksiz poşeti,

c) Kafeinsiz siyah çay: Kafein miktarı kuru maddede ağırlıkça % 0,1’yi geçmeyen siyah çayı,

ç) Yabancı madde: Orijini siyah çay olmayan, bitki ve hayvan kaynaklı maddeler, taş, plastik ve benzeri maddeler ve yapay maddeler gibi her türlü maddeyi,

ifade eder.

Ürün özellikleri

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünler;

a) Kendine has görünüş, renk, tat ve kokuda olmalıdır.

b) Yabancı madde içermemelidir.

c) Ek-1’de yer alan fiziksel ve kimyasal özelliklere uygun olmalıdır.

Katkı maddeleri

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlere hiçbir katkı maddesi katılamaz. 

Aroma maddeleri

MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde kullanılacak aroma maddeleri Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıda Aroma Maddeleri bölümüne uygun olmalıdır.

Bulaşanlar

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerdeki bulaşanların miktarları, 17/5/2008 tarihli ve 26879 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi-Gıda Maddelerinde Belirli Bulaşanların Maksimum Limitleri Hakkında Tebliğ’de yer alan hükümlere uygun olmalıdır.

Pestisit kalıntıları

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerdeki pestisit kalıntı miktarları, 29/7/2008 tarihli ve 26951 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi-Gıda Maddelerinde Bulunmasına İzin Verilen Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliği’nde yer alan hükümlere uygun olmalıdır.

Hijyen

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin Gıda Hijyeni Bölümünde yer alan genel kurallara ve 2/9/2001 tarih ve 24511 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi-Mikrobiyolojik Kriterler Tebliği hükümlerine uygun olarak üretilmelidir.

Ambalajlama, etiketleme ve işaretleme

MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Ambalajlama-Etiketleme ve İşaretleme Bölümü’nde ve 25/8/2002 tarihli ve 24857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi-Gıda Maddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönünden Etiketleme Kuralları Tebliği’nde yer alan hükümlere uygun olmalıdır. Buna ilave olarak;

a) Süzen poşet içinde satışa sunulan siyah çayların etiketinde, kullanım şekline göre “demlik süzen poşet” veya “süzen poşet”  ifadesi ürün ismi ile aynı yüzde yer almalıdır.

b) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ve doğrudan tüketime sunulan ürünler, nihai tüketiciye dökme olarak satışa sunulamaz.

c) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler aroma içeriyorsa ürün ismi “… aromalı …” şeklinde ifade edilmelidir.

Taşıma ve depolama

MADDE 12 – (1) Bu Tebliğde yer alan ürünlerin depolanması ve taşınmasında, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıdaların Taşınması ve Depolanması Bölümündeki kurallara uyulmalıdır.

Numune alma ve analiz metotları

MADDE 13 – (1) Bu Tebliğde yer alan ürünlerin üretim hattından ve muhafaza deposundan numune alınmasında Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Numune Alma ve Analiz Metotları Bölümündeki kurallara uyulmalıdır. Numune, uluslararası kabul görmüş metotlarla analiz edilmelidir.

Tescil ve denetim

MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten ve satan işyerleri; tescil ve izin, ithalat işlemleri, kontrol ve denetim sırasında bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır. Bu hükümlerin uygulanması ile ilgili denetim ve hükümlere uymayan işyerleri hakkında gerekli işlemler 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yapılır.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

MADDE 15 – (1) Bu Tebliğle, 13/12/1996 tarihli ve 22846 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Siyah Çay Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Uyum zorunluluğu

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Halen faaliyet gösteren ve bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten ve satan işyerleri bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır. Bu süre içinde gerekli düzenlemeleri yapmayan üretim yerlerinin faaliyetine izin verilmez. Bu sürenin sonunda söz konusu üretim yerleri ile bu Tebliğ hükümlerine uymayan ürünleri satan işyerleri hakkında, 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yasal işlem yapılır.

Yürürlük

MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

EK-1

FİZİKSEL VE KİMYASAL ÖZELLİKLER(1)

ÖZELLİKLER DEĞERLER
 Siyah çaySüzen poşet
Toplam Toz Çay Miktarı (g/g) %(tanecikboyutu ≤ 355 µ)En çok 14 En çok 35
Okside Olmamış Parça (g/g)%En çok 8En çok 8
Toplam Kül (Kuru Maddede), (g/g)%En az 4 – En çok 8En az 4 – En çok 8
Su Ekstraktı(2) (Kuru Maddede), (g/g) %En az 29En az 32
Ham Selüloz (Kuru Maddede) (g/g) %En çok 16,5En çok 15,0
Suda Çözünen Külde Alkalilik (KOH cinsinden) %En az 1-En çok 3En az 1-En çok 3
% 10’luk Hidroklorik Asitte Çözünmeyen kül (Kuru maddede) (g/g) %En çok 1En çok 1
Kafein (Kuru maddede) (g/g) %En az 1,6En az 1,6
Suda Çözünen Kül (Toplam küle göre) (g/g) %En az 45En az 45
Nem Oranı (g/g) % En çok 7En çok 7

 (1) :Ekte yer alan özellikler kafeinsiz siyah çay (kafein ve ekstrakt değerleri hariç)  ve aromalı siyah çayı da kapsamaktadır.

(2) : Kafeinsiz çaylarda ekstrakt miktarı Ek’te belirtilen değerlerden % 1,6 daha az olmalıdır.

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 272)

12 Ağustos 2009 ÇARŞAMBA         Resmî Gazete     Sayı : 27317

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 272)

1. Giriş

16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla1 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun2 25 inci ve 32 nci maddelerinde yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

2. İşe Başlatmama Tazminatlarının Vergilendirilmesinde İstisna Uygulaması

2.1. Yasal düzenleme

16/06/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ‘ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat’ ibaresi ‘ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat’ şeklinde değiştirilmiş ve Kanunun 4 üncü maddesi ile de Gelir Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici 77 nci madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 77- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun3 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçiye ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. Anılan dönemlere ilişkin işe başlatmama tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin; tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun4 düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemleri yapılır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esası belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Bu hükümler, Kanunun yayımı tarihi olan 3/7/2009’da yürürlüğe girmiştir.

2.2. İstisnanın kapsamı

Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yapılan ibare değişikliği ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçilere ödenen işe başlatmama tazminatları, yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği (3/7/2009) tarihten itibaren damga vergisi hariç gelir vergisinden istisna edilmiştir.

İstisna kapsamındaki tutar, iş sözleşmesi feshinin geçersizliğine karar veren mahkeme veya özel hakemin kararında belirlediği işçinin işe başlatılmaması nedeniyle ödenecek tazminat miktarı ile sınırlıdır.

2.3. Yasa değişikliği öncesi uygulama ve yapılacak işlemler

5904 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 77 nci madde hükmüyle, 3/7/2009 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak işverenlerce işçilere ödenen işe başlatmama tazminatlarının, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaması; anılan dönemlere ilişkin söz konusu tazminatı gelir vergisi tevkifatına tabi tutulan mükelleflerin ise tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları, dava açmamaları veya açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca tahsil edilen gelir vergisinin red ve iade işlemlerinin yapılması gerekmektedir.

Buna göre, yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerle ilgili olarak;

a) Kesilen gelir vergisini dava konusu yapmayan mükelleflerin,

b) Kesilen gelir vergisiyle ilgili 5904 sayılı Kanunun yayım tarihi itibarıyla mahkemelerde ihtilafı devam eden mükelleflerin, davalarından feragat etmeleri ve buna ilişkin ilgili mahkemeden feragat ettiklerini gösterir şerhli dilekçe örneğini veya bu belge temin edilemediği takdirde mahkemenin feragat nedeniyle davanın reddine dair vereceği karar örneğini tarha yetkili vergi dairesine ibraz etmeleri kaydıyla,

c) Kesilen gelir vergisi nedeniyle dava açan ve aleyhine kesinleşmiş yargı kararı bulunan mükelleflerin,

tarha yetkili vergi dairesine dilekçeyle başvurmaları halinde, tahsil edilen gelir vergisinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri de dikkate alınarak red ve iade işlemlerinin yapılması uygun görülmüştür.

Yapılacak iade işlemi sırasında, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesine göre işe başlatmama tazminatı tutarlarıyla ilgili vergi indirimi uygulamasından faydalananların indirim tutarlarının mahsup edilmesi ve mükelleflerin dilekçe ile birlikte çalıştıkları işverenlerinden alacakları söz konusu dönemlere ait vergi tevkifatı tutarlarına ilişkin bilgileri içeren bir belgeyi de vermeleri zorunludur.

3. Asgari Geçim İndirimi ile Teşvik Amaçlı Diğer İndirim ve İstisnaların Birlikte Uygulanması

3. 1. Yasal düzenleme ve uygulama

16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 32 nci maddesine dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere; “Ücretlerin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır.” fıkrası eklenmiş olup bu hüküm 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenleme uyarınca, gelir vergisi stopajı teşviki öngörülen yerlerde ücretli olarak çalışan işçilerin ücret gelirleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, öncelikle 265 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde5 belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan asgari geçim indirimi mahsubu yapılacak olup bu mahsup uygulandıktan sonraki tutar, ilgili kanunlarda yer alan teşvik amaçlı indirim ve istisna uygulamasında dikkate alınacaktır.

Tebliğ olunur.

––––––––––––––––––

1 3/7/2009 tarihli ve 27277 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

2 6/1/1961 tarihli ve 10700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

3 10/6/2003 tarihli ve 25134 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

4 10/1/1961 tarihli ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

5 4/12/2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

İTHALATTA KOTA VE TARİFE KONTENJANI İDARESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2011/3)

12 Ağustos 2011 CUMA    Resmî Gazete     Sayı : 28023

TEBLİĞ

Ekonomi Bakanlığından:

İTHALATTA KOTA VE TARİFE KONTENJANI İDARESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2011/3)

Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, 52.05 gümrük tarife pozisyonunda yer alan pamuk ipliği (dikiş ipliği hariç) (ağırlık itibariyle % 85 veya daha fazla pamuk içeren ve perakende olarak satılacak hale getirilmemiş olanlar) ithalatında 4/8/2011 tarihli ve 28015 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2011/2041 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde açılan tarife kontenjanının başvuru ve dağıtım ile kullanım usul ve esaslarını içermektedir.

Başvuru usul ve esasları

MADDE 2 – (1) Tarife kontenjanı başvurularının değerlendirmeye alınabilmesi için EK I’de yer alan İthal Lisansı Başvuru Formunun usulüne uygun bir şekilde doldurularak EK II’de istenen belgelerle birlikte tam ve eksiksiz bir şekilde Ekonomi Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesi gerekmektedir. Bir başvuruda ancak bir ithal lisansı talep edilebilir.

(2) Bu Tebliğ kapsamında yapılan beyanın doğruluğuyla ve ithal mallarla ilgili incelemeleri yapmaya veya yaptırmaya Bakanlık yetkilidir. Başvuruda sunulan bilgi ve belgelerde tutarsızlık olduğu durumlarda sözkonusu tutarsızlık başvuru sahibi tarafından giderilinceye kadar talep karşılanmaz. Bakanlık, gerekli görmesi halinde, ek bilgi ve belge isteyebilir.

Tarife kontenjanının dağıtılması

MADDE 3 – (1) Tarife kontenjanı, İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresi Hakkında Kararın 4 üncü maddesi çerçevesinde başvuru sırasına göre ilk gelen ilk alır yöntemiyle dağıtılır. Başvuru sırasının belirlenmesinde Bakanlık genel evrak giriş tarih ve numarası esas olup, postadaki gecikmeler dikkate alınmaz. Bir ithal lisansında verilebilecek tarife kontenjanı miktarı 20.000 kilogramı (net) geçemez. Bir ithal lisansı sadece bir ülke veya gümrük bölgesi için düzenlenir.

İthal lisansına ve ithal lisansının kullanımına ait bilgiler

MADDE 4 – (1) Tarife kontenjanı kapsamında yapılacak ithalatta Bakanlıkça düzenlenen ithal lisansı ve eşyanın tercihli menşeini gösterir belge gümrük beyannamesinin tescilinde ilgili gümrük idaresince aranır. İthal lisansının bir kopyası gümrük beyannamesine eklenir.

(2) Tarife kontenjanı konusu eşya ancak ithal lisansının geçerlilik süresi içerisinde serbest dolaşıma girebilir. İthal lisansının, geçerlilik süresinin bitiminden sonra Bakanlığa iadesi zorunludur. İthalatçıların yeni ithal lisansı taleplerinin değerlendirmeye alınabilmesi için daha önce düzenlenen ithal lisansının iade edilmiş olması gerekmektedir.

(3) İthal lisansı devredilemez.

(4) Gümrüklerce tespit ve kabul edilen kıymet veya miktarın, ithal lisansında kayıtlı kıymet veya miktarı, toplam %5’ten (%5 dahil) daha az bir oranda aşması ithalatın yapılmasını engellemez. Ancak, ithalatı gerçekleştirilen fazla miktar ilgili ithalatçının bir sonraki lisansından mahsup edilir.

Yürürlük

MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.

EK I

İTHAL LİSANSI BAŞVURU FORMU

Tarih: …/…/…..

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞINA

(İthalat Genel Müdürlüğü)

İnönü Bulvarı No: 36 06510 Emek ANKARA

Dilekçe ve Taahhütname

İthalatını gerçekleştirmek istediğimiz aşağıda belirtilen eşyaya ilişkin olarak İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin 2011/3 sayılı Tebliğ çerçevesinde firmamız adına ithal lisansı düzenlenmesini talep etmekteyiz. İthal lisansı almak için yaptığımız işbu başvuruda yer alan bilgilerin doğru olduğunu, ithal lisansını devretmeyeceğimizi, ithal lisansı kapsamı eşyanın ithalatı ile ilgili belgeleri (ithal lisansının aslı, ithalat gerçekleştirilmiş ise ticari fatura ile gümrük beyannamesi ve eşyanın tercihli menşeini gösterir belgenin fotokopisi) en geç ithal lisansının geçerlilik süresinin bitiminden itibaren 10 (on) iş günü içerisinde İthalat Genel Müdürlüğü’ne ileteceğimizi kabul ve taahhüt ederiz.

Bilgileri ve gereği arz olunur.

İmza-Kaşe

Adı-Soyadı

İTHALATÇIYA AİT BİLGİLER
Adı/Unvanı:
Adresi:
Tel:Faks:E-posta:
Vergi dairesi:Vergi numarası:
Kayıtlı olduğu Ticaret/Sanayi Odası ve sicil nosu:
BEYAN SAHİBİNE AİT BİLGİLER (İTHALATÇIDAN FARKLI İSE)
Adı/Unvanı:
Adresi:
Tel:Faks:E-posta:
Vergi dairesi/Numarası:T.C. kimlik numarası:
Kayıtlı olduğu Ticaret/Sanayi Odası ve sicil nosu:
İmza sirküleri ve vekâletnamenin verildiğibaşvurunun evrak giriş numarası ve tarihi:
İTHAL EŞYAYA AİT BİLGİLER
GTİP (12 li):
Tanımı:
Menşe ülke:Sevk ülkesi:
MiktarıKg (Net)Kg (Brüt)
  
Toplam Değeri (CIF)FOB:Navlun:
 Sigorta:Diğer yurt dışı giderler:
İthalat için öngörülenTarih:
Gümrük Kapısı:
TEDARİKÇİ ÜLKEDEKİ İHRACATÇIYA İLİŞKİN BİLGİLER
Adı/Unvanı:Ülkesi:
Adresi:Internet sitesi:
Tel:Faks:E-posta:
       

EK II

İTHAL LİSANSI BAŞVURU FORMUNA EKLENECEK BELGELER

1- Beyan sahibine ait noter tasdikli imza sirkülerinin aslı ve beyan sahibi ithalatçıdan farklı ise noter tasdikli vekâletname. (Müteakip başvurularda imza sahipleri değişmediği sürece ilk başvuruda verilir. Belgenin verildiği başvurunun evrak giriş numarası ve tarihi Başvuru Formu’nda belirtilir.)

2- İthal edilecek eşyaya ait proforma fatura/faturanın aslı ve 2 adet fotokopisi (Proforma fatura ya da fatura üzerinde, ithal edilecek eşyanın tanımı açıkça belirtilmeli, eşyanın miktarı her bir kalem eşya için adet olarak ayrı ayrı gösterilmeli, eşyanın toplam brüt ağırlığı fatura veya çeki listesi üzerinde gösterilmeli, FOB birim fiyatı yer almalı ve CIF teslim şekline göre düzenlenmiş faturalarda sigorta ve navlun ücretleri ayrıca belirtilmelidir.)

3- Müteakip başvurular için daha önce alınmış olan ithal lisansının aslı.

MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 328)

12 Eylül 2010 PAZAR        Resmî Gazete     Sayı : 27697

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 328)

Bilindiği üzere, 9/4/2006 tarihli ve 26134 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlığımızın 303 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde; bütün hükümleri itibariyle 1/1/2006 tarihinde yürürlüğe giren 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre; daha önce “Genel Bütçe” kapsamı dışında iken, “Genel Bütçe” (Devlet Tüzel Kişiliğinin Bütçesi) kapsamına alınarak bu Kanunun 12 nci maddesi gereğince tüzel kişiliklerini kaybeden kamu idarelerinin mülkiyetlerindeki taşınmazların, bu Kanunun 45 inci ve geçici 12 nci maddeleri gereğince tapuda resen Hazine adına tescil edilmesine ilişkin işlemler açıklanmıştır.

13/7/2010 tarihli ve 27640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrasında; “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesi gereğince Hazineye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, bu hükmün uygulanması konusunda aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür:

1) 6001 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen üç aylık süre içerisinde; evveliyatı itibariyle mülkiyetleri Karayolları Genel Müdürlüğüne ait iken, 5018 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesi ve Bakanlığımızın 303 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca tapuda resen Hazine adına tescil edilen (Hazineye devredilen) taşınmazlardan satışları yapılmayan ve halen tapuda Hazine adına tescilli olup başka kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilmeyen ve devredilmeyenlerin bir listesi çıkarılarak, ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılacak bir üst yazıyla; bu listedeki taşınmazların tapuda Karayolları Genel Müdürlüğü adına devren ve tashihen tesciline muvafakat edildiği belirtilerek, bu taşınmazların adı geçen Genel Müdürlük adına tescillerinin yapılarak işlemlerin sonucundan bilgi verilmesi istenilecek ve bu işlemlerden mahalli Karayolları İdaresine bilgi verilecektir.

Tapu Sicil Müdürlüğüne bildirilen bu taşınmazların tapuda Karayolları Genel Müdürlüğü adına devren ve tashihen tescillerinin yapıldığının bildirilmesi üzerine, MEOP Taşınmaz Programında bu taşınmazlara ait kayıtlar pasif hale getirilerek, açıklama kısmına “6001 sayılı Kanun” ibaresi yazılacaktır.

2) 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre “Genel Bütçe” kapsamına alınan Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gerek kamulaştırma ve gerekse diğer yollarla edinilerek doğrudan tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazların da bir listesi çıkarılarak, ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılacak bir üst yazıyla; 5018 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; bu listedeki taşınmazların tapuda Karayolları Genel Müdürlüğü adına devren tesciline muvafakat edildiği belirtilerek, bu taşınmazların adı geçen Genel Müdürlük adına tescillerinin yapılarak işlemlerin sonucundan bilgi verilmesi istenilecek ve bu işlemlerden mahalli Karayolları İdaresine bilgi verilecektir.

Tapu Sicil Müdürlüğüne bildirilen bu taşınmazların tapuda Karayolları Genel Müdürlüğü adına devren tescillerinin yapıldığının bildirilmesi üzerine, MEOP Taşınmaz Programında bu taşınmazlara ait kayıtlar pasif hale getirilerek, açıklama kısmına “5018 sayılı Kanun” ibaresi yazılacaktır.

3) 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi uyarınca yapılan imar uygulamaları sırasında; evveliyatı itibariyle Karayolları Genel Müdürlüğüne ait iken, 5018 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tapuda resen veya bu Genel Müdürlük tarafından 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gerek kamulaştırma ve gerekse diğer yollarla edinilerek doğrudan Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, evveliyatı itibariyle Hazineye ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlarla birlikte imar uygulamasına tabi tutulmuş ve Hazine adına yeni parseller oluşturulmuş ise, Bakanlığımızdan izin alınmadıkça, yeni oluşan Hazineye ait bu imar parsellerinin tapuda adı geçen Genel Müdürlük adına tescilleri yapılmayacaktır.

4) Evveliyatı itibariyle mülkiyetleri Karayolları Genel Müdürlüğüne ait iken, 5018 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesi ve Bakanlığımızın 303 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca tapuda resen veya bu Genel Müdürlük tarafından 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra gerek kamulaştırma ve gerekse diğer yollarla edinilerek doğrudan Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan Bakanlığımızca daha önce kiraya verilen, ön izin verilen veya üzerlerinde irtifak hakkı tesis edilenlerin yukarıda belirtilen şekilde tapuda bu Genel Müdürlük adına tescillerinden sonra, bu taşınmazların kiracıları, ön izin veya irtifak hakkı lehtarlarına konu hakkında bilgi verilerek, devir ve tescil tarihinden sonraki döneme isabet eden kira, ön izin veya irtifak hakkı bedellerini ilgili Karayolları İdaresine ödemeleri istenilecek ve ayrıca, bu konuda taşınmaza ait işlem dosyasının bir örneği gönderilerek mahalli Karayolları İdaresine bilgi verilecektir.

Yukarıda belirtilen şekilde, gerek tapuda resen, gerekse doğrudan Hazine adına tescil edilen bu taşınmazlardan 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümleri uyarınca tapudan terkin edilenlerden kiraya verilen, ön izin veya kullanma izni verilenler hakkında da aynı şekilde işlem yapılacaktır.

5) 6001 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/7/2010 tarihinden sonra, bu Kanunun geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince devren ve tashihen Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescilleri gereken taşınmazların satışına, trampasına, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılmasına, kiraya verilmesine, ön izin verilmesine, üzerlerinde irtifak hakkı kurulmasına ve tahsisine yönelik talepler değerlendirilmeyecek, bu konuda işlem tesis edilmeyecek ve konu mahalli Karayolları İdaresine intikal ettirilecektir.

6) 6001 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle; 5018 sayılı Kanuna ekli “Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri”nin sayıldığı (I) Sayılı Cetvelde yer alan “43) Karayolları Genel Müdürlüğü” sırası bu Cetvelden çıkarılarak, bu Kanuna ekli “Özel Bütçeli İdareler”in sayıldığı (II) Sayılı Cetvelin “B) Özel Bütçeli Diğer İdareler” bölümüne “12) Karayolları Genel Müdürlüğü” ibaresi eklenmek suretiyle Karayolları Genel Müdürlüğü “Özel Bütçeli İdare” olduğundan ve ayrıca; daha önce 1/7/2006 tarihli ve 5538 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle; 5018 sayılı Kanuna ekli (I) Sayılı Cetvelde yer alan “45) Orman Genel Müdürlüğü” sırası bu Cetvelden çıkarılarak, bu Kanuna ekli (II) Sayılı Cetvelin “B) Özel Bütçeli Diğer İdareler” bölümüne “11) Orman Genel Müdürlüğü” sırası eklenmek suretiyle Orman Genel Müdürlüğü de “Özel Bütçeli İdare” olduğundan; Bakanlığımızın 303 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin beşinci fıkrasında yer alan “c) Karayolları Genel Müdürlüğü,” ibaresi ile “ç) Orman Genel Müdürlüğü,” ibaresi fıkra metninden çıkartılmıştır.

7) Bakanlığımızın 327 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “Yetki” başlıklı III üncü bölümünün “B. Tescil ve terkin ile ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan hataların düzeltilmesi işlemleri” başlıklı kısmının “1. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile ilgili işlemler” başlıklı alt bölümünde yer alan ve Karayolları Genel Müdürlüğüne yapılan yetki devri ile ilgili düzenlemeler yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur.

DOĞAL ÇİÇEK SOĞANLARININ 2010 YILI İHRACAT LİSTESİ HAKKINDA TEBLİĞ

12 Kasım 2009 PERŞEMBE             Resmî Gazete     Sayı : 27404

TEBLİĞ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

DOĞAL ÇİÇEK SOĞANLARININ 2010 YILI İHRACAT LİSTESİ HAKKINDA TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2009/55)

Amaç ve kapsam

MADDE 1 –

(1) Bu Tebliğin amacı; ihracat amacıyla gerek doğadan sökülerek gerekse büyütme ve/veya üretim yoluyla elde edilerek 2010 yılında ihraç edilecek doğal çiçek soğanlarının cins, tür, çevre uzunluğu ve ihracat kontenjanları ile ihracatı yasak olan doğal çiçek soğanı türlerini belirtmektir.

Dayanak

MADDE 2 –

(1) Bu Tebliğ, 24/8/2004 tarihli ve 25563 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doğal Çiçek Soğanlarının Sökümü, Üretimi ve Ticaretine İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 –

(1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,

b) CITES: 1973 yılında Amerika Birleşik Devletleri Washington DC.’de imzalanan, Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmeyi,

c) Çiçek soğanı: Doğada bulunan bazı bitkilerin yumru, rizom, pençe ve soğanlarını,

ç) Danışma Kurulu: Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen kuruluş temsilcilerinden oluşan Kurulu,

d) Doğal Çiçek Soğanları Uzman Kurulu: Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde belirtilen kuruluş temsilcilerinden konu ile ilgili araştırmacı ve bilim adamlarından Bakanlıkça oluşturulan Kurulu,

e) Firma: Çiçek soğanını ve/veya soğanlı bitkilerin diğer aksamını (yumrulu kökler, küçük soğanlar, sürgün başları) yetiştirerek veya doğadan elde ederek yurtiçinde ve yurtdışında pazarlayan kuruluşu,

f) GTİP Numarası: Gümrük Tarife ve İstatistik Pozisyonu Numarasını,

g) Bakanlık il müdürlüğü: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı il müdürlüğünü,

ğ) Kontenjan: Her yıl tebliğ ile ilan edilen türler için belirlenen toplam kotanın ihracat yeterliliği almış firmalara kg veya adet olarak tahsis edilen miktarlarını,

h) Kota: Yönetmeliğin 7 nci maddesi gereği tebliğ ile ilan edilen, Türkiye’den yıllık olarak ihraç edilebilecek türlere ait çiçek soğanlarının azami miktarlarını,

ı) TÜGEM: Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünü,

i) Teknik Komite: Yönetmeliğin 12 nci maddesinde belirtilen kuruluş temsilcilerinden oluşan Doğal Çiçek Soğanı Teknik Komitesini,

j) Yönetmelik: 24/8/2004 tarihli ve 25563 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doğal Çiçek Soğanlarının Sökümü, Üretimi ve Ticaretine İlişkin Yönetmeliği ifade eder.

Uygulama

MADDE 4 –

(1) 2010 yılında ihraç edilecek olan, gerek doğadan sökülerek gerekse büyütme ve/veya üretim yoluyla elde edilen doğal çiçek soğanlarının cins, tür, çevre uzunluğu ve ihracat kontenjanları ile ihracatı yasak olan doğal çiçek soğanlarının türleri ekteki Tablo’da gösterilmiştir.

a) Ekteki tablonun (I) numaralı sütununda yer alan türlerin ihracatı yasaktır. 18/9/2009 tarihli ve 27353 sayılı Resmî Gazete’de Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yayımlanan, İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğde (İhracat 96/31) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: İhracat 2009/11) gereğince; Gümrük Tarife ve İstatistik Pozisyon (GTİP) Numarası 0714 90110012, 0714 90190012 ve 1106 20900011 olan Orchidaceae (salep) türlerinin yumru ve droglarının da (toz, tablet ve her türlü formda) ihracatı yasaktır.

b) Ekteki tablonun (II) numaralı sütununda yer alan türlerin firmalar bazında ihracat kontenjanı, Teknik Komite tarafından tespit edilecek, Bakanlıkça uygun görüldüğü takdirde yürürlüğe konulacaktır. Tespit edilen ihracat kontenjanları Bakanlık tarafından firmalara bildirilecektir. Bu Tebliğ kapsamındaki tüm türlerin firmalar arasında kontenjan devri yapılamaz.

c) Firmalar, ekteki tablonun (II) numaralı sütununda yer alan türlere ait doğa kontenjanlarını, Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatları ve/veya Bakanlık il müdürlüklerince düzenlenecek Menşei Belgesi karşılığında doğadan; büyütme ve üretim kontenjanlarını ise Bakanlık il müdürlüklerince verilen Hasat Belgesi karşılığında, kendilerine kayıtlı tarlalardan veya kendi adlarına sözleşme yapılmış çiftçilere ait tarlalardan temin edeceklerdir.

ç) Ekteki tablonun her üç sütununda yer alan türlerin aksamlarının (yaprak, tohum, çiçek, yumru, vs.) ihraç edilebilmesi için Bakanlıktan ihraç müsaadesi alınması şarttır.

d) Ekteki tablonun (III) numaralı sütunundaki kültüre alınan türlere, Bakanlık il müdürlüklerinden alınan Hasat Belgesine istinaden, Sternbergia lutea türü için TÜGEM tarafından, Lilium candidum, Iris tuberosum, Calla aethiopica, Polyanthus tuberosa türleri için Bakanlık il müdürlüklerince ihraç izni verilecektir.

e) Bu Tebliğ kapsamındaki türlerin soğanları ve yeşil aksamı; karayolu açılan, yeni baraj gölü tesis edilecek olan, yeni iskana açılan alanlar ile tapulu arazilerden, sökülebilir veya biçilebilir. Bunun için sahanın bu kabil bir alan olduğunun ilgili devlet kuruluşlarınca kanıtlanması, sökülecek veya biçilecek miktar ile saha tayininin ise Bakanlık il müdürlüklerince yapılması ve bunların resmi belgelerle tespit edilmesi gerekir. Bakanlık il müdürlükleri tarafından belgelenen bu soğanlar yurt içinde üretim materyali olarak kullanılabilir.

(2) Kültürü yapılan ve herhangi bir genetik ıslah metoduyla ıslah edilmiş ve doğal türlerinden farklılaştırılmış tür ve çeşitler hariç olmak üzere, bu Tebliğ kapsamında yer alan doğal çiçek soğanlarının re-eksport amaçlı ithalat ve ihracat izinleri TÜGEM’in yetkisindedir.

(3) Bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere Cyclamen cilicium ve Cyclamen graecum türlerinden 75’ er adet yumru ve bu türlerden kurutulmuş halde 100’er adet çiçek ve yaprak örneğinin ihracatına TÜGEM yetkilidir.

Doğal çiçek soğanlarının GTİP Numarası

MADDE 5 –

(1) Doğal çiçek soğanlarının GTİP Numarası 0601 10901000 dır.

Kısıtlama ve yasaklamalar

MADDE 6 –

(1) Aşağıda belirtilen yerlerde, populasyonların durumu ve münavebe esaslarına göre belirlenen türlerde söküm yapılması yasaktır.

a) Isparta-Muğla-Mersin il sınırları içerisinden Cyclamen türlerinin toplanması yasaktır.

b) Antalya ili Alanya ve Gündoğmuş ilçe sınırları içerisinde Galanthus elwesii (Toros kardeleni) türünde doğadan söküm yapılması yasaktır.

c) Sakarya ili Karasu ve Kaynarca ilçelerinden doğadan Leucojum aestivum soğan sökümü yasaktır. İlgili kurum ve kuruluşlardan gerekli izinlerin alınması durumunda doğadan ve üretim alanlarından Leucojum aestivum yaprağı hasadı yapılabilir.

Yürürlük

MADDE 7 –

(1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8 –

(1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

EK

2010 YILI DOĞAL ÇİÇEK SOĞANLARININ İHRACAT LİSTESİ TABLOSU

(I)(II)(III)
Doğadan Toplanarak İhracatı Yasak OlanÇiçek Soğanlarıİhracatı Kotayla veya Başka Herhangi Bir Kayıtla Sınırlandırılan Çiçek Soğanlarıİhracatı Üretimden SerbestOlan Çiçek Soğanları
Tür İsmiTür İsmiYıllık Limit (Adet)ÇevreUzunluğu(cm)Tür İsmi
DoğaBüyütmeÜretim
 1. Allium (Yabani soğan) türlerinin  hepsi 2. Crocus (Çiğdem) türlerinin hepsi 3. Fritillaria türleri (F. persica, F. imperalis hariç) 4. Lilium (Zambak) türleri (L.candidum ve L. martagon hariç) 5. Muscari (Muskari) türlerinin hepsi 6. Sternbergia (Kara çiğdem) türleri     (S.lutea hariç) 7. Tulipa (Lale) türlerinin hepsi 8. Eminium türlerinin hepsi 9. Biarum türlerinin hepsi10. Nympheaceae (Nilüfer) türlerinin hepsi11. Orchidaceae (Salep)türlerinin hepsi12. Arum (Yılan yastığı) türlerinin hepsi (Arum italicum, Arum dioscorides hariç)13. Pancratium maritimum (Kum zambağı)14. Hyacinthus orientalis (Şark sümbülü)15. Gentiana lutea (Censiyan)16. Cyclamen (Sıklamen) türleri (C. coum,      C. cilicium ve C. hederefolium hariç)17. Galanthus (Kardelen)türleri      (G. elwesii ve G. woronowii hariç)18. İris (Süsen) türleri                                19. Paeonia ( Şakayık ) Türleri20. Diğer yumrulu ve soğanlı türler 1. Anemone blanda (Yoğurt çiçeği)6.000.00041. Lilium candidum (Miszambağı)2. Sternbergia lutea (Karaçiğdem)3. Iris tuberosum (Süsen)*4. Calla aethiopica (Kalla)*5. Polyanthus tuberosa (Sümbülteber)*
 2. Arum italicum (Yılan yastığı)50.000300.0006
    Arum dioscorides50.000200.0006
 3. Cyclamen cilicium (Sıklamen)200.000100.0008
    Cyclamen coum (Sıklamen)600.000150.0008
    Cyclamen hederefolium  (Sıklamen)**500.0001.500.00010
 4. Dracunculus vulgaris (Yılan bıçağı)50.000300.00010
 5. Eranthis hyemalis (Sarı kar çiçeği)3.500.0003,5
 6. Galanthus elwesii (Toros kardeleni)4.000.0001.600.000500.0004
    Galanthus woronowii (Karadeniz    kardeleni)2.500.000500.0004
 7. Leucojum aestivum (Göl soğanı)1.500.0002.500.0007,5
 8. Scilla bifolia (Silla)100.0004
 9. Urginea maritima (Ada soğanı)10.0005.00020
10. Ornithogalum nutans (Tükrük otu)150.0007
11. Geranium tuberosum (Deve tabanı)750.000300.0005
12. Fritillaria persica (Adıyaman lalesi)200.00010+
      Fritillaria imperalis (Ters lale)10+
13. Lilium martagon (Türk zambağı)2.50010+
     

* Üretimi yapılan egzotik türler.

** Doğadan sökülen materyalin çevre uzunluğu 20 cm ve üzeri olacaktır.

ÇEVRE DENETİMİ YÖNETMELİĞİ VE ÇEVRE KANUNUNCA ALINMASI GEREKEN İZİN VE LİSANSLAR HAKKINDA YÖNETMELİK KAPSAMINDA ÇEVRE GÖREVLİLERİNE, ÇEVRE DANIŞMANLIK KURUM VE KURULUŞLARINA YETERLİK VERİLMESİ HAKKINDA TEBLİĞİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASINA DAİR TEBLİĞ

12 Kasım 2010 CUMA       Resmî Gazete     Sayı : 27757

TEBLİĞ

Çevre ve Orman Bakanlığından:

ÇEVRE DENETİMİ YÖNETMELİĞİ VE ÇEVRE KANUNUNCA ALINMASI GEREKEN İZİN VE LİSANSLAR HAKKINDA YÖNETMELİK KAPSAMINDA ÇEVRE GÖREVLİLERİNE, ÇEVRE DANIŞMANLIK KURUM VE KURULUŞLARINA YETERLİK VERİLMESİ HAKKINDA TEBLİĞİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASINA

DAİR TEBLİĞ

MADDE 1 –

4/11/2009 tarihli ve 27396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği ve Çevre Kanununca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik Kapsamında Çevre Görevlilerine, Çevre Danışmanlık Kurum ve Kuruluşlarına Yeterlik Verilmesi Hakkında Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 –

Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 –

Bu Tebliğ hükümlerini Çevre ve Orman Bakanı yürütür.

YALANCI TAVUK VEBASI HASTALIĞINDA AŞISIZ ARİLİK PROGRAMINA İLİŞKİN TEBLİĞ

12 Kasım 2011 CUMARTESİ           Resmî Gazete     Sayı : 28110

TEBLİĞ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

YALANCI TAVUK VEBASI HASTALIĞINDA AŞISIZ ARİLİK PROGRAMINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; aşısız arilikte yalancı tavuk vebası hastalığıyla ilgili yapılacak iş ve işlemleri düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; yalancı tavuk vebası hastalığı yönünden ülke genelinde veya bir veya birden fazla bölgesinde veya bir veya birden fazla bölümünde aşısız arilik statüsünün elde edilmesine ilişkin iş ve işlemler ile yalancı tavuk vebası yönünden antikor tespitine yönelik yürütülecek numune alma ve laboratuvarda uygulanacak prosedürleri kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ; 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 4 üncü maddesi ile 4/9/2011 tarihli ve 28044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yalancı Tavuk Vebası Hastalığına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliğinin 14 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,

b) Bölge veteriner kontrol enstitüsü: Kuruluşun bulunduğu ilin veteriner hizmetleri yönünden bağlı olduğu Yalancı Tavuk Vebası hastalığının teşhisinden, mücadelesinden ve gözetim programlarından sorumlu olan doğrudan Bakanlığa bağlı veteriner kontrol enstitü müdürlükleri ve Etlik Veteriner Kontrol Merkez Araştırma Enstitü Müdürlüğünü,

c) Genel müdürlük: Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünü,

ç) İl müdürlüğü: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı il müdürlüklerini,

d) Ulusal Referans Laboratuvar: Genel Müdürlükçe Yalancı Tavuk Vebası hastalığı konusunda analiz, metot ve standartlarının belirlenmesi, laboratuvarlara yerleştirilmesi, kontrol edilmesi, ileri işlemleri yapılması ve gerek duyulduğunda diğer laboratuvarlar tarafından yapılan analizlerin doğrulanmasından sorumlu olmak üzere Bakanlık tarafından yetkilendirilen laboratuvarı,

ifade eder.

Program

MADDE 5 – (1) Bakanlık gerektiğinde, ülkemizin bir bölgesi, bölgeleri, bölümleri veya ülke genelinde, aşısız yalancı tavuk vebası hastalığı statüsüne sahip olmak amacıyla uluslararası kurum veya kuruluşlara yine bu kurum ve kuruluşların standartlarına uygun olarak bir program sunabilir.

(2) Yalancı Tavuk Vebası yönünden antikor tespitine yönelik serolojik testler Ek-1’e uygun olarak yapılır.

(3) Ulusal referans laboratuvarın bağlı olduğu enstitü pozitif serum örneklerini temin ederek bölge enstitülere göndermekle yükümlüdür.

Serolojik testler

MADDE 6 – (1) Program içindeki damızlık sürülerinin, yalancı tavuk vebası hastalığı varlığı açısından yılda en az bir kez serolojik açıdan izlenmesi esastır.

(2) Birinci fıkradaki kısıtlama yarışçı güvercinler için uygulanmaz.

Kısıtlama

MADDE 7 – (1) Arilik talebinde bulunulan veya arilik talebi onaylanan bölgelerde, bölümlerde veya ülke genelindeki işletmelerde son 12 ay içerisinde yalancı tavuk vebası hastalığına karşı aşılanmış herhangi bir kanatlı hayvan bulundurulamaz. Bu işletmelerdeki hayvanlar yalancı tavuk vebası hastalığına karşı aşılanamaz.

Numune alma ve sonuç raporlama

MADDE 8 – (1) Numune alımı; arilik programına dâhil olan il müdürlüğü ile bölge veteriner kontrol enstitüsü müdürlüğü koordinasyonu ile yapılır. Bölge veteriner kontrol enstitü müdürlüğü ve il müdürlüğünde konuyla ilgili sorumlular arasında; numunelerin yıl içerisinde alınma tarihleri ve sıklıkları, numunelerin enstitüye gönderilme şekli, ulusal referans laboratuvar ve veteriner kontrol enstitülerin ihtiyaç olarak gördüğü diğer konular belirlenerek bir mutabakat metniyle standardize edilir. Standardize edilen yol ve yöntemler ulusal referans laboratuvar ve/veya bölge veteriner kontrol enstitüsü tarafından oluşacak ihtiyaçlar çerçevesinde yıl içerisinde revize edilebilir. Revize edilen metin enstitülerce kendilerine bağlı olan il müdürlüklerine bildirilir.

(2) Bölge enstitüleri ve il müdürlükleri işletmelerden numune alımında, Bakanlıkça izlemeye zorunlu tutulan başka bir hastalık için yapılan numune alımı ile bu Tebliğ çerçevesinde numune alımını aynı anda gerçekleştirilmesine özen gösterir.

(3) İl müdürlüğü hayvan sağlığı, yetiştiriciliği ve su ürünleri şube müdürlüğü ve/veya bağlı ilçe müdürlüklerince numuneler alınarak bölge veteriner kontrol enstitüsü müdürlüğüne gönderilir. Bölge enstitüsünce teşhis ve analiz sonucunda düzenlenecek rapor il müdürlüğüne bildirilir.

(4) Herhangi bir bölgeden gönderilen numunede bölge veteriner kontrol enstitüsünce pozitiflik tespit edilmesi durumunda, pozitifliğin doğruluğu, pozitifliğin aşı ya da hastalık kaynaklı olduğunun tespiti için numune ulusal referans laboratuvara gönderilir. Ulusal referans laboratuvar tarafından aşılı ya da Yalancı Tavuk Vebası Hastalığına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliğinin 5 inci maddesi kapsamında hastalık kaynaklı pozitifliğin doğrulanması durumunda o bölge için uygulanan aşısız arilik statüsü iptal edilir.

Eğitim ve bilgilendirme

MADDE 9 – (1) Ulusal referans laboratuvar bölge veteriner kontrol enstitülerinde teşhiste görev yapan personeli teşhis metodu ve örneklerin toplanması konularında eğitiminden sorumludur.

(2) Bölge veteriner kontrol enstitüleri görev alanları içerisinde kalan il müdürlükleri personellerinin örneklerin toplanması, gönderilmesi konusunda eğitiminden sorumludur.

(3) İl Müdürlüklerindeki personel; programının amacı, önemi ve yapılacak çalışmalar konusunda il müdürlüğündeki yöneticileri ve programa tabi üreticileri bilgilendirmek aynı zamanda üreticilere program konusunda gerekli eğitimleri vermekten sorumludur.

Yaptırım

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde işlem yapılır.

Avrupa Birliğine uyum

MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ; Yalancı Tavuk Vebası Hastalığına Yönelik Aşısız Arilik için Damızlık Kümes Hayvanlarında Yürütülecek Yıllık Testlere İlişkin Kriterler’i belirleyen 1994/327/EC sayılı Komisyon Kararına paralel olarak hazırlanmıştır.

Yürürlük

MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 13 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

Ek-1

NUMUNE ALMA VE LABORATUVARDA UYGULANACAK PROSEDÜR

Bir bölge veya bir bölüm veya ülke geneli için ilan edilen aşısız ariliğin tanınması veya aşısız ariliğin tanınması için başvuruda bulunulması durumunda damızlık sürülerde Yalancı Tavuk Vebası yönünden antikor tespitine yönelik yıllık serolojik testler aşağıdaki esaslar dâhilinde yapılır.

Kan numunesi alımı ve test metoduBütün damızlık sürülerden, yılda en az bir kez numune alınması zorunludur. Sürüden rastgele seçilecek en az 60 kanatlıdan kan numunesi alınır. Numuneler aşağıdaki prosedüre uygun olarak, Hemaglütinasyon İnhibisyon testi ile incelenir.
Prosedür:96 gözlü bir mikrotitrasyon pleytinin çalışılacak sıralardaki tüm gözlerine (V-tabanlı) 0,025 ml fosfat tamponlu tuz çözeltisi (PBS) konulur.
(b) Pleytin ilk gözüne 0,025 ml serum konulur.
(c) Mikropipet ile pleyt boyunca serumun iki katlı seri dilüsyonları yapılır.
(ç) Dilusyonu yapılan serumların bulunduğu her bir göze 4 veya 8 HAU (Hemaglutinasyon Ünitesi) içeren sulandırılmış allantoik sıvıdan (antijen) 0,025 ml konulur.
(d) Pleytin kenarlarına hafifçe vurularak gözlerdeki içeriğin iyice karışması sağlanır ve oda ısısında 30 dakika ya da +4°C de 60 dakika beklenir.
(e) Bekleme süresi bitiminde tüm gözlere %1’ lik tavuk eritrosit süspansiyonundan 0,025 ml eklenir.
(f) Pleytin kenarlarına hafifçe vurularak gözlerdeki içeriğin iyice karışması sağlanır. Eritrositlerin çökmesi için 30-40 dakika / +4°C’ de 60 dakika ya da kontrol (0,05 ml PBS+0,025 ml eritrosit süspansiyonu) görülünceye kadar beklenir. Okuma işlemi, pleytin eğilmesi ve test edilen serumlarda eritrosit kontrol (0.05 ml PBS+0.025 ml eritrosit süspansiyonu) gözlerindeki ile aynı hıza sahip, gözyaşı tarzında bir akıntının olup olmadığının gözlemlenmesiyle yapılır.
(g) HI titresi, 4 veya 8 HAU virusun tamamen inhibisyonunu sağlayan en yüksek antiserum sulandırmasıdır (Her testte, 4 veya 8 Hemaglutinasyon Ünitesi (HAU) olarak sulandırılmış olan antijen çözeltisinde bulunması gereken HAU’nun varlığını doğrulamak için bir HA titrasyonu yapılmalıdır.)
(ğ) Sonuçların geçerliliği, negatif kontrol serumunda 4 HAU için 23’ten az bir titre, 8 HAU için 22’ den az bir titre ve pozitif kontrol serumun bilinen titresinin bir dilüsyon alt ya da üstünde bir titre elde edilmesine bağlıdır.
Testlerin yorumlanması:Kullanılan antijen, bir serumun pozitif değerlendirileceği düzeyi etkileyeceğinden; – 4 HAU antijen kullanıldığında 24 veya daha yüksek bir titre sergileyen serumlar, 8 HAU antijen kullanıldığında ise 23 veya daha yüksek bir titre sergileyen serumlar pozitif olarak kabul edilecektir.

ÇEVRE AMAÇLI TARIM ARAZİLERİNİ KORUMA PROGRAMINI TERCİH EDEN ÜRETİCİLERİN DESTEKLENMESİNE DAİR KARARIN UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Resmi Gazete Tarihi: 27.04.2011 Resmi Gazete Sayısı: 27917 ÇEVRE AMAÇLI TARIM ARAZİLERİNİ KORUMA PROGRAMINI TERCİH EDEN ÜRETİCİLERİN DESTEKLENMESİNE DAİR KARARIN UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ(TEBLİĞ NO: 2011/24)AmaçMADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, toprak ve su kalitesinin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilirliği, erozyonun önlenmesi ve tarımın olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik olan Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma Programını tercih eden üreticilerin desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. KapsamMADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma Programını tercih eden üreticilerin desteklenmesinde görev alacak kurum ve kuruluşların belirlenmesi ile desteklemeye ilişkin usul ve esasları kapsar. DayanakMADDE 3 – (1) Bu Tebliğ; 14/11/2008 tarihli ve 27054 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 27/10/2008 tarihli ve 2008/14268 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 5 inci maddesi uyarınca hazırlanmıştır. TanımlarMADDE 4 – (1) Bu Tebliğ’de yer alan; a) Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını, b) Banka: Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketini, c) Başvuruya esas arazi kontrol tutanağı: Başvuru aşamasında mahallinde yapılan kontrol sonucu, üretici ve arazi bilgilerinin doğruluğunu gösteren Ek-2’ye uygun hazırlanmış belgeyi, ç) ÇATAK programı: Çevre amaçlı tarım arazilerini koruma programını, d) ÇKS belgesi: Çiftçi kayıt sistemi belgesini, e) Desteklemeye esas arazi kontrol tutanağı: Mahallinde yapılan kontrol sonucu, desteklemeye esas ÇATAK programı uygulamalarının doğruluğunu ve gerçekleşmeyi gösteren Ek-5’e uygun hazırlanmış belgeyi, f) Genel Müdürlük: Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünü, g) Hassas bölge: Mevcut yapısal dengede, çeşitli nedenlerle toprak yapısının ve su kalitesinin değiştiği gözlenen ve tedbir alınmadığı takdirde yakın gelecekte çevre açısından olumsuz etkilere sahip olabilecek bölgeleri, ğ) Hibe sözleşmesi: ÇATAK programı kapsamında üreticinin hangi kapsamda ve ne kadar süre ile uygulama yapacağına dair üreticinin il/ilçe müdürlüğü arasında imzalanan Ek-4’e uygun olarak hazırlanan protokolü, h) İl/ilçe müdürlüğü: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı il/ilçe müdürlüğünü, ı) İl proje uygulama komisyonu: Bakanlık il müdürü başkanlığında ilgili şube müdürü ve ilçe müdürü/müdürleri ile projede görev alan en az 2 ziraat mühendisinin katılımıyla ve mülki amirin onayı ile oluşturulan komisyonu, i) Ödeme icmali: Ödemeye esas bilgilerin köy bazında toplu olarak gösterildiği Ek-6’ya uygun olarak hazırlanmış listeyi, j) Ön başvuru formu: ÇATAK programına başvuracaklardan, müracaatta istenilen Ek-1’e uygun hazırlanan belgeyi, k) Proje uygulama birimi: Bakanlık il/ilçe müdürlüklerinde görevli, projede görev alan en az 4 ziraat mühendisi/ziraat teknikeri/ziraat teknisyeninden oluşan birimi, l) Taahhütname: ÇATAK programına katılma ve programın ön gördüğü üretim teknikleri ile ürün desenini 3 yıl süre ile uygulama taahhüdünü bildirir Ek-3’e uygun hazırlanmış belgeyi, m) Minimum işlemeli tarım: Çevreye duyarlı üretimin yapılması amacıyla toprak kalitesinin arttırılması için anıza doğrudan ekim yapılmasını sağlayan minimum veya sıfır toprak işlemesinin yapıldığı tarımsal üretim faaliyetlerini, n) Üretici: Hassas bölgelerde, tarımsal üretim kaynaklarını fiilen kullanarak her türlü bitkisel üretim ile iştigal edip, üretimlerini bu Tebliğ kapsamında şekillendirecek ve bunun için yapılacak desteklemelerden yararlanacak olan kamu tüzel kişileri hariç, gerçek veya tüzel kişileri, ifade eder. Uygulama alanlarının belirlenmesiMADDE 5 – (1) 2008/14268 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen illerde, ÇATAK programının uygulanacağı alanların önceliğini ve çerçevesini belirlemeye ilişkin çalışmalar için il proje uygulama komisyonu görevlendirilir. Bu komisyon tarafından il/ilçe proje uygulama birimlerinin görüşleri dikkate alınarak, mahallinde ayrıntılı etüt, değerlendirme ve tespitler yapılır. İl proje uygulama komisyonunun teklifi ve Bakanlığın uygun görüşü alınarak belirlenen uygulama alanları, bu Tebliğin 9 uncu maddesi hükümlerine göre mahallinde ilan edilir. Başvuru ve istenecek belgelerMADDE 6 – (1) ÇATAK programını tercih eden üreticilerin, bu amaçla yapılan alan bazlı desteklemeden yararlanabilmeleri için Ek–1’e uygun başvuru formu ve ekleriyle birlikte, bu Tebliğ hükümlerine uygun olarak uygulamanın yapıldığı yerdeki il/ilçe müdürlüğüne müracaatta bulunmaları gerekir. UygulamaMADDE 7 – (1) İl proje uygulama komisyonu, ÇATAK programı kapsamında çalışmaların yürütülmesinden ve bu çalışmalar sırasında ortaya çıkacak problemlerin çözümünde yetkili ve sorumludur. (2) İl proje uygulama komisyonu, 1 Mart – 30 Eylül tarihleri arasında olmak üzere ÇATAK programı için illerine ait başvuru tarihlerini belirler ve bu Tebliğin 9 uncu maddesi hükümlerine göre mahallinde ilan eder. (3) Uygulama alanı olarak belirlenen yerlerdeki başvuru ve buna ilişkin işlemler sırasıyla aşağıdaki gibi yürütülür. a) Üreticiler, programa katılmak için Ek–1’e uygun olarak tanzim edilen ön başvuru formu ile il/ilçe müdürlüğüne müracaat eder. b) Müracaatlar ÇKS kayıtları da dikkate alınmak suretiyle proje uygulama birimi tarafından yerinde kontrol edilir. Bu amaçla, proje uygulama birimi tarafından Ek–2 ye uygun olarak mahallinde başvuruya esas arazi kontrol tutanağı düzenlenir. c) Üreticiler tarafından yapılan müracaatlar, proje uygulama birimi tarafından ÇATAK programı hedefleri ve il/ilçede uygulanacak kategoriler itibariyle değerlendirilir. Başvurusu uygun görülenlerle Ek-3’e uygun taahhütname alınmak suretiyle Ek–4’e uygun hibe sözleşmesi imzalanır. ç) Hibe sözleşmesinin yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği, proje uygulama birimi tarafından yerinde kontrol edilerek Ek-5’e uygun desteklemeye esas arazi kontrol tutanağı düzenlenir. d) ÇATAK programı kapsamında yükümlülüklerini yerine getiren üreticilerin desteklemelere esas icmalleri hazırlanarak il proje uygulama komisyonuna gönderilir. e) İl proje uygulama komisyonunca onaylanan icmaller (Ek–6) bu Tebliğin 9 uncu maddesi hükümlerine göre askıya çıkarılır. Askı süresi sonunda kesinleşen icmaller Genel Müdürlüğe gönderilir. f) Hibe sözleşmesi imzalanmayan hiçbir üretici ÇATAK programı desteğinden yararlandırılmaz. Ön başvurular destekten yararlanma hakkı kazandırmaz. (4) Programın sürekliliğinin kontrol edilmesi açısından, ikinci ve üçüncü yıllarda o yılın ÇKS beyanına göre arazi yerinde kontrol edilerek Ek-5’e uygun desteklemeye esas arazi kontrol tutanağı düzenlenir. Bu kontrole göre müteakip yıllar ödemelerine karar verilir. (5) Destekleme için müracaat edilen alanlarda, bu Tebliğin 8 inci maddesinde açıklanan kategoriler ve tedbirlerin hangilerinin uygulanabileceğine il/ilçe proje uygulama birimi karar verir. Üretici bir destekleme döneminde ÇATAK programı destekleme kategorilerinden birden fazlasını uygulayabilir. Bu durumda, aynı üretim alanı için birim alana destek miktarı, üretici tarafından uygulanan kategorilerden en yüksek destek miktarına sahip kategori dikkate alınarak belirlenir. Aynı üretim alanında uygulanan her kategori için ayrı ayrı destekleme yapılmaz. (6) Arazi müracaat eden üreticiye ait değil ise, başvuru formu (Ek–1) alınırken, müracaat tarihinden itibaren en az 3 yıllığına imzalanmış kira sözleşmesi istenir. 3 yıl süresince devir yapılamaz. Aksi halde, destekleme ödemesi iptal olur ve bu Tebliğin 10 uncu maddesine göre işlem yapılır. (7) Uygulamaya yönelik gerekli eğitim ve yayım faaliyetleri il/ilçe müdürlüğü tarafından yürütülür. Destekleme kategorileriMADDE 8 – (1) Üreticilere yapılacak destekleme 3 kategoride uygulanır. İl proje uygulama komisyonu tarafından uygun görülen alanlarda aşağıdaki kategorileri gerçekleştirenlere dekar başına yılda bir defa olmak üzere üç yıl süre ile ödeme yapılır. a) Birinci kategori: Tek yıllık bitkilerin üretildiği alanlarda minimum toprak işlemeli tarımın yapılması. b) İkinci kategori: Toprak ve su yapısının korunması ile erozyonun önlenmesi amacıyla; setleme, canlı veya cansız perdeleme, taş toplama, drenaj, jips uygulaması, (Ek ibare:RG-20/3/2015-29301) kükürt uygulaması, kireç uygulaması, malçlama, ahır veya çiftlik gübresi, yeşil gübreleme uygulaması, aşırı otlatmanın engellenmesi, çok yıllık buğdaygiller veya yonca hariç baklagiller ile alanı kaplama gibi tedbirlerden en az ikisinin birlikte yapılması veya bu tedbirlerin en az biriyle birlikte arazinin boş bırakılması uygulaması. c) Üçüncü kategori: Aşağıda belirtilen çevre dostu tarım teknikleri ve kültürel uygulamalardan en az iki veya daha fazlasının tekniğine uygun bir şekilde tatbik edilmesi. 1) Su kullanımını asgariye indirecek uygun basınçlı sulama sistemlerinden birinin kullanılması, 2) Çevreye duyarlı bir şekilde kontrollü ilaç ve gübre kullanımı, 3) Organik tarım veya iyi tarım uygulamaları. Askı işlemleriMADDE 9 – (1) İl proje uygulama komisyonu, uygulama alanlarına ve başvurulara ilişkin kararını ilgili il/ilçe merkezinde ve ilgili köy/mahallede, il/ilçe müdürlükleri veya muhtarlıklar marifetiyle 10 gün süreyle askıya çıkartır. Askıya çıkma ve askıdan indirme tarihi ve saati tutanağa bağlanır. Tutanak muhtar veya aza tarafından güncel tarihle imzalanır. (2) Ödeme icmalleri (Ek–6) ilgili il/ilçe merkezinde veya köyünde/mahallesinde il/ilçe müdürlükleri veya muhtarlıklar marifetiyle 10 gün süreyle askıya çıkartılır. Askıya çıkma ve askıdan indirme tarihi ve saati tutanağa bağlanır. Tutanak muhtar veya aza tarafından güncel tarihle imzalanır. Askı süresince herhangi bir itiraz olmaz ise icmallerdeki bilgiler doğru kabul edilir. Askı süresinden sonra yapılacak itirazlar değerlendirmeye alınmaz. (3) Askı süresi içinde yapılan itirazlar il proje uygulama komisyonuna yapılır. İtirazlar askı süresi ve bitiminden itibaren 20 gün içerisinde değerlendirilir ve karara bağlanır. (4) İl proje uygulama komisyonunda çözüme kavuşturulmayan konular Genel Müdürlüğe bildirilir. Denetim ve cezai sorumlulukMADDE 10 – (1) Uygulamaya yönelik işlemlerde yapılacak olan denetim Bakanlık tarafından yürütülür. (2) Bu Tebliğde belirtilen ilgili merciler kendilerine ibraz edilen, ödemelere esas teşkil eden belgelerin gerçekliğini araştırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek haksız yere ödeme yapılmasına neden olanlar ile haksız yere ödemeden yararlanmak üzere sahte ve içeriği itibariyle gerçek dışı belge düzenleyen ve kullananlar hakkında gerekli cezai ve kanuni işlemler yapılır. (3) Mücbir sebepler (ölüm ve tabii afetler gibi) dışında, bu Tebliğ kapsamında haksız yere yapılan ödemelerden yararlanıldığının tespit edilmesi halinde; haksız yere yapılan ödemeler, ödeme yapılan çiftçilerden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, haksız ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için anılan Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar. Ödemelere ilişkin esaslarMADDE 11 – (1) Ödemeler T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından yapılır. Bakanlık kendisine intikal eden ödeme icmalleri (Ek–6) kapsamında Bankaya ödeme talimatı ve elektronik ortamda icmalleri gönderir. Tüm ödemeler, gerekli kaynakların Bakanlık tarafından Bankaya aktarılmasından sonra Ek-6’daki ÇATAK programı ödeme icmallerine göre ilgili Banka şubesindeki üreticilerin hesabına aktarılır. Yürürlükten kaldırılan mevzuatMADDE 12 – (1) 17/1/2009 tarihli ve 27113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması Programını Tercih Eden Üreticilerin Desteklenmesine Dair Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2009/3) yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan mevzuatın uygulanmasıGEÇİCİ MADDE 1 – (1) 2008/14268, 2009/14615 ve 2010/178 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması Programını Tercih Eden Üreticilerin Desteklenmesine Dair Kararın Uygulanmasına İlişkin 2009/3 sayılı Tebliğe dayanarak, karşılıklı hibe sözleşmesi imzalamış üreticiler, hibe sözleşmesi hükümlerine göre uygulamalarına devam ederler. Bu üreticilerin ikinci veya üçüncü destekleme ödemeleri, daha önce imzalanmış olan hibe sözleşmesi hükümlerine göre devam ettirilir. YürürlükMADDE 13 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. YürütmeMADDE 14 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.   Tebliğineklerinigörmekiçintıklayınız

 Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
TarihiSayısı
27/4/201127917
Tebliğde Değişiklik Yapan Tebliğlerin Yayımlandığı Resmî Gazetelerin
TarihiSayısı
1.         20/3/201529301
2.           
3.            

ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİNE DAHİL OLAN ÇİFTÇİLERE MAZOT VE KİMYEVİ GÜBRE DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2008/37)

13 Temmuz 2008 PAZAR  Resmî Gazete     Sayı : 26935

TEBLİĞ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

ÇİFTÇİ KAYIT SİSTEMİNE DAHİL OLAN ÇİFTÇİLERE MAZOT VE KİMYEVİ GÜBRE DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2008/37)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 –

(1) Bu Tebliğ, tarımsal üretimde üretim maliyetlerini önemli ölçüde etkileyen mazot ve kimyevi gübrenin birim alan üzerinden desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 –

(1) Bu Tebliğ, mazot ve kimyevi gübre destekleme uygulamalarında görev alacak kurum ve kuruluşların belirlenmesi, tarımsal faaliyette bulunan çiftçilere mazot ve kimyevi gübre destekleme ödenmesi ile ödemeye ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 –

(1) Bu Tebliğ, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 19 uncu maddesi ve 26/3/2008 tarih ve 26828 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan, Tarımsal Faaliyette Kullanılan Mazot ve Kimyevi Gübre İçin Çiftçilere Alan Bazlı Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair 2008/13392 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7 nci maddesine istinaden, 2009 yılı içinde ödenecek olan 2008 yılı mazot ve kimyevi gübre desteği uygulamalarına esas olmak üzere hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 –

(1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,

b) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’yi,

c) Bilgi İşlem Merkezi: Bakanlık Strateji Geliştirme Başkanlığı Yönetim Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığını,

ç) Çiftçi: ÇKS’ye kayıtlı gerçek ve tüzel kişileri,

d) Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS): Yönetmelikle oluşturulan ve çiftçilerin kimlik, arazi ve ürün bilgileri ile tarımsal desteklemelere ilişkin bilgilerin de kayıt altına alındığı veri tabanını,

e) İl/ilçe müdürlüğü: Bakanlık il/ilçe Müdürlüğünü,

f) İl/ilçe tahkim komisyonu: Yönetmeliğe istinaden oluşturulan il/ilçe tahkim komisyonunu,

g) İl/ilçe tespit komisyonu: Yönetmeliğe istinaden oluşturulan il/ilçe tespit komisyonunu,

ğ) MGD: Mazot, Kimyevi Gübre Desteğini,

h) MGD İcmal 1: İlçe müdürlüğü tarafından ÇKS’ye aktarılan bilgilere göre her köy/mahalle için çiftçi detayında MGD hakedişlerini gösteren ve bir örneği Ek 2’de yer alan belgeyi,

ı) MGD İcmal 2: İlçe müdürlüğü tarafından İcmal 1’deki bilgilere göre her ilçe için köy/mahalle detayında MGD hakedişlerini gösteren ve bir örneği Ek 3’de yer alan belgeyi,

i) MGD İcmal 3: İl müdürlüğü tarafından İcmal 2’deki bilgilere göre her il için ilçe detayında MGD hakedişlerini gösteren ve bir örneği Ek 4’de yer alan belgeyi,

j) Tarım arazisi: ÇKS’de kayıtlı olan arazileri,

k) Tarımsal faaliyet: Tarım arazisi üzerinde tarımsal üretim kaynaklarını fiilen kullanarak bitkisel ürünlerin üretilmesi veya yetiştirilmesini,

l) Teftiş Kurulu Başkanlığı: Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığını,

m) TÜGEM: Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünü,

n) Yönetmelik: 16/4/2005 tarihli ve 25788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğini, ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Ödeme Esasları

Ödeme yapılacak çiftçiler

MADDE 5 –

(1) Ödemeler, ÇKS’ye kayıtlı olan ve bu Tebliğde MGD uygulamaları ile ilgili belirtilen usul ve esaslara göre tarımsal faaliyette bulunan çiftçilere yapılır.

Ödemeye esas arazi büyüklüğü

MADDE 6 –

(1) Çiftçilere, yılı içerisinde işledikleri ÇKS’de kayıtlı tarım arazisi büyüklüğü dikkate alınarak MGD ödemesi yapılır. Müracaat ettikleri toplam arazi miktarı 1 dekarın altında olan çiftçilere MGD ödemesi yapılmaz.

Ödeme miktarı

MADDE 7 –

(1) Bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen çiftçilere dekar başına MGD ödemesi yapılır. Dekar başına yapılacak MGD ödemesi miktarı Bakanlık tarafından açıklanır.

Ödemeler için gerekli finansman ve ödeme planı

MADDE 8 –

(1) MGD ödemeleri için gerekli finansman bütçenin ilgili kalemine tahsis edilen ödeneklerden karşılanır. Ödemeler, Bakanlık tarafından Bankaya kaynak aktarılmasını müteakip, il/ilçe müdürlüklerince ÇKS’deki kayıtlara göre oluşturulan onaylı MGD İcmal 1’e göre, Banka aracılığıyla, ilgili şubelerde daha önce çiftçiler adına açılan veya açılacak olan hesaplara yapılır. Çiftçilere yapılan toplam ödeme tutarının % 0,2’si bütçenin ilgili kaleminden Bankaya hizmet komisyonu olarak ödenir.

(2) 2008 yılı MGD ödemesi planı, MGD başvurusu yapan çiftçilere ait bilgilerin, ÇKS’ye girişinin il ve ilçelerde tamamlanmasını müteakiben Bakanlık tarafından belirlenir. Ödemelere, Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılacak ön denetim çalışmalarının ve kontrollerin tamamlanması ve Bakanlık tarafından MGD ödemeleri ile ilgili talimatların Bankaya gönderilmesinden sonra başlanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Uygulama

Görevli kurum ve kuruluşlar

MADDE 9 –

(1) MGD uygulaması, TÜGEM, tahkim komisyonları, il/ilçe müdürlükleri ve tespit komisyonları tarafından yürütülür.

Başvuruların kabulü

MADDE 10 –

(1) Mazot ve kimyevi gübre desteğinden faydalanmak isteyen çiftçiler, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren 28/11/2008 günü mesai saati bitimine kadar ilçe müdürlüklerine, merkez ilçede ise il müdürlüklerine başvuru yapmaları gerekmektedir. Kadastro görmemiş köylere ilişkin tahkim komisyonlarınca yapılan çalışma planına göre her köy için son müracaat tarihi, 28/11/2008 tarihinden önce olmak kaydıyla belirlenir ve bu tarih 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre ilgili muhtara tebliğ edilir.

(2) İl müdürlükleri merkez ilçelerde, ilçe müdürlüklerinin yapmakla yükümlü oldukları görevleri yapar. İlçe müdürlükleri, köy/mahalle seviyesinde belli bir sıraya göre başvuruları değerlendirir. Çiftçiler, ÇKS’de kayıtlı oldukları il/ilçe merkezlerine başvurur ve teslim ettikleri belgelerdeki bilgilerin doğruluğundan sorumludurlar. Başvuru yapan çiftçilerin bilgilerinde değişiklik olması halinde 28/11/2008 tarihine kadar ÇKS’deki bilgilerini güncellemesi gereklidir.

Mazot, gübre destekleme ödemesi başvuruları

MADDE 11 –

(1) Çiftçiler MGD ödemesinden yararlanmak istiyorlarsa Ek 1’deki başvuru dilekçesi ile başvuruda bulunacaklardır. MGD ödemesi, ÇKS’ de kayıtlı olan çiftçilerin tarımsal faaliyette bulunduğu arazileri üzerinden dekar başına yapılacaktır.

İstenecek bilgi ve belgeler

MADDE 12 –

(1) MGD ödemesinden faydalanmak isteyen çiftçilerin ÇKS’deki bilgilerini güncelleştirmeleri ve aşağıda belirtilen belgeleri, başvuru sırasında il/ilçe müdürlüklerine vermeleri gerekmektedir.

a) MGD başvuru dilekçesi,

b) ÇKS kaydı güncelleştirilmemiş çiftçiler için güncelleştirilmiş çiftçi kayıt formu.

Askı işlemleri

MADDE 13 –

(1) İl/ilçe müdürlükleri tarafından MGD ödeme icmalleri oluşturulur. İlçe müdürlüklerince her ilçe merkezinin Ek 2’deki MGD İcmal 1’i ilçe merkezinde ve köyün/mahallenin MGD icmal 1’i kendi köyünde/mahallesinde ilgili ilçe müdürlükleri veya muhtarlıklar marifetiyle on gün süreyle askıya çıkarılır. Askıya çıkma tarihi ve saati ile askıdan indirme tarihi ve saati tutanağa bağlanır. Tutanak muhtar ve/veya aza tarafından güncel tarihle imzalanır. Askı süresince herhangi bir itiraz olmaz ise icmallerdeki bilgiler doğru kabul edilir. Daha sonra yapılacak itirazlar değerlendirmeye alınmaz ve herhangi bir hak doğurmaz. ÇKS’ ye MGD ile ilgili arazi miktarının eksik girilmesi durumunda, askı süresinde hatanın düzeltilmesi amacıyla başvurusu yapılmayan arazilerin eksik kısmı için MGD ödemesi yapılmaz.

(2) MGD icmal 1’lerinin askıda kalma süresi zarfında maddi hatalara ilişkin olarak yapılan yazılı itirazlar il/ilçe müdürlüklerine yapılacak olup, askı süresi ve bu sürenin bitiminden itibaren on gün içerisinde değerlendirilir. İncelenen çiftçi dosyalarında gerçeğe aykırılığın bulunmaması ve askı süresince itiraz edilmemesi ya da itirazların değerlendirilerek sonuçlandırılması hâlinde, ÇKS’den alınan Ek 3’teki MGD İcmal 2’ler ilçe müdürlüklerince düzenlenip, onaylanır ve il müdürlüğüne gönderilir. İlçe müdürlüklerinden alınan MGD İcmal 2’ler ve il müdürlüğünün onayladığı merkez ilçe MGD İcmal 2’si ile ÇKS’den alınan Ek 4’deki MGD İcmal 3’ün uyumu kontrol edilir.

(3) Bu Tebliğdeki başvuru bitiş tarihinden sonra askı süresi içinde verilen itiraz dilekçelerinde talep edilen değişiklikler dışında çiftçinin beyanı ile ÇKS’de yapılacak güncellemeler MGD ödemesine esas olmaz.

(4) Değerlendirme sonucunda MGD İcmal 1’ler düzeltilemez ya da bilgi ve belgelerle ilgili aykırılık, şikâyet ve/veya ihbar bulunması nedeniyle İcmal 1’ler oluşturulamaz ise, durum ilçe tahkim komisyonuna intikal ettirilir. İlçe tahkim komisyonunca çözümlenemeyen konular il tahkim komisyonuna gönderilir.

(5) İlçe müdürlüklerinden alınan İcmal 2’lerde gerçeğe aykırılık olması ya da il müdürlüklerine intikal eden şikâyet ve/veya ihbar olması durumunda, il müdürlüklerince bu sorunlar çözülmeye çalışılır. Çözüme kavuşturulamayan konular, il tahkim komisyonuna bildirilir. İl tahkim komisyonunda çözümlenemeyen konular ise TÜGEM’e gönderilir.

(6) MGD İcmal 2’lerde gerçeğe aykırılığın bulunmaması ya da il müdürlüklerine intikal eden şikâyet ve/veya ihbarların, il müdürlüklerince çözümlenmesi hâlinde, ödemeye esas MGD İcmal 3’ler TÜGEM’e gönderilir.

Tahkim komisyonlarının görevleri

MADDE 14 –

(1) Tahkim komisyonları, Yönetmelikte belirtilmiş olan görevlerine ilave olarak aşağıdaki görevleri yapar. Bu Tebliğ hükümlerinin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek ihtilaflı konuları çözmeye ve karar almaya yetkilidir. İl tahkim komisyonu; merkez ilçede, ilçe tahkim komisyonunun görevlerini de yapar.

(2) Komisyonlar;

a) Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar hakkında gerekli hukuki işlemlerin yapılması için karar alır ve ilgili mercilerce uygulanması yönünde girişimde bulunur. Gerçeğe aykırı beyanda bulunan çiftçilerin MGD ödemelerinden faydalandırılmamasını değerlendirir ve karara bağlar. Eğer, MGD ödemesi yapılmış ise yapılan ödemenin tamamı geri alınır. Ayrıca, gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu tespit eden merci ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.

b) Sahtecilik ve/veya kamu kurumunu dolandırmak gibi bir kastı olmaksızın, fazla MGD ödemesinden yararlanan çiftçilerin, kendi rızaları ile fazla aldıkları miktarları iade etmeleri halinde, MGD ödemelerinden faydalanmalarına devam etmeleri ve haklarında cezai işlem yapılmamasına ilişkin karar verir.

c) MGD ödemesinden faydalanmak üzere başvuruda bulunan çiftçilere ilişkin bilgilerin zamanında ÇKS’ye girilmesini sağlamak üzere her türlü tedbiri alır.

ç) Kadastro görmeyen köyler için son müracaat tarihini ve tespit komisyonlarının çalışma takvimini belirler. Kadastro görmeyen mahallerde tespit komisyonlarınca yapılan çalışmalar mülkiyetin tespitine esas çalışma değildir.

d) Tespit komisyonları çalışmalarına yardım edilmediği, çalışmaların engellendiği tespit komisyonu tutanağı ile belirlenen köylerin MGD kapsamından çıkarılmasına karar alabilir.

e) Yapılan arazi tespitlerinin sağlıklı olmasını teminen kadastro programına alınan yerlerde, kadastro çalışmalarından da faydalanılması için gerekli tedbirleri alır.

f) Kadastro programına alındığı halde; kadastro çalışmalarına yardım edilmediği, çalışmaların engellendiği Kadastro Müdürlüğünce bildirilen köylerin MGD kapsamından çıkarılmasına karar alabilir.

Uygulamaların denetimine ilişkin görev ve yetkiler

MADDE 15 –

(1) MGD uygulamasının denetimini sağlayacak tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir. MGD uygulamasına ilişkin yapılacak ön denetim ve denetimler Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılır.

(2) Teftiş Kurulu Başkanlığı, MGD müracaatları başladıktan sonra uygun göreceği tarihte ön denetime başlar.

(3) Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilecek müfettişler tarafından örnekleme yöntemiyle ön denetim yapılır. Ön denetim, denetimin başladığı tarihten sonra kırkbeş gün içerisinde tamamlanır. Ön denetimler sonrasında, denetimler sırasında gerçeğe aykırı beyan tespit edilip edilmediği, edilmiş ise kimlere ilişkin olduğu, bir yazı ile il/ilçe müdürlüklerine bildirilir. İl/ilçe müdürlükleri kendilerine bildirilen ön denetim başlama tarihini takip eden kırkbeş gün sonraya rastlayan güne kadar, ön denetim yapan müfettişlerce kendilerine aksine bir bildirim yapılmaması hâlinde, MGD ödemesine engel bir durumun olmadığı anlaşılır. Ön denetim yapılan veya yapılmayan illerde/ilçelerde daha sonra tespit edilecek usulsüz işlemlere ilişkin sorumluluklar ortadan kalkmaz. Uygulamalar, ön denetimin yanı sıra mevzuatın öngördüğü her türlü denetime de tâbidir.

(4) Ön denetim, örnekleme yöntemiyle belirlenecek il, ilçe, köy veya mahallelerde, çiftçilerin yapmış oldukları başvurular üzerinden yapılır. Bu denetimler sırasında, çiftçilerin ÇKS’deki kayıt ettirdikleri bilgilerde gerçeğe aykırı beyan veya verdikleri belgelerde sahte evrak tespit edilmesi hâlinde, haklarında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulur. Ayrıca, sorumluluğu tespit edilen kamu görevlileri hakkında da gerekli yasal işlemler yürütülür. Müfettişler, gelen münferit şikâyet ve ihbarları ayrıca değerlendirir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Uygulamadan Yararlanamayacaklar

Uygulama dışında kalacak çiftçiler

MADDE 16 –

(1) Aşağıdaki çiftçiler MGD uygulamasından yararlanamaz.

a) ÇKS’de kayıtlı olmayan veya süresi içinde kayıtlı bilgilerini güncellemeyen.

b) Bu Tebliğin 12 nci maddesinde istenen belgelerle birlikte süresi içinde başvuru yapmayan.

c) Askı listelerinde isminin bulunmaması durumunda, askı süresi sonuna kadar hatalı kayıtların düzeltilmesi için yazılı başvuru yapmayan.

ç) Kamu tüzel kişileri.

Desteklemeye tabi olmayacak araziler

MADDE 17 –

(1) Aşağıdaki araziler MGD uygulaması kapsamı dışındadır.

a) ÇKS’ye kaydı yapılmayan araziler.

b) Üretim yılı içerisinde herhangi bir üretim ya da üretim gayesiyle toprak işlemesi yapılmamış olan boş araziler.

c) Kadastro geçmemiş birimlerde, tapu sicil müdürlüklerinden onaylı tapu zabıt kaydına sahip olmayan çayır vasıflı araziler.

ç) Askı listelerinde toplam arazi miktarının hatalı olması durumunda, askı süresi sonuna kadar hatalı kayıtların düzeltilmesi için yazılı başvurusu yapılmayan araziler.

d) Orman ve tesis kadastrosu tamamlanmamış ormanla ilişkili alanlarda, Orman Genel Müdürlüğü temsilcisinin de bulunduğu tespit komisyonlarınca düzenlenen raporlarda, tarım arazisi haline getirilmediği tespit edilen araziler.

e) Tapuda tescili bulunmayan mülkiyeti ihtilaflı olup da, MGD askı işlemleri sırasında taraflardan birisince itiraz konusu yapılan araziler.

f) Kadastro programına alındığı halde; kadastro çalışmalarına yardım edilmediği, çalışmaların engellendiği kadastro müdürlüğünce bildirilen ve tahkim komisyonu tarafından MGD kapsamı dışında bırakılmasına karar verilen köylerdeki araziler.

g) Tespit komisyonları çalışmalarına yardım edilmediği, çalışmaların engellendiği tespit komisyonu tutanağı ile belirlenen ve tahkim komisyonu tarafından MGD kapsamı dışında bırakılmasına karar verilen köylerdeki araziler.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Cezai sorumluluklar

MADDE 18 –

(1) Bu Tebliğde belirtilen ilgili merciler, kendilerine ibraz edilen ödemelere esas teşkil eden belgelerin kontrolünden ve kendi hazırladıkları belgelerden sorumludurlar. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek haksız yere MGD ödenmesine neden olanlar ile haksız yere MGD ödemesinden yararlanmak üzere sahte veya içeriği itibariyle gerçek dışı belge düzenleyen ve kullanan çiftçiler ve kamu görevlileri hakkında adli ve idari işlemler yapılır. MGD ödemelerinden, idari hata sonucu düzenlenen belgeler ile yapılan ödemeler hariç haksız yere yararlandığı tespit edilen çiftçiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.

(2) Haksız yere MGD ödemesinden yararlanıldığının tespit edilmesi hâlinde, haksız yere yapılan ödemeler, ödeme yapılan çiftçilerden 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde geri alınır. Haksız yere yapıldığı anlaşılan MGD ödemesinin geri alınmasında, gecikme zammının hesaplanmasında esas alınacak tarih, çiftçiye MGD ödemesinin yapıldığı tarihtir. Haksız yere yapılan ödemelerin geri alınamaması hâlinde, bu ödemelerde kusuru bulunan kamu görevlileri hakkında 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan belge veya belgeleri düzenleyen gerçek veya tüzel kişiler de geri alınacak tutarların ödenmesinde müteselsilen sorumlu tutulurlar.

(3) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun, 15/5/2007 tarihli ve 5661 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Kullandırılan Toplu Köy İkrazatı/Grup Kredilerinden Doğan Kefaletin Sona Erdirilmesi Hakkında Kanunla değiştirilen 53 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belge alma, verme, saklama ve ibraz yükümlülüklerine uymayan çiftçiler, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen avans, kredi, sübvansiyon, prim gibi ayni ve nakdi destek unsurlarından yararlanamazlar, hükmünün göz önünde tutulması, özellikle satışların müstahsil makbuzu ve fatura ile belgelendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Yürürlük

MADDE 19 –

(1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 20 –

(1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

Ekleri İçin Tıklayınız

KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 4)

13 Ağustos 2009 PERŞEMBE          Resmî Gazete     Sayı : 27318

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 4)

Bu Tebliğde, 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla1 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin açıklamalara yer verilmiş olup 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde2 ilgili bölümler itibarıyla aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

1. “10. Diğer İndirimler” başlıklı bölümün sonuna aşağıdaki alt bölümler eklenmiştir.

“10.3.2.5. Türkiye Kızılay Derneğine yapılan bağış veya yardımlar

5904 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen ve 3/7/2009 tarihinden itibaren yürürlüğe giren (f) bendi ile kurumlar vergisi mükellefleri tarafından Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdî bağış veya yardımların tamamı, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebilecektir.

Anılan Derneğe yapılacak aynî bağış ve yardımlar ise Tebliğin “10.3.2.1. Kurum kazancının %5’i ile sınırlı bağış ve yardımlar” bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirilecektir.

Diğer taraftan, anılan Derneğin iktisadi işletmelerine yapılan bağış veya yardımların kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi mümkün değildir.

10.3.2.6. Yükseköğretim kurumlarına yapılacak bağış ve yardımlar

5904 sayılı Kanunla 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun3 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “nakdî” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

5904 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklikle birlikte, Kanunun yayım tarihinden (3/7/2009) itibaren üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitülerine yapılan aynî veya nakdî bağış ve yardımların tamamı, beyanname üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.”

2. “17. Tasfiye” başlıklı bölümün sonuna aşağıdaki alt bölüm eklenmiştir.

“17.8. Tasfiye edilerek ticaret sicilinde tüzel kişiliği sona eren kurumlar vergisi mükellefleri hakkında yapılacak tarhiyatlar

5904 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununun 17 nci maddesine eklenen dokuzuncu fıkra uyarınca, tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak yapılacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezalar, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacaktır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olacaklardır. Tasfiye dönemi için tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tasfiye artığı tutarıyla sınırlı olacaktır.

Anılan hüküm, maddenin yürürlüğe girdiği 3/7/2009 tarihinden itibaren konu ile ilgili olarak yapılan her türlü vergi tarhiyatı ve kesilen cezalar hakkında uygulanacaktır.”

3. “19.2. Bölünme” başlıklı bölüme aşağıdaki alt bölüm eklenmiştir.

“19.2.3. Bölünme işlemlerinde hisse devri

5904 sayılı Kanunla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 404 üncü maddesine eklenen fıkra ile Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesine göre yapılacak bölünmelerde anılan 404 üncü madde hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Bu düzenleme ile birlikte, 6762 sayılı Kanunun 404 üncü maddesinde yer alan ayın karşılığı olan hisse senetlerinin şirketin tescilinden itibaren iki yıl geçmeden başkalarına devrine izin vermeyen sınırlama, 5904 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 3/7/2009 tarihinden itibaren Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesine göre yapılacak bölünmelerde uygulanmayacaktır.”

4. Tebliğin sonuna aşağıdaki bölümler eklenmiştir.

“38. 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu Kapsamında Düzenlenen Ürün Senetlerinde Kazanç İstisnası

38.1. Kurumlar vergisi istisnası

5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu4 17/2/2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Kanunla, depolanmaya uygun nitelikteki hububat, bakliyat, pamuk, tütün, fındık, yağlı tohumlar, bitkisel yağlar, şeker gibi standardize edilebilen temel ve işlenmiş tarım ürünlerinin standartları belirlenerek emniyetli ve sağlıklı koşullarda depolanması ile ürün senetleri vasıtasıyla ticaretinin kolaylaştırılması amaçlarıyla, lisanslı depo işletmelerinin ve yetkili sınıflandırıcıların kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin usul ve esaslar ile lisanslı depoculuk sistemine ilişkin diğer hususlar düzenlenmiştir.

5904 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen ve 3/7/2009 tarihinde yürürlüğe giren geçici 76 ncı maddeyle, tarım ürünleri ticaretini kolaylaştırmak ve geliştirmek üzere oluşturulan tarım ürünleri lisanslı depoculuk sisteminin teşvik edilmesi amacıyla, ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar 31/12/2014 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

38.2. Vergi kesintisi uygulaması

Ürün senetleri esas itibarıyla, standardı, nitelik ve özellikleri belirli bir tarım ürününün mülkiyetini ifade ettiğinden, ürün senedinin el değiştirmesine paralel olarak senette tanımlanan ürünün mülkiyeti de el değiştirmektedir.

Gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilen bu kazançlar üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (11) numaralı bendi ve 164 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği çerçevesinde vergi kesintisi yapılması da söz konusu olmayacaktır.

39. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerde (KOBİ) Birleşme İşlemleri

5904 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 5 inci maddede, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) 31/12/2009 tarihine kadar yapacakları birleşme işlemlerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

39.1. Tanımlar

39.1.1. KOBİ tanımı

Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin üçüncü fıkrasında, bu madde uygulamasına göre Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ) tanımına yer verilmiştir.

Buna göre, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ);

– 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde kurulan,

– 2008 yılının Aralık ayına ilişkin olarak verilen sigorta bildirgesine göre 10 ilâ 250 işçi çalıştıran,

– 2008 hesap döneminin sonu itibarıyla yıllık net satışlar toplamı 25 milyon TL’yi geçmeyen veya aktif toplamı 25 milyon TL’den az olan ticari işletmeleri ifade etmektedir.

Bu tanım çerçevesinde, 2008 yılının Aralık ayına ilişkin olarak verilen sigorta bildirgesine göre 10’dan az veya 250’den fazla işçi çalıştıran işletmeler anılan madde çerçevesinde KOBİ olarak değerlendirilmeyecektir.

Bir işletme, 250’den az işçi çalıştırmakla birlikte, 2008 hesap döneminin sonu itibarıyla yıllık net satışlar veya net aktif toplamı 25 milyon TL’den fazla ise yine KOBİ kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Aynı şekilde, 1/1/2009 tarihinden sonra kurulan işletmeler de geçici 5 inci madde kapsamında KOBİ olarak değerlendirilmeyecektir.

39.1.2. KOBİ’lerde birleşme tanımı

Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin üçüncü fıkrasında, bu madde uygulamasına göre “Birleşme” tanımına yer verilmiştir.

Birleşme: Tam mükellef iki veya daha fazla KOBİ’nin Kurumlar Vergisi Kanununun 18 inci maddesi uyarınca birleşerek yeni bir sermaye şirketi* oluşturmalarını ya da tam mükellef bir veya birkaç KOBİ’nin tam mükellef olan ve sermaye şirketi* statüsündeki diğer bir KOBİ’ye devrolunmasını ifade etmektedir.

Dolayısıyla,

– Birleşen (devralınan ve devralanlar dahil) şirketlerin KOBİ niteliğinde olması,

– Birleşme neticesinde bir sermaye şirketinin kurulmuş olması veya devralan şirketin bir sermaye şirketi olması gerekmektedir. Ancak, birleşme işlemi sonucunda kurulacak yeni sermaye şirketi ile devralan şirketin birleşme işleminden sonra KOBİ şartlarını taşıyıp taşımadığının bir önemi bulunmamaktadır.

Bu kapsamda yapılan birleşmelerin Kanunun 19 uncu maddesi çerçevesinde yapılan vergisiz birleşmelerle ilgisi bulunmamaktadır.

39.2. Geçici 5 inci maddede düzenlenen teşvikler

39.2.1. KOBİ birleşmelerinde kurumlar vergisi istisnası uygulaması

Kanuna eklenen geçici 5 inci madde ile KOBİ’lerin 31/12/2009 tarihine kadar birleşmeleri halinde bu birleşmeden doğan kazançların kurumlar vergisinden istisna edileceği hükme bağlanmış, birleşme nedeniyle infisah eden kurumun birleşme tarihinin içinde bulunduğu son hesap döneminde elde ettiği kazançları ile birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde elde edilen kazançları üzerinden alınacak kurumlar vergisine ilişkin oranı %75’ine kadar indirme hususunda Bakanlar Kuruluna, maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirleme hususunda da Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

KOBİ tanımı kapsamındaki işletmelerin geçici 5 inci maddeye göre 31/12/2009 tarihine kadar yaptıkları birleşmelerde;

– Birleşilen kurum tarafından münfesih kurumun birleşme tarihindeki sabit kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle bir bütün halinde devralınması ve bilançosuna kaydedilmesi,

– Birleşmeden doğan kazançların tamamının birleşme tarihi itibarıyla birleşilen şirketin sermayesine eklenmesi,

– Birleşilen kurumun, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini; münfesih kurumun, birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde birleşme nedeniyle vereceği kurumlar vergisi beyannamesine ekli bir taahhütnameyle taahhüt etmesi,

– Birleşme sonrasında üç yıl süreyle aylık ortalama bazda birleşilen kurum ile münfesih kurum tarafından 1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta bildirgelerine göre istihdam edilenlerin toplamından az olmamak üzere aylık istihdam sağlanması

şartlarıyla birleşme işlemlerinden doğan kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilecektir.

Söz konusu istisna kazançlar, kurum kazancına dahil edildikten sonra yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde ilgili satıra yazılmak suretiyle beyan edilecektir.

Münfesih kurumun birleşme tarihine kadar olan faaliyet kazançları ise bu istisna kapsamında bulunmamaktadır.

39.2.2. KOBİ birleşmelerinde indirimli kurumlar vergisi uygulaması

Kanunun geçici 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında, KOBİ birleşmelerinde indirimli kurumlar vergisi uygulamasına yer verilmiştir.

Buna göre,

– Birleşme nedeniyle infisah eden kurumun, birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde elde ettiği kazançlar,

– Birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde elde ettiği kazançlar

anılan geçici maddenin onbirinci fıkrasına göre belirlenen indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle vergilendirilecektir.

Maddenin onbirinci fıkrasında Bakanlar Kuruluna, KOBİ birleşmelerinden yararlanan işletmeler için kurumlar vergisi oranını % 75’ine kadar indirimli uygulatma hususunda yetki verilmiştir.

Örnek 1: 1/8/2009 tarihinde KOBİ niteliğindeki (A) Ltd. Şti., KOBİ niteliğindeki mevcut (B) A.Ş.’ye geçici 5 inci madde uyarınca devrolunmuştur.

– (A) Ltd. Şti.’nin birleşme işleminden doğan kazançları kurumlar vergisi istisnasından,

– (A) Ltd. Şti.’nin 1/1/2009-1/8/2009 kıst döneminde elde ettiği faaliyetlerinden doğan kazançları indirimli kurumlar vergisinden,

– (B) A.Ş.’nin 1/1/2009-31/12/2009 dönemi kurum kazançları indirimli kurumlar vergisinden,

– (B) A.Ş.’nin 1/1/2010-31/12/2010 dönemi kurum kazançları indirimli kurumlar vergisinden,

– (B) A.Ş.’nin 1/1/2011-31/12/2011 dönemi kurum kazançları indirimli kurumlar vergisinden yararlanabilecektir.

39.3. Teşviklerden yararlanılabilmesine ilişkin şartlar

39.3.1. Birleşme kapsamında kıymetlerin devri

Kanunun geçici 5 inci maddesi uyarınca yapılacak KOBİ birleşmelerinde, münfesih kurumun birleşme tarihindeki sabit kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle bir bütün halinde birleşilen kurum tarafından devralınması ve bilançosuna kaydedilmesi gerekmektedir.

Sabit kıymet ifadesinden, Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesi uyarınca amortisman mevzuunu oluşturan iktisadi kıymetlerin anlaşılması gerekmektedir. Dolayısıyla, gayrimenkullerle anılan Kanunun 269 uncu maddesi gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetler ile alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmleri sabit kıymet olarak dikkate alınacaktır. Buna göre, birleşen münfesih kurumun aktifinde görünen birleşme tarihindeki sabit kıymetler, rayiç bedelle birleşilen kuruma devredilecektir.

Münfesih kurumun sabit kıymetler dışındaki diğer kıymetleri ise Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle birleşilen kuruma devredilecektir.

39.3.2. Birleşme işleminden doğan kazançların sermayeye eklenmesi

KOBİ birleşmelerinde münfesih kurumda doğan birleşme kazançlarının birleşme tarihi itibarıyla birleşilen kurumun sermayesine eklenmesi gerekmekte olup sermayeye eklenecek kazanç tutarı, birleşme nedeniyle kurumlar vergisinden istisna edilen kazanç tutarı ile aynı olacaktır.

39.3.3. Birleşen ve birleşilen kurumlar arasındaki külli halefiyet

KOBİ birleşmelerinde, birleşilen kurumun, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini, münfesih kurumun birleşme nedeniyle vereceği kurumlar vergisi beyannamesine ekli bir taahhütnameyle taahhüt etmesi gerekmektedir.

Buna göre, birleşilen kurum birleşen kurumun külli halefi haline gelmektedir. İster tahakkuk etmiş olsun isterse daha sonraki tarihlerde doğacak olsun birleşen kurumun bütün vergi borçlarından birleşilen kurum sorumlu olacaktır.

39.3.4. İstihdam şartı

KOBİ birleşmelerinde, birleşme işlemi sonrasında birleşilen kurumda, üç yıl süreyle aylık ortalama bazda, birleşilen kurum ile münfesih kurum tarafından 1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta bildirgelerine göre istihdam edilenlerin toplamından az olmamak üzere aylık istihdam sağlanması gerekmektedir.

Örnek 2: (A) Ltd. Şti. 2008 Aralık ayında vermiş olduğu sigorta bildirgesine göre 15 işçi çalıştırmaktadır. Söz konusu şirket 1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta bildirgesinde ise 8 işçi çalıştırmaktadır. Şirketin KOBİ tanımına ilişkin diğer koşulları sağladığı varsayılmıştır. Şirket, KOBİ niteliğindeki, 1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta bildirgesine göre 30 işçi çalıştıran (B) A.Ş.’ye 1/8/2009 tarihinde geçici 5 inci madde çerçevesinde devrolunmuştur.

Buna göre, birleşilen kurumun, bu tarihten itibaren üç hesap dönemi boyunca (31/12/2011 tarihine kadar) her ay itibarıyla 38 işçi istihdam şartını yerine getirmesi gerekecektir.

Bu süre zarfında herhangi bir ayda bahse konu istihdam şartının sağlanamaması halinde, birleşmeden dolayı istisna ve indirimli oran uygulamasından yararlanılabilmesi mümkün olmayacaktır. İzleyen aylarda istihdam şartı yeniden sağlansa dahi geçici 5 inci maddede yer alan teşviklerden yararlanılamayacaktır.

Dolayısıyla, istihdam şartı ile birlikte geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer şartların da yerine getirilmesi halinde istisna ve indirimli oran uygulamasından yararlanılabilmesi mümkün olup şartların ihlali halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, genel hükümlere göre birleşilen kurumdan tahsil edilecektir.

39.3.5. Birleşilen kurumun daha sonraki tarihlerde birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulmaması

Geçici 5 inci maddenin dördüncü fıkrasına göre, birleşilen kurumun; birleşme tarihinden itibaren indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı izleyen üçüncü yılın sonuna kadar;

– Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddelerine göre birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulmaması,

– Tasfiye edilmemesi,

– Sermaye azaltımında bulunmaması

gerekmektedir. 31/12/2009 tarihine kadar KOBİ’lerin kendi aralarında yapacakları birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi işlemleri bu şartların ihlali anlamına gelmemektedir.

Bu şartlara uyulmaması durumunda, birleşmeden dolayı istisna uygulaması nedeniyle veya indirimli kurumlar vergisi uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ceza uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte birleşilen kurumdan tahsil edilecektir.

39.4. Birleşme tarihi

Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, birleşilen kurumun, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini, münfesih kurumun, birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde birleşme nedeniyle vereceği kurumlar vergisi beyannamesine ekli bir taahhütnameyle taahhüt etmesi gerektiği belirtilmektedir.

Türk Ticaret Kanununa göre aksine bir belirleme olmadıkça hukuki durum tescille birlikte hüküm ifade etmektedir. Kurumlar Vergisi Kanununun 20 nci maddesinde ise şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, devir tarihi olarak kabul edilmiştir.

Dolayısıyla, KOBİ birleşmesinin ticaret sicilinde tescil edildiği tarih, birleşme tarihi olarak kabul edilecek ve KOBİ birleşmelerine yönelik olarak 31/12/2009 tarihine kadar yapılan tesciller geçici 5 inci madde kapsamında değerlendirilecektir.

39.5. Birleşme beyannamesinin verilme süresi

Münfesih kurumun birleşme tarihine kadar olan faaliyet kazançları ile birleşme kazançlarının yer aldığı beyannamenin, birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde münfesih kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.

Birleşme nedeniyle verilecek bu beyanname, münfesih kurum adına birleşilen kurum tarafından verilecektir. Bu beyannamenin ekinde ayrıca, birleşilen kurumun münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini belirten taahhütnamenin yer alması gerekmektedir.

39.6. Diğer hususlar

39.6.1. KOBİ birleşmelerinde zarar mahsubu

Geçici 5 inci madde uyarınca gerçekleştirilecek KOBİ birleşmelerinde, birleşen kurumların birleşme tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararları, Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen şartlarla kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendiyle sadece faaliyetten doğan zararların mahsubuna izin verilmektedir. Dolayısıyla, KOBİ birleşmelerinde münfesih kurumda, birleşme işlemi nedeniyle zarar ortaya çıkması halinde, bu zararların birleşilen kurum tarafından mahsup edilmesine imkan bulunmamaktadır.

Buna göre, KOBİ birleşmelerinde,

– Birleşen ve birleşilen kurumların son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerini kanunî süresinde vermiş olmaları,

– Birleşen kurumun faaliyetine birleşmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi

şartlarıyla, birleşme nedeniyle infisah eden kurumların birleşme tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen faaliyet zararları, birleşilen kurum tarafından kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

Örnek 3: KOBİ niteliğindeki (K) Ltd. Şti.’nin, KOBİ niteliğindeki mevcut (L) A.Ş.’ye Kanunun geçici 5 inci maddesi çerçevesinde devrolunması halinde, münfesih limited şirketin devreden faaliyet zararları, bu şirketin birleşme tarihi itibarıyla tespit edilmiş öz sermayesini geçmemek şartıyla (L) A.Ş. tarafından Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen şartlarla mahsup edilebilecektir.

Örnek 4: (A) Ltd. Şti. ve (B) Ltd. Şti. unvanlı KOBİ niteliğindeki iki kurum, yeni kurulacak (C) A.Ş. bünyesinde geçici 5 inci madde çerçevesinde birleşeceklerdir. (A) Ltd. Şti. ve (B) Ltd. Şti.’nin birleşme tarihindeki öz sermaye tutarları ile faaliyet kâr/zarar durumları aşağıdaki gibidir:

(A) Ltd. Şti.        (B) Ltd. Şti.

Öz sermaye: 10.000.- TL  Öz sermaye: 50.000.- TL

Faaliyet zararı: 15.000.- TL           Faaliyet zararı: 30.000.- TL

Birleşme zararı: 10.000.- TL          Birleşme kârı: 20.000.- TL

– (A) Ltd. Şti.’nin faaliyet sonuçlarının konsolide edilmesi sonucu birleşme nedeniyle vereceği kurumlar vergisi beyannamesi aşağıdaki şekildedir:

Ticari Bilanço Zararı                                 (25.000)

Birleşme Kazancı İstisnası             (0)

Cari Dönem Zararı                                   (25.000)

Söz konusu şirketin 25.000.- TL’lik bu zararının 10.000.- TL’si birleşme nedeniyle ortaya çıktığından, bu tutarın (C) A.Ş. tarafından mahsup edilebilmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca, 15.000.- TL’lik faaliyet zararının ise sadece öz sermaye tutarını aşmayan 10.000.- TL’si (C) A.Ş. tarafından mahsup edilebilecektir.

– (B) Ltd. Şti.’nin faaliyet sonuçlarının konsolide edilmesi sonucu birleşme nedeniyle vereceği kurumlar vergisi beyannamesi aşağıdaki şekildedir:

Ticari Bilanço Zararı                     (10.000)

Birleşme Kazancı İstisnası             (20.000)

Cari Dönem Zararı                       (30.000)

Bu durumda, 30.000.- TL’lik zararın tamamı söz konusu şirketin öz sermaye tutarını aşmadığından (C) A.Ş. tarafından mahsup edilebilecektir.

39.6.2. Amortisman uygulamaları

KOBİ birleşmelerinde, birleşme nedeniyle infisah eden kurumdan devralınan amortismana tabi iktisadi kıymetler için faydalı ömürleri dikkate alınmak suretiyle münfesih kurumdaki kayıtlı değerleri üzerinden kalan süre için amortisman ayrılabilecektir.

Dolayısıyla, amortismana tabi iktisadi kıymetler için birleşilen kurumda yapılacak amortisman uygulamalarında, bu kıymetlerin devir değerleri değil, münfesih kurumdaki birikmiş amortismanlar dahil kayıtlı değerleri esas alınacaktır. Aynı şekilde bu kıymetlerin faydalı ömürlerinden, infisah eden kurumda amortismana tabi tutulan süreler düşülecek ve birleşilen kurumda kalan süre itibarıyla amortisman uygulaması yapılabilecektir.

Örnek 5: Amortismana tabi bir iktisadi kıymetin birleşen kurumdaki kayıtlı değerinin 10.000.- TL, faydalı ömrünün 5 yıl, birikmiş amortisman tutarının 4.000.- TL (Normal amortisman usulüne göre) ve birleşme işlemindeki rayiç bedelinin 12.000.- TL olduğunun varsayılması halinde, bu kıymet birleşilen şirkete 12.000.- TL üzerinden bir değerle devredilmiş olsa dahi birleşilen kurumda kalan 3 yıllık faydalı ömrü dikkate alınmak suretiyle toplam 6.000.- TL üzerinden amortisman uygulamasına konu olabilecektir.

39.6.3. Birleşilen kurumda devralınan varlıkların satışı nedeniyle doğan zararlar

Kanunun geçici 5 inci maddesinin yedinci fıkrasına göre, KOBİ birleşmelerinde birleşilen kurum tarafından birleşme işlemi nedeniyle devralınan varlıkların, devir bedelinden düşük bir bedelle satılması durumunda oluşan zararlar, bu kurumun kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılmayacaktır.

39.6.4. Taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası karşısındaki durumu

Kanunun geçici 5 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, KOBİ birleşmelerinde, birleşme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının indirimli kurumlar vergisi uygulanan hesap dönemleri içinde satışı halinde, ayrıca Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmünün uygulanması mümkün değildir.

39.6.5. Sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla yapılan işlemlerin durumu

5904 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmünde, 31/12/2009 tarihine kadar uygulanacak KOBİ birleşmelerinde, birleşen veya birleşilen şirketlere anılan Kanunun 13 üncü maddesine göre ilişkili kişi sayılanlar tarafından istihdamın veya faaliyetin kaydırılması gibi sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla yapılan işlemlerin bulunması halinde, geçici 5 inci maddedeki teşviklerden yararlanılamayacağı belirtilmiştir.

KOBİ birleşmelerine tanınan teşvikin amacı, KOBİ’lerin mali yapılarının güçlendirilmesi, ölçek verimliliğinin sağlanması, rekabet ortamına uyum kapasitelerinin geliştirilmesi, istihdam düzeylerinin artırılmasıdır. Bu amaçlar dışında, kurumlarda Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine göre; gelir vergisi mükelleflerinde Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre ilişkili kişi kabul edilenler tarafından birleşen ve birleşilen şirketlere, yüksek katma değeri ve kârlılığı bulunan faaliyetlerin ya da istihdamın kaydırılarak sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla yapılan benzeri işlemlerin bulunması halinde, anılan madde kapsamındaki teşviklerden yararlanılamayacaktır. Sayılan işlemler veya benzerleri gibi sadece teşvikten yararlanmak amacıyla yapılan işlemlerin, birleşen kurumlarda birleşme tarihinden önce veya sonra yapılması arasında fark bulunmamaktadır. Ayrıca, bu tür kötüye kullanım hallerinde, hem birleşen hem de birleşilen kurumların Kanunun geçici 5 inci maddesinde yer alan teşviklerden yararlanmaları mümkün değildir.”

Tebliğ olunur.

——————————

1          3/7/2009 tarihli ve 27277 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

2          3/4/2007 tarihli ve 26482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

3          6/11/1981 tarihli ve 17506 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

4          17/2/2005 tarihli ve 25730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

*          5904 sayılı Kanunla, Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 7 nci madde hükmü gereği, “anonim şirket” ifadeleri, “sermaye şirketi” olarak dikkate alınacaktır.