MİLLÎ EMLÂK GENEL TEBLİĞİ (Sıra No: 268)

26 Ağustos 2003 SALI Sayı : 25211

MİLLÎ EMLÂK GENEL TEBLİĞİ

(Sıra No: 268)

16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun, 19 Şubat 1995 tarihli ve 22207 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 29.06.2001 tarihli ve 4707 sayılı, 03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunlar ile anılan Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi nedeniyle, 4070 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır.

1- KANUNUN AMACI

4070 sayılı Kanun, Hazineye ait tarım arazilerinin bunları kullananlara, kiralayanlara, hissedarlarına ve taşınmazın bulunduğu köy veya belde ile sosyo-ekonomik ilişkisini kesmemiş olanlara, satışına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

2- KANUNUN UYGULANACAĞI TAŞINMAZLAR

Kanun kapsamına sadece Hazineye ait tarım arazileri girmektedir. Ancak, tapu kütüğündeki cinsi tarım arazisi olmamakla birlikte, imar ve ihya edilerek tarımsal nitelik kazandırılan ve tarımsal amaçla kullanılan taşlık, kayalık, çalılık vb. yerlerin de cins değişikliği yapılmak suretiyle Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazın bir kısmında konut, ahır ve kümes vb. yapıların bulunması halinde, burada esaslı unsur tarım arazisinin kullanılması olacağından, herhangi bir ifraz işlemi yapılmaksızın taşınmazın tümünün bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi, tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazın bir kısmında fabrika, işyeri, ticarethane, atölye, imalathane, depo, mandıra, besi çiftliği vb. bulunması halinde ise bu kısımların hak sahipleri tarafından ifraz ettirilmesinden sonra, tarımsal amaçla kullanılan kısmının bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi, ifraz edilen kısımlarının ise Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre satışlarının yapılması sağlanmalıdır.

3- KANUNUN UYGULANMAYACAĞI TAŞINMAZLAR

4070 sayılı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca, Hazineye ait tarım arazilerinden bu Kanuna göre satışı yapılmayacak olanlar aşağıda belirtilmiştir;

3.1- Kadastrosu yapılmamış olan yerler

Kadastrosu yapılmamış olan yerler ile anlatılmak istenen; 3402 sayılı Kadastro Kanunu ya da bu Kanundan önceki mevzuat gereğince hiç çalışma yapılmamış olan köy ya da mahalle çalışma alanı içindeki yerler ile kadastro çalışmaları halen devam eden, tespit ve tahdit işlemleri tamamlanmadığı için askı ilanları yapılmamış olan yerler anlaşılmalıdır.

Kadastro Kanunu çerçevesinde tespit ve tahdit işlemleri tamamlanarak, askıya çıkmış olan yerler, iki yıllık başvuru süresi içinde askıya çıkma işleminin yapılmış olması şartıyla, 4070 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Askı süresinin başvuru süresinden sonra bitmiş olması, Kanunun uygulanmasına engel teşkil etmez, ancak uygulama askı ilanının kesinleşmesinden sonra yapılır.

Kadastro gören yerlerden iken tescil harici bırakılan yerler ile Hazine veya şahıslar tarafından kadastro tespitine yapılan itiraz ve açılan davalar sonucu Hazine adına tescil edilecek taşınmazlar da bu Kanun kapsamında değerlendirilecektir.

3.2- Kamu hizmetine tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılan taşınmazlar.

3.3- Belediye imar planları sınırları içinde kalan alanlar ile büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerin, bu belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan yerler. Burada “belediye imar planları sınırları içinde kalan yerler…” ile anlatılmak istenen 1/5000 ölçekli nazım imar planları sınırları içinde kalan yerlerdir. Büyükşehir belediyelerinin bulunduğu yerlerde ise büyükşehir belediyelerinin belediye ve mücavir alan sınırları esas alınacaktır.

3.4- Kamu kurum ve kuruluşlarının hazırladıkları planlarda tarım dışı kullanıma ayrılmış alanlar.

3.5- Bir veya birbirine bitişik parsellerde yüzölçümü, asgarî sulu arazide 600, kuru arazide 2.000 dönüm olan ve ilgili kamu kuruluşlarınca ihtiyaç duyulan yerler.

3.6- Deniz kıyı kenar çizgisine 2.000 metre, tabiî ve sun’î göl kenar çizgisine 500 metreden az mesafede bulunan alanlar.

3.7- 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan alanlar ile 17.10.1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun gereğince Çevre ve Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmazlar.

3.8- 2565 sayılı Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa göre 1 inci derecede askerî yasak bölge kapsamına giren yerler.

3.9-  2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında olan alanlar.

3.10- 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olup da Kültür Bakanlığınca satılmasına izin verilmeyenler.

3.11- 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilan edilen yerler.

3.12- 1164 sayılı Arsa Ofisi Kanunu amaçlarında kullanılacak taşınmazlar.

3.13- Maliye Bakanlığınca belirlenecek bölge, il ve ilçelerde bulunan taşınmazlar. Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerinden doğan ihtiyaçlar ve zorunluluklar nedeniyle kapsam dışı tutulacak il ve ilçeler 05.06.1996 tarihli ve 216 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile duyurulmuştur.

3.14- 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesi uyarınca toplulaştırma yapılan yerlerde bulunan taşınmazlar.

4- DOĞRUDAN SATIŞ

Doğrudan satış yöntemi, Hazineye ait tarım arazilerinin hissedarlarına, topraksız ya da yeterli toprağı olmayan kiracılara veya kullanıcılarına satışında uygulanır. Hazineye ait tarım arazileri, Kanunun 5 ve 7 nci maddelerine göre kiracılar ile kullanıcıların kanuni mirasçılarına doğrudan satılamaz, kanuni mirasçılar sadece bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen öncelikli alım hakkından yararlanırlar.

Hak sahibi kişinin 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık başvuru süresi içinde, ilgili defterdarlık  veya malmüdürlüğüne örneği EK: 1 de yer alan dilekçe ile başvurması gerekir.

4916 sayılı Kanun ile 4070 sayılı Kanunda belirtilen sulu arazide 40, kuru arazide 100 dönüm sınırlaması kaldırıldığından, daha önce bu miktar sınırlaması nedeniyle kullandıkları arazinin tamamını doğrudan veya ihale ile satın alamayan kişilerin başvuruda bulunmaları halinde, taleplerinin bu Kanuna göre değerlendirilmesi gerekir.

4.1- Öngörülen Koşul:

Hazineye ait tarım arazilerinin Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kiracılara, hissedarlara ve tarımsal amaçla kullananlara doğrudan satılabilmesi için; bu kişilerin birikmiş kira ve ecrimisil borçlarının asıllarını % 20 fazlası ile ödemeleri gerekmektedir. Bu şekilde ödeme yapıldığı takdirde ayrıca gecikme zammı ve faiz tahsil edilmeyecektir.

4.2- Doğrudan Satış Yapılabilecek Kişiler:

a) Kiracılara satış: 4070 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre, topraksız ve yeterli toprağı olmaması nedeni ile 31.12.2002 tarihinden önce 06.10.1994 tarihli ve 198 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca kendilerine Hazineye ait tarım arazisi kiraya verilen ve 31.12.2002 tarihi itibariyle kiracılık sıfatı devam eden kiracılara, başvurmaları durumunda rayiç bedel üzerinden doğrudan satış yapılabilir. Topraksız ve yeterli toprağı olmaması nedeni ile kiracı olanlara doğrudan satışta, bu taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile kullanım şartı aranmaz.

b) Hissedarlara satış: Kanunun 6 ncı maddesine göre, Hazinenin tarım arazilerindeki hissesi, diğer hissedarlara rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir.

Hisseli taşınmazın, hissedarların dışında kiracı veya başka bir şahıs tarafından kullanılması halinde, öncelik hissedarlara tanınacaktır. Hissedarlar tarafından satın alınmaması halinde, taşınmaz hak sahibi kiracıya veya kullanan şahsa satılacaktır.

Taşınmazın payları eşit olan ya da olmayan birden fazla hissedarı olması halinde, başvuruda bulunana hissesi oranında satış yapılacaktır. Kalan Hazine hissesinin satışı, hissedarlar arasında eşitsizlik yaratmamak bakımından Kanunun öngördüğü başvuru süresi bittikten sonra başvuruda bulunan hissedarlara hisseleri oranında yapılmalıdır. Ancak, diğer hissedarlar kendisine düşen Hazine hissesini almak istemediklerini noter onaylı belge ile bildirmeleri halinde, bu süre beklenmeksizin Hazine hissesi yine hisseleri oranında diğer hissedarlara satılacaktır.

c) Tarımsal amaçla kullananlara satış: Hazineye ait tarım arazilerinin kullanıcılarına doğrudan satılabilmesi için bu taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanıldığının Hazinece belirlenmiş olması gerekmektedir.

06.10.1994 tarihli ve 198 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği dışında kendilerine Hazineye ait tarım arazisi kiraya verilen ve 31.12.2002 tarihi itibariyle kiracılık sıfatı devam eden kiracıların talepleri, kullanıcı olarak değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.

Taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanıldığının belirlenmesi, millî emlâk veya muhakemat kayıtlarındaki birbirini doğrulayan bilgi veya belgeler (taşınmazın dosyasındaki tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, mahkeme kayıtları, idari yoldan tahliye kayıtları, muhtar ve bilirkişi yazılı beyanları, ecrimisil tahsilat makbuzları, taşınmazın dosyasındaki kadastro veya tapulama tutanağı, tapu kütüğündeki şerhler gibi) üzerinden yapılır.

Hazineye ait bir parselin tamamının birden fazla şahıs tarafından kullanılması halinde, parsel fiilî kullanım durumuna göre ifraz edildikten sonra satılacaktır. Ancak, kullananlar kendi aralarında anlaştıkları takdirde parselin tamamının hisseli olarak satılması da mümkündür. Hazineye ait parselin kısmen kullanılması halinde, kullanılmayan kısım ifraz edilerek genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

d) Mülga 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince tapuda adına şerh bulunanlara satış: 4070 sayılı Kanunun 7 nci maddesine eklenen üçüncü fıkra gereğince, Hazineye ait taşınmazlardan, mülga 28.6.1966 tarih, 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince üzerine şerh konulmuş ve 21.6.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi gereğince ilgililerince talep ve dava edilmemiş olanlar, tapuda adına şerh bulunanlara veya bunların yasal mirasçılarına, 31.12.2002 tarihinden önce 5 yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanılması ve bu hususun Hazinece belirlenmesi şartına bağlı olmaksızın, doğrudan satılabilecektir. Şerhlere ilişkin olarak 11.02.1989 tarihli ve151 sıra numaralı Milli Emlak Genel TebliğininII/C-a  bölümünde yer alan açıklamalar dikkate alınacaktır.

Bu taşınmazlar üzerindeki şerhler, taşınmazın hak sahipleri tarafından 03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde satın alınmak üzere talep edilmemesi halinde, tapu idarelerince resen kaldırılır.

5- İHALE YOLU İLE SATIŞ

İhale yolu ile satış, Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış yönteminden yararlanamayacak durumda olup da, Kanunda belirtilen diğer şartları taşıyanlara yapılan satışlarda uygulanır.

Bu satış, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda öngörülen satıştan, ihaleye katılım ve ilan yönünden farklıdır. İhale yöntemi ile satılacak tarım arazilerinin, doğrudan satıştan farklı olarak, köy veya belde sınırları içinde olması gerekmektedir. Bu nedenle il veya ilçe belediye sınırları içinde kalan tarım arazilerinin satışında 8 inci madde hükümleri uygulanmayacaktır.

5.1- İhalelere katılabilecek kişiler4070 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre tarım arazilerinin satışı ile ilgili ihalelere;

a) Taşınmazın bulunduğu köy veya belde nüfusuna kayıtlı ve o köy veya beldede oturmakta olan,

b) Taşınmazın bulunduğu köy veya belde nüfusuna kayıtlı ve 31.12.2002 tarihinden önce o köy veya beldede bir taşınmazı malik veya zilyed olarak tasarruf eden,

gerçek kişiler katılabilirler.

5.2- İhale yolu ile yapılan satışlarda ilan: Tarım arazilerinin satışına ait ilan, köy veya belde muhtarlıklarına bildirilerek, köyde alışılmış usullere göre duyurularak yapılır. Gerekli görülen durumlarda, bunlara ek olarak belirlenecek başka yollarla da ilan yapılabilir.

5.3- Geçici teminat:4706 sayılı Kanunun 7/A maddesi genel hüküm niteliğinde olduğundan, 4070 sayılı Kanuna göre ihale yoluyla yapılacak satışlarda, ita amirinin onayı ile tahmin edilen bedelin yüzde 3 ünden az olmamak üzere yüzde 30 una kadar geçici teminat alınabilir. Alınan geçici teminatın peşin satışlarda ihale bedelinin ödenmesinden, taksitli satışlarda ise peşinat tutarının ödenmesinden sonra iade edilmesi gerekmektedir.

5.4- Öncelikli alım hakkı: Kanunun 8 inci maddesi hükmüne göre; 31.12.2002 tarihinden önce Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış hakkından yararlanamamış olanlar veya bunların kanuni mirasçıları taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu hususun Hazinece belirlenmiş olması koşuluyla, ihale yoluyla satışa çıkarılan tarım arazilerini öncelikli alım hakkına sahiptirler.

4070 sayılı Kanunun 9 ve Geçici 2 nci maddeleri uyarınca tarım arazilerinin satışı sırasında öncelikli alım hakkının kullanılabilmesi için, hak sahibi kişinin 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık başvuru süresi içinde, ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğüne örneği EK: 1 de yer alan dilekçe ile başvurması gerekir.

Öncelikli alım hakkı olan kişiler ihaleye katılsın veya katılmasın, ihale ita amirince onaylanmadan önce kendilerine 7 gün içinde yapılacak tebligat üzerine, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmeleri halinde, ihale öncelikli alım hakkı sahibine yapılır ve bu durum üzerinde ihale kalan müşteriye bildirilir.

Öncelikli alım hakkı sahibi, bu süre içinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmez ise üzerinde ihale kalan müşteriye 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılarak işlemler tamamlanır.

Tarım arazisinin satışının ilk ihalesinde istekli bulunmadığı takdirde, ikinci ve izleyen ihalelerde öncelikli alım hakkı kullanılamaz.

Kanuni mirasçılardan birinin öncelikli alım hakkından faydalanmak üzere başvurusu, taşınmazın satışa çıkarılması için yeterli olup, ihaleye çıkılmadan önce taşınmazın hangi kanuni mirasçılar tarafından fiilen kullanıldığı idarece tespit edilerek, öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılar belirlenir. İhaleye ilişkin bilgiler, ihale yapılmadan önce öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara yazı ile bildirilerek, ihaleye iştirak etmeleri istenir.

Yapılan ihale sonucu, öncelikli alım hakkı sahibi kanuni mirasçılara, ihaleye katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın, bu hakkın kullanılabilmesi bakımından 15 gün içinde idareye başvurmaları, aksi halde haklarından feragat etmiş sayılacakları tebliğ edilir.

Talepte bulunan öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmelerine ilişkin ikinci bir tebligat yapılır. Birden fazla talipli olması halinde, satış veraset ilamında gösterilen hisseleri oranında yapılır.

Örneğin, 10.000 m2 Hazineye ait taşınmazı 25.09.1999 tarihinden itibaren kullanan şahıs, 31.12.2002 tarihinden sonra vefat etmiştir. Şahsın 4 kanuni mirasçısı olup, her birinin hisse oranı eşittir. Kanuni mirasçılardan biri 05.08.2003 tarihinde Kanundan faydalanmak üzere başvurmuştur. Taşınmazı 3 mirasçı fiilen kullanmaktadır.

İdare öncelikle, veraset ilamında gösterilen öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılardan hangisinin o taşınmazı fiilen kullandığını tespit eder. İdarece yapılan tespitte, taşınmazın 3 mirasçı tarafından fiilen kullanıldığı anlaşılmıştır. İdare, ihale işlemlerini tamamlayarak, ihale gün ve saatini öncelikli alım hakkına sahip 3 mirasçıya bildirir ve yapılacak ihaleye iştirak etmelerini ister.

İhale yapılmış ve ihaleye 2 mirasçı katıldığı halde, ihale başka bir şahıs üzerinde kalmıştır. Bu durumda idarece, ihaleye katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın öncelikli alım hakkı sahibi kanuni mirasçıların üçüne, bu hakkın kullanılabilmesi bakımından 15 gün içinde idareye başvurmaları, aksi halde haklarından feragat etmiş sayılacakları tebliğ edilir. Yapılan tebligata 2 mirasçı icabet etmiştir.

Talepte bulunan öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmelerine ilişkin ikinci bir tebligat yapılır. 2 mirasçıya veraset ilamında gösterilen hisselerine, diğer mirasçıların hisseleri de eklenmek suretiyle bulunacak hisseleri oranında satış yapılır. Örneğimizde, taşınmaz 10.000 m2 ve hisse oranları eşit olduğundan her bir mirasçı, 5.000 m2 satın alabilecektir.

6- SATIŞ BEDELİNİN TAHSİLİ, TESCİL VE TAKSİTLE ÖDEME

4706 sayılı Kanunun genel hüküm niteliğindeki 5 inci maddesine göre, satılan taşınmazın satış bedelleri peşin veya taksitle ödenebilir. 4070 sayılı Kanuna göre yapılacak taksitli satışlarda satış bedeli, herhangi bir parasal sınıra tabi olmaksızın, en az 1/4’ü peşin ödenmek şartıyla, en fazla 2 yıl içinde faizsiz olarak eşit taksitlerle ödenebilir. İlk taksit, peşinatın alınmasından itibaren 6 ay içinde, kalan taksitler ise ilk taksidi takip eden en fazla 3’er aylık dönemler halinde tahsil edilebilir. Satış bedelinin taksitle ödenmesi halinde, müşteri ile idare arasında örneği EK: 2 de yer alan sözleşme düzenlenir. Sözleşme düzenlenmesinde noter tasdikine gerek yoktur. Düzenlenen sözleşmenin bir örneği müşteriye verilir.

Taşınmazın bedelinin  tamamı ödenmeden tapuda ferağ verilmez. Ancak, taksitli satışlarda, taksit tutarlarını karşılayacak miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu verilmesi halinde, defterdarlık veya malmüdürlüğünün örneği EK: 3/A da, taşınmazın üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilmesi halinde örneği EK: 3/B de, yer alan yazılı istemi üzerine devralanlar adına tapu sicil müdürlüğünce resen tescil işlemi yapılır. 4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce tarım arazisi satın alanlar da bu hükümden yararlanabileceklerdir.

4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden itibaren yapılacak taksitli satışlarda faiz alınmaz. Ancak, 19.07.2003 tarihinden önce yapılmış taksitli satışlarda, bu tarihe kadar kanuni faiz uygulanmasına devam edilir. 19.07.2003 tarihinden sonra vadesi gelen taksitler için ise sadece bu tarihe kadar faiz hesaplanır; ödenecek taksitlerin bu tarihten sonraki kısmı için faiz alınmaz.

4916 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 4070 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir. 4070 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin değişmeden önceki halinde, taksitlerin sonuncusunun vadesi geçtiği halde, henüz ödenmemiş borç ve kanuni faizi varsa, idarece verilecek 30 günlük ek süre içinde de yine toplam borçlar ödenmez ise, alınan bedellerin kanuni faizleri ile ilgilisine iade edileceği ve taşınmazın genel hükümlere göre satılacağı hükmü yer almaktadır. 4916 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile bu hüküm madde metninden çıkarılmıştır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce tarım arazilerini satın alanların haklarının korunması bakımından; bu tarihten önce satışı yapılan ve taksitlerin sonuncusunun vadesi geçtiği halde ödenmemiş borç varsa, bunların ödenmesi için idarece 30 günlük ek süre verilir. Bu süre içerisinde de borç ve faizler ödenmez ise tahsil edilen bedeller, varsa ödediği faizleri ile birlikte ilgilisine iade edilerek, taşınmaz genel hükümlere göre satılır.

4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden sonraki taksitle satışlarda, üst üste iki taksitin vadesinde ödenmemesi halinde, idarece, müşteriye borcunu 15 gün içerisinde ödemesi, ödenmeyen taksitlerin vade tarihleri ile tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz uygulanacağı, borcunu bu süre içinde hesaplanacak faizi ile birlikte ödememesi durumunda sözleşmenin feshedileceği bildirilir. Yapılan tebligata rağmen borcun ödenmemesi durumunda, taşınmaz Hazine mülkiyetinde ise sözleşme feshedilerek, yapılan tahsilat faizsiz olarak müşteriye aynen iade edilir. Taşınmaz, banka teminat mektubu verilmek veya ipotek tesis edilmek suretiyle müşteri adına tescil edilmiş ise teminat mektubu veya ipotek paraya çevrilerek, kalan borcun tamamı tahsil edilir.

7- İFRAZ İŞLEMLERİ VE KURUMLARDAN BİLGİ BELGE İSTENİLMESİ

4070 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde, ifraz işlemlerinin Tescile Konu Olan Harita ve Planlar Yönetmeliğine uygun olarak yapılacak haritalara göre yapılacağı ve bu Kanuna göre yapılacak ifrazlarda, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Uygulama Yönetmelikleri hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Ayrıca, 4706 sayılı Kanunun genel hüküm niteliğindeki 7 nci maddesine göre, kamu kurum ve kuruluşlarınca, Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi ile ilgili işlemlerde Bakanlık tarafından istenilen bilgi ve belgeler öncelikle gönderilecek ve görüş yazıları en geç iki ay içinde cevaplandırılacak, görüş yazıları bu süre içerisinde cevaplandırılmadığı takdirde, uygun görüş verilmiş sayılacaktır. Hazineye ait taşınmazların ifraz, tevhit, tescil ve tespit işlemleri imar mevzuatındaki kısıtlamalara tabi olmaksızın ve herhangi bir ücret, bedel ve gider karşılığı talep edilmeksizin, ilgili kuruluşlarca, talebi izleyen iki ay içinde yerine getirilecektir.

8- TARIM DIŞI KULLANIMIN YASAKLANMASI

4070 sayılı Kanuna göre gerek doğrudan, gerekse ihale ile satılan tarım arazileri, on yıl süre ile tarım dışı amaçlarla kullanılamaz bu husus tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılır. Bu süre sonunda tarım dışı amaçla kullanım Tarım ve Köyişleri Bakanlığından alınacak izne tabidir.

Satış işleminin tamamlanmasından sonra tapu sicil müdürlüğüne örneği EK: 3/A-B de yer alan yazı yazılarak, taşınmazın müşteri adına tescili ile belirtilen şerhin konulması istenir. Buradaki şerh taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılmamasına yönelik olup, tarımsal amaçlarla kullanılmak üzere mülkiyetin devrine engel teşkil etmemektedir.

9- DEVLET İHALE KANUNUNUN UYGULANACAĞI HALLER

4070 sayılı Kanun kapsamına giren arazilerin gerek doğrudan, gerekse ihale yolu ile satışında öncelikle bu Kanunda yer alan hükümler uygulanacak, hüküm bulunmayan hallerde ise Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

Rayiç bedel tespitinde, emsal satış değerleri göz önünde bulundurulacak, bu bedel Emlâk Vergisi Kanununa göre belirlenmiş olan değerin altında olamayacaktır.

10- YETKİ DEVRİ

4070 sayılı Kanuna göre hak sahiplerine doğrudan veya ihale yoluyla yapılacak satışlarda,  28.02.2001 tarih ve 251 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğiile verilen genel yetkiye istinaden satışa çıkarmaya izin vermeye defterdarlar yetkilidir. Bu yetki milli emlak dairesi başkanlığı kurulan illerde, milli emlak dairesi başkanına devredilebilir.

Verilen yetki sadece satışa çıkarmaya ilişkin olup, ihale onayları daha önceden olduğu gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunundaki parasal sınırlara bağlı olarak yapılacaktır.

4070 sayılı Kanuna göre Bakanlığımıza gönderilecek satış izni veya ihale onay taleplerine ilişkin yazılara; örneği EK: 4 de yer alan bilgi formu, kıymet takdir kararı ile hak sahipliğinin tespitine yönelik her türlü bilgi ve belgelerin (tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, mahkeme kayıtları, idari yoldan tahliye kayıtları, muhtar ve bilirkişi yazılı beyanları, ecrimisil tahsilat makbuzları, taşınmazın kadastro veya tapulama tutanağı, tapu kütüğündeki şerhler gibi) eklenmesi gerekmektedir.

11- SONUÇLARIN BİLDİRİLMESİ

4070 sayılı Kanuna göre yapılan satış işlemlerinin Bakanlığımızca izlenebilmesi bakımından her taşınmaz için peşinat tahsil edildiğinde, örneği EK: 5 de yer alan form bir defaya özgü olmak üzere işlenerek gönderilecektir. Daha sonra tahsil edilecek taksit bedelleri millî emlâk servisindeki dosyasında bulunan forma işlenecektir.

12- YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN TEBLİĞLER

04.07.1995 tarihli ve 208, 24.05.1996 tarihli ve 218 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliğleri ile 20.07.2001 tarihli ve 254 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliğinin II ve III üncü bölümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur.

Kemal UNAKITAN

Maliye Bakanı

EK: 1

…………………………… DEFTERDARLIĞINA

…………………………. MALMÜDÜRLÜĞÜNE

            ………………………. ili, ………………….. ilçesi, …………………….. köyünde/mahallesinde, ………………….. yöresinde bulunan ………………. pafta, ………………. ada, ………….. parsel numaralı ve ……………. m2 yüzölçümlü Hazineye ait taşınmazı, tarımsal amaçla ……/…../……… tarihinden beri fiilen kullanıyorum.

            16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanundan yararlanarak, söz konusu araziyi satın almak/ön alım hakkımı kullanmak istiyorum.

            Anılan taşınmazın tarafıma satışı hususunda gereğini arz ederim.   ……/…../200….

BAŞVURANIN

Adı-Soyadı      :

İmzası             :

Adresi             :

Telefonu         :

EKLER

Hak sahipliğini ispat edecek her türlü bilgi ve belge

(Ecrimisil tutanağı, tahsilat makbuzları, kira sözleşmesi

veraset belgesi, zilyedliğe ilişkin belge vb.)

EK: 2

4070 SAYILI KANUN UYARINCA TAKSİTLE SATIŞI YAPILAN HAZİNE TAŞINMAZLARINA AİT SATIŞ SÖZLEŞMESİ

1- SATIŞI YAPILAN TAŞINMAZIN

İLİ                                          :

İLÇESİ                                   :

MAH./ KÖYÜ                        :

MEVKİİ                                 :

PAFTA NO                            :

ADA NO                                 :

PARSEL NO                          :

YÜZÖLÇÜMÜ                       :

HAZİNE PAYI                       :

SATILAN YÜZÖLÇÜM        :

SATIŞ BEDELİ                     :

2- MÜŞTERİNİN

ADI-SOYADI            :

TELEFON NUMARASI       :

ADRESİ                                 :

Müşteri, bu sözleşmede yazılı olan adresi yerleşim yeri olarak kabul etmiştir. İdare tarafından müşteriye yapılacak her türlü ihbar ve tebligat bu adrese gönderilecektir. Adres değişikliğinin idareye yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olup, adres değişikliği nedeniyle müşteriye ulaşmayan tebligattan dolayı idare sorumlu değildir.

3- BEDELİN ÖDENME ŞEKLİ

Toplam satış bedelinin %25 i olan ………………………………………………………… TL peşin, kalan …………………………………………………….. TL ise aşağıda belirtildiği şekilde en fazla iki yılda, …….. eşit taksitte, faizsiz olarak ödenecektir.

TAKSİTVADETAKSİTTAKSİTVADETAKSİT
SAYISITARİHİTUTARISAYISITARİHİTUTARI
1  13  
2  14  
3  15  
4  16  
5  17  
6  18  
7  19  
8  20  
9  21  
10  22  
11  23  
12  24  

4- BEDELİN SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ

Takside bağlanan borca faiz uygulanmaz. Üst üste iki taksitin vadesinde ödenmemesi halinde, idarece, müşteriye borcunu 15 gün içerisinde ödemesi, ödenmeyen taksitlerin vade tarihleri ile tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz uygulanacağı, borcunu bu süre içinde hesaplanacak faizi ile birlikte ödememesi durumunda, sözleşmenin feshedileceği bildirilir. Yapılan tebligata rağmen borcun ödenmemesi durumunda, taşınmaz Hazine mülkiyetinde ise sözleşme feshedilerek, yapılan tahsilat faizsiz olarak müşteriye aynen iade edilir. Taşınmaz, banka teminat mektubu verilmek veya ipotek tesis edilmek suretiyle müşteri adına tescil edilmiş ise teminat mektubu veya ipotek paraya çevrilerek, kalan borcun tamamı tahsil edilir.

5- TAPU İŞLEMLERİ

Satışı yapılan taşınmazın satış bedelinin tamamı ödenmeden tapuda ferağ verilmez. Ancak, takside bağlanan borç miktarını karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu verilmesi veya 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 882 nci maddesi uyarınca, satışı yapılan taşınmaz üzerine Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilmesi halinde taşınmaz, tapuda müşteri adına devredilir.

6- YETKİLİ MAHKEMELER

İhtilaf halinde  ……………………………………….. Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.

İşbu sözleşme 6 maddeden ibaret olup, 2 nüsha halinde düzenlenerek, birlikte imza altına alınmıştır. ……/……/200….

TARAFLAR

İTA AMİRİ                                                                                      MÜŞTERİ

Defterdar

Milli Emlak Dairesi Başkanı

Kaymakam

EK: 3/A

T.C.

……………………….. VALİLİĞİ / KAYMAKAMLIĞI

İL DEFTERDARLIĞI / MALMÜDÜRLÜĞÜ

Sayı     :

Konu   :

………………………… TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNE

………………………….

…………………. ili, ……………………. ilçesi, ……………….. köyü/mahallesi, …………………….. yöresinde bulunan …………….. pafta, ………………. ada, ………………. parsel numaralı ve …………………… m2 yüzölçümlü Hazineye ait taşınmaz,  16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanun gereğince ………………………………………… adına, ………………………………………………………… TL bedelle satılarak, satış bedelinin tamamı tahsil edilmiştir/satış bedelinin ……………………………………………………………………. TL kısmı tahsil edilmiş, kalan …………………………………………………TL için kesin ve süresiz banka teminat mektubu alınmıştır.

Taşınmazın ferağını vermeye ………………………………………………………. yetkili kılınmıştır. Söz konusu taşınmazın ……………………………………….. adına tescil edilmesi ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine

” İşbu taşınmaz 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanuna göre satılmıştır. On yıl süre ile tarım dışı amaçla kullanılamaz”

Şerhinin konulmasını arz/rica ederim.

…………………………………

EK: 3/B

T.C.

……………………….. VALİLİĞİ / KAYMAKAMLIĞI

İL DEFTERDARLIĞI / MALMÜDÜRLÜĞÜ

Sayı     :

Konu   :

………………………… TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNE

………………………….

…………………. ili, ……………………. ilçesi, ……………… köyü/mahallesi, ………………………. yöresinde bulunan …………… pafta, …………….. ada, ………………. parsel numaralı ve ……………… m2 yüzölçümlü Hazineye ait taşınmaz,  16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanun hükümlerine göre ………………………………………….. adına, ……………………………………………………. TL bedelle satılarak, satış bedelinin ………………………………. TL kısmı tahsil edilmiştir.

Taşınmazın ferağını vermeye ……………………………………………………. yetkili kılınmıştır. Söz konusu taşınmazın kalan ……………………………………… TL satış bedeli için Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilerek, müşteri adına tescil edilmesi ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine “İşbu taşınmaz 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanuna göre satılmıştır. On yıl süre ile tarım dışı amaçla kullanılamaz” Şerhinin konulmasını arz/rica ederim.

…………………………………

EK: 4

4070 SAYILI KANUNA GÖRE DÜZENLENEN TAŞINMAZ BİLGİ FORMU

İLİ PAFTA 
İLÇESİ ADA    
MAHALLE/KÖYÜ PARSEL 
SOKAĞI/MEVKİİ YÜZÖLÇÜM 
CİNSİ /VASFI HİSSE ORANI 
HİSSEDARLARI 

1- Tescil tarihi ve nedeni

2- Tapu kayıtlarında herhangi bir şerh veya beyan bulunup, bulunmadığı, varsa ne olduğu

3- Hangi köy, belde veya belediye sınırı içinde bulunduğu

4- Kanunun 11. maddesinde sayılan yerlerden olup olmadığı

5- Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün çalışma alanında kalıyorsa, görüşünün sorulup sorulmadığı

6- Plan içinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa plan ölçeği ve hangi amaca ayrıldığı

7- Tarım arazisi olup olmadığı ve fiilen hangi amaçta kullanıldığı

8- Üzerinde muhdesat olup olmadığı; var ise niteliği ve kime ait olduğu

9- Hangi tarihten itibaren kullanıldığı ve kullanım süresinin hangi belgelerle belirlendiği

10- Kullanılmayan bölümü olup olmadığı

11- Kirada ise hangi mevzuata göre kime, ne zaman ve kaç yıllığına kiraya verildiği

12- Taşınmaz hisseli ise hissedar sayısı, hisse oranları ve Hazine hissesine düşen arazi miktarı

13- Kanundan yararlanmak isteyenin adı soyadı ile Kanunun hangi maddesinden yaralanacağı ve başvuru tarihi

14- Kanundan yararlanmak isteyenin birikmiş kira ve ecrimisil borcu olup olmadığı

15- Kanunun 8 inci maddesine göre öncelikli alım hakkından yararlanmak isteyen kişi kanuni mirasçı ise miras bırakana ait veraset ilamının olup olmadığı

16- Birden fazla kanuni mirasçı var ise Kanundan yararlanmak istemeyen mirasçıların haklarından feragat edip etmedikleri, etmişler ise buna ilişkin noter onaylı belge olup olmadığı

17- Taşınmaz ile ilgili olarak Bakanlıkla yazışma yapılmış ise dosya numarası, tarih ve sayıları

YUKARIDAKİ BİLGİLERİN KAYITLARA UYGUNLUĞU

TASDİK OLUNUR.

EK: 5

T.C.

……………………….. VALİLİĞİ / KAYMAKAMLIĞI

İL DEFTERDARLIĞI / MALMÜDÜRLÜĞÜ

Sayı     :

Konu   :

MALİYE BAKANLIĞINA

(Milli Emlak Genel Müdürlüğü)

4070 sayılı Kanuna göre satış işlemine tabi tutulan taşınmaz ile ilgili bilgiler aşağıda sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

DAĞITIM:

Gereği : Maliye Bakanlığına

Bilgi    : …………………. Valiliğine

4070 SAYILI KANUNA GÖRE

SATIŞI YAPILAN TAŞINMAZ BİLGİ FORMU

FORM SIRA NO       : …………………

İLİ SATIŞ TARİHİ 
İLÇESİ SATIŞ BEDELİ 
MAHALLE-KÖY PEŞİNAT TUTARI 
DOSYA NO TAHSİL TARİHİ 
BAK.DOSYA.NO TAKSİT TUTARI 
ADA NO TAKSİT SAYISI 
PARSEL NO AÇIKLAMA
YÜZÖLÇÜMÜ 
MÜŞTERİNİN ADI-SOYADI 
     
     

NOT:  Bu form satış bedeline ilişkin peşinatın tahsilatından sonra doldurularak gönderilecek, il/ilçe bazında satışı yapılacak her taşınmaz için birden başlayarak “FORM SIRA NO” verilecektir.

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA 6111 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 4)

26 Haziran 2012 SALI                    Resmî Gazete                             Sayı : 28335

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA 6111 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 4)

15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 42 nci maddesiyle 25/2/2011 tarihli ve 1. Mükerrer 27857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna geçici 19 uncu madde eklenmiş ve anılan madde 6322 sayılı Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu Tebliğ ile 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin verdiği yetkiye istinaden Kanunun; Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarında yer alan ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarına ilişkin olarak söz konusu maddenin uygulamasına yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir.

I – KANUN HÜKMÜ

6322 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle 6111 sayılı Kanuna eklenen geçici 19 uncu madde hükmü aşağıda yer almaktadır.

“GEÇİCİ MADDE 19 – (1) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler, bu tutarları ödemeleri gerektiği tarihten itibaren Kanunun 19 uncu maddesinde belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın başından itibaren dört ay içerisinde ödemeleri şartıyla Kanun hükümlerinden yararlandırılır.

(2) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkralarında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların bu maddelerin hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, birinci fıkrada belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içerisinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi halinde bu borçlular da Kanun hükümlerinden yararlandırılır.

(3) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek yapılandırmayı ihlal edenlerden; bu Kanunun 6274 sayılı Kanunla değişik 168 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden yabancı ülkelerde de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ekonomi Bakanlığı tarafından olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hali kabul edilenler ile 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki dairelere borçlulardan mücbir sebep hali bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam edenler, birinci fıkra kapsamındaki ödemelerini mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar yapmaları şartıyla Kanun hükümlerinden yararlandırılır.

(4) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde, diğer tutarları ise Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.

(5) Bu madde hükümlerinden yararlanan borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.

(6) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre bu Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu kurum ve kuruluşları yetkilidir.”

II – UYGULAMAYA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere Kanunda belirtilen süre ve şekilde başvuruda bulunmuş olanlardan, 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre süresinde ödenmesi gereken tutarları ödemeyerek anılan maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olanlara maddede öngörülen şartları yerine getirmeleri koşuluyla yeniden Kanundan yararlanma hakkı tanımaktadır.

Ancak, geçici 19 uncu madde, 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için süresinde başvuruda bulunmamış olan borçlulara yeni bir başvuru hakkı vermemektedir.

1 – Geçici 19 uncu Madde Hükümlerinden Yararlanabilecekler

6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükümlerinden;

– Anılan Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre süresi içerisinde yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek veya eksik ödeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler,

– Anılan Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların bu madde hükmüne göre ödenmemesi nedeniyle geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal edenler,

yararlanabilecektir.

Dolayısıyla, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal etmemiş borçluların bu maddeyle getirilen düzenlemeler ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.

2 – Geçici 19 uncu Madde Hükümlerinden Yararlanma Şartları

6111 sayılı Kanunla, Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımları kapsamında yapılandırılan borçların peşin veya taksitler halinde ödenmesi imkanı getirilmiştir.

6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesiyle, borçluların Kanundan yararlanma başvurularındaki ödeme süresine ilişkin tercihlerinde herhangi bir değişiklik yapılmamakta olup, maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerinin ihlal edilmesine neden olan tutarların, 15/6/2012 tarihini takip eden ayın başından itibaren dört aylık süre içerisinde, en son 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödenmesine imkan verilmektedir. Diğer taraftan, madde hükmünde ödeme süresi, Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden ayın başından itibaren dört ay olarak belirlenmiş olmakla birlikte borçlularca, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihinden itibaren ödeme yapılması mümkün bulunmaktadır.

6111 sayılı Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek veya eksik ödeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten itibaren Kanunun 19 uncu maddesinde belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemeleri şartıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılacaktır.

6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmünden yararlanılabilmesi için yazılı başvuruda bulunulacağına yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarına ilişkin ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır. Ancak, il özel idareleri ve belediyeler geçici 19 uncu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlulardan yazılı başvuru aranılıp aranılmayacağını belirlemede yetkilidir.

Diğer taraftan, geçici 19 uncu madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olan borçluların münhasıran 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödemedikleri tutarlara yeni bir ödeme süresi getirdiğinden, vadesi bu tarihten sonraya rastlayan taksitlere yönelik herhangi bir ödeme süresi uzatımı söz konusu değildir.

Örnek 1 – 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 18 taksit ödeme seçeneğini tercih eden mükellef, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla herhangi bir ödeme yapmadığından, 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir. Mükellef ödemediği taksit tutarlarını, taksit vade tarihlerinden itibaren hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir.

6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince geç ödeme zammı ödemede gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacaktır.

Öte yandan, 6111 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacak tutarlarına tercih edilen ödeme süresine bağlı olarak katsayı hesaplanmakta olup, taksitle ödeme ve katsayı uygulaması 12/3/2011 tarihli ve Mükerrer 27872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (II/C-2) bölümünde açıklanmıştır. 6111 sayılı Kanuna eklenen geçici 19 uncu madde ile getirilen ödeme süresi katsayı uygulamasını etkilememektedir. Bir başka anlatımla, Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarına başvuru sırasında tercih edilen taksit sayısına göre uygulanan katsayıdan başka 31/10/2012 tarihine kadar geçen süre için ayrıca bir katsayı hesaplanmayacaktır.

3 – 6111 Sayılı Kanunun 19 uncu Maddesi ile Geçici 19 uncu Maddesinin Birlikte Uygulanması

Bilindiği üzere, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında “(1) a) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.

b) Bu Kanunun 17 nci maddesinin; onuncu fıkrasının (b) bendi, onsekizinci, yirmibirinci, yirmiikinci ve yirmiüçüncü fıkraları hükümlerine göre ödenmesi gereken taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının bu fıkra hükümlerine göre izleyen taksit ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin bir takvim yılında en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır. Aynı şekilde bir takvim yılında bir taksit ödemesi öngörülen yapılandırmalarda da taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının geç ödeme zammı ile birlikte izleyen taksitle beraber ödenmesi şartıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılmaya devam edilecektir.

Diğer taraftan;

– Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

– Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

– Bir takvim yılında tek taksit ödemesi öngörülen hallerde ödenmeyen taksitin izleyen taksitle birlikte ödenmemesi,

halinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilmektedir.

6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi ile Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunduğu halde yapılandırılan tutarları Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyerek Kanun hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeden borçlulara, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen tutarları 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeme imkanı verilmiş olduğu halde, Kanunun 19 uncu maddesi hükmünün uygulanmayacağına yönelik bir düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenlerin 31/10/2012 tarihine kadar ödemeleri gereken tutarların tespitinde 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi hükümleri de dikkate alınacaktır.

Örnek 2 – 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 12 taksit ödeme seçeneğini tercih eden mükellef, 2011 takvim yılında bir taksitini süresinde ödemiş, daha sonra herhangi bir ödeme yapmadığından 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Mükellefin geçici 19 uncu madde kapsamında getirilen düzenlemeden yararlanarak Kanun hükümlerine göre yapacağı ödemelerde, Kanunun 19 uncu maddesi gereğince bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinin Kanun hükümlerini ihlal sebebi sayılmadığı hususu da dikkate alınacaktır. Bu çerçevede mükellef,

– 2011 takvim yılına ilişkin ödenmeyen üç taksitten en az birini hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte,

– 2012 takvim yılına ilişkin ise Temmuz 2012, Eylül 2012 ve Kasım 2012 aylarında ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödemek koşuluyla, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödeme süresi geçmiş üç taksitten (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) en az birini hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte,

31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemesi halinde 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edecektir.

Mükellefin, geçici 19 uncu madde ile getirilen imkandan yararlanabilmesi için 2011 takvim yılına ilişkin en az bir taksit ödemesini geçici 19 uncu madde kapsamında yapması, 2012 takvim yılı için ise en az dört taksitini süresinde ödemesi gerekmektedir.

Bu çerçevede;

– geçici 19 uncu madde kapsamında ödeme süresi uzatılan (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) taksitlerin tamamını hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar, Temmuz 2012, Eylül 2012 ve Kasım 2012 aylarında ödenmesi gereken taksitlerinden ise en az birini süresinde,

– geçici 19 uncu madde kapsamında ödeme süresi uzatılan (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) taksitlerden en az ikisini hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar, Temmuz 2012, Eylül 2012 ve Kasım 2012 aylarında ödenmesi gereken taksitlerinden de en az ikisini süresinde,

ödeyerek de 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edebilecektir.

6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “(3) Bu Kanunun 15 inci ve 16 ncı maddeleri ile 17 nci maddesinin yedinci fıkrası hariç olmak üzere bu Kanun kapsamına giren alacakların birinci fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması halinde, bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla borçlular ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.” hükmü yer almaktadır.

Anılan hükmün uygulamasına ilişkin açıklamalar 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (IX/C) bölümünde yapılmış olup, geçici 19 uncu madde kapsamında yapılacak kısmi ödemeler için de anılan bölümde yapılan açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacağı tabiidir.

Örnek 3 – Örnek 2’deki mükellef 2011 takvim yılına ilişkin olarak bir taksitini 31/10/2012 tarihine kadar ödemesine rağmen, 2012 takvim yılında ödemesi gereken taksitlere karşılık herhangi bir ödemede bulunmamıştır. Bu durumda mükellefin geçici 19 uncu madde kapsamında 2011 takvim yılına yönelik yaptığı taksit ödemesi için de Kanun hükümlerinden ödediği tutar kadar yararlanması mümkün bulunmaktadır.

Örnek 4 – 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve peşin ödeme seçeneğini tercih eden mükellef, yapılandırılan tutarlara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığından 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Dolayısıyla mükellef, 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı borçlarını, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi nedeniyle bu tutarlara ayrıca bir katsayı uygulanmaksızın, geçici 19 uncu maddenin getirmiş olduğu düzenleme kapsamında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeyerek Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir.

Örnek 5 – 2007 takvim yılına ilişkin olarak 6111 sayılı Kanunun yayımından önce başlanılan vergi incelemesi sonucunda tanzim olunan vergi inceleme raporuna istinaden düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesi mükellefe 20/7/2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef, vergi/ceza ihbarnamesine konu vergi ve cezaları 6111 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında 6 taksitte ödemek üzere yapılandırmıştır.

Mükellef, Ağustos 2011 ayına ait birinci taksitini süresinde ödemiş ancak diğer taksitlerini ödemediğinden Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Buna göre, mükellef geçici 19 uncu madde kapsamında ödeme süresi uzatılan Ekim 2011, Aralık 2011, Şubat 2012, Nisan 2012 taksitlerini geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeyebilecektir.

Ancak, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan altıncı taksitin (Haziran 2012) süresi içerisinde ödenmemesi halinde bu taksit, Kanunun 19 uncu maddesi gereğince geç ödeme zammı ile birlikte 31/7/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödenebilecektir.

Örnek 6 – Mükellefin borçları 6111 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında 6 taksit seçeneğine göre ilk taksit ödemesi Temmuz 2011 ayından başlamak üzere yapılandırılmıştır.

Mükellef, yapılandırılan borcuna ilişkin olarak geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla herhangi bir ödeme yapmadığından, 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Mükellefin 2011 takvim yılında 3 taksit (Temmuz 2011, Eylül 2011, Kasım 2011), 2012 takvim yılında 3 taksit (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) olmak üzere ödemesi gereken taksitlerin tamamının vade tarihleri geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceye rastlamaktadır. Dolayısıyla, mükellef bu tutarları, 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi uyarınca, geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemesi halinde Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir.

Buna göre, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gerekçe gösterilerek bu tutarların ödeme süresinin 30/11/2012 tarihine kadar uzaması mümkün bulunmamaktadır.

Örnek 7 – Örnek 6’daki mükellefin, Mayıs 2012 ayı hariç diğer taksitlerinin tamamını süresinde ödediği varsayıldığında, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla 6111 sayılı Kanun hükümleri ihlal edilmemiş olacaktır. Bu durumda, mükellefin geçici 19 uncu madde hükmünden yararlanması söz konusu olmayacağından, Mayıs 2012 ayına ait taksitini, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi gereğince en geç Haziran 2012 ayı sonuna kadar hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödemesi gerekecektir.

4 – 6111 Sayılı Kanunun 3 üncü Maddesinin Dokuzuncu Fıkrası Hükmünü Yerine Getirmeyerek Kanun Hükümlerini İhlal Edenler

6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında “(9) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu madde ile 2 nci madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.” hükmü yer almaktadır.

6111 sayılı Kanunun 2 ve/veya 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için yapılandırılan borçlarını Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemelerinin yanında Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen vergileri de sürelerinde ödemeleri gerekmektedir.

Geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçlulara da bir imkan getirilerek, ihlale neden olan tutarları 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemeleri ya da 31/10/2012 tarihine kadar veya geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihinden önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanmaları sağlanmıştır.

Buna göre, 6111 sayılı Kanunun 2 ve/veya 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere başvuran mükelleflerden Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacaklar yönünden Kanun hükümlerini ihlal etmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeyerek Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edebilecektir.

Bu kapsamda yapılması gereken ödemeleri 31/10/2012 tarihine kadar çok zor durumda olmaları nedeniyle yapamayan borçluların ise ya bu tarihe kadar 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirme talep ederek durumlarının tespit edilmesini sağlamaları ya da geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu kapsamda yaptıkları tecil ve taksitlendirme başvurusu üzerine çok zor durumda olduklarının tespit edilmiş olması gerekmekte olup bu takdirde de Kanun hükümlerinden yararlanılmaya devam edilecektir.

Çok zor durum halinin tespitinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin uygulamalarını gösteren ilgili mevzuatta yapılmış açıklamalara göre işlem yapılacak ve borçluların tecil ve taksitlendirme taleplerinin çok zor durum hali dışındaki nedenlerle reddedilmiş olması geçici 19 uncu madde ile getirilmiş imkanı ortadan kaldırmayacaktır.

Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında olup geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihinden sonra (bu tarih dahil) verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler açısından Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleri uygulanacaktır.

Geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçluların bu nedenle ödeyememiş oldukları 6111 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerini bu Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde ödemeleri gerektiği tabiidir.

5 – Mücbir Sebep Halindeki Borçlular ve Geçici 19 uncu Madde Hükmü Uygulaması

6111 sayılı Kanunun 6274 sayılı Kanunla değişik 168 inci maddesi Bakanlar Kuruluna, doğal afetler nedeniyle Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki dairelere borçlu olanlar ile yabancı ülkelerde de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ekonomi Bakanlığı tarafından olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hali kabul edilen borçluların, ödeme süresi mücbir sebep halinin başladığı tarih ile mücbir sebep halinin sona erdiği tarih arasına rastlayan 6111 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerinin ödeme sürelerini uzatma yetkisi vermiştir.

Bakanlar Kurulu, bu yetkisini 17/3/2012 tarihli ve 28236 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kullanmış ve konuya ilişkin açıklamalar 7/4/2012 tarihli ve 28257 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Kanun Genel Tebliğinde yapılmıştır.

2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında mücbir sebep nedeniyle 6111 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerin ödeme sürelerinin uzatılabilmesi için, mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla borçluların Kanundan yararlanma haklarının bulunması şarttır. Dolayısıyla mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olanların anılan Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında getirilen düzenlemelerden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

6111 sayılı Kanuna eklenen geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile Kanun hükümlerini mücbir sebep halinin başladığı tarihten önce ihlal etmiş olan ve mücbir sebep hali maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla devam eden borçlulara, mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla Kanundan yararlanma haklarının kaybedilmesine neden olan taksitlerini, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar ödemelerine imkan verilmekte ve buna bağlı olarak 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümlerinden yararlanma imkanı sağlanmaktadır.

Buna göre, 15/6/2012 tarihi itibarıyla mücbir sebep hali devam eden ve mücbir sebep halinin başladığı tarihten önce süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar nedeniyle 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olan borçluların, Kanun hükümlerini ihlal etmelerine neden olan tutarları, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu şekilde geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükmünden yararlanan mükellefler, 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile getirilmiş olan imkanlardan da yararlanacaklardır.

Diğer taraftan, geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile mücbir sebep halindeki borçlular için 6111 sayılı Kanun kapsamında ödenecek taksitlere yönelik özel bir ödeme zamanı belirlenmekle birlikte, 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası nedeniyle Kanun hükümlerini ihlal eden mükellefler açısından farklı bir ödeme süresi belirlenmediğinden, geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası kapsamındaki mükelleflerden, Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasını ihlal edenler de ihlale neden olan tutarlara yönelik geçici 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre Kanundan yararlanabileceklerdir.

Örnek 8 – Van Vergi Dairesi mükellefi, bu vergi dairesine olan borçlarını 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırmış ve 18 taksitte ödeme seçeneğini tercih etmiştir. Mükellef mücbir sebep halinin başlangıç tarihi olan 23/10/2011 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken taksitlerini (Haziran 2011, Temmuz 2011, Eylül 2011) ödemediğinden 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal etmiştir.

23/10/2011 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle, Van İli genelinde bu tarihten başlamak üzere Bakanlığımızca ilan edilen mücbir sebep hali halen devam etmektedir.

Konunun örneklenebilmesi için 30/11/2012 tarihi, mücbir sebep halinin sona ereceği tarih olarak varsayılmıştır.

Mükellef, mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettiğinden, geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası gereğince, mücbir sebep halinin başladığı tarihten önce ödemesi gereken taksitlerini, mücbir sebep halinin sona erdiği kabul edilen Kasım 2012 ayını takip eden Aralık 2012 ayının sonuna kadar ödeyebilecektir.

Ayrıca, 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince de mücbir sebep halinin başlangıç ve bitiş (23/10/2011-30/11/2012) tarihleri arasına rastlayan taksitler mücbir sebep halinin sona erdiği kabul edilen Kasım 2012 ayını takip eden Aralık 2012 ayından başlayacak şekilde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen sürelerde ödenecektir.

6 – 6111 Sayılı Kanunun 5 inci Maddesi Hükümlerinden Yararlanmak Üzere Başvuruda Bulunduğu Halde Kanun Hükümlerini İhlal Edenler

6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında “(4) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde, diğer tutarları ise Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm ile 6111 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanun hükümlerine uygun ödemeyerek ihlal eden borçluların, geçici 19 uncu madde hükümlerinden yararlanması durumunda, ihlal tarihinden geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihine kadar geçen sürede Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ile ilgili ne şekilde işlem yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

Buna göre, 6111 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere başvuran ancak Kanunda öngörülen şartları yerine getirmemiş olan borçlular da ihlale neden olan tutarları 31/10/2012 tarihine kadar geç ödeme zammı ile birlikte, diğer tutarları ise Kanunda öngörülen şekilde ödeyerek 5 inci madde hükümlerinden yararlanacak ve buna bağlı olarak da 6111 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

Bu kapsamda geçici 19 uncu madde hükümlerinden yararlanan borçluların ödemelerinde de maddenin 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile ilişkisine yönelik açıklamalar dikkate alınacak ve 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin “V- PİŞMANLIKLA YA DA KENDİLİĞİNDEN YAPILAN BEYANLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER” başlıklı bölümüne göre işlem yapılacaktır.

7 – Kanun Kapsamında Yapılandırılan Alacaklara Karşılık Cebren ya da Rızaen Tahsil Edilen Tutarlar

6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin beşinci fıkrasında “(5) Bu madde hükümlerinden yararlanan borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm ile 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, yapılandırılan amme alacaklarına karşılık ihlal tarihinden sonra cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarların, yapılandırmanın ihya edilmesini müteakip 6111 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlere mahsubu öngörülmekte ve mahsup işlemlerinin tahsilat tarihleri esas alınarak ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlanmak suretiyle yapılması gerektiği yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Bu hükmün uygulanmasında, borçluların herhangi bir müracaatı aranılmayacak, cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar yapılandırılmış alacaklara tahsil edildikleri tarih itibarıyla mahsup edilecektir.

Bu çerçevede yapılacak mahsup işlemlerinde, en eski vadeli taksitten başlanılacak ve tahsil edilen tutarların tahsilat tarihleri itibarıyla 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi hükmüne göre geç ödeme zammı hesaplanıp hesaplanmayacağına dikkat edilecektir. Tahsilat tarihinden daha sonraki tarihlerde ödenmesi gereken taksitlere karşılık yapılacak mahsuplarda geç ödeme zammı hesaplanmayacağı tabiidir.

Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken toplam tutardan fazla tahsil edildiği tespit edilen tutarlar, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine göre red ve iade edilecektir. Ancak, red ve iade edilecek tutar, vergi mevzuatı çerçevesinde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle mahsuben ödenmiş ise ilgili mevzuatın belirlediği nakden iade şartları gerçekleşmedikçe nakden iade edilmeyecektir.

Örnek 9 – Mükellef, bağlı olduğu vergi dairesine olan 30.000,-TL borcunu 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırmış ve 18 taksitte ödeme seçeneğini tercih etmiştir. Yapılandırma sonrası katsayı dahil olmak üzere her bir taksit tutarı 1.000,-TL olarak hesaplanmıştır.

Mükellef, 2011 takvim yılına ilişkin ilk taksitini süresinde ödedikten sonra geri kalan taksitlere karşılık herhangi bir ödemede bulunmadığından Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Vergi dairesi mükellefin Kanundan yararlanma hakkı sona erdikten sonra, 15/2/2012 tarihinde yapılandırılan borçlarına karşılık 28.500,-TL cebren tahsilat yapmıştır.

Geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra vergi dairesi mükelleften cebren tahsil ettiği tutarı yapılandırılan borçlarına geç ödeme zammını da dikkate alarak mahsup edecektir.

Buna göre, cebren yapılan tahsilat en eski vadeli Temmuz 2011 ayına ilişkin taksitten başlamak üzere Ocak 2012 ayı taksiti dahil tahsilat tarihi itibarıyla geç ödeme zammı hesaplanarak mahsup edilecektir. Mart 2012 ayından itibaren ödenmesi gereken on üç taksite ise geç ödeme zammı hesaplanmayacaktır.

Bu durumda, Temmuz 2011 ayı taksitine karşılık 98,-TL, Eylül 2011 ayı taksitine karşılık 70,-TL, Kasım 2011 ayı taksitine karşılık 42,-TL, Ocak 2012 ayı taksitine karşılık 14,-TL olmak üzere hesaplanan 224,-TL geç ödeme zammı ile ödenmemiş taksit tutarı toplamı olan 17.000,-TL cebren tahsil edilen 28.500,-TL’den mahsup edilecektir. Mahsup sonrası kalan (28.500-17.224=)11.276,-TL mükellefe 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi hükmüne göre red ve iade edilecektir. Ayrıca 6111 sayılı Kanunun 18 inci maddesi gereğince ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla katsayı düzeltmesinin yapılması gerektiği tabiidir.

III – DİĞER HUSUSLAR

1 – 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi ile anılan Kanuna göre başvuru sırasında tercih edilen ödeme sürelerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış sadece Kanun hükümlerinin ihlal edilmesinden dolayı ödenemeyen tutarlara ilişkin olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın başından itibaren dört aylık bir ek süre verilmek suretiyle bu süre içerisinde ödemelerini yapan borçlulara 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yeniden yararlanabilme hakkı sağlanmıştır.

Bu nedenle, 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesiyle getirilen düzenlemeden yararlanmak isteyen mükelleflerden ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır. Ancak, Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara karşılık cebren veya rızaen tahsil edilen tutarların Kanun hükümlerine göre mahsubu gerektiğinden mahsup sonrası ödenecek tutarlarda değişiklik meydana gelebilecektir. Bu durumda olan borçluların ödenecek tutarları öğrenebilmeleri için ödemelerini yapmadan önce ilgili vergi dairesi ile irtibata geçmesi gerekmektedir.

2 – 6111 sayılı Kanunun 6, 7, 8, 10 ve 11 inci maddelerinden yararlanan mükelleflerin ödemeleri gereken tutarları süresinde ödememeleri halinde Kanun hükümleri ihlal olmadığından, bu hükümler kapsamında ödenecek tutarlar için 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi kapsamında herhangi bir ödeme süresi uzatımı söz konusu değildir.

3 – 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikten sonra, ihlale konu borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi çerçevesinde tecil ve taksitlendirme hükümlerine göre ödemekte olan mükelleflerin, 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde ilgili vergi dairelerine başvurmaları ve yapılandırmanın ihya edilmesini talep etmeleri gerekmektedir.

Bu durumdaki mükelleflerin 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında yapılan ödemeler (tecil faizi dahil) yapılandırılan borçlara karşılık bu Tebliğin (II/7) numaralı bölümünde yapılan açıklamalar dikkate alınarak mahsup edilecektir.

4 – Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) olan öğrenim ve katkı kredisi borçlarını yapılandırmak üzere vergi dairesine başvuruda bulunan ancak 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan ihlal tarihinden sonra cebren ya da rızaen yapılan tahsilatlar YURTKUR’a aktarıldığından, geçici 19 uncu madde kapsamında red ve iadesi gereken bir tutarın bulunması halinde, red ve iade işlemi Kurum tarafından yapılacak, ancak bu konuda gerekli bilgiler vergi dairesince Kuruma bildirilecektir. Benzer durumda olan kurum alacaklarına karşılık da aynı şekilde işlem tesis edilecektir.

5 – 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmü kapsamında yapılacak ödemelerde de Kanunun “Başvuru ve ödeme süresi ile şekli” başlıklı 18 inci maddesinin ödeme şekline ilişkin hükümleri ile “Süresinde ödenmeyen taksitler” başlıklı 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.

6 – 6111 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen mükellefler tarafından, vergi borçlarının olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde taksitlendirme ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilmektedir. Geçici 19 uncu madde kapsamında borçlarını ödeme imkanına kavuşan mükelleflerin, maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi ila ödeme süresinin son günü olan 31/10/2012 (bu tarih dahil) tarihleri arasında Kanundan yararlanma imkanları bulunduğundan, bu tarihler arasında talep edecekleri vergi borçlarının olup olmadığına dair yazının verilmesi sırasında Kanun kapsamında ödeyecekleri borçları dikkate alınmayacaktır.

Tebliğ olunur.

TURİZM TESİSLERİNİN BELGELENDİRİLMESİNE VE NİTELİKLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA DAİR TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2011/1)

26 Haziran 2011 PAZAR    Resmî Gazete     Sayı : 27976

TEBLİĞ

Kültür ve Turizm Bakanlığından:

TURİZM TESİSLERİNİN BELGELENDİRİLMESİNE VE NİTELİKLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA DAİR TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2011/1)

BİRİNCİ BÖLÜM

Başlangıç Hükümleri

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin (Yönetmelik) uygulanmasına dair usul ve esaslar ile Yönetmeliğin 42 nci maddesinin 5 inci fıkrası ve 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g), (h), (i), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen hususlara ilişkin düzenlemelerin belirlenmesidir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 37 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (A) bendi uyarınca 21/6/2005 tarihli ve 25852 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 42 nci ve 55 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Turizm Belgesi Başvurularında İstenilen Belgelerin

Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar

Başvuru

MADDE 3 – (1) Turizm belgesi taleplerinde başvurular; Yönetmelikte ve bu Tebliğde istenilen belgeler ile Kültür ve Turizm Bakanlığına (Bakanlık) yapılır.

Başvuru dilekçesi

MADDE 4 – (1) Belge talebinde bulunan gerçek kişi ise kendisi veya temsile yetkili kılınan kişi tarafından, tüzel kişi ise tüzel kişiliği temsile yetkili kişi veya kişiler tarafından başvuru dilekçesi (Ek-1) imzalanır. İmza sahibinin imza sirküleri veya beyannamesi ile yetki belgesi istenir.

(2) Birden fazla ticaret şirketinin, bir ortaklık yapısı ile işlettikleri işletmelerin belgesine belge sahibi veya işletici olarak şerhi taleplerinin bulunması halinde; her şirketi kapsayan gerekli belgeler ile birlikte temsil ve ilzama ortak yetkilinin veya her birinin Bakanlığa karşı müteselsil sorumluluklarının bulunduğunu açıkça belirten şirketlerce düzenlenecek sözleşme Bakanlığa gönderilir.

(3) Gerçek kişi ve ticaret ortakları ile gerçek kişi ortaklıklarında temsil ve ilzama ortak yetkilinin veya her birinin Bakanlığa karşı müteselsil sorumlu olduğunun açıkça belirtildiği sözleşme Bakanlığa gönderilir.

Tesis tanıtım raporu

MADDE 5 – (1) Turizm belgesi talebi ile, belgeli tesislerde kapasite değişikliği taleplerini içeren başvurularda tesis tanıtım raporu (Ek-2) düzenlenir.

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı, ticaret sicil gazetesi, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri veya turizm merkezlerinde yer alma durumu

MADDE 6 – (1) İşyeri açma ve çalışma ruhsatı; “beyana göre düzenlenmiştir, geçicidir, sürelidir, kısmidir” şeklinde şartlı olmamalıdır.

(2) Belge devri işlemleri hariç, işyeri açma ve çalışma ruhsatının veya mevcut işyeri açma çalışma ruhsatının geçerliliğine ilişkin yazının Bakanlıkça istenildiği durumlarda 6 ay süre verilir.

(3) Turizm belgeli tesislerde; kapasite artışının ilave yapılaşmayla oluşması halinde yeni tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatı veya ilgili kurumun ruhsatın geçerli olduğuna dair yazısı istenir.

(4) Verilen işyeri açma çalışma ruhsatlarının, tesis türünün konaklama olması halinde asli faaliyet konusuna, diğer türlerde türünün asgari faaliyet konularından birine uygun veya benzer şekilde düzenlenmiş olması yeterlidir.

(5) Başvurularda, ticaret sicil gazetesi örneği veya ticaret sicil numarasının beyan edilmesi yeterlidir. Ticaret sicil gazetesinde yer alan faaliyet konuları incelemelerde dikkate alınmaz.

(6) Yatırım belgesi veya kısmi turizm işletmesi belgesi başvurularında, yatırımın kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri veya turizm merkezlerinde kalıp kalmadığı ile ilgili planda yer alan parsel kullanım kararı beyan edilir.

İlgili kurumlara bildirim

MADDE 7 – (1) Bakanlıkça düzenlenen turizm belgesi örnekleri işyeri açma ve çalışma ruhsatını düzenlemekle yükümlü ilgili idaresine, ilgili Valiliğe, tahsisli ise tahsis yapan kuruma ve Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığına, ayrıca turizm yatırımı veya kısmi turizm işletmesi belgesi örnekleri Hazine Müsteşarlığına gönderilir.

Tatil siteleri ve villaların başvuru belgelerine ilişkin düzenlemeler

MADDE 8 – (1) Başvuru sahipleri;

a) Yönetmeliğin 51 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki turizm işletmesi belgesi başvurularında ayrıca turizm amaçlı kullanıma ilişkin tüm kat maliklerinin yazılı iznini Bakanlığa vermek zorundadırlar.

b) Yönetmeliğin 51 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a),  (b)  ve (c) bendi kapsamındaki tesislere ilişkin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarında belge kapsamındaki ünitelerin kapı numaraları açıkça belirtilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Başvuruların Değerlendirilmesi ve Sınıflandırma Çalışmalarına

İlişkin Usul ve Esaslar

Turizm yatırımı belgesi taleplerinin değerlendirilmesi

MADDE 9 – (1) Turizm yatırımı belgesi taleplerinde;

a) Yapılan başvuruları incelenerek uygun bulunan tesisler için talep inceleme raporu (Ek-3) düzenlenir.

b) Yapılan inceleme sonucunda;

1) Makam Oluru veya Değerlendirme Kurulu Kararı ile belgelendirilmeleri uygun görülen tesislere belge düzenlenir.

2) Belgelendirilmeleri uygun görülmeyen tesislerin durumları ise gerekçeli yazı ile başvuru sahibine tebliğ edilir.

Doğrudan turizm işletmesi belgesi taleplerinin değerlendirilmesi

MADDE 10 – (1) Doğrudan turizm işletmesi belgesi taleplerinde;

a) Yapılan başvuruları incelenerek uygun bulunan tesisler için talep inceleme raporu (Ek-4) düzenlenir.

b) Yapılan inceleme sonucunda; başvurusu uygun görülen tesisler denetime alınır, başvurusu uygun görülmeyen tesislerin durumları gerekçeli yazı ile başvuru sahibine tebliğ edilir.

c) Yapılan denetim sonucunda;

1) Makam Oluru veya Değerlendirme Kurulu Kararı ile belgelendirilmeleri uygun görülen tesislere belge düzenlenir.

2) Belgelendirilmeleri uygun görülmeyen tesislerin denetim raporu sonucu veya Değerlendirme Kurulu Kararı başvuru sahibine gerekçeli olarak tebliğ edilir.

3) Yapılan denetim sonrasında sadece belge eksiğinin bulunması halinde, söz konusu belgenin gönderilmesi için 30 gün süre verilir. İstenilen belgenin gönderilmemesi halinde talep reddedilmiş kabul edilir. 

4) Talep edilen tesis tür veya sınıfında farklılık tespit edilmesi halinde, bu hususa ilişkin girişimcinin talebi aranır. Aksi takdirde talep reddedilir. Bu durum turizm belgeli tesisler için de geçerlidir. Tahsisli tesislerde ise talep aranmaksızın tür ve sınıf belirlenir.

5) Bir yıl içerisinde aynı girişimci adına üst üste yapılan iki denetim sonucunda talebi uygun görülmeyen tesislere ilişkin üçüncü başvuru, en son denetim sonucunun tebliğ tarihinden itibaren altı ay geçmiş olması halinde yapılabilir. Bir yılın hesabında ilk denetim tarihi esas alınır.

Turizm yatırım belgesinin turizm işletmesi belgesi veya kısmi turizm işletmesi belgesine çevrilmesi taleplerinin değerlendirilmesi ve yatırım belgeli tesislerin işletmeye açıldığının belirlenmesi

MADDE 11 – (1) Turizm işletmesi belgesi ve kısmi turizm işletmesi belgesi taleplerinde;

a) İncelenerek uygun görülenlere talep inceleme raporu düzenlenerek (Ek-4) tesis denetim programına alınır.

b) Gönderilmiş olan “İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatının”  uygun görülmemesi halinde başvuru sahibine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün süre verilerek eksikliğin giderilmesi istenir. Verilen süre içerisinde uygun belgenin gönderilmemesi halinde 2634 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendi hükmü gereği belgesi iptal edilir.

c) Yapılan denetim sonucunda talebi uygun görülen tesislere Makam Oluru veya Değerlendirme Kurulu Kararı ile belge düzenlenir.

ç) Yapılan denetim sonucunda talebi uygun görülmeyen tesisler hakkında denetim raporu veya Değerlendirme Kurulu Kararına göre işlem yürütülür.

d) Yatırım belgeli tesislerden, turizm işletmesi veya kısmi turizm işletmesi belgesine çevrilme başvurusu olmaksızın, işletmeye açıldığı belirlenen tesislere ilişkin;  işyeri açma ve çalışma ruhsatı istenir, son durum tespiti için denetim programına alınır ve bu maddenin 1 inci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri uyarınca işlemler yürütülür.

Turizm işletmesi belgesinin kısmi turizm işletmesi belgesine çevrilmesi taleplerinin değerlendirilmesi

MADDE 12 – (1) Kısmi turizm işletmesi belgesi taleplerinde;

a) Dilekçe ve tesis tanıtım raporu ile müracaat edilir. İncelenerek uygun görülenlere talep inceleme raporu (Ek-4) düzenlenir.

b) Yapılan inceleme sonucunda;

1) Belgelendirilmeleri uygun görülen tesislere Makam Oluru veya Değerlendirme Kurulu Kararı ile belge düzenlenir.

2) Belgelendirilmeleri uygun görülmeyen tesislerin durumları gerekçeli yazı ile başvuru sahibine tebliğ edilir.

Sınıflandırma çalışmaları

MADDE 13 – (1) Sınıflandırma Komisyonunca yapılacak değerlendirmeler sonucunda; tesisin kendi türüne ilişkin belirlenen asgari puan barajını aşamaması durumunda, denetim raporu düzenlenir ve tesisin işletme döneminde belgelendirmeye esas vasıflarını yitirmiş olacağından 2634 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi hükmü gereği belgesi iptal edilir.

(2) Yapılan sınıflandırma formu uygulaması sonucunda tesisin aldığı puan, türünün varsa sınıfını belirler. Üst sınıf için belirlenen puan barajını aşan işletmelerde; yeni sınıfının gerektirdiği nicelik ve nitelikler aranmaz. Ancak, 4 ve 5 yıldızlı otellerde lokanta şartı aranır.

(3) Sınıflandırma Komisyonunun sınıf yükseltme, düşürme ve belgeli olarak faaliyet göstermesinde fayda görülmediğine ilişkin kararları, alınacak Makam Oluru ile sonuçlandırılır. Sınıfı değişmeyen tesislere ilişkin Makam Oluru alınmaz. Yapılan sınıflandırmaların sonuçları kesinleşmesini müteakip belge sahibine tebliğ edilir. 

(4) Sınıflandırma formu uygulaması sonucu belge yenilenmesi gereken durumlarda; belgelendirme işlemi tamamlanmadan tesise ilişkin yeni sınıflandırma talebi işleme konulmaz.

(5) Bir yıl içerisinde üç defa sınıflandırması yapılan tesise ilişkin yeni bir sınıflandırma talebi; son sınıflandırma tebliğ tarihinden 6 ay sonra yapılabilir. Bir yılın hesabında ilk sınıflandırma tarihi esas alınır.

(6) Sınıflandırma çalışmalarında; yatırımı devam eden üniteler ile konaklama tesisi bünyesindeki Yönetmeliğin 31 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan nitelikleri sağlamayan, yüzme havuzu puanlandırılmaz. Puanlandırılmayan bu havuzlar “B Tipi” olarak isimlendirilir.

(7) Tesis bünyesinde işletmede olan tüm üniteler bir kez değerlendirilerek puanlandırılır. Tesiste belge sahibi ve/veya kapasite değişikliği ile daha önce eksik hususlarının bulunması, sınıflandırma çalışması yapılmasını engellemez. Bu tespitlere ilişkin olarak ayrıca denetim raporu düzenlenerek işlem yapılması önerilir.

(8) Herhangi bir kurum yazısı ve/veya işyeri açma ve çalışma ruhsatı veya geçerliliğine ilişkin yazı istenilmesinin gerektiği durumlar hariç, sınıflandırma formu uygulaması esnasında, tespit edilen eksiklik ve aksaklıklar sınıflandırma formunun işleme konulmasını ve yeni belge düzenlenmesini engellemez.

(9) Sınıflandırma çalışmalarında uygulama kapasitesi dikkate alınır.

(10) Tesiste denetim ve/veya sınıflandırma formu uygulaması yapılamaması durumlarında; denetim ve/veya sınıflandırma yapılamama nedeni düzenlenecek raporda ayrıntılı olarak belirtilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Turizm Belgesi ve Plaketlerinin Hazırlanmasına, Belge ve Plaketlerde

Yer Alacak Bilgilere İlişkin Esaslar

Turizm yatırım belgesinde yer alacak bilgiler

MADDE 14 – (1) Turizm yatırım belgesinde;

a) Tesisin adı,

b) Adresi veya pafta-ada-parsel numarası,

c) Türü ve varsa sınıfı,

ç) Kapasitesi,

d) İşletmeye açılma tarihi,

e) Belge sahibinin adı veya unvanı,

f) Yatırımın tahsisli arazide gerçekleştirilmesi durumunda mal sahibi,

g) Belge tarih ve numarası,

ğ) Belge düzenlenmesine esas Makam Oluru veya Değerlendirme Kurulu Kararının tarih ve sayısı,

bilgilerine yer verilir.

Turizm işletmesi ve kısmi turizm işletmesi belgelerinde yer alacak bilgiler

MADDE 15 – (1) Turizm işletmesi belgesinde;

a) Tesisin adı,

b) Adresi,

c) Türü ve varsa sınıfı,

ç) Kapasitesi,

d) Belge sahibinin adı veya unvanı,

e) Kiracı veya işletmecinin unvanı,

f) İşletmenin tahsisli arazide yer alması durumunda mal sahibi,

g) Belge tarih ve numarası,

ğ) Belge düzenlenmesine esas Makam Oluru veya Değerlendirme Kurulu Kararının tarih ve sayısı,

bilgilerine yer verilir.

(2) Kısmi turizm işletmesi belgelerinde yukarıdaki bilgilere ilave olarak yatırımdaki ünitelerin işletmeye açılış tarihi bilgisine yer verilir.

Belge ve alt belge düzenlenmesi

MADDE 16 – (1) Turizm kenti, zincir tesisler, tatil merkezi ve turizm kompleksi türlerine ilişkin turizm belgesi; belge ve alt belge veya belgeler şeklinde düzenlenebilir. Alt belge veya belgeler düzenlenmesi durumunda bu husus belge üzerinde belirtilir. Alt belge üzerinde alt belge sahibinin adı veya unvanı, ana belge bilgisi ile birlikte belge türüne göre yukarıda belirlenen bilgilere yer verilir.               

Plaket düzenlenmesi ile belge ve plaket teşhiri

MADDE 17 – (1) Üzerinde Bakanlığın ve tesisin adı, tesisin türü ve varsa sınıfı ile işletmenin Bakanlığın denetiminde olduğuna dair bilgiler bulunan ve Bakanlıkça hazırlanarak soğuk damga ile işaretlenmiş plaket, belgeli turizm işletmelerince tesis girişine asılır. Üzerinde belge türüne göre bu tebliğde belirlenmiş bilgiler bulunan ve Bakanlıkça hazırlanarak soğuk damga ile işaretlenmiş turizm belgesi, belgeli turizm işletmelerince müşterinin kolayca görüp okuyabileceği şekilde asılır. Belge ve plaket ücretleri Bakanlıkça belirlenir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli Düzenlemeler

Klima istenilmesine ilişkin yöre ve esaslar

MADDE 18 – (1) İklim koşullarına göre klima bulundurulması zorunlu olan iller aşağıda belirtilmiştir.

              1 – Adana                    2 – Adıyaman    3 – Amasya

              4 – Ankara                   5 – Antalya                     6 – Aydın

              7 – Balıkesir                   8 – Batman                    9 – Bursa

            10 – Çanakkale   11 – Denizli                    12 – Diyarbakır

            13 – Düzce                     14 – Edirne                     15 – Elazığ

            16 – Gaziantep    17 – Giresun                   18 – Hatay

            19 – Iğdır                       20 – İçel                        21 – İstanbul

            22 – İzmir                      23 – Kahramanmaraş       24 – Kilis

            25 – Kocaeli                   26 – Konya                    27 – Malatya

            28 – Manisa                   29 – Mardin                    30 – Muğla

            31 – Ordu                      32 – Osmaniye    33 – Rize

            34 – Sakarya                  35 – Samsun                  36 – Siirt

            37 – Sinop                     38 – Şanlıurfa                 39 – Şırnak

            40 – Tekirdağ                 41 – Trabzon                  42 – Yalova

            43 – Zonguldak

(2) Kış turizmi ve yayla turizmine yönelik faaliyet gösteren asli konaklama tesislerinde klima şartı aranmaz.

Müşteri asansörü, servis merdiveni ve asansörü düzenlemesine ilişkin esaslar

MADDE 19 – (1) Dört ve beş yıldızlı otellerin servis merdiveni veya asansörü düzenlenmelerinde, Yönetmelikte müşteri asansörü için belirlenen kriterler esas alınır. Bu esaslar, dağınık yerleşim düzenindeki dört ve beş yıldızlı oteller için de geçerlidir.

(2) Ayrıca, kademeli katlar şeklinde düzenlenmiş tesislerde servis asansörü veya merdiveni her farklı kademedeki bölüm için, hizmetin aksamaması kaydıyla, ayrı sağlanmak zorunda değildir. Bu husus butik otellerde müşteri asansörü düzenlemeleri için de geçerlidir.

Bedensel engelliler düzenlemelerine ilişkin esaslar

MADDE 20 – (1) Yönetmeliğin 18 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendi hükmü uyarınca bedensel engelliler için yapılacak düzenlemeler aşağıdaki şekildedir.

a) Tesis bahçe ve girişi;

1) Farklı seviyedeki yerler bedensel engelli dolaşımına uygun olarak düzenlenir.

2) Tesis giriş kapısı temiz genişliği en az doksan santimetre olmalıdır.

b) Resepsiyonda tekerlekli sandalye erişimine izin verecek şekilde tasarlanmış en fazla 90 cm yüksekliğinde banko düzenlemesi yapılır.

c) Genel tuvaletler:

1) Temiz kapı genişliği en az 85 cm olmalıdır. Eşik yapılmaması tavsiye edilmekle birlikte yapılması halinde en fazla 1,5 cm yükseklikte ve pahlı olarak yapılmalıdır.

2) Klozet, lavabo, sifon, batarya gibi donatılar bedensel engellinin  kullanabileceği şekilde düzenlenmelidir. Klozet etrafına, bitmiş döşemeden 85-95 cm yükseklikte olacak şekilde tutunma barları yerleştirilmelidir.

3) Aynalar göz hizasında veya inip çıkan ayarlı veya öne doğru 10-15 derece eğik olmalıdır. Aynaların alt kenarı bitmiş döşemeden en fazla 100 cm yükseklikte olmalıdır.

4) Tekerlekli sandalyenin tam bir dönüş yapmasına imkan sağlayacak 150 cm çapında bir daire kadar alan sağlanmalı ve zemini kaygan olmayan malzeme ile kaplanmalıdır.

5) Sabunluk, havluluk ve kağıtlık gibi aksesuarlar bitmiş döşemeden 50-120 cm yüksekliğe monte edilmelidir.

ç) Yatak odaları:

1) Odalar, bedensel engellilerin rahatça hareket edip odayı kullanabileceği şekilde, uygun büyüklük ve konumdaki eşyalarla tefriş ve dekore edilir, dengesiz duran, sivri köşeli eşyalar bulundurulmaz.

2) Oda giriş kapısı genişliği en az 85 cm olmalıdır.

3) Zemini kaygan olmamalı, kalın, yumuşak, tutan halı kullanılmamalıdır.

4) Dolap kapıları sürgülü ve askı yüksekliği en fazla 140 cm olacak şekilde düzenlenmelidir.

5) Elektrik düğme ve prizleri zemin döşemesinden en fazla 120 cm, en az 40 cm yükseklikte olacak şekilde düzenlenmelidir.

6) Yatak başucunda merkezi aydınlatma düğmesi bulunmalıdır.

7) Oda banyolarında; genel tuvaletlerde yapılan düzenlemelere ilave olarak bedensel engelli kullanımına uygun şekilde küvet veya duş düzenlemesi yapılır.  Bu bölümlerde oturma yeri ile uygun yerlerde tutunma bantları sağlanır. Banyo kapısı açılımı rahat hareket imkanı verecek şekilde düzenlenir. Eşik yapılmaması tavsiye edilmekle birlikte yapılması halinde en fazla 1,5 cm yükseklikte ve pahlı olarak yapılır. Resepsiyonla bağlantı alarm sistemi veya telefon bulunur.

8) Oda düzenlemeleri için öngörülen %1 oranının değerlendirilmesinde küsuratlar dikkate alınmaz.

d) Bedensel engelli kullanımına ayrılan oda veya yeme içme ünitesinin zemin kattan farklı bir katta olması durumunda üniteler arasındaki ulaşım uygun donanım ile sağlanır. Bu durumda asansörde aşağıdaki düzenlemeler yapılır:

1) Kapı fotoselli olmalıdır. Kapı açılıp kapanma aralığı 5 saniyeden kısa olmamalıdır.

2) Kumanda düğmelerinin zemin döşemesinden 90 cm-120 cm yükseklikte ve tekerlekli sandalye yaklaşmasına izin verecek konumda yer almalıdır.

3) Kabin içinde zemin döşemesinden yaklaşık 85 cm yüksekliğinde yerleştirilmiş kesintisiz tutunma barları sağlanır.

4) Kabin içi, halı kaplı olmamalıdır. 

e) Yeme-içme üniteleri;

1) Giriş kısmından yeme-içme ünitelerine engelsiz erişim sağlanmalıdır.

2) Masaların ve tezgahların altında 70 cm yüksekliğinde ve en az 50 cm genişliğinde diz boşluğu bırakılmalıdır. Masaların arasında bırakılacak geçişler en az 90 cm olmalıdır.

3) Zemin kaygan olmamalı, kalın, yumuşak ve tutan halı kullanılmamalıdır.

ALTINCI BÖLÜM

Diğer Hükümler

Belge devri, işletmeci, kiracı şerhine ilişkin usul ve esaslar

MADDE 21 – (1) Turizm yatırımı belgeli tesisler için belge devri taleplerinde; belge sahibi ile belge talep eden kişi tarafından, Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen belgeler ile, turizm işletmesi ve kısmi turizm işletmesi belgeli tesisler için belge devri taleplerinde, belge talep eden kişi tarafından 9 uncu maddede belirtilen belgeler ile,  işletmeci veya kiracı şerhi taleplerinde, belge sahibi ve işletmeci tarafından işletmeciye ilişkin 9 uncu maddede belirtilen belgeler ile Bakanlığa başvurulur. 

(2) Yapılan inceleme sonucunda;

a) İncelenerek uygun görülenlere talep inceleme raporu düzenlenir (Ek-5).

b) Belge devri uygun görülen tesisler için Makam Oluru alınır ve belge düzenlenir.

c) Belge devri uygun görülmeyen tesislerin durumları ise gerekçeli yazı ile başvuru sahiplerine tebliğ edilir.

(3) Bakanlığımıza başvuru olmaksızın, tesisin devir edildiğinin veya tamamının belge sahibinden farklı bir işletmeci tarafından işletildiğinin belirlenmesi halinde; 2634 sayılı Yasa uyarınca yapılacak işlemler saklı kalmak kaydı ile belge devri veya işletmecinin belgeye şerh işlemine ilişkin talebin olup olmadığının bildirilmesi ve talep olması halinde Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde belirtilen uygun belgelerin 30 gün içerisinde Bakanlığımıza gönderilmesi istenilir.

(4) Verilen süre içerisinde; belge devrine veya tesisin tamamı için işletmeci veya kiracı şerhine ilişkin talebin Bakanlığa bildirilmemesi ve/veya uygun işyeri açma ve çalışma ruhsatının gönderilmemesi, belge devrinin uygun görülmesi sonrasında belge harç ve ücretlerin yatırılmaması durumlarında tesise ait belge 2634 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrası (d) ve/veya (e) bentleri hükmü uyarınca iptal edilir.

(5) Tesis bünyesinde farklı bir işletmeci tarafından işletilen satış yeri, berber, kuaför, sauna vb. alt ünitelerin işletmecilerinin belgeye şerh edilmesi hakkında Bakanlığımıza ulaşmış talebin bulunmaması halinde, şerh işlemi yapılmaksızın diğer işlemler yürütülür. Tahsisli arazilerde bu durum ilgili kurumlara bildirilir.

Özel tesislerin isimlendirilmesi, belgelendirilmesi, nitelikleri

MADDE 22 – (1) Yönetmeliğin 42 nci maddesi kapsamına giren konaklama tesisleri özel konaklama tesisi, diğer tesisler ise özel tesis ismi altında belgelendirilir.

(2) Özel tesis başvurularında, hazırlanması gereken CD lerin; tüm mahalleri içerecek şekilde, gece ve gündüz çekimlerini içermesi, çekimlerin 5-7 dakika arasında ve AVI uzantılı olmasına özen gösterilir. Yönetmeliğin 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için tesisin özelliğine ilişkin detaylı bilgi ve belge sunulur.

(3) Özel tesis turizm işletmesi belgeli tesislerde; kapasite değişikliği veya belge devri sonucu yeni belge düzenlenmesini gerektiren durumlarda da, ikinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgeler istenilir. Yapılan denetim sonucunda, yeni belge düzenlenip düzenlenmeyeceği hususu Değerlendirme Kuruluna sunulur.

(4) Yönetmeliğin 42 nci maddesinde istenilenlere ilave olarak, yeme-içme türünde faaliyet gösteren özel tesis turizm işletmesi ve kısmi turizm işletmesi belgesi başvurularının değerlendirilmesinde; metrik limitler ve kapasite unsurları dikkate alınmaksızın, Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde yer alan 2. sınıf lokanta asgari nitelikleri, konaklama türünde faaliyet gösteren ve Yönetmeliğin 42 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi kapsamında yer alan özel tesis başvurularının değerlendirilmesinde ise; metrik limitler ve kapasite unsurları dikkate alınmaksızın, Yönetmeliğin 43 üncü maddesinde yer alan butik otel asgari nitelikleri aranır.

(5) Üst fıkrada belirtilen, ancak iklim, yöre, konum, tescilli kültür varlığında yer alma gibi yapı koşulları ile işletmecilik nitelikleri nedeniyle tesiste düzenlenemeyen nitelikler, yapılan denetimde değerlendirilir. Mevcut haliyle tesisin; nedenleriyle birlikte belgelendirilmesinin uygun görüldüğü veya eksik hususlar açıklanarak belgelendirilmesinin uygun görülmediği denetim raporunda belirtilir. Denetim raporu Değerlendirme Kurulunda görüşülerek karara bağlanır.

Tesisin adı

MADDE 23 – (1) Turizm belgesinde yer alacak tesis adı; talep edilen isim veya isimler göz önüne alınarak Bakanlıkça belirlenir.

(2) Tesis adının belirlenmesi veya değişiklik talebi halinde aşağıda belirtilen hususlar dikkate alınır:

a) Yetkili idareden isim tescili yaptırmış olan tesislere söz konusu isim verilir.

b) İsim tescilinin yaptırılmamış olması halinde, Bakanlığa başvuru tarihi önceliği göz önüne alınarak talep edilen isim verilir. Talep edilen isimler bir başka turizm belgeli tesis ile karıştırılabilecek veya aynı ismi çağrıştırabilecek nitelikte olamaz.

c) Bakanlıkça daha önce verilmiş bir isim, bu ismi kullanan işletmenin süresiz ve kesin izni ile başka bir belgeli tesis tarafından kullanılabilir.

Tahsisli arazilerde yer alan tesislerle ilgili işlemler

MADDE 24 – (1) Bakanlığımızdan veya diğer kamu kurumlarından tahsisli arazilerde yer alan yatırım ve işletmelerin belge devri, kapasite, sınıf ve tür değişikliği işlemleri tahsis yapan kurumun görüşü doğrultusunda yürütülür.

(2) Tahsisli arazilerde yer alan tesislerin, bulunduğu parselden farklı ve bağımsız bir parselde yer alan personel lojmanları, işyeri açma ve çalışma ruhsatı gerektirmeksizin yapı kullanma izin belgesi ile de turizm işletmesi belgesi kapasitesine dahil edilir.

Sağlıklı yaşam tesisleri

MADDE 25 – (1) Sağlıklı yaşam tesisine ilişkin turizm belgesi taleplerinde; Sağlık Bakanlığının uygun görüşü istenir.

Çeşitli Hükümler

MADDE 26 – (1) Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının (r) bendi ile 6 ncı fıkrasının (f) bendinde belirtilen ünitelerin değerlendirilmesinde; 19 uncu maddenin 5 inci fıkrasının (r) bendinde 13 adet alt bent olarak sayılan ünitelerden, dört yıldızlı otellerde en az 3 adet ünitenin, beş yıldızlı otellerde ise en az 6 adet ünitenin bulunması şartı aranır. 

(2) Sağlık Bakanlığı mevzuatı ile uyumlu olarak; Yönetmelikte geçen “sürekli doktor” ibaresi yerine “icapçı doktor”, “hemşire” yerine “yardımcı sağlık personeli”, “revir” yerine “sağlık birimi” bulunması halinde de uygun görülür.

(3) Şirketin şubesi adına başvuru halinde işlemler şirket adına yürütülür. Başvuru belgelerinde belirtilen unvan şube ibaresi içerse dahi belge şirket adına düzenlenir.

(4) Doğrudan belge taleplerinde tesisin kapalı olduğunun tespit edilmesi halinde tespit tarihi birinci denetim olarak belirlenir ve talep ret olarak kabul edilerek girişimciye tebliğ edilir.

(5) Yatırım belgesi düzenlenemeyen türleri içeren yatırım belgesi talepleri, değerlendirilmez.

(6) Turizm belgesi başvurularında veya turizm belgeli tesislerde, Bakanlıkça istenilen belgelere ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ve/veya gerçeğe aykırı belge verilmesi halinde, başvuran veya belge sahibi hakkında yasal işlem yapılır.

YEDİNCİ BÖLÜM

Son Hükümler

Yürürlükten kaldırma

MADDE 27 – (1) 25/10/2005 tarihli ve 25977 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğinin Uygulanmasına Dair 2005/1 Nolu Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin yürürlüğe girmesinden önce belge almış olan tesislerde, bu Tebliğde belirtilen bedensel engelli düzenlemelerinin yapılması, ilave bedensel engelli düzenlemesi gerektiren oda kapasitesi artışına kadar, zorunlu değildir.

GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 3/7/2004 tarihli ve 4916 sayılı Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 2 nci maddesi kapsamına giren tesislere verilecek belgeler; geçiş dönemi turizm yatırımı veya geçiş dönemi turizm işletmesi belgesi olarak isimlendirilir. Bu kapsama giren tesislerden mevcut turizm yatırımı veya turizm işletmesi belgesi olanların bu belgeleri; ayrıca bir tespite gerek kalmaksızın, yatırım veya işletme döneminde belge almaya esas vasıflarını yitirmiş olması nedeniyle 2634 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin 1 inci fıkrası (e) bendi hükmü uyarınca iptal edilir. 

(2) Geçiş dönemi belgeleri, Arazi Tahsis Komisyonu kararı veya ilgili kurum veya kuruluş yazısı ile verilir ve ayrıca başka belge istenmez. Bu belgeler, Arazi Tahsis Komisyonu veya ilgili kurum veya kuruluşlarca verilen süre kadar geçerlidir.

(3) Bu belgelerde;

a) Tesisin adı,

b) Adresi, varsa ek tahsis alanı/pafta-ada-parsel numarası,

c) Türü ve varsa sınıfı,

ç) Belge sahibinin adı veya unvanı,

d) Mal sahibi,

e) Tespit edilen kapasite,

f) İzin verilen kapasite,

g) Belge tarih ve numarası,

bilgilerine yer verilir.

ğ) Ayrıca belgenin ön yüzünün alt bölümünde imzadan sonra gelmek üzere “Bu belge 4916 sayılı Kanunun Geçici 2 nci maddesine istinaden Arazi Tahsis Komisyonunun veya ilgili kurumun ..……. .tarih ve ………. sayılı yazısı üzerine düzenlenmiş olup ……….…tarihine kadar veya tahsis yapan kurumun görüşünde belirtilen süre kadar geçerlidir. Bu süre sonunda belge başka bir işleme gerek kalmaksızın geçerliliğini yitirecektir.” ifadesi yer alır.

4) Geçiş dönemi belgesinden turizm işletmesi belgesine geçiş taleplerinde Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde istenilen belgelerle başvurulur. 

Yürürlük

MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 29 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.

Tebliğin eklerini görmek için tıklayınız

ELEKTRONİK İMZA İLE İLGİLİ SÜREÇLERE VE TEKNİK KRİTERLERE İLİŞKİN TEBLİĞ

Resmî Gazete Tarihi: 06.01.2005 Resmî Gazete Sayısı: 25692

ELEKTRONİK İMZA İLE İLGİLİ SÜREÇLERE VE TEKNİK KRİTERLERE İLİŞKİN TEBLİĞ

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

Amaç

Madde 1 —

Bu Tebliğin amacı, elektronik imzaya ilişkin süreçleri ve teknik kriterleri detaylı olarak belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 —

Bu Tebliğ; nitelikli elektronik sertifika başvurusu, sertifikanın oluşturulması, yayımlanması, yenilenmesi, iptali ve arşivleme süreçleri dahil olmak üzere ESHS’nin işleyişine, imza oluşturma ve doğrulama verilerine, sertifika ilkelerine ve sertifika uygulama esaslarına, imza oluşturma ve doğrulama araçlarına, ESHS’nin faaliyetleri için kullandığı sistem, cihaz ile fiziki güvenliğine, personeline, zaman damgasına ve hizmetlerine ilişkin teknik hususları kapsar.

Dayanak

Madde 3 —

Bu Tebliğ, Elektronik İmza Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 34 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4 — (Değişik fıkra: RG-24/3/2020-31078)  Bu Tebliğde geçen;

a) Yönetmelik: Elektronik İmza Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği,

b) BS (British Standards): İngiliz Standartlarını,

c) CEN (Comité Européen de Normalisation): Avrupa Standardizasyon Komitesini,

ç) CWA (CEN Workshop Agreement): CEN Çalıştay Kararını,

d) DSA (Digital Signature Algorithm): Sayısal İmza Algoritmasını,

e) DSA Eliptik Eğrisi (DSA Elliptical Curve): Sayısal İmza Algoritması Eliptik Eğrisini,

f) EAL (Evaluation Assurance Level): Değerlendirme Garanti Düzeyini,

g) ETSI (European Telecommunications Standards Institute): Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsünü,

ğ) ETSI SR (ETSI Special Report): ETSI Özel Raporunu,

h) ETSI TS (ETSI Technical Specification): ETSI Teknik Özelliklerini,

ı) FIPS PUB (Federal Information Processing Standards Publications): Federal Bilgi İşleme Standartları Yayınlarını,

i) IETF RFC (Internet Engineering Task Force Request for Comments): İnternet Mühendisliği Görev Grubu Yorum Talebini,

j) ISO/IEC (International Organisation for Standardisation/International Electrotechnical Commitee): Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı/Uluslararası Elektroteknik Komitesini,

k) ITU (International Telecommunication Union): Uluslararası Telekomünikasyon Birliğini,

l) RIPEMD (RACE Integrity Primitives Evaluation Message Digest): RACE Bütünlük Asli Mesaj Değerlendirme Özetini,

m) RSA: Rivest-Shamir-Adleman’ı,

n) SHA (Secure Hash Algorithm): Güvenli Özet Algoritmasını,

o) PSS (Probabilistic Signature Scheme): Olasılıklı İmza Şemasını,

ifade eder.

Bu Tebliğde yer almayan tanımlar için Kanun ve Yönetmelikte yer alan tanımlar geçerlidir.

İKİNCİ BÖLÜM

Teknik Hususlar

ESHS’nin İşleyişi

Madde 5 —

ESHS işleyişinin bütün aşamalarında;

a) ETSITS 101 456 ve

b) CWA 14167-1

standartlarına uyar.

Nitelikli elektronik sertifikalar;

a) ETSITS 101 862 ve

b) ITU-TRec. X.509V.3’e

uygun olarak oluşturulur.

Algoritmalar ve Parametreler

MADDE 6 – (Değişik: RG-30/1/2013-28544)

(Değişik cümle: RG-13/7/2017-30123) İmza oluşturma ve doğrulama verileri ile özetleme algoritmalarının, ETSI TS 119 312 standardına ve aşağıda yer alan şartlara uygun olması gerekir.

a) İmza sahibinin imza oluşturma ve doğrulama verileri:

i. RSA için en az 2048 bit veya

ii. DSA için en az 3072 bit veya

iii. DSA Eliptik Eğrisi için en az 256 bit

b) ESHS’nin imza oluşturma ve doğrulama verileri:

i. (Değişik: RG-24/3/2020-31078)  İmzalamalarda RSA-PSS kullanılmak şartıyla RSA için en az 4096 bit veya

ii. DSA için en az 3072 bit veya

iii. DSA Eliptik Eğrisi için en az 256 bit

c) (Değişik: RG-24/3/2020-31078) Özetleme algoritması:

i.    SHA2-256 veya

ii.   SHA2-384 veya

iii. SHA2-512 veya

iv. SHA3-256 veya

v.   SHA3-384 veya

vi.  SHA3-512

(Değişik fıkra: RG-24/3/2020-31078)   Birinci fıkrada belirtilen algoritmalar ve parametreler 31/12/2022 tarihine kadar geçerlidir.

Sertifika İlkeleri ve Sertifika Uygulama Esasları

Madde 7 —

ESHS; sertifika ilkelerini ve sertifika uygulama esaslarını IETF RFC 3647’ye uygun olarak hazırlar.

Güvenli Elektronik İmza Oluşturma ve Doğrulama Araçları

Madde 8 —

Güvenli elektronik imza oluşturma araçları CWA 14169 standardına uygun ve TS ISO/IEC 15408 (-l,-2,-3)’e veya ISO/IEC 15408 (-1,-2,-3)’e göre en az EAL4+ seviyesinde olmalıdır.

ESHS, sağlamış olduğu güvenli elektronik imza doğrulama araçları için CWA 14171 standardına uyar ve bunu yazılı olarak taahhüt eder.

Güvenlik Kriterleri

Madde 9 —

ESHS, güvenlik kriterlerine ilişkin olarak;

a) CWA 14167-1,

b) ETSITS 101 456 ve

c) (Değişik: RG-30/1/2013-28544) TS ISO/IEC 27001 veya ISO/IEC 27001

standartlarına uyar.

Zaman Damgası ve Hizmetleri

Madde 10 —

ESHS, zaman damgası ve hizmetlerine ilişkin olarak;

a) CWA 14167-1 ve

b) ETSI TS 101 861

standartlarına uyar.

Zaman damgası ilkeleri ve zaman damgası uygulama esasları ETSI TS 102 023’e uygun olarak hazırlanır.

Mobil elektronik imza

MADDE 10/A – (Değişik: RG-26/6/2008-26918)

(1) ESHS’ler, mobil elektronik imza hizmetlerinde dolaşım ile ilgili ETSI TS 102 207 standardına ve nitelikli elektronik sertifika başvurusu, oluşturulması, yayınlanması, yenilenmesi süreçleri ile ilgili olarak ETSI  TS 102 204 standardına uyar.

Belgeler

Madde 11 — 

ESHS;

a) (Değişik: RG-20/06/2006-26204)  TS ISO/IEC 27001 veya ISO/IEC 27001 standardına uygunluğunu,

b) Güvenli elektronik imza oluşturma araçlarının;

i. (Değişik:R.G.-26/6/2008-26918) FIPS PUB 140-2’ye göre seviye 3 veya üzerinde olduğunu veya

ii. (Değişik: RG-30/1/2013-28544) CWA 14167-2, CWA 14167-3 veya CWA 14167-4’te belirtilen kriterlere uygunluğunu veya

iii. CWA 14169 standardına uygun ve TS ISO/IEC 15408 (-l,-2,-3)’e veya

ISO/IEC 15408 (-1,-2,-3)’e göre en az EAL4+ seviyesinde olduğunu yetkili kurum veya kuruluşlardan alman belgelerle belgelendirir.

Geçici hükümler

GEÇİCİ MADDE 1–  (Ek: RG-20/06/2006-26204)(1)

Bu Tebliğ’in yayımlandığı tarih itibariyle faaliyette bulunan ESHS’ler TS ISO/IEC 27001 veya ISO/IEC 27001 standardına uygunluğunu gösteren belgeleri en geç bir (1) yıl içinde Kuruma sunar.

GEÇİCİ MADDE 2 – (Ek: RG-26/6/2008-26918)

(1) Bu Tebliğ’in yayımlandığı tarihten itibaren faaliyette bulunan ESHS’ler;

a) Güvenli elektronik imza oluşturma araçlarının bu Tebliğin “Belgeler” başlıklı 11 nci maddesinin (b) bendinde belirtilen standartlara uygun olduğunu gösteren belgeleri 31/12/2009 tarihine kadar,

b) Mobil elektronik imza uygulamalarının ETSI  TS 102 207 ve ETSI  TS 102 204 standartlarına uygunluğunu gösteren taahhütnamelerini 6 (altı) ay içerisinde

Kurum’a sunar.

GEÇİCİ MADDE 3 – (Ek: RG-30/1/2013-28544) (Değişik: RG-19/9/2013-28770)

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte faaliyette bulunan ESHS’ler 15/9/2014 tarihine kadar 6 ncı maddeye uyum sağlar.

GEÇİCİ MADDE 4 – (Ek: RG-3/10/2014-29138)

15/9/2014 tarihinden önce üretilmiş, 6 ncı maddede yer alan kriterleri karşılamayan ve geçerlilik süresi sona ermemiş olan nitelikli elektronik sertifikalar 31/12/2014 tarihine kadar kullanılabilir.

GEÇİCİ MADDE 5 –(Ek: RG-24/3/2020-31078) 

ESHS’ler kendi imza oluşturma ve doğrulama verilerine ilişkin olarak bu maddeyi ihdas eden Tebliğin 2 nci maddesiyle değiştirilen bu Tebliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (i) alt bendinde belirlenen şarta, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde uyum sağlar. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ve bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde oluşturulan nitelikli elektronik sertifikalar geçerlilik süresi sona erene kadar kullanılabilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Diğer Hükümler

Yürürlük

Madde 12 —

Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 13 — (Değişik: RG-13/7/2017-30123)

Bu Tebliğ hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı yürütür.

___________

(1) 26/6/2008 tarihli ve 26918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ değişikliği ile bu maddenin “GEÇİCİ MADDE” olan numarası “GEÇİCİ MADDE 1” olarak değiştirilmiştir.

ULUSAL MESLEK STANDARTLARINA DAİR TEBLİĞ

26 Mayıs 2010 ÇARŞAMBAResmî Gazete     Sayı : 27592

TEBLİĞ

Mesleki Yeterlilik Kurumundan:

ULUSAL MESLEK STANDARTLARINA DAİR TEBLİĞ

Amaç ve Kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; bu Tebliğin eklerini oluşturan iki meslek standardının yürürlüğe konulmasını sağlamaktır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 21/9/2006 tarihli ve 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununun 21 inci maddesi ile 5/10/2007 tarihli ve 26664 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Meslek Standartlarının Hazırlanması Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin (1) inci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

Yürürlük

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanı yürütür.

EKLER:

1. İzabeci (Seviye 4) Ulusal Meslek Standardı

2. İzabeci (Seviye 5) Ulusal Meslek Standardı

YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 4)

Resmi Gazete Tarihi: 26.05.2007 Resmi Gazete Sayısı: 26533

YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 4)

5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda¹ 5615 sayılı Kanunla² yapılan değişiklik sonucu gelir vergisi stopajı teşvikinin uygulanmasına yönelik açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

1. Gelir Vergisi Stopajı Teşvikinin Uygulanacağı İller

Gelir vergisi stopajı teşviki açısından kapsama, 5084 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a) bendinde hüküm altına alınan ve 2 seri No.lu Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliğinin³ “1. Gelir Vergisi Stopajı Teşvikinin Uygulanacağı İller” başlıklı bölümünde belirtilen iller girmektedir.

Öte yandan, 5615 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (D) fıkrasıyla 5084 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci madde ile Çanakkale ilinin Bozcaada ve Gökçeada ilçeleri de teşvik kapsamına alınmış bulunmaktadır.

2. Uygulamadan Yararlanacak Mükellefler

5615 sayılı Kanunla değişik 5084 sayılı Kanunda yer alan gelir vergisi stopajı teşvikinden, Tebliğin (1) numaralı bölümünde belirtilen il ve ilçelerde; 1/4/2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayanlar ile 1/4/2005 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, bu il ve ilçelerdeki işyerlerinde en az on işçi çalıştırmaları koşuluyla istihdam ettikleri tüm işçiler için yararlanabileceklerdir.

Dolayısıyla kapsama giren il ve ilçelerdeki tüm gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bu Tebliğin (3) numaralı bölümünde belirtilen sürelerle sınırlı olmak üzere asgari on işçi istihdam etmeleri şartıyla gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanabileceklerdir. 

Kanun kapsamındaki il ve ilçelerde mükelleflerin birden fazla işyeri bulunması durumunda asgari on işçi çalıştırma şartı işyerlerinin her biri için ayrı ayrı aranacaktır.

Başka bir ifadeyle, çalıştırılan işçi sayısının on işçiye ulaşıp ulaşmadığı, bu işyerlerindeki toplam işçi sayısına göre değil her bir işyeri itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumuna (Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu) verilen aylık prim ve hizmet belgesinde gösterilen işçi sayısı dikkate alınarak değerlendirilecektir.

2.1. 1/4/2005 Tarihinden İtibaren Yeni İşe Başlayanların Teşvikten Yararlanması

1/4/2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayan mükellefler, en az on işçi çalıştırmaları koşuluyla Kanun kapsamına giren yerlerdeki işletmelerinde çalıştırdıkları tüm işçiler için bu teşvikten yararlanabileceklerdir.

Örnek 1:

(A) A.Ş. gıda ürünleri imalatı faaliyetinde bulunmak üzere 10/5/2007 tarihinde Gümüşhane il merkezinde açtığı işyerinde 5 işçi, Tokat il merkezindeki işyerinde ise 12 işçi çalıştırmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefi olan (A) A.Ş., Gümüşhane il merkezindeki işyerinde asgari 10 işçi çalıştırılma şartına uyulmadığından, bu işyerinde çalıştırılan işçiler için teşvikten yararlanamayacak; Tokat il merkezindeki işyerinde ise 12 işçi çalıştırıldığından işçilerin tamamı için gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanabilecektir.

Örnek 2:

(B) Ltd. Şti. orman ürünleri ticareti faaliyetinde bulunmak üzere 14/4/2007 tarihinde Kastamonu il merkezinde açtığı işyerinde 14 işçi; 20/4/2007 tarihinde Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde açtığı işyerinde ise 6 işçi çalıştırmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefi olan (B) Ltd. Şti., İnebolu ilçesindeki işyerinde asgari 10 işçi çalıştırılma şartına uyulmadığından bu iş yerinde çalıştırılan işçiler için teşvikten yararlanamayacak; Kastamonu merkezdeki işyerinde ise 14 işçi çalıştırıldığından işçilerin tamamı için gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanabilecektir.

2.2. 1/4/2005 Tarihinden Önce İşe Başlamış Olanların Teşvikten Yararlanması

Kanun kapsamına giren il ve ilçelerde 1/4/2005 tarihinden önce işe başlayanlar, en az on işçi çalıştırmaları koşuluyla iş yerlerinde fiilen istihdam ettikleri tüm işçiler için teşvikten yararlanabileceklerdir.

Örnek 1:

21/10/1996 tarihinde işe başlamış olan kurumlar vergisi mükellefi (C) Ltd. Şti.nin Kanun kapsamında bulunan Diyarbakır il merkezindeki işyeri için ilgili idareye  Mayıs/2007 dönemine ilişkin olarak verilen aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı 15 kişidir. Bu durumda Şirket bu işyerinde fiilen çalıştırdığı işçilerin tamamı için Mayıs/2007 döneminden itibaren teşvikten yararlanacaktır.

Örnek 2:

(D) Adi Ortaklığı, fındık işleme faaliyetinde bulunmak üzere 1/4/2005 tarihinden önce Ordu il merkezinde faaliyete başlamış olup, işyerinde 6 işçi çalıştırmaktadır. Daha sonra adi ortaklık, 1/5/2007 tarihinde 5 işçi daha alarak aynı işyerinde çalıştırdığı işçi sayısını 11’e çıkarmış ve bu durumu Mayıs/2007 dönemine ilişkin olarak ilgili idareye vermiş olduğu aylık prim ve hizmet belgesinde tevsik etmiştir. Adi ortaklık, asgari 10 işçi çalıştırma şartını yerine getirdiği dönemden itibaren 11 işçi için teşvikten yararlanabilecektir.

3. Uygulamanın Başlama ve Sona Erme Tarihleri

5084 sayılı Kanunda yer alan gelir vergisi stopajı teşvikinde, 5615 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler 1/5/2007 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Yeni düzenlemeye göre, vergi teşviki uygulaması ilk olarak 2007 yılının Mayıs ayı ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi için geçerli olacak ve 31/12/2008 tarihine kadar uygulanacaktır.

Ancak 5568 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile değişik 5084 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (h) bendine göre, bu Kanun kapsamına giren illerdeki yeni yatırımlar nedeniyle uygulanacak vergi teşviki 5084 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan süreye bakılmaksızın,

– 31/12/2007 tarihine kadar tamamlanan yatırımlar için beş yıl,

– 31/12/2008 tarihine kadar tamamlanan yatırımlar için dört yıl,

– 31/12/2009 tarihine kadar tamamlanan yatırımlar için üç yıl

 süreyle uygulanacaktır.

Örneğin, 31/12/2008 tarihine kadar tamamlanan bir yatırım için 4 yıl süreyle teşvik uygulanacak olup, bu yatırım nedeniyle teşvikten yararlanılacak son tarih 2012 yılının Aralık ayı olacaktır.

Öte yandan, teşvik uygulaması Çanakkale ilinin Bozcaada ve Gökçeada ilçeleri için 5615 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (D) fıkrası ile 5084 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci madde gereği 5615 sayılı Kanunun yayımı tarihinden itibaren, maddede yer alan şartları taşımaları kaydıyla, 5 yıl süreyle geçerli olacaktır.

Örnek 1:

Bay (F), 1/5/2007 tarihinde Çanakkale ilinin Bozcaada ilçesinde açtığı işyerinde, 12 işçi çalıştırmak suretiyle otel işletmeciliği faaliyetinde bulunmaktadır. Gelir vergisi mükellefi olan Bay (F) çalıştırdığı işçiler nedeniyle Mayıs/2007 döneminden itibaren teşvikten yararlanmaya başlayacaktır.

Örnek 2:

(G) A.Ş.’nin, 20/2/1992 tarihinde Çanakkale ilinin Gökçeada ilçesinde faaliyete geçen işyerinde istihdam ettiği işçi sayısı Mayıs/2007 dönemi itibariyle onikidir. Bu durumda şirket, Kanunun aradığı şartları taşımak kaydıyla Mayıs/2007 döneminden itibaren çalıştırdığı işçiler nedeniyle teşvikten yararlanmaya başlayacaktır.

4. Sağlanan Teşvik Tutarının Belirlenmesi

Teşvik uygulamasıyla, teşvik kapsamında değerlendirilecek işçiler dolayısıyla hesaplanacak gelir vergisinin tamamının veya bir kısmının, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinden terkin edilmesi suretiyle istihdam üzerindeki yükün (istihdamın işverene maliyetinin) azaltılması amaçlanmıştır.

Terkin edilecek tutar, organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu işyerleri için hesaplanan tutarın tamamı, diğer yerlerdeki işyerleri için ise hesaplanan gelir vergisi tutarının %80’i olacaktır.

Buna göre terkin edilecek tutar, kapsama giren işçi sayısı ile asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken verginin çarpımı sonucu bulunacak tutarın organize sanayi ve endüstri bölgelerindeki işyerlerinde tamamını, diğer yerlerdeki işyerlerinde ise % 80’ini aşamayacaktır. Bu işlem çalıştırılan işçi bazında değil uygulamadan yararlanabilen işçi sayısı dikkate alınarak toplu olarak yapılacaktır.

Örnek 1:

Kapsama dahil Çorum ilinin merkez ilçesindeki organize sanayi bölgesinde bulunan işyerinde öteden beri faaliyet gösteren ve 28/2/2007 tarihinde 9 işçi istihdam eden gelir vergisi mükellefi Bay (H), 1/5/2007 tarihinde istihdam ettiği işçi sayısını 12’ye çıkarmıştır.

Mükellef (H), asgari 10 işçi çalıştırma şartını sağlamış olduğundan mevcut işçilerinin tamamı için teşvikten yararlanmaya hak kazanmıştır. 12 işçinin Mayıs/2007 dönemi ücretleri üzerinden (ortalama bir işçinin brüt 1.000 YTL ücret aldığı varsayımıyla) kesilmesi gereken gelir vergisi tutarı 1.530 YTL dir.

Bu durumda, teşvik kapsamında olan 12 işçi dolayısıyla muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden mahsup edilmek suretiyle terkin edilecek tutar, kapsamdaki işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanan vergi tutarı ile kapsamdaki işçi sayısının asgari ücret üzerinden hesaplanan vergi ile çarpılması sonucu bulunan tutardan düşük olanı olacaktır. Asgari ücret üzerinden hesaplanan vergi ile işçi sayısının çarpımı sonucu bulunan tutar (71,72×12 =) 860,64 YTL, hesaplanan vergiden (1.530 YTL) daha düşük olduğu için terkin edilecek tutar 860,64 YTL olacaktır.

Örnek 2:

Kapsama dahil Sivas ilinde ancak, organize sanayi ve endüstri bölgesi dışındaki işyerinde faaliyette bulunan ve Mayıs/2007 dönemi itibariyle 16 işçi istihdam eden kurumlar vergisi mükellefi (I) Ltd. Şti., işçilerin tamamı için teşvikten yararlanacaktır. 16 işçinin Mayıs/2007 dönemi ücretleri üzerinden (ortalama bir işçinin brüt 1.000 YTL ücret aldığı varsayımıyla) kesilmesi gereken gelir vergisi tutarının %80’i (2040×0,80 =)  1.632 YTL dir.

Bu durumda, teşvik kapsamında olan 16 işçi dolayısıyla muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden mahsup edilmek suretiyle terkin edilecek tutar, kapsamdaki işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanan vergi tutarının %80’i ile kapsamdaki işçi sayısının asgari ücret üzerinden hesaplanan verginin %80’i ile çarpılması sonucu bulunan tutardan düşük olanı esas alınacaktır. Asgari ücret üzerinden hesaplanan verginin %80’i (71,72×0.80 =) 57,38 YTL ile işçi sayısının çarpımı sonucu bulunan tutar (57,38×16 =) 918,02 YTL, hesaplanan verginin %80’inden (1.632 YTL) daha düşük olduğu için terkin edilecek tutar 918,02 YTL olacaktır. 

Teşvikten yararlanmaya başlanmasından sonra işçi çıkarılması nedeniyle işçi sayısında azalma olması halinde, terkin edilecek vergi tutarının tespitinde, kalan işçi sayısı dikkate alınacaktır. İşçi sayısındaki azalma sonucu işyerindeki işçi sayısının on işçinin altına düşmesi halinde, o işyerinde işçi sayısı yeniden on işçiye ulaşmadıkça teşvik uygulanmayacaktır. İşçi sayısı on kişiyi tekrar aşan mükellefler, teşvikten kalan süre için yararlanacaklardır.

Teşvik kapsamında baz alınacak işçi sayısının tespitinde, aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı işçi sayısı dikkate alınacaktır.

Kıst dönem çalışan işçiler nedeniyle yararlanılacak teşvik tutarının belirlenmesinde ise ilgili ayda çalışılan süreye isabet eden ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi terkine konu olacaktır. Ancak, bu suretle faydalanılacak tutar, asgari ücret üzerinden kıst döneme ilişkin olarak ödenmesi gereken verginin tutarını geçemeyecektir.

5. Diğer Hususlar

5.1. Teşvikin Uygulanması

5084 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde düzenlenmiş olan gelir vergisi stopajı teşvikinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Bu yetki çerçevesinde teşvikin uygulanmasına ilişkin gerekli açıklamalar 2 seri No.lu Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliğinin “5. Teşvikin Uygulanması” başlıklı bölümünde yapılmış bulunmaktadır.

Ancak, mükelleflerin gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanabilmek için verecekleri bildirim bu Tebliğ ekinde yeniden düzenlenmiştir. Dolayısıyla, bu Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde vergi teşvikinden yararlanacak mükellefler Tebliğ ekindeki bildirimi kullanacaklardır. (Ek:1)

5.2. Önceki Tebliğlerde Yapılan Açıklamaların Geçerliliği

14, 2 ve 35 seri No.lu Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Genel Tebliğlerinin bu Tebliğe aykırı olmayan hükümleri yürürlüktedir.

Tebliğ olunur.

——————————

1  6/2/2004 tarihli ve 25365 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

2  4/4/2007 tarihli ve 26483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

3  4/6/2005 tarihli ve 25835 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

4  17/4/2004 tarihli ve 25436 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

5  20/4/2006 tarihli ve 26145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Gelir Vergisi Stopajı Teşvikine İlişkin Bildirim

Mükellefe İlişkin Bilgiler

Mükellefin    
Vergi Kimlik Numarası  Bildirimin Ait Olduğu Dönem 
T.C. Kimlik Numarası  Bildirimin Verildiği Vergi Dairesi 
Vergi Dairesi    İmza
Soyadı (Unvanı)    Tarih
Adı                           ……/……./200..  
      

Bildirim Kapsamında Bulunan İşyerlerine ilişkin Bilgiler

Bulunduğu İlİlçeİlgili Vergi DairesiÇalıştırılan Toplam İşçi SayısıSSK İşyeri Sicil Numarasıİşyerinin Adresi
      
      
      
      
      

Terkin Edilecek Tutara İlişkin Bilgiler

 İşçi Sayısı (1)Tahakkuk Eden Vergi (2)Terkin Oranı (3)Hesaplanan Tutar (4=[2×3])Terkin Edilebilecek Azami Tutar *(5)Terkine Konu Olacak Tutar  **(6)
Organize Sanayi veya Endüstri Bölgesi   %100   
 Diğer   %80   
     TOPLAM 

* İşçi sayısı ile asgari ücret üzerinden hesaplanan verginin çarpımı sonucu bulunacak tutarın organize sanayi ve endüstri bölgelerinde tamamı, diğer yerlerde %80’i bu satıra yazılacaktır.

** (4) ile (5) inci satırlarda yer alan tutarların düşük olanı bu satırlarda gösterilecektir.

Gelir Vergisi Stopajı Teşviki Kapsamında İstihdam Edilen Ücretlilere İlişkin Bilgiler Organize Sanayi ve Endüstri Bölgeleri

SıraAdı SoyadıVergi Kimlik Numarası (*)Sigorta Numarasıİşe Başlama TarihiBrüt ÜcretiHesaplanan Gelir Vergisi
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
     TOPLAM 

Diğer Yerler

SıraAdı SoyadıVergi Kimlik Numarası (*)Sigorta Numarasıİşe Başlama TarihiBrüt ÜcretiHesaplanan Gelir Vergisi
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
     TOPLAM 

(*) Bu alana T.C. Kimlik Numarası da yazılabilir.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞINA TAHSİSLİ ARAZİ VE İŞLETMELERİN TARIMSAL FAALİYETLERDE KULLANILMASI AMACIYLA YATIRIMCILARA TAHSİSİNDE VE DEĞERLENDİRİLMESİNDE UYGULANACAK ESAS VE USULLERE İLİŞKİN TEBLİĞ

26 Mayıs 2005 PERŞEMBE – Sayı : 25826

Tebliğ

Maliye Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞINA TAHSİSLİ ARAZİ VE İŞLETMELERİN TARIMSAL FAALİYETLERDE KULLANILMASI AMACIYLA YATIRIMCILARA TAHSİSİNDE VE DEĞERLENDİRİLMESİNDE UYGULANACAK ESAS VE USULLERE İLİŞKİN TEBLİĞ

Amaç

Madde 1 —

Bu Tebliğin amacı; Hazinenin özel mülkiyetinde olan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığına tahsisli veya başka bir kamu kuruluşuna tahsisli olduğu halde fiilen Tarım ve Köyişleri Bakanlığının kullanımında bulunan tarım arazileri, üretme istasyonları, araştırma enstitüleri ve laboratuarlar gibi işletmelerin projeye dayalı olarak tarımsal yatırım yapmak ve/veya işletmek isteyen T.C. uyruklu gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin proje hazırlamasına, bu kişilere bedeli karşılığında ön izin verilmesine, kiralama yapılmasına, kullanma izni verilmesine ve irtifak hakkı tesisine ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.

Kapsam

Madde 2 —

Hazinenin özel mülkiyetinde olan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığına tahsisli veya başka bir kamu kuruluşuna tahsisli olduğu halde fiilen Tarım ve Köyişleri Bakanlığının kullanımında bulunan tarım arazileri, üretme istasyonları, araştırma enstitüleri ve laboratuarlar gibi işletmelerin kalkınma planlarının hedef ve ilkelerine uygun, projeye dayalı olarak yapılacak tarımsal yatırımlara tahsisi ile bu yatırımlarla ilgili proje hazırlanması bu Tebliğ esaslarına göre yapılır.

Dayanak

Madde 3 —

Bu Tebliğ; 7/8/1991 tarihli ve 441 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 74 üncü maddesi uyarınca çıkarılan ve 16/12/1984 tarihli ve 18607 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 65 ve 72 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4 — Bu Tebliğde geçen;

Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,

Tarımsal yatırım: Tarımsal üretim ile ilgili her türlü üretim, işleme, paketleme, pazarlama, değerlendirme, depolama, tarımsal eğitim, yayım, araştırma, geliştirme ve laboratuar yatırımlarını,

Yatırımcı: Bu Tebliğ kapsamında tarım arazilerini veya işletmelerini (hayvancılık dahil) kiralamak, kullanma izni almak veya irtifak hakkı tesis edilmek üzere talep eden ve bu amaçla yatırım ve proje teklifinde bulunan gerçek veya tüzel kişiyi,

Avan Proje: Tarımsal yatırıma ilişkin teknik ve mali unsurları içeren ayrıntılı taslak çalışmayı, ifade eder.

Başvuru ve İnceleme

Madde 5 —

Hazinenin özel mülkiyetinde olan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığına tahsisli veya başka bir kamu kuruluşuna tahsisli olduğu halde fiilen Tarım ve Köyişleri Bakanlığının kullanımında bulunan tarım arazileri, üretme istasyonları, araştırma enstitüleri ve laboratuarlar gibi işletmeler üzerinde tarımsal yatırım yapmak ve/veya işletmek isteyen yatırımcılar bu yerler üzerinde yapılacak tarımsal yatırım hakkında hazırlanan varsa avan proje ile birlikte yatırımın yapılacağı taşınmaza ait bilgileri içeren bir dilekçe ile Bakanlığa başvurarak, bu yerlerin kiralama yapılması, kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesisi suretiyle kendilerine tahsisini isteyebilirler.

Bakanlık, talep edilen veya tarımsal yatırım yapılmasında yarar gördüğü taşınmazın kira, kullanma izni veya irtifak hakkı yollarından hangisiyle değerlendirilmesinin uygun olacağı konusundaki görüşüyle birlikte söz konusu taşınmaz üzerinde tarımsal yatırım yapılması amacıyla, yatırımcıların avan projelerini sunmaları için ilana çıkılmadan önce taşınmaz tahsisli olsun veya olmasın konu hakkında Maliye Bakanlığının mutabakatını ister. Maliye Bakanlığı söz konusu taşınmazın kira, kullanma izni veya irtifak hakkı tesisi yollarından hangisiyle değerlendirilmesinin uygun görüldüğünü ve ilanda yer almasını istediği genel ve özel şartları söz konusu mutabakat ile birlikte bildirir.

Maliye Bakanlığı bu Tebliğ kapsamında değerlendirilmesinde ve üzerinde tarımsal yatırım yapılmasında sakınca bulmadığı yerleri tahsisli değil ise Bakanlığa tahsisini yaparak, uygun görüşünü ve mutabakatını Bakanlığa bildirir.

İlan

Madde 6 —

Bu Tebliğin 5 inci maddesi uyarınca belirlenen yerlerde tarımsal yatırım yapılması için Maliye Bakanlığınca ön izin verilmesine, kiralama yapılmasına, kullanma izni verilmesine veya irtifak hakkı tesisine esas olmak üzere, Bakanlık tarafından, avan projelerini sunmaları yatırımcılara ilan yolu ile duyurulur. İlan, Resmî Gazete’de veya Türkiye genelinde dağıtımı yapılan ve günlük tirajı 100.000’in üzerinde olan gazetelerde 5 gün ara ile iki kez yapılır.

İlanda;

a) Taşınmazın veya işletmenin bulunduğu il, ilçe, mahalle, köy ile mevkii, pafta, ada, parsel numarası ve yüzölçümü,

b) Yatırım yapılacak arazi veya işletmeye ilişkin bilgiler,

c) Kira, kullanma izni veya irtifak hakkının süresi,

d) 7 nci maddede belirtilen hususlar ile ilgili istenilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu,

e) Başvuruların son ilan tarihini müteakip 45 günü geçmemek üzere hangi tarih ve saate kadar nereye yapılacağı,

f) Maliye Bakanlığınca bildirilen genel ve özel şartlar ile Bakanlıkça ilavesi uygun görülen özel şartlar, yer alır.

Başvuruda İstenilecek Bilgi ve Belgeler

Madde 7 —

Başvurularda aşağıdaki bilgi ve belgelerin bulundurulması zorunludur.

I- Yatırımcıya Ait Bilgiler:

Bakanlık tarafından hazırlanan teknik şartnameye uygun olarak;

a) Adı, soyadı veya unvanı ve faaliyet konusunu içeren başvuru dilekçesi,

b) Tarımsal yatırımları ve yetiştiricilik gibi faaliyetleri ile ticari ilişkileri hakkında bilgi ve belgeler,

c) Varsa, son üç yıllık onaylı bilanço ve kar zarar cetveli,

d) Yatırımcının taşınır ve taşınmaz malvarlığı,

e) Mali durumunu açıklayabilecek banka mevduatları ile diğer bilgi ve belgeler,

f) Tüzel kişilerde ana sözleşme ve değişikliklerinin yayımlandığı Ticaret Sicil Gazetesinin aslı veya noter tasdikli örneği,

II- Yatırım Hakkındaki Bilgiler:

a) Yapılacak yatırıma ilişkin teknik bilgiler,

b) Projedeki yatırımların hangi sürede bitirileceği, varsa aşamaları ve öngörülen maliyeti ve kapasitesi,

c) Detaylı fizibilite raporu,

d) Yatırım için planlanan finansman kaynağı (öz kaynak veya kredi).

Tüzel kişi yatırımcılara ait kuruluş veya değişiklikleri gösteren Ticaret Sicil Gazetelerinde, yatırımcının teklif ettiği projeye uygun faaliyet konusunun yer almaması durumunda başvuru kabul edilmez. Ancak, başvurunun son kabul tarihine kadar, yatırımcı tarafından teklif edilen projeye uygun olarak şirket faaliyetlerinde değişiklik yapılmak üzere ilgili mercilere müracaatta bulunulmuş ise, bu müracaatın yapıldığına dair belgenin başvuru dosyasında bulunması halinde başvuru kabul edilir.

Projelerin Değerlendirilmesi

Madde 8 —

Bu Tebliğin 6 ncı maddesi uyarınca yapılan ilan sonucunda yatırımcılar tarafından verilen avan projeler Bakanlık tarafından belirlenecek kriterlere göre değerlendirilir. Bakanlıkça yapılacak değerlendirme sonucunda uygun bulunan projeler; bu projelerin uygulanacağı taşınmazların kiralanması, bu taşınmazlar için ön izin ve kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi için konuya ilişkin Bakanlık görüşü ile birlikte Maliye Bakanlığına gönderilir.

Ön İzin, İrtifak Hakkı ve Kullanma İzni

Madde 9 —

İrtifak hakkı veya kullanma izni verilmesi suretiyle değerlendirilmesi öngörülen ve ilana çıkarılan taşınmazlara ilişkin avan projesi uygun görülen yatırımcı/yatırımcıların Maliye Bakanlığına bildirilmesini müteakip, yatırım yapılacak tarım arazilerinin onaylı imar planı ve bu yer üzerinde yapılacak tesislere ilişkin uygulama projelerinin hazırlanması ve benzeri işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla, Maliye Bakanlığınca belirlenen koşullarla ve bedeli karşılığında, bu yatırımcılar arasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 51 inci maddesinin (g) fıkrası uyarınca bir yıl süreli ön izin ihalesi yapılır. Gerekli hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bedeli karşılığında uzatılabilir.

Ön izin bedeli iade veya mahsup edilmez. Ancak, ön izin süresi bitmeden önce ön izin sözleşmesinde öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmiş olduğunun Maliye Bakanlığınca tespiti halinde, ön izin süresinin kalan kısmına ilişkin bedel kira, kullanma izni veya irtifak hakkı bedelinden mahsup edilir. Yatırımcı tarafından, ön izin süresi içinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya yatırım yapmaktan vazgeçilmesi halinde sözleşme feshedilerek, geçici teminatı Hazineye irat kaydedilir. Ön izin bedeli iade edilmez.

Yatırımcı ön izin süresi içinde yükümlülüklerini yerine getirdiği takdirde en geç 15 (On beş) gün içinde Maliye Bakanlığından kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi talebinde bulunur.

Kiralama

Madde 10 —

Kiralama yoluyla değerlendirilmesi öngörülen ve ilana çıkarılan taşınmazlara ilişkin avan projeleri uygun görülen yatırımcı/yatırımcıların Maliye Bakanlığına bildirilmesini müteakip, Maliye Bakanlığınca söz konusu taşınmaz tespit edilecek tahmini bedel üzerinden projesi uygun görülen yatırımcı/yatırımcılara 2886 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin (g) bendine göre pazarlık usulü ile yapılacak ihale sonucu kiraya verilir.

Bedel

Madde 11 —

Yatırım yapılacak taşınmazın ön izin, kira, kullanma izni veya irtifak hakkı bedeli; taşınmazın üzerindeki muhdesatlar da dahil olmak üzere 2886 sayılı Kanunun 74 üncü maddesine istinaden çıkarılan Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği hükümlerine göre tespit edilir.

Yatırımcı tarafından, kiralamaya, kullanma iznine veya irtifak hakkına konu taşınmazın üzerinde gerçekleştirilecek tesisin işletmeye geçmesinden sonra tesislerin işletilmesinden elde edilecek yıllık toplam hasılatın % 1 (Yüzdebir)’i oranında pay ayrıca Hazineye ödenir. Ancak kalkınmada öncelikli yörelerde bu oran % 50 (Yüzdeelli) indirimli uygulanır.

Müteakip yıllar kira, kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri, bir önceki yıl kullanım bedelinin Devlet İstatistik Enstitüsünce ilan edilen Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) oranında artırılması suretiyle hesaplanır.

Kira, Kullanma İzni ve İrtifak Hakkı Süresi

Madde 12 —

Bu Tebliğ kapsamında kalan yerler ile ilgili olarak; yatırımcı ile yapılacak olan kira sözleşmesinin süresi on yıldan; kullanma izni ve irtifak hakkı sözleşmelerinin süresi ise yirmi dokuz yıldan fazla olamaz.

Kira ve kullanma izni süresi, sözleşmenin taraflarca imzalanarak noterde tasdik ettirildiği tarihte, irtifak hakkı süresi ise, hakkın tapuya tescil edildiği tarihte başlar.

Kiraya verilen, kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen taşınmazların sözleşme hükümlerine uygun olarak kullanıldığının tespiti halinde, sözleşme yeniden uzatılabilir.

Yatırıma Başlama ve Bitirme Süreleri

Madde 13 —

Yatırımcı, mücbir sebepler hariç olmak üzere kiralamanın yapıldığı, kullanma izninin verildiği veya irtifak hakkının tesis edildiği tarihten itibaren proje termin planında ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde yatırıma başlamak ve bitirmek zorundadır. Aksi takdirde sözleşmesinde belirtilen cezai şart (geçen her gün için, taşınmazın emlak vergisi asgari metrekare vergi değerinin on binde üçü) uygulanır.

Kontrol

Madde 14 —

Bu Tebliğ kapsamında kiralanan, kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen yerlerin kontrolü Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılır. Yapılan kontroller sonucunda tespit edilen hususlar bir rapor halinde Bakanlığa sunulur.

Yapılacak kontroller sonucunda; yatırımcı tarafından sözleşmeye ve projeye uygun olmayan faaliyetlerin ve aykırılıkların tespit edilmesi halinde, durum Maliye Bakanlığına bildirilir.

Diğer yandan, kiralanan, kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen Hazineye ait taşınmazların sözleşme hükümlerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda Maliye Bakanlığının denetim yapma hakkı saklıdır.

Yatırımcının Yükümlülükleri

Madde 15 —

Bakanlığa tahsisli tarım arazilerini ve işletmeleri bu Tebliğ kapsamında kiralayan, kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen yatırımcılar, teklif ettikleri projeye uygun olarak sözleşme şartları çerçevesinde faaliyette bulunmak ve yatırım yapmak zorundadır.

Uygulanacak Hükümler

Madde 16 —

Yatırımcı proje gereğince yapacağı yapı ve tesislerle ilgili her türlü izinleri yetkili mercilerden almak ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uymak zorundadır.

Bu Tebliğde hüküm bulunmayan hallerde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, bu Kanunun 74 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan Yönetmelik ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Sözleşme Süresinin Sona Ermesi ve Sözleşmenin İptali

Madde 17 —

Kira/kullanma izni/irtifak hakkı tanınan süre sonunda bitecektir. Bu durumda taşınmaz ile üzerindeki tüm yapı ve tesisler Hazineye intikal eder ve yatırımcı yaptığı yatırımdan dolayı her hangi bir hak, tazminat veya talepte bulunamaz.

Yatırımcı tarafından, kira/kullanma izni/irtifak hakkı sözleşmesinde belirtilen hükümlere aykırı davranılması veya yatırımcının kendi isteğiyle yatırımdan vazgeçmesi halinde, Maliye Bakanlığınca sözleşmenin iptaline karar verilerek, alınan teminatlar Hazineye irat kaydedilir ve son bir yıl kira/kullanma izni/irtifak hakkı bedeli tazminat olarak tahsil edilir.

Bu durumda, taşınmaz ile üzerindeki tüm yapı ve tesisler sözleşmesinde öngörülen şekilde mevcut haliyle Hazineye intikal eder ve yatırımcı yaptığı yatırımdan dolayı her hangi bir hak, tazminat veya talepte bulunamaz.

Projede Değişiklik Yapılması

Madde 18 —

Yatırımcılar kiralanan, kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen arazi ve işletme üzerinde uygulanacak/uygulanan projede zorunlu nedenlerle değişiklik yapılmasının gerekmesi halinde, Bakanlığa yazılı olarak başvurmak suretiyle projede değişiklik talebinde bulunabilirler. Bu durumda Bakanlığın uygun görüşü ve Maliye Bakanlığının yazılı onayı ile projede değişiklik yapılabilir. Ancak, bitkisel üretimin gerekliliği olan üretim çeşitliliği ile münavebe uygulaması ve yetiştiricilik planında yapılan değişiklikler için izin alınması gerekmez.

Üretilmesi projelendirilen ve proje safhasında öngörülmediği halde ürünün, teknik olarak veya insan, hayvan ve bitki sağlığı açısından üretilmesine imkân bulunmadığının Bakanlıkça belirlenmesi halinde proje değişikliğine gidilir. Bu aşamada geçecek süreler sözleşme Proje değişikliğinin kabul edilmemesi halinde sözleşme tazminatsız olarak feshedilerek teminat iade edilir. Sözleşme konusu alanda yatırımcı tarafından gerçekleştirilen yatırımlar herhangi bir hak talep edilmeksizin Hazineye bedelsiz olarak intikal eder.

Sözleşmenin Devri

Madde 19 —

Kira/kullanma izni/irtifak hakkı sözleşmesinin üçüncü kişilere devredilmesinin Maliye Bakanlığından talep edilmesi halinde; varsa ödenmeyen geçmiş yıllar kira, kullanma izni ve irtifak hakkı bedellerinin gecikme zamları ile birlikte ödenmesi, sözleşmelerinde belirtilen hükümlere ilişkin olarak her hangi bir başka aykırılık var ise bu aykırılıkların giderilmesi ve bu yatırımcılar tarafından, kiradan, kullanma izninden veya irtifak hakkından dolayı Maliye Bakanlığı aleyhine açılmış dava var ise, bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilerek, buna ilişkin belgenin aslının Maliye Bakanlığına ibraz edilmesi kaydıyla, kira, kullanma izni veya irtifak hakkı sözleşmesinin üçüncü kişilere devredilmesine Bakanlığın görüşüne göre Maliye Bakanlığınca izin verilebilir.

Mücbir Sebepler

Madde 20 —

Bu tebliğ çerçevesinde bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için, olaydan etkilenen tarafın gerekli özen ve dikkati göstermiş ve önlemleri almış olmasına karşın önlenemeyecek, kaçınılamayacak veya giderilemeyecek olması ve bu durumun sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesini zaman ve/veya maliyet açısından önemli ölçüde veya tamamen olumsuz yönde etkilemesi gerekir.

Belirtilen bu genel esaslar çerçevesinde, mücbir sebep sayılacak olaylar aşağıdaki hallerle sınırlı olmak veya ulusal veya uluslararası kuruluşlarca belgelendirilmek koşuluyla şunlardır:

a) Kısmi veya genel seferberlik ilanı,

b) Grev,

c) Sabotaj, nükleer patlama veya sızıntıların meydana getirdiği sonuçlar,

d) Yangın, sel, deprem veya diğer doğal afetler ve salgın hastalıklar,

e) Ağır ekonomik bunalım nedeni ile olağanüstü hal ilanı,

f) Yatırım ve tesis işletmeciliğini veya bitki ve hayvan sağlığını önemli ölçüde etkileyecek nitelikte salgın hastalığın meydana gelmesi.

Yürürlükten Kaldırılan Tebliğ

Madde 21 —

18/5/2002 tarihli ve 24759 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Tarım ve Köyişleri Bakanlığına Tahsisli Olan Bazı Yerler ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Müteşebbislere Tahsisinde ve Değerlendirilmesinde Uygulanacak Esas ve Usullere İlişkin Tebliğ” yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde —

Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığına Tahsisli Olan Bazı Yerler ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Müteşebbislere Tahsisinde ve Değerlendirilmesinde Uygulanacak Esas ve Usullere İlişkin Tebliğ hükümlerine göre kiraya verilen, kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen arazi ve işletmeler ile ilgili olarak yatırımcıların önceki hakları saklıdır.

Yürürlük

Madde 22 —

Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 23 —

Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı ile Tarım ve Köyişleri Bakanı birlikte yürütür.

Tebliğ olunur.

MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 324)

Resmi Gazete Tarihi: 26.04.2009 Resmi Gazete Sayısı: 27211

MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 324)

I. GİRİŞ

(1) Hazine taşınmazları üzerinde kullanma izni verilmesi ile irtifak hakkı tesis edilmesi görev ve yetkisi, 13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 543 sayılı KHK ile yeniden düzenlenen 13 üncü maddesinin (b) bendine göre Maliye Bakanlığına ait olup, bu işlemler; 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 74 üncü maddesine ve 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 178 sayılı KHK’nin 543 sayılı KHK ile yeniden düzenlenen 13 üncü maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığınca hazırlanan ve 19/6/2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yürütülmektedir.

(2) Hazine taşınmazları üzerinde ön izin ve kullanma izni verilmesi ile irtifak hakkı tesis edilmesi işlemleri aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre yürütülecektir.

II. GENEL ESASLAR

1. Tanımlar (1)

(1) Bu Genel Tebliğde geçen;

a) Avan Proje: Asıl projeden önce, yapılacak projeye esas olmak üzere hazırlanan taslak projeyi,

b) Bakanlık: Maliye Bakanlığını,

c) Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer: Türk Medenî Kanunu ile diğer kanunlarda Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilen yerleri,

ç) Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmaz: Tapuda Hazine adına tescilli taşınmazları,

d) Hazine taşınmazı: Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri,

e) İdare: Merkezde Maliye Bakanlığını (Millî Emlak Genel Müdürlüğü); illerde defterdarlığı (millî emlak dairesi başkanlığı veya millî emlak müdürlüğü) ve ilçelerde malmüdürlüğünü,

f) İrtifak hakkı: Bir taşınmaz üzerinde yararlanmaya ve kullanıma rıza göstermeyi veya mülkiyete ilişkin bazı hakların kullanılmasından vazgeçmeyi kapsayan ve diğer bir taşınmaz veya kişi lehine aynî hak olarak kurulan yükümlülüğü,

g) Jeotermal seracılık: Örtüaltı ısıtmasında yer kabuğunun derinliklerindeki ısının oluşturduğu, sıcaklığı sürekli olarak bölgesel atmosferin ortalama sıcaklığının üzerinde olan su, buhar ve gazların (jeotermal kaynak) kullanıldığı seracılık yöntemini,

ğ) Kanun: 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununu,

h) Kullanma izni: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde kişiler lehine İdarece verilen izni,

ı) Organik tarım: Toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, üretim ve yetiştiricilikle birlikte doğal alan ve kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, paketleme, pazarlama ve depolama yatırımlarını,

i) Organize hayvancılık: Yatırımcılar tarafından, projeye dayalı organize hayvancılık faaliyeti kapsamında, küçükbaş veya büyükbaş hayvan türlerinin beslenmesi, üretilmesi, geliştirilmesi ve diğer her türlü faaliyetler ile ekonomik değere sahip hale getirilmesi amacıyla yapılacak yatırımı,

j) Ön izin: İrtifak hakkı tesis edilmeden veya kullanma izni verilmeden önce; tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da uygulama projelerinin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin yerine getirilebilmesi için İdarece verilen izni,

k) Sözleşme: İdare ile müşteri arasında düzenlenen ve imzalanan anlaşmayı,

l) (Ek:RG-10/4/2011-27901) (1) Su ürünleri yetiştiriciliği: Yatırımcılar tarafından; projeye dayalı olarak balık, kabuklular, yumuşakçalar, eklem bacaklılar, kafadan bacaklılar ve su bitki türlerinin üretilmesi, yetiştirilmesi, beslenmesi, geliştirilmesi, işlenmesi ve bunlardan elde edilen ürünlerin ekonomik değere sahip hale getirilmesi amacıyla yapılacak yatırımı,

m) Şartname: Yapılacak işlerin genel, özel, teknik ve idarî usul ve esaslarını gösteren belge veya belgeleri,

n) Teknolojik seracılık: Bitkilerin ideal yaşama, beslenme ve gelişme ortamının (ışık, nem, ısı, hava, sulama, gübreleme vs.) sağlanmasına ve kontrol altında tutulmasına elverişli sera yapıları ile yetiştirme tekniklerinin kullanıldığı seracılık yöntemini,

o) Uygulama projesi: Taşınmazın üzerinde yapılacak olan yapı veya tesislerin inşaatına esas olacak ayrıntıda düzenlenen, yatırım aşamalarını ve termin planını da içeren, inşa edilecek bölümlerin biçimlerinin ve boyutlarının uygulamaya esas teşkil edecek şekilde açık ve kesin olarak belirtildiği projeyi,

ö) Yatırımcı: Hazine taşınmazları üzerinde yatırım yapacak gerçek veya tüzel kişiyi,

p) Yönetmelik: Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliği,

ifade eder.

2. Bedel tespiti

(1) Hazine taşınmazları üzerinde verilecek kullanma izni ve tesis edilecek irtifak haklarında bedel takdiri Yönetmeliğin 17 nci maddesi gereğince oluşturulan komisyonca Kanunun 9 uncu ve Yönetmeliğin 12 nci maddeleri ile diğer ilgili mevzuatta yer alan kıymet takdirine ilişkin hükümlere göre yapılacaktır.

(2) İlk yıl kullanma izni veya irtifak hakkı bedeli, taşınmazın emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin yüzde birinden az olmamak üzere rayiç bedel esas alınarak tespit ve takdir edilecektir.

(3) Deniz turizmi araçlarına güvenli bağlama, karaya çekme, bakım, onarım ve sosyal hizmetlerden birkaçını veya tamamını sunan deniz turizmi tesisleri yapılmak amacıyla, kullanma izni veya irtifak hakkı verilmesi talep edilen alanda projelendirilmiş veya mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeyinin de bulunması hâlinde, deniz yüzeyinin kullanma izni metrekare birim bedeli; proje sahasındaki kara parçası için tespit edilen kullanma izni veya irtifak hakkı beher metrekare bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle belirlenecektir.

(4) İlk yıl kullanma izni veya irtifak hakkı bedeli, 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi ekspertiz şirketleri ile Bakanlık merkez denetim elemanlarına tespit ettirilebilir. Bu şekilde tespit ettirilen bedel, komisyonca ayrıca karar alınmasına gerek olmaksızın tahmin edilen bedel olarak dikkate alınacaktır.

(5) Kıymet takdiri yapılırken, bu Genel Tebliğ eki “İrtifak Hakkı/Kullanma İzni İşlemine Esas Kıymet Takdir Karar Formu (Ek-2)” kullanılacak ve bu formda; taşınmazın üzerinde varsa muhdesatın dikkate alınıp alınmadığı, fiili kullanım olup olmadığı ve bedelin hesaplanma şekli gibi hususlara açıkça yer verilecektir.

(6) İlgili kanunları gereğince bedeli yatırımcı tarafından ödenerek kamulaştırılan ve Hazine adına tescil edilen taşınmazların üzerinde tesis edilecek irtifak hakkı veya verilecek kullanma izinlerinden bedel alınmayacağından, bu taşınmazlar hakkında kıymet takdiri yapılmayacaktır.

3. Şartnameler

(1) Kullanma izni ihaleleri için Yönetmelik ekinde yer alan “Kullanma İzni Şartnamesi (Ek-15)”, irtifak hakkı ihaleleri için ise Yönetmelik ekinde yer alan “İrtifak Hakkı Şartnamesi (Ek-13)” hazırlanacaktır. Taşınmazın niteliği dikkate alınarak şartnameye ayrıca ilave edilmesi istenilen şartlar ise “Özel Şartlar” bölümünde gösterilecektir.

4. Geçici teminat

(1) Kullanma izni ve irtifak hakkı ihalelerinde geçici teminat miktarının belirlenmesinde 4706 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen üst sınır esas alınacaktır.

(2) Geçici teminat olarak kabul edilecek değerler aşağıda gösterilmiştir.

a) Tedavüldeki Türk Parası,

b) Mevduat veya katılım bankalarının verecekleri süresiz teminat mektupları,

c) Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler (nominal bedele faiz dâhil edilerek ihraç edilmiş ise, bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır),

(3) Mevduat veya katılım bankalarınca verilen teminat mektupları dışındaki teminatlar müşteriler tarafından ihaleden önce ilgili muhasebe birimine yatırılacak, teminat mektupları ise ihale komisyonuna verilecektir. Üzerlerine ihale yapılan isteklilere ait teminat mektupları ihaleden sonra ilgili muhasebe birimine teslim edilecektir. Üzerlerine ihale yapılmayan isteklilerin geçici teminatları iade edilecektir.

(4) Teminat mektuplarının Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde öngörülen şartları taşıyıp taşımadığı komisyonca incelenecek, mevzuata aykırı olarak düzenlenmiş teminat mektupları kabul edilmeyecektir. Üzerinde suç unsuru tespit edilen teminat mektupları, gerekli kovuşturma yapılması için Bakanlığa intikal ettirilecektir.

(5) 4706 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında; Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca belirlenen konvertibl dövizin, sadece taşınmaz satış ihalelerinde ve dışarıda yerleşik kişiler ile geçimini yurt dışında temin eden Türk vatandaşlarından teminat olarak alınabileceği belirtildiğinden; kullanma izni veya irtifak hakkı ihalelerinde konvertibl döviz teminat olarak kabul edilmeyecektir.

5. Bedel artış oranları

(1) İkinci ve müteakip yıllar ön izin, kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri, cari yıl bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE-bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında artırılması suretiyle hesaplanacaktır.

6. Bakanlığa gönderilecek bilgi ve belgeler

(1) (Değişik:RG-10/4/2011-27901) Bakanlığın izni ile sonuçlandırılması gereken kullanma izni ve irtifak hakkı taleplerinde bu Genel Tebliğ eki “İrtifak Hakkı/Kullanma İzni İşlemi Bilgi Formu (Ek-1)” Valilik (Defterdarlık) görüşü ile birlikte Bakanlığa gönderilecektir. İrtifak hakkı talep edilen arazi vasfındaki taşınmazlar üzerinde yapılması planlanan yapı ve tesislerin, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında uygunluğuna ilişkin Tarım İl Müdürlüğünün yazısı eklenecektir. Ayrıca, yatırımcılar tarafından; projeye dayalı organize hayvancılık, teknolojik veya jeotermal seracılık, organik tarım ile su ürünleri yetiştiriciliği yatırımları amacıyla talepte bulunulmuş ise, taşınmazın talep doğrultusunda kullanılmaya uygun olup olmadığına ilişkin Tarım İl Müdürlüğü ile diğer ilgili kamu idarelerinin yazısı eklenecektir.

7. Orman, mera, yaylak ve kışlak ile kamuya ait otlak ve çayır vasıflı taşınmazlar hakkında yapılacak işlemler

(1) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; ormanlık alanlar üzerinde savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı ve katı atık bertaraf tesisleri, sanatoryum, baraj, gölet ve mezarlık, Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesisleri yapılmak amacıyla Çevre ve Orman Bakanlığınca bedeli karşılığında izin verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

(2) Bu taşınmazlar hakkında Çevre ve Orman Bakanlığınca kesin izin verilmesi ve irtifak hakkı tesis edilmesinin uygun görülerek Bakanlığa bildirilmesi halinde, kesin izin şartları esas alınarak kesin izin verilen lehine 6831 sayılı Orman Kanununun 115 inci maddesi gereğince irtifak hakkı tesis edilecektir.

(3) Mera, yaylak ve kışlak ile kamuya ait otlak ve çayır vasıflı taşınmazlar üzerinde, 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere irtifak hakkı tesisinin talep edilmesi halinde; talep konusu taşınmazın vasfının değiştirilerek Hazine adına tescili sağlanmadan İdarece her hangi bir işlem yapılmayacaktır.

8. İhale usulü

(1) Kullanma izni verilmesi ve irtifak hakkı tesis edilmesine ilişkin ihale işlemleri bu Genel Tebliğde yer alan istisnalar dışında, Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen ilanlar yapılmak suretiyle, 51 inci maddesinin (g) bendine göre pazarlık usulüyle yapılacaktır.

(2) Ancak,

a) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca ilgili mevzuatı gereğince verilen lisansa istinaden bu Kurumca uygun görülen taşınmazların üzerinde yatırım yapacak yatırımcılara,

b) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine göre özelleştirme kapsam ve programına alınan kurum ve kuruluşlara,

c) Projeye dayalı organize hayvancılık yatırımlarında toplam proje maliyet bedelinin (Değişik ibare:RG-8/2/2011-27840) en az yirmi milyon ABD Doları karşılığı TL tutarında yatırım yapmayı ve yatırımın faaliyete geçmesinden itibaren en az yüz kişiye on yıl süreyle istihdam sağlamayı taahhüt eden yatırımcıya,

ç) (Değişik:RG-10/4/2011-27901) Teknolojik veya jeotermal seracılık, organik tarım ve su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında en az on milyon ABD Doları karşılığı TL tutarında yatırım yapmayı ve yatırımın faaliyete geçmesinden itibaren en az on kişiye on yıl süreyle istihdam sağlamayı taahhüt eden yatırımcıya,

d) Kıyı yatırımlarında en az yüzelli milyon ABD Doları karşılığı TL tutarında yatırım yapmayı ve yatırımın faaliyete geçmesinden itibaren en az ikiyüzelli kişiye on yıl süreyle istihdam sağlamayı taahhüt eden yatırımcıya,

e)Yatırımcı tarafından; dolgu, iskele, platform, boru hattı, dolfen, şamandıra, pompaj istasyonu gibi tesisler yapılması amacıyla kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesisinin talep edilmesi halinde, talep konusu alanların geri sahasında talep sahibi yatırımcının mülkiyetinde olan, yasal bir hakka istinaden fiilen kullanımında bulunan veya bu yatırımcıya daha önce Bakanlıkça kiralanan veya kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilmiş olan Hazine taşınmazı bulunması; bu alanların yapımı talep edilen kıyı tesisi ile plan ve proje bütünlüğü taşıyor olması ve birlikte kullanılmasının zorunlu olduğunun tespit edilmesi durumunda talep sahibi yatırımcıya,

f) Kamu yararına çalışan derneklere ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara, vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarına, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, kendi kuruluş kanunlarında, tüzük ve senetlerinde yer alan asli faaliyetlerinde belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere,

Kanunun 17 nci maddesine göre ilan yapılmaksızın doğrudan kullanma izni verilebilecek veya irtifak hakkı tesis edilebilecektir. (Ek cümle:RG-18/12/2010-27789) Yatırımcılar tarafından, bu fıkranın (c), (ç) ve (d) bentlerinden yararlanabilmek için; taahhüt ettikleri yatırımın en az yüzde otuzunu karşılayacak miktarda net öz kaynağa sahip olduklarının ve yatırımın finansmanını ne şekilde yapacaklarının belgelendirilmesi, fizibilite raporu ile finansman tablosunun İdareye teslim edilmesi zorunludur.

(3) İkinci fıkrada belirtilen koşulları taşıyan birden fazla istekli olması halinde ise; bu istekliler arasında Kanunun 51 inci maddesinin (g) bendine göre pazarlık usulü ile yapılacak ihale sonucunda en yüksek bedeli teklif eden yatırımcıya kullanma izni verilecek veya irtifak hakkı tesis edilecektir.

(4) Ön izin verilmesi amacıyla ayrı bir ihale yapılmayacaktır.

9. Yetki (Mülga:RG-24/3/2010-27531)

10. İhale onayı

(1) Kullanma izni veya irtifak hakkına ilişkin ihale komisyonu kararları Kanunun 31 inci maddesi gereğince onbeş işgünü içinde onaylanır veya iptal edilir. Yılı merkezi yönetim bütçe kanununa ekli (İ) işaretli Cetvelde, merkez ilçeler için tespit edilen parasal sınıra kadar olan ihaleler ita amirinin (illerde defterdarın ve yetki devredilen hallerde milli emlak dairesi başkanının, diğer ilçeler için tespit edilen parasal sınıra kadar olan ihalelerde kaymakamın), bu parasal sınırı aşan ihaleler ise Bakanlığın onay veya iptal kararları ile kesinleşecektir.

(2) İhalelerin onaya sunulmasına ilişkin yazılar ihale tutanağı da eklenmek suretiyle, valiliklerce (defterdarlık) veya kaymakamlıklarca doğrudan Bakanlığa faks yoluyla bildirilecektir. Bu yazılarda;

a) Taşınmazın numarası, mahalle veya köyü, mevkii, pafta, ada ve parsel numaraları veya tarihi, cilt, sayfa ve sıra numaraları, cinsi, yüzölçümü, varsa sokak adı ve kapı numarası, paylı ise Hazine payı,

b) Taşınmazın tahmin edilen bedeli ile teklif edilen bedellerin en yükseği,

c) İhale tarihi, ihaleye kaç kişinin katıldığı ve ihalenin kime yapıldığı,

belirtilecektir.

(3) Ayrıca, kaymakamlıklarca doğrudan Bakanlığa yazılan yazılar bilgi için dağıtımlı olarak valiliklere (defterdarlık) de gönderilecektir.

11. Kesin teminat

(1) Müşterinin taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmesini sağlamak amacıyla, sözleşme yapılmasından önce bir yıllık kullanma izni ve irtifak hakkı bedeli üzerinden yüzde altı oranında kesin teminat alınacaktır.

(2) Müşterinin bu zorunluluğa uymaması halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale bozulacak ve varsa geçici teminat Hazineye gelir kaydedilecektir.

(3) Geçici teminat olarak kabul edilen değerler kesin teminat olarak da verilebilecektir. Verilen kesin teminat, teminat olarak kabul edilen diğer değerlerle değiştirilebilecektir.

(4) Sözleşmenin yapılmasından sonra geçici teminat iade edilecektir.

12. Sözleşme düzenlenmesi ve yer teslimi

(1) Müşteri, onaylanan ihale kararının kendisine bildirilmesini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde geçici teminatı kesin teminata çevirerek;

a) Ön izin verilmesi gereken hallerde ön izin için Yönetmelik eki “Ön İzin Sözleşmesi (Ek-12)”,

b) İrtifak hakkı için Yönetmelik eki “İrtifak Hakkı Sözleşmesi (Ek-14)”,

c) Kullanma izni için Yönetmelik eki “Kullanma İzni Sözleşmesi (Ek-16)”,

ç) Mecra irtifak hakkı için bu Genel Tebliğ eki “Mecra İrtifak Hakkı Sözleşmesi (Ek-3)”,

d) Mecra kullanma izni için bu Genel Tebliğ eki “Mecra Kullanma İzni Sözleşmesi (Ek-4)”,

düzenleyerek İdareye vermek zorundadır. Ön izin ve kullanma izni sözleşmeleri notere tasdik ettirilecektir.

(2) Ancak, irtifak hakkı sözleşmeleri ile kamu idareleriyle yapılacak kullanma izni sözleşmeleri için noter tasdiki aranmayacaktır.

(3) İrtifak hakkı sözleşmeleri, İdareye teslim tarihinden itibaren bir ay içerisinde tapuya tescil edilecektir.

(4) Bu zorunluluklara uyulmadığı takdirde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale bozulacak ve varsa geçici teminat Hazineye gelir kaydedilecektir.

(5) Noterlikçe tescil edilen sözleşmenin İdareye tesliminden veya irtifak hakkının tapuya tescilinden itibaren onbeş gün içerisinde İdare taşınmazı müşteriye mahallinde tanzim edilecek tutanakla şartnamede belirtilen sınır ve evsafa uygun olarak teslim edecektir. Tutanakta; taşınmaz bina ise müştemilatı, değilse üzerindeki muhdesat ve dikili şeyler değerleri itibariyle gösterilecek, teslim tutanağı ilgili memur ve hak sahibi tarafından imzalanacaktır.

(6) Noterce tasdik edilmiş ön izin ve kullanma izni sözleşmeleri ile irtifak hakkına ilişkin olarak tapuda düzenlenen resmi senedin bir örneği onbeş gün içerisinde Bakanlığa gönderilecektir.

A. Ön izin verilmesi

(1) Kullanma izni veya irtifak hakkı ihalelerinin onayını müteakip gerekmesi halinde, fiili kullanım olmaksızın taşınmazın tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da uygulama projelerinin hazırlanması, onaylatılması ve ilgili kamu idarelerinden gerekli izin ve ruhsatların alınması amacıyla, üzerinde ihale kalan yatırımcıya Yönetmelik eki “Ön İzin Sözleşmesi (Ek-12)” düzenlenmek suretiyle bir yıl süreli ön izin verilecektir.

(2) Ön izin verilmesi gereken hallerde, ayrıca bedel takdiri yapılmayacak, ön izin bedeli, irtifak hakkı veya kullanma izni ihalesi sonucu oluşacak bedelin yüzde yirmisi olarak belirlenecektir. Ancak, ön izin verilecek alanda hak sahibinin fiili kullanımının olması halinde ön izin bedeli, irtifak hakkı veya kullanma izni ihale bedeli olarak belirlenecektir.

(3) Ön izin süresi gerekli hâllerde bedeli karşılığında uzatılabilir. Ancak, ön izin süresinin toplamı dört yılı geçemez. Sürenin uzatılması halinde ikinci ve müteakip yıl ön izin bedelleri, yeniden bedel takdiri yoluna gidilmeden bir önceki yıl ön izin bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında arttırılması suretiyle belirlenecektir.

(4) (Mülga birinci cümle:RG-24/3/2010-27531) … Uzatılan dönem için yeniden sözleşme yapılmayacaktır.

B. Ön izin yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde kullanma izni ve irtifak hakkı sözleşmelerinin düzenlenmesi

(1) Ön izin verilen yatırımcılar tarafından ön izin sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilerek, kullanma izni verilmesinin veya irtifak hakkı tesisinin talep edilmesi halinde, valiliklerce (defterdarlık);

a) İmar planları veya değişikliklerinin sözleşme amacı doğrultusunda yaptırıldığının,

b) İmar planlarının ilgili kamu idaresine onaylatıldığının,

c) Bu planlara uygun olarak imar uygulamasının yapıldığının,

ç) Uygulama projelerinin imar planına uygun olarak hazırlandığı ve ilgili kamu idarelerine onaylattırıldığının,

d) İlgili kamu idarelerinden alınması gerekli diğer izinlerin alındığının,

e) Ön izin sözleşmelerinde belirtilen diğer hususların yerine getirildiğinin,

tespiti halinde; Yönetmelik eki “İrtifak Hakkı Sözleşmesinin (Ek-14)” veya “Kullanma İzni Sözleşmesinin (Ek-16)”düzenlenmesi suretiyle Bakanlıktan izin alınmaksızın irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecektir.

13. İrtifak hakkı ve kullanma izni süresi

(1) Hazine taşınmazları üzerinde kırkdokuz yıla kadar (organize hayvancılık için otuz yıla kadar) kullanma izni verilecek veya irtifak hakkı tesis edilecektir.

(2) İrtifak hakkı lehtarı veya kullanma izni sahibinin kusuru dışında kamudan kaynaklanan, hakkın tamamen kullanılmasını ve işin yürütülmesini en az otuz gün süreyle engelleyen hukukî veya fiilî bir imkânsızlık durumunun ortaya çıkması ya da mücbir sebeplerin varlığı halinde; irtifak hakkı lehtarı veya kullanma izni sahibinin talebi üzerine irtifak hakkı veya kullanma izni süresi kamudan kaynaklanan fiili veya hukuki imkânsızlık durumunun veya mücbir sebeplerin ortadan kalkmasına kadar geçecek süre kadar dondurulur. Dondurulan süre için bedel alınmaz. Sürenin yeniden işlemeye başladığı tarihte alınacak bedel, dondurulan yıl bedelinin geçen süre kadar sözleşmesinde belirtilen oranda artırılması suretiyle tespit edilir. Ancak, dondurulan yıl için ödenmiş olan bedelin dondurulan süreye isabet eden kısmı sözleşmesinde belirtilen oranda artırılmak suretiyle yeni tespit edilen bedelden mahsup edilir. Dondurulan süre sözleşme süresine eklenecektir.

14. Bedellerin tahsili

A. Ön izin, kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri

(1) İlk yıl ön izin, kullanma izni ve irtifak hakkı bedelleri, ihalenin onaylanıp müşteriye tebliğinden itibaren onbeş gün içinde, müteakip yıl bedelleri ise, ön izin ve kullanma izni için sözleşmelerin düzenlenme tarihleri, irtifak hakkı için ise tapuya tescil tarihi esas alınarak her yıl aynı tarihte peşin olarak ilgili muhasebe birimine yatırılacaktır.

(2) Ön izin verilen hâllerde, ilk yıl kullanma izni veya irtifak hakkı bedeli; ihale bedelinin kullanma izni veya irtifak hakkı tesis edilinceye kadar (dört yılı geçmemek üzere) geçen süre dikkate alınarak Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE-bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında arttırılması suretiyle tespit edilecek bedeldir.

(3) Kullanma izinlerinde ve irtifak hakkı tesisinde ilk yıl ihale bedeline, ikinci ve üçüncü yıllar için ise sözleşmesine göre tespit edilecek bedele yüzde yetmiş oranında indirim uygulanmak suretiyle hesaplanarak tahsil edilir. Ancak, kullanma izni verildiği veya irtifak hakkı tesis edildiği tarihte taşınmazın üzerinde kullanma izni veya irtifak hakkı amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis vb. muhdesatların bulunması ve esaslı nitelikte ilave yatırım gerekmemesi halinde; kullanma izni ve irtifak hakkı bedellerinde ilk üç yıl için öngörülen yüzde yetmiş indirim uygulanmayacaktır.

(4) Bitkisel üretimle sınırlı olmak kaydıyla üzerinde tarım veya organize hayvancılık yapılmak üzere kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen taşınmazların kullanma izni veya irtifak hakkı bedelleri; ilk yıl ihale bedeline, ikinci ve üçüncü yıllar için ise sözleşmesine göre tespit edilecek bedele yüzde yetmiş oranında indirim uygulanmak suretiyle, sonraki yıllar için ise sözleşmesine göre tespit edilecek bedele yüzde elli oranında indirim uygulanmak suretiyle hesaplanarak tahsil edilir. Ancak, kullanma izni verildiği veya irtifak hakkı tesis edildiği tarihte taşınmazın üzerinde kullanma izni veya irtifak hakkı amacına uygun kullanımı mümkün yapı, tesis vb. muhdesatların bulunması ve esaslı nitelikte ilave yatırım gerekmemesi halinde; kullanma izni ve irtifak hakkı bedellerinde ilk üç yıl için öngörülen yüzde yetmiş indirim uygulanmayacak ve sözleşme gereğince alınması gereken bedelin yüzde ellisinin tahsiline devam edilecektir.

(5) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun, 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile 5346 sayılı Kanun gibi özel düzenlemeler gereği verilen kullanma izni veya tesis edilen irtifak hakkı bedellerinde Yönetmelik hükümlerine göre herhangi bir indirim uygulanmayacaktır.

(6) Vadesinde ödenmeyen bedellere, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesi gereğince belirlenen oranda gecikme zammı uygulanacaktır.

(7) İlgili kanunları gereğince bedeli yatırımcı tarafından ödenerek kamulaştırılan ve Hazine adına tescil edilen taşınmazların üzerinde tesis edilecek irtifak hakkı veya verilecek kullanma izinlerinden bedel alınmayacaktır.

B. Hasılat payları

(1) Kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen Hazine taşınmazı üzerinde yapılacak tesisin işletmeye geçmesinden itibaren alınacak hasılat paylarına ilişkin işlemler Yönetmeliğin 79 uncu maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre yürütülecektir.

(2) Buna göre,

a) Kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen Hazine taşınmazı üzerinde yapılacak tesisin bizzat hak lehtarınca işletilmesi hâlinde, bu tesisin işletilmesinden elde edilen toplam yıllık hasılatın yüzde biri oranında pay alınacaktır. Ancak, tarım ve hayvancılık ile sanayi ve tersane yatırımlarında bu oran binde bir olarak uygulanacaktır.

b) Kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara sağlık, eğitim ve spor tesisleri yapılmak amacıyla verilen kullanma izinleri ve tesis edilen irtifak hakları ile vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarına ve 4046 sayılı Kanun hükümlerine göre gerçek ve tüzel kişilere verilen kullanma izinleri ile tesis edilen irtifak haklarından hâsılat payı alınmayacaktır.

(3) Hak lehdarı ile varsa alt kiracıların yıllık hasılatını gösteren ve ilgili vergi dairesine yıllık beyanname ekinde verilen gelir tabloları, 1/6/1989 tarihli 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa göre yeminli malî müşavirlere tasdik ettirilerek bir örneği İdareye verilecektir. Ödenmesi gereken hasılat payları her yılın yıllık beyanname verme dönemini takip eden ay içinde ilgili muhasebe birimine yatırılacaktır.

(4) Hazine taşınmazı üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının hak lehtarınca üçüncü kişilere kiraya verilmesi hâlinde; hak lehtarından brüt kira üzerinden, kiracıdan/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan hak lehtarına ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden sözleşmesinde belirtilen oranda pay alınacaktır. Hak lehtarı ile kiracı arasında yapılan kira sözleşmesinin bir örneği İdareye verilecektir. Kira payları, hak lehtarı ile kiracı arasında yapılan sözleşmeye göre kira bedellerinin hak lehtarına ödenmesi gereken ayı takip eden ayın yirminci günü mesai saati bitimine kadar ilgili muhasebe birimine yatırılacaktır. Kiracılardan alınamayan hasılat payları hak lehtarından alınacaktır.

(5) Yıllık hasılatın tespitinde; 26/12/1992 tarihli ve 21447 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde yer alan “60. Brüt Satışlar” tanımı esas alınacaktır.

(6) Hak lehdarı yatırımcılar tarafından, hakka konu taşınmazların veya üzerindeki tesislerin bazı bölümlerinin baz istasyonu, bankamatik vb. amaçlarda kullanılmak üzere üçüncü kişilere kiraya verilmesi ve sözleşmelerinde tesislerin kiracılarından ayrıca hasılat veya kâr payı alınacağına ilişkin hüküm bulunmasına karşılık, kiracıların kiraladıkları yerler üzerinde gösterdikleri faaliyetin niteliği gereği yıllık işletme hasılatlarının veya kârlarının tespit edilememesi durumunda; kiracıların hak lehdarına ödediği bir yıllık kira bedelinin yüzde yirmibeşi oranında kiracılardan ayrıca pay alınacaktır. Yıllık kira bedelinin tespit edilememesi durumunda ise; taşınmazın rayiç değeri, üzerindeki tesisin niteliği, cari yıl irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, varsa aynı bölgede yapılan emsal kiralamalara ilişkin kira bedelleri vs. hususlar dikkate alınmak suretiyle valiliklerce (defterdarlık) oluşturulacak komisyon tarafından belirlenecek kira bedeli üzerinden yüzde yirmibeş oranında kiracılardan ayrıca pay alınacaktır.

(7) Mecra amaçlı verilen kullanma izinlerinde veya irtifak hakkı tesislerinde hasılat payı alınmayacaktır.

(8) Vadesinde ödenmeyen hasılat paylarına 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi gereğince belirlenen oranda gecikme zammı uygulanacaktır.

15. Sözleşme devri

(1) Bakanlıkça adlarına kullanma izni verilen veya lehlerine irtifak hakkı tesis edilen yatırımcılar tarafından kullanma izninin veya irtifak hakkının üçüncü kişilere devrinin talep edilmesi halinde; varsa İdareye olan borçların gecikme zamları ile birlikte ödenmesi, irtifak hakkı veya kullanma izni sözleşmelerinde belirtilen hükümlerine aykırılıkların İdarece verilen süre içersinde giderilmesi ve bu yatırımcılar tarafından kullanma izninden veya irtifak hakkından dolayı İdare aleyhine açılmış davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi, buna ilişkin belge aslının İdareye ibraz edilmesi ve İdarece hazırlanacak yeni sözleşme koşullarının kabul edilmesi kaydıyla, kullanma izninin ve irtifak hakkının üçüncü kişilere devredilmesine Bakanlıkça izin verilebilecektir.

(2) (Mülga:RG-24/3/2010-27531)

(3) Hak lehdarının şirket olması halinde; kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen tarihteki ortaklık yapısına göre, daha sonra yapılacak ve şirket hisselerinin yüzde ellisinden fazlasının devri sonucunu doğuracak işlemler sözleşmenin devri olarak kabul edilecektir.

(4) Ön izin sözleşmeleri devredilmeyecek ve ortak alınmayacaktır.

16. Sözleşmenin sona ermesi ve feshi

A. Ön izin sözleşmesi

(1) Ön izin sözleşmesi sürenin bitimiyle sona erer. Ön izin süresi içinde yükümlülüklerin ilgilinin kusuru dışında yerine getirilmesinin mümkün olamayacağının anlaşılması hâlinde, İdareye yapılacak başvuru üzerine sözleşme feshedilecek ve kesin teminat ile kalan süreye ilişkin ön izin bedeli iade edilecektir.

(2) Ön izin süresi içerisinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle irtifak hakkı tesis edilememesi veya kullanma izni verilememesi hâlinde, kesin teminat Hazineye gelir kaydedilecektir.

(3) Ön izin sahibinin sözleşme süresi sona ermeden taahhüdünden vazgeçmesi hâlinde, İdarece sözleşme feshedilerek kesin teminat Hazineye gelir kaydedilecek ve kalan süreye ilişkin ön izin bedeli iade edilmeyecektir.

B. İrtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmesi

(1) İrtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmeleri, sürenin bitimiyle sona erer.

(2) Adına kullanma izni verilen ya da lehine irtifak hakkı tesis edilen tarafından talep edilmesi hâlinde de sözleşme feshedilecek ve irtifak hakkı karşılıklı olarak rızaen tapudan terkin edilecektir.

(3) Kanunun 62 nci maddesi ile Yönetmeliğin 52 ve 80 inci maddeleri gereğince; irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmesi hükümlerine aykırı davranıldığının İdarece tespit edilmesi halinde, en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen yazılı ihtara rağmen aykırılığın devam ettiğinin tespiti durumunda, sözleşme İdarece feshedilecek ve irtifak hakkının öncelikle rızaen tapudan terkini hak lehdarından talep edilecek, rızaen terkin sağlanamaması halinde bu amaçla yargı yoluna başvurulacaktır.

(4) İrtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen nedenlerle feshedilmesi halinde kesin teminat Hazineye gelir kaydedilecektir. Ayrıca, Hazine taşınmazı üzerinde yapılması öngörülen yatırımın gerçekleştirilmeyen kısmının cari yıl maliyet bedelinin yüzde üçü oranında tazminat alınacaktır.

(5) İrtifak hakkı veya kullanma izni sözleşmesinin sona ermesi veya feshedilmesi hâlinde; özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, Hazine taşınmazı üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda tazminat veya bedel ödenmeksizin Hazineye intikal edecek ve bundan dolayı adına kullanma izni verilen ya da lehine irtifak hakkı tesis edilen yatırımcı veya üçüncü kişiler tarafından ileri sürülen hak ve tazminat talepleri kabul edilmeyecektir.

(6) Ön izin, kullanma izni ve irtifak hakkı sözleşmelerinin feshi işlemleri Bakanlıkça yapılacaktır.

17. İhaleden yasaklama

(1) Kanunun 83 üncü maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışlarda bulunanlar ile;

a) Üzerine ihale yapıldığı halde usulüne göre sözleşme yapmayanlar,

b) Sözleşme yapıldıktan sonra taahhüdünden vazgeçenler,

c) Mücbir sebepler dışında taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmeyenler,

hakkında bir yıla kadar ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilecektir.

(2) Yukarıda belirtilen durumlarda, tespit tarihinden (sözleşmenin feshini gerektiren durumlarda sözleşmenin feshi tarihinden) itibaren bir ay içerisinde Bakanlığın 2005/14 Sıra Sayılı Genelge eki form doldurularak Bakanlığa gönderilecektir.

III. ÖZELLİK ARZ EDEN İŞLEMLER

1. Turizm yatırımları

(1) 2634 sayılı Kanun ile 18/3/1986 tarihli ve 86/10497 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bakanlık arasında imzalanan “Turizm Alan ve Merkezleri Dışındaki Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkındaki Esaslar” kapsamında kalan Hazine taşınmazları ile ilgili turizm amaçlı kullanma izni ve irtifak hakkı tesisi işlemleri hakkında, 2634 sayılı Kanun ve 21/7/2006 tarihli ve 26235 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanacaktır.

2. Yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yapılacak yatırımlar

(1) 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre, Yüksek Planlama Kurulunca yetki verilen hizmetin asli sahibi kurum ve kuruluşlar tarafından belirlenen yatırımcıya; yap-işlet-devret sözleşmelerinde yatırım ve işletme dönemleri için belirtilen bedel karşılığında, böyle bir bedelin belirtilmemiş olması halinde ise Yönetmeliğin 12 nci maddesine göre takdir edilecek bedel üzerinden sözleşmelerinde belirtilen süre kadar kullanma izni verilecek veya lehine irtifak hakkı tesis edilecektir.

(2) Sözleşmelerinde hasılat payına ilişkin bir düzenleme olmaması halinde, bu Genel Tebliğin ikinci kısmının 14 numaralı bölümünün (B) alt bölümüne göre işlem yapılacaktır.

3. 4046 sayılı Kanun kapsamındaki işlemler

(1) 4046 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (e) alt bendinde yer alan hükmü uyarınca;

a) Anayasanın 43, 168 ve 169 uncu maddeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla; özelleştirme kapsam ve programında bulunan ve yüzde elliden fazla kamu payı olan kuruluşların kullanımında bulunan Hazine taşınmazları üzerinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca irtifak hakkı tesisi ve/veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde, Hazine taşınmazlarının fiili ve hukuki durumları araştırılarak herhangi bir engelin bulunmaması ve gerekli hallerde ilgili kamu idarelerinden görüş alınmak suretiyle bedelsiz kullanma izni verilecek veya irtifak hakkı tesis edilecektir.

b) Özelleştirme işleminin gerçekleştirilmesinden sonra kullanma izni veya irtifak hakkı sözleşmesinin devredilmesi gereken hallerde irtifak hakkı veya kullanma izni, özelleştirme ihalesine ilişkin şartname veya sözleşmede belirtilen koşullarla müşteriye bedelsiz olarak devredilecektir. Ancak, şartname veya sözleşmede aksine hüküm var ise, bu hükme göre işlem yapılacaktır.

c) Özelleştirme kapsam ve programında olup sermayelerindeki kamu payı yüzde ellinin altında olan kuruluşların irtifak hakkı ve kullanma izni talepleri ile özelleştirilen kuruluşları veya işletme haklarını devralan gerçek veya tüzel kişilerin ilave alanlar için irtifak hakkı tesisi veya kullanma izni verilmesi talepleri bedeli karşılığında genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

ç) Özelleştirme programına alınan kuruluşlar tarafından kullanılan Hazine taşınmazları üzerinde bedelsiz kullanma izni verilirken veya irtifak hakkı tesis edilirken, kullanma izni veya irtifak hakkı sözleşmelerine; bu kuruluşların özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması durumunda kullanma izni veya irtifak hakkının bedelliye çevrileceğine, kabul edilmemesi durumunda ise iptal edileceğine ilişkin hüküm konulacaktır.

4. Enerji yatırımları

(1) 4628 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin (d) bendinin iki numaralı alt bendinde yer alan hüküm uyarınca;

a) Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) Genel Müdürlüğü, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) Genel Müdürlüğü ile elektrik dağıtımında görevlendirilen kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen faaliyetler için Hazine taşınmazları üzerinde irtifak hakkı veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde, lisans sahibi adına irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecektir. Bu amaçla tesis edilecek irtifak hakkı ve verilecek kullanma izinlerinden bedel alınmayacaktır.

b) Ancak, belirtilen kuruluşların yürüttükleri hizmetlerin özelleştirilmesi halinde, işletme hakkını devralan yatırımcı tarafından devir tarihinden itibaren yapılacak ilave yatırımlar için ihtiyaç duyulacak Hazine taşınmazları üzerinde irtifak hakkı veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde, işletme hakkı sahibi lehine işletme hakkının süresiyle sınırlı olmak üzere kullanma izni veya irtifak hakkı tesisi talepleri bedeli karşılığında genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

c) 4628 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, enerji yatırımları için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından lisans verilen diğer yatırımcılara lisans süresince ve Kurumca bildirilen taşınmazlar üzerinde Yönetmeliğin 12 nci maddesine göre takdir edilecek bedel üzerinden kullanma izni verilecek veya irtifak hakkı tesis edilecektir.

(2) 5346 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde yer alan hüküm uyarınca; Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunca düzenlenmiş üretim lisansına ve bu Kurumun uygun görüşüne istinaden Hazine taşınmazları üzerinde hidrolik, rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle, biyogaz, dalga, akıntı enerjisi ve gel-git gibi fosil olmayan enerji kaynakları kullanılarak elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması veya bu tesislere bağlantı sağlayan ulaşım yolları ile şebeke bağlantı noktasına kadarki enerji nakil hattının kurulması amacıyla irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde;

a) Yenilenebilir enerji üretimine yönelik kullanma izni ve irtifak hakkı tesisi işlemleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen lisans esas alınarak lisans süresince ve bedeli karşılığında gerçekleştirilecektir.

b) Bu tesislerin 31/12/2012 tarihine kadar devreye alınması kaydıyla, yenilenebilir enerji üretim tesisleri kurulması amacıyla tesis edilecek irtifak hakkı ve kullanma izinlerinde bedeller, sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren on yıl süreyle sözleşmesi gereği tahsil edilmesi gereken bedele yüzde seksenbeş oranında indirim uygulanarak tahsil edilecektir.

c) Hidroelektrik üretim tesislerinin rezervuar alanında bulunan Hazinenin taşınmazları ile bedeli lisans sahibi tarafından ödenerek kamulaştırılan ve tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar üzerinde tesis edilecek irtifak hakkı veya verilecek kullanma izinlerinden bedel alınmayacaktır.

(3) 4646 sayılı Kanunun 12 inci maddesinin (a) ve (b) bentleri hükümleri uyarınca, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunca düzenlenmiş üretim lisansına ve bu Kurumun uygun görüşüne istinaden Hazine taşınmazları üzerinde doğal gazın iletimi, dağıtımı, depolanması, pazarlanması amacıyla irtifak hakkı tesis edilmesi veya kullanma izni verilmesinin talep edilmesi halinde;

a) Yönetmeliğin 12 nci maddesine göre takdir edilecek bedel üzerinden boru hatları için kullanma izni verilecek veya irtifak hakkı tesis edilecektir.

b) Ancak, BOTAŞ lehine doğalgaz boru hattı geçirilmek amacıyla tesis edilecek irtifak hakkı ve kullanma izinlerinin süresi “hizmet süresi” olarak belirlenecek ve irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, boru hattının geçmesi nedeniyle taşınmazın değerinde meydana gelen azalma dikkate alınmak suretiyle hesaplanarak bir defaya mahsus olmak üzere tahsil edilecektir.

(4) 4737 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca endüstri bölgesi ilan edilen alan içinde kalan Hazine taşınmazları üzerinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen yatırımcılar tarafından irtifak hakkı tesisinin talep edilmesi halinde, Yönetmeliğin 12 nci maddesine göre takdir edilecek bedel esas alınarak doğrudan yatırımcı lehine irtifak hakkı tesis edilecektir.

5. Projeye dayalı organize hayvancılık amacıyla yapılacak yatırımlar

(1) Yatırımcılar tarafından, projeye dayalı organize hayvancılık faaliyeti kapsamında, küçükbaş veya büyükbaş hayvan türlerinin; beslenmesi, üretilmesi, geliştirilmesi suretiyle ekonomik değere sahip hale getirilmesi amacıyla Hazine taşınmazları üzerinde kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi talepleri genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

(2) Hazine taşınmazları üzerinde projeye dayalı organize hayvancılık faaliyeti kapsamında kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi için;

a) Yapılacak yatırımın küçükbaş hayvancılıkta bin adet, büyükbaş hayvancılıkta ise ikiyüz adet hayvan kapasitesinden az olmaması,

b) Proje bütünlüğü içerisinde, entegre tesislerin kurulacağı alan ile bitişik ve bütünlük sağlayan alanlarda yem bitkisi yetiştiriciliği de yapılacak ise, verilecek arazi miktarının küçükbaş hayvan başına yediyüz metrekare, büyükbaş hayvan başına üçbinbeşyüz metrekareden fazla olmaması,

gerekir.

(3) Ön izin süresi içerisinde, taşınmaz üzerinde yapılması planlanan yatırıma ilişkin uygulama projeleri yetkili kamu idarelerinin yanı sıra ayrıca Tarım İl Müdürlüğüne onaylattırılacaktır.

6. Teknolojik veya jeotermal seracılık ile organik tarım amaçlı yatırımlar

(1) Hazine arazilerinin teknolojik veya jeotermal seracılık ve organik tarım yatırımları amacıyla, kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesisi talepleri genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

(2) Üzerinde ihale kalan yatırımcı tarafından;

a) Ön izin süresi içerisinde, taşınmaz üzerinde yapılması planlanan yatırıma ilişkin uygulama projeleri yetkili kamu idarelerinin yanı sıra ayrıca Tarım İl Müdürlüğüne onaylattırılacaktır.

b) (Değişik:RG-10/4/2011-27901) Teknolojik veya jeotermal seracılık yatırımı yapılacak ise; kurulacak sera işletmesinde TS EN 13031-1 no.lu standart kriterleri aranacaktır. Ayrıca, jeotermal seracılıkta kullanılacak jeotermal suya ilişkin olarak yetkili kamu idaresinden gerekli izinler alınacaktır.

c) (Değişik:RG-10/4/2011-27901) Organik tarım yapılacak ise; 1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ile 18/8/2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında ilgili kamu idareleri ve kuruluşlardan gerekli izinler alınacaktır.

7. Projeye dayalı su ürünleri yetiştiriciliği yatırımları (Ek:RG-10/4/2011-27901)

(1) Deniz ve iç sularda veya bu yerlerden su alarak karadaki tesislerde balık, kabuklular, yumuşakçalar, eklem bacaklılar, kafadan bacaklılar ve su bitki türlerinin üretilmesi, yetiştirilmesi, beslenmesi, geliştirilmesi, işlenmesi ve bunlardan elde edilen ürünlerin ekonomik değere sahip hale getirilmesi amacıyla Hazine taşınmazları üzerinde kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi talepleri genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

(2) Ancak, Hazine taşınmazları üzerinde projeye dayalı su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetleri kapsamında kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesis edilmesi için;

a) Yapılacak yatırımın balık yetiştiriciliği için 100 ton/yıl, kuluçkahane tesisleri için 10.000.000 adet/yıl ile kabuklu, yumuşakçalar, eklem bacaklılar ve kafadan bacaklılar için 30 ton/yıl’dan az üretim kapasitesinin olmaması gerekmektedir.

b) Üzerinde ihale kalan yatırımcı tarafından; ön izin süresi içerisinde, taşınmaz üzerinde yapılması planlanan yatırıma ilişkin uygulama projeleri hakkında, 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile 29/6/2004 tarihli ve 25507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği kapsamında yetkili kamu idarelerinin izninin alınmasının yanı sıra, bu projeler Tarım ve Köyişleri Bakanlığına onaylattırılacaktır.

IV. KIYI YATIRIMLARI

(1) Yatırımcılar tarafından; dolgu, mendirek, rıhtım, iskele, platform, boru hattı, dolfen, şamandıra, pompaj istasyonu, tersane, liman gibi kıyı yapıları yapılmak amacıyla kullanma izni verilmesi veya irtifak hakkı tesisinin talep edilmesi halinde, bu talepler genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

(2) İhtiyaçları olan hammaddeleri getirebilmeleri ve ürettikleri ürünleri sevk edebilmeleri için tesislerinin önlerine dolgu, iskele, platform, boru hattı, dolfen, şamandıra, pompaj istasyonu gibi kıyı yapıları yapılmak amacıyla kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen ve plan notlarında veya işletme izinlerinde üçüncü kişilere de hizmet verilmesi uygun görülen yerlerin üçüncü kişilere ait yüklerin yüklenmesi ve boşaltılması ile gemi konaklamasında kullandırılması karşılığında elde edilen hâsılattan yüzde onbeş oranında pay alınacaktır.

(3) Hâsılattan yüzde onbeş oranında pay alınan yerlerde, üçüncü kişilere ait yüklerin yükleme ve boşaltılması ile gemi konaklaması dışında gelir getirici başka faaliyetlerin de olması halinde, bu faaliyetlerden elde edilen hâsılatın yüzde biri oranında ayrıca pay alınacaktır.

(4) Hasılat payının hesabına esas alınacak ücret, o bölgedeki kamu limanında aynı yükün yükleme veya boşaltılması ile gemilerin konaklaması sırasında alınmakta olan ve Denizcilik Müsteşarlığınca belirlenen ücretin yüzde yetmişbeşinden az olamaz. Her aya ait paylar, takip eden ayın yirminci günü akşamına kadar ilgili muhasebe birimine yatırılacaktır.

(5) Dolgu, iskele, platform, boru hattı, dolfen, şamandıra, pompaj istasyonu gibi tesisler yapılmak amacıyla adına kullanma izni verilen veya irtifak hakkı tesis edilen hak sahiplerinin ad, unvan ve adresleri ile yükleme, boşaltma ve gemi konaklatmaya yetkili olup olmadığı hususu bağlı oldukları gümrük idaresi ile liman başkanlığına bildirecektir. İdareyle kullanma izni veya irtifak hakkı sözleşmesi yapmadan tesisleri işletenlerin bu alandaki faaliyetleri, üçüncü kişilere yönelik hizmetler olarak kabul edilecek ve yüzde onbeş pay alınacaktır. Ayrıca, Hazine taşınmazı üzerindeki işgalleri dolayısıyla ecrimisil takibatı yapılacak ve tahliye işlemlerine başlanacaktır.

(6) İlgili defterdarlık veya malmüdürlüğü tarafından; yetki alanları içerisinde yapılan yükleme ve boşaltma işlemleri ile gemi konaklamasına ilişkin bilgiler ilgili gümrük idaresi ve liman başkanlıklarından her ayın yirmisine kadar istenilecek, gelen bilgiler izin sahibinin beyanı ile karşılaştırılacak, beyan edilmeyen gelir saptandığı takdirde genel hükümlere göre gerekli takip ve tahsilat yapılacaktır.

V. GEÇİCİ İŞLEMLER*

(1) 14/3/2009 tarihli ve 27169 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin geçici 5 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 14/3/2009 tarihinden önce verilen ve bu tarih itibariyle sözleşmesinde taahhüt edilen;

-Yatırım süresi bitmeyen ve yatırımı da tamamlanmayan,

-Yatırım süresi biten ancak yatırımı henüz tamamlanmadığı için ek yatırım süresi talebi Bakanlık tarafından uygun görülen,

irtifak hakkı ve kullanma izinlerinde hak lehtarının talep etmesi halinde, yatırımın tamamlanma zamanı dikkate alınmaksızın iki yıl süreyle sözleşmelerine göre tespit edilecek bedel yüzde elli indirimli tahsil edilecektir.

(2) Buna göre,

a) Sözleşmelerinde bedellerin ödeme tarihinin bu Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği 14/3/2009 tarihinden önce olması halinde; bu dönem bedeli ödeme tarihinden itibaren sözleşmesinde belirtilen oranda artırıldıktan sonra yüzde elli indirim uygulanmak suretiyle tahsil edilecektir. Bir sonraki yıl bedeli de yine sözleşmesinde belirtilen oranda artırıldıktan sonra yüzde elli indirimli tahsil edilecektir.

b) Sözleşmelerinde bedellerin ödeme tarihinin bu Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği 14/3/2009 tarihi ile başvurunun yapıldığı tarih arasında bir döneme isabet etmesi ve bu bedelin de ödenmiş olması halinde; ödenen bedelden yüzde elli indirim yapılacak, kalan tutar yatırımcıya iade edilecektir. Bir sonraki yıl bedeli de yine sözleşmesinde belirtilen oranda artırıldıktan sonra yüzde elli indirimli tahsil edilecektir.

c) Sözleşmelerinde bedellerin ödeme tarihinin bu Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği 14/3/2009 tarihi ile başvurunun yapıldığı tarih arasında bir döneme isabet etmesi ve bu bedelin de ödenmemiş olması halinde; ödenmesi gereken bedele indirim uygulanarak bulunacak tutar için gecikme zammı tahakkuk ettirilecek, indirimli bedel gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir. Bir sonraki yıl bedeli de yine sözleşmesinde belirtilen oranda artırıldıktan sonra yüzde elli indirimli tahsil edilecektir.

ç) Sözleşmelerinde bedellerin ödeme tarihinin bu Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği 14/3/2009 tarihinden ve başvuru tarihinden sonra olması halinde; başvurudan sonraki ilk dönem bedeline indirim uygulanacaktır. Bir sonraki yıl bedeli de yine sözleşmesinde belirtilen oranda artırıldıktan sonra yüzde elli indirimli tahsil edilecektir.

d) Bu indirim iki yıl için uygulanacak, sonraki yıllara ilişkin bedellerin ise, sözleşmesinde belirtilen oranda artırılarak tahsiline devam edilecektir.

(3) 14/3/2009 tarihi itibariyle yatırım süresi dolmuş ve yatırım tamamlanmış ise, bu yatırımlara ilişkin indirim talepleri karşılanmayacaktır.

(4) Süre uzatımı dışında kalan indirim uygulamasına ilişkin yukarıda belirtilen işlemler valiliklerce (defterdarlıklar) sonuçlandırılacaktır.

* 24/3/2010 tarihli ve 27531 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Emlak Genel Tebliği (Sıra No: 327) ile bu Tebliğin V. GEÇİCİ İŞLEMLER bölümünün yetki devrine ilişkin kısımları yürürlükten kaldırılmıştır.

VI. DİĞER İŞLEMLER

(1) 14/10/2008 tarihli ve 27024 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 319 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca başlanılmış olan idari işlemlere devam edilecektir.

(2) Tereddüt edilen konularda Bakanlıktan görüş alınacaktır.

VII. YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN GENEL TEBLİĞLER

1) 1/6/1990 tarihli ve 19372 sayılı 165 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği,

2) 27/9/2002 tarihli ve 34706 sayılı 263 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği,

3) 20/8/2005 tarihli ve 25912 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 301 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği,

4) 23/6/2006 tarihli ve 26207 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 306 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği,

5) 15/2/2007 tarihli ve 26435 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 310 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği,

6) 3/5/2007 tarihli ve 26511 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine Arazilerinin Teknolojik veya Jeotermal Seracılık ve Organik Tarım Yatırımlarına Tahsisinde Uygulanacak Esas ve Usullere İlişkin Tebliğ,

yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur.

________________

(1) 10/4/2011 tarihli ve 27901 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile bu maddeye (k) bendinden sonra gelmek üzere (l) bendi eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.

MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 323)

26 Nisan 2009 PAZAR      Resmî Gazete     Sayı: 27211

TEBLİĞ

Maliye Bakanlığından:

MİLLİ EMLAK GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 323)

I. GİRİŞ

(1) 29/4/1969 tarihli ve 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun ek 4 üncü maddesinde; “28/12/1960 tarihli ve 189 sayılı Kanun kapsamında bulunanlar ile herhangi bir kamu hizmetine tahsis edilmiş arazi ve arsalar hariç olmak üzere (Değişik İbare: RG-04.09.2021-31588) Cumhurbaşkanının onayı ile belirlenen arsa üretim alanlarında bulunan Hazineye ait (Değişik İbare: RG-04.09.2021-31588) taşınmazlar ve Hazine adına tescil edilecek (Değişik İbare: RG-04.09.2021-31588) taşınmazların mülkiyeti Toplu Konut İdaresi Başkanlığına bedelsiz olarak devredilir. Kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile Maliye Bakanlığınca değişik ihtiyaçlarla talep edilen taşınmazlar bedelsiz olarak Hazineye iade edilir.” hükmü yer almaktadır.

(2) Bu hüküm uyarınca, tapuda Hazine adına tescilli taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici olan ve Hazine adına tapuya tescil edilecek taşınmazların Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devrine ilişkin işlemlerin ivedilikle sonuçlandırılması amacıyla bu Genel Tebliğ düzenlenmiştir.

II. TANIMLAR

(1) Bu Genel Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: (Değişik İbare: RG-04.09.2021-31588) Çevre ve Şehircilik Bakanlığını,

b) Başkanlık: Toplu Konut İdaresi Başkanlığını,

c) Kanun: 29/4/1969 tarihli ve 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkında Kanunu,

ç) (Mülga: RG-04.09.2021-31588),

d) Tebliğ: Bu Genel Tebliği,

e) (Ek bent: RG-04.09.2021-31588) Arsa üretim alanı: Sınırları Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca belirlenen ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan alanı,

f) (Ek bent: RG-04.09.2021-31588) İdare: İllerde çevre ve şehircilik il müdürlüğünü (millî emlak dairesi başkanlığı veya millî emlak müdürlüğü), ilçelerde millî emlak müdürlüğünü yoksa millî emlak şefliğini,”

ifade eder.

III. (Mülga Başlık: RG-04.09.2021-31588),

IV. (Mülga ibare: RG-04.09.2021-31588) İZİN

(1) Başkanlıkça talep edilmesi halinde, arsa üretim alanı olarak belirlenen alanda; imar planının yapılması, değiştirilmesi, tescil, ifraz, tevhit ve benzeri işlemlerin yerine getirilebilmesi ve bu işlemlerin devir işlemleriyle birlikte yürütülmesine imkan vermek amacıyla, Bakanlıkça (Mülga ibare: RG-04.09.2021-31588) izin verilebilir.

V. DEVİR İŞLEMLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ (Değişik: RG-04.09.2021-31588)

(1) Arsa üretim alanlarında bulunan ve Başkanlığın bedelsiz devir talebinde bulunduğu taşınmazlar İdareye bildirilerek taşınmazlara ilişkin;

a) Tebliğin Ek-1’inde yer alan bilgi formunun,

b) Tapu kayıt örneğinin,

c) Emlak vergi değerinin,

ç) Rayiç bedelinin,

d) Tebliğin Ek-2’sinde yer alan taşınmazları gösterir renkli haritalı (uzaktan ve yakından uydu görüntülerini içerir) bilgi notunun,

on gün içinde Bakanlığa gönderilmesi istenir.

(2) İdarece, taşınmazların güncel tapu kaydı ve dosyasındaki bilgi ve belgelere göre taşınmazların devrine engel herhangi bir şerh, beyan veya kısıtlılık olup olmadığı ile taşınmazların, Tebliğin “Devredilmeyecek Taşınmazlar” başlıklı altıncı bölümünde yer alan taşınmazlardan olup olmadığı tespit edilerek birinci fıkrada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte belirtilen süre içerisinde Bakanlığa gönderilir.

(3) Yapılan değerlendirme sonucunda aşınmazların devredilemeyecek nitelikte olması durumunda bu husus Bakanlık tarafından Başkanlığa bildirilir.

(4) Taşınmazların, Tebliğin “Devredilmeyecek Taşınmazlar” başlıklı altıncı bölümü kapsamında görüş alınması gereken taşınmazlardan olması halinde; ilgili idarelerle yazışma Bakanlık tarafından yapılabileceği gibi, Bakanlık talimatı doğrultusunda, İdare tarafından da yapılabilir. Yazışmalar sonrasında devrinde sakınca olmadığı değerlendirilen taşınmazların devir işlemleri İdare tarafından gerçekleştirilir.

(5) Arsa üretim alanı olarak belirlenen alanda kalan taşınmazların devir işlemlerine ilişkin Bakanlıkça bilgi ve belge istenilmeksizin doğrudan devir işleminin yapılmasının İdareye bildirilmesi halinde, bu bölüm hükümlerine göre İdarece yapılan değerlendirme sonucunda, devrine engel bir durum bulunmayan taşınmazların devir işlemleri İdarece sonuçlandırılır. Bu fıkra kapsamında ilgili kurumlarla yazışmalar İdare tarafından yapılır. Taşınmazların devredilemeyecek nitelikte olması halinde ise bu durum Bakanlığa bildirilir.

(6) Devir işlemlerinin herhangi bir nedenle gerçekleştirilememesi halinde, gerekçeleri ile birlikte Bakanlığa bilgi verilir.

(7) Arsa üretim alanı sınırları içerisinde kalmakla birlikte, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici alanlardan olan ve Başkanlıkça devri talep edilen taşınmazların Hazine adına tapuya tescil işlemleri öncelikle Başkanlık tarafından yapılır.

VI. DEVREDİLMEYECEK TAŞINMAZLAR

(1) Tebliğ kapsamında;

a) Kamu hizmetlerine tahsisli bulunan taşınmazlar,

b) Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici olan ve Hazine adına tapuya tescili mümkün olmayan taşınmazlar,

c) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 28/12/1960 tarihli ve 189 sayılı Milli Savunma Bakanlığı İskan İhtiyaçları İçin Sarfiyat İcrası ve Bu Bakanlıkça Kullanılan Gayrimenkullerden Lüzumu Kalmıyanların Satılmasına Salahiyet Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında kalıp Milli Savunma Bakanlığınca devredilmesi uygun görülmeyen taşınmazlar,,

ç) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre tamamı kıyıda kalan yerler,

d) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olup, ilgisine göre Bakanlık veya Kültür ve Turizm Bakanlığınca devredilmesi uygun görülmeyen taşınmazlar,

e) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu uyarınca milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları içinde kalması nedeniyle tahsisi gereken taşınmazlar,

f) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 22/11/1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilan edilen bölgelerde kalıp devredilmesi uygun görülmeyen taşınmazlar,

g) (Değişik: RG-04.09.2021-31588)

18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında kalıp devredilmesi uygun görülmeyen taşınmazlar,

ğ) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar,

h) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisi gereken taşınmazlar (Hazineye ait olmayanlarla tevhit şartı olanlar ile Hazinenin hissedar olduğu taşınmazlar hariç)

,ı) 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna göre tapu tahsis belgesi verilen taşınmazlar,

i) 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında kalan taşınmazlar,

j) 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar,

k) (Değişik: RG-04.09.2021-31588) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 19/10/1989 tarihli ve 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname kapsamında özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen alanlarda ve 2863 sayılı Kanun uyarınca Bakanlık görev ve sorumlulukları kapsamında bulunan taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanlarında kalıp devredilmesi uygun görülmeyen taşınmazlar,

l) Teferruğ yoluyla edinilen ve edinme tarihinden itibaren bir yıl geçmemiş taşınmazlar,

m) Kamulaştırma yoluyla edinilip 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 23 üncü maddesinde yazılı süresi dolmamış taşınmazlar,

n) Özel kanun hükümleri gereği kamu kurum ve kuruluşlarına tahsisi, devri, terki ve kullanım hakkı verilmesi gereken taşınmazlar,

o) Elbirliği halindeki mülkiyet durumu paylı mülkiyete dönüştürülmemiş taşınmazlar,

ö) Bakanlıkça devredilmesi uygun görülmeyen taşınmazlar,

(Değişik ibare: RG-04.09.2021-31588) devre konu edilemez.

VII. DEVİR YETKİSİ

(1) Tebliğ kapsamında devrinde sakınca olmadığı tespit edilen taşınmazların devrine Valilikler (Defterdarlıklar) yetkilidir. Valilikler (Defterdarlıklar) bu yetkisini devredemez. Taşınmazların ilçe sınırları içinde bulunması halinde, Kaymakamlıklarca (Malmüdürlüğü) Tebliğin “Devir İşlemlerinin Yürütülmesi” başlıklı beşinci bölümünde belirtilen işlemler tamamlanarak ve Tebliğin eki “Hazine Taşınmazlarının Toplu Konut İdaresine Devrine İlişkin Bilgi Formu (Ek 1)” hazırlanarak Valiliklere (Defterdarlık) onay için gönderilecek, devir işlemleri Valiliklerin (Defterdarlıkların) onayından sonra gerçekleştirilecektir.

(2) Başkanlığa yapılan devirlerden sonra devredilen taşınmazların ada, parsel ve yüzölçümleri ile birlikte Bakanlığın 29/8/2007 tarihli ve 26628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 313 Sıra Sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca takdir edilecek satışa esas bedelleri belirtilmek suretiyle bilgiler MEOP kapsamında ilgili programa aktarılacaktır. Bilgilerin MEOP kayıtlarına doğru olarak aktarılması Valiliklerin (Defterdarlık) sorumluluğunda olacaktır.

VIII. KAMU HİZMETLERİNE AYRILAN YERLER

(1) (Değişik ibare: RG-04.09.2021-31588) Kanun kapsamında Başkanlığa bedelsiz devredilen taşınmazlardan, Bakanlık veya İdare tarafından imar planı bulunmadığı bildirilen taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesine; “Kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca farklı amaçlarda kullanılmak üzere talep edilen taşınmazlar bedelsiz olarak Hazineye iade edilir.” belirtmesi konulur.

(2) (Değişik ibare: RG-04.09.2021-31588) Birinci fıkraya göre belirtme konularak Başkanlığa devredilen taşınmazlardan uygulama imar planlarında kamu hizmetlerine ayrılmayan taşınmazların ve üzerinde kat mülkiyeti/kat irtifakı tesis edilen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarındaki bahse konu belirtmeler Başkanlığın veya Bakanlıkla yazışma yapılmaksızın İdarenin talebi üzerine tapu idaresince terkin edilir.

Tebliğ olunur.

Ek-1

(Değişik: RG-04.09.2021-31588)

HAZİNE TAŞINMAZLARININ TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞINA DEVRİNE İLİŞKİN BİLGİ FORMU

İl Pafta/Cilt 
İlçe Ada / Sayfa 
Mahalle /Köy Parsel/Sıra 
Cadde/Sokak Yüzölçümü 
Yöre Hazine Hissesi 
Taşınmaz No.   
TAŞINMAZA AİT BİLGİLER
1* Mülkiyetinin ihtilaflı olup olmadığı, 
2-  Devrine engel herhangi bir şerh, beyan veya kısıtlılık olup olmadığı, 
3-  Tahsisli olup olmadığı, tahsisli ise hangi kamu idaresine tahsisli olduğu, 
4-  Devletin hüküm ve tasarrufu altında tescili mümkün olmayan taşınmazlardan olup olmadığı, 
5-  4342, 6831 ve 7269 sayılı Kanunlar kapsamında kalıp kalmadığı, 
6-  3621 sayılı Kıyı Kanununa göre kıyıda kalan yerlerden olup olmadığı, (Kalıyorsa tamamen veya kısmen kaldığı belirtilir) 
7-  189, 2565, 2634, 2863, 2872, 2873, 3083 sayılı Kanunlar ve 383 sayılı KHK kapsamında kalıp kalmadığı. 
8-  2981 sayılı Kanuna göre tapu tahsis belgesi verilen taşınmaz olup olmadığı, 
9-   Teferruğ yoluyla edinilen ve edinme tarihinden itibaren bir yıl geçmemiş taşınmaz olup olmadığı, 
10-Kamulaştırma yoluyla edinilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 23 üncü maddesinde yazılı süresi dolmamış taşınmaz olup olmadığı, 
11-Özel kanun hükümleri gereği kamu kurum ve kuruluşlarına tahsisi, devri, terki ve kullanım hakkı verilmesi gereken taşınmaz olup olmadığı, 
12-Elbirliği halindeki mülkiyet durumu paylı mülkiyete dönüştürülmemiş taşınmaz olup olmadığı, 
13-Taşınmazla ilgili olarak Bakanlıkla yazışma yapılmış ise, yazıların tarih ve sayıları 
TAŞINMAZA AİT BELGELER(Yazı Ekinde Gönderilenlerin Karşısına X İşareti Konulacak)
1- Tapu kayıt örneği 
2- İşgal ve kullanım durumu ile muhdesat ve benzeri fiili durumlar konusunda bilgiler ihtiva eden tespit tutanağı 

ONAY”

Ek-2

(Ek: RG-04.09.2021-31588)

HAZİNE TAŞINMAZLARININ TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞINA DEVRİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU

  
UZAK UYDU GÖRÜNTÜSÜYAKIN UYDU GÖRÜNTÜSÜ
  
İŞİN MUHTEVASITAŞINMAZ BİLGİLERİRAYİÇ BEDELİ (TL)AÇIKLAMA
1164 sayılı Kanun uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığına Devirİl   
İlçe 
Mahalle / Köy 
Ada EMLAK VERGİ DEĞERİ (TL)
Parsel  
Yüzölçüm 
Hazine Yüzölçümü 

TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİNE DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2011/14)

26 Mart 2011 CUMARTESİResmî Gazete     Sayı : 27886

TEBLİĞ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİNE DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2011/14)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

Amaç

MADDE 1 –

(1) Bu Tebliğ, Ülkenin tarımsal yayım ve danışmanlık sisteminin çoğulcu, etkin ve verimli bir yapıya kavuşmasını sağlamak üzere, tarımsal danışmanlık hizmeti satın alan tarımsal işletmelerin desteklenmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 –

(1) Bu Tebliğ destekleme kapsamında danışmanlık hizmeti satın alabilecek tarımsal işletmeler, tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti satın alınacak kişi ve kuruluşlar, destekleme ödemesi kriterleri, desteklemelerin denetimine ilişkin görev ve yetkiler, desteklemeden yararlanamayacaklar ve cezai sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 –

(1) Bu Tebliğ 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu, 8/9/2006 tarih ve 26283 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik ve 14/2/2011 tarihli ve 2011/1430 sayılı 2011 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 –

(1) Bu Tebliğde geçen;

a) Arıcılık kayıt sistemi (AKS): Arıcıların “Arılık ve Koloni Bildirim Formu” beyanına istinaden il müdürlükleri tarafından tutulan kayıt sistemini,

b) AKS Belgesi: İl/ilçe müdürlüğü onaylı AKS’nden alınan belgeyi,

c) Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,

ç) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünü,

d) Banka şubesi: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Şube Müdürlüklerini,

e) Belge: Yönetmelik hükümlerine göre kişilere  verilen Geçici Tarım Danışmanı Belgesini,

f) Çiftçi: Mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir üretim dönemi veya yetiştirme devresinde tarımsal üretim yapan gerçek ve tüzel kişileri,

g) Çiftçi kayıt sistemi (ÇKS): 16/4/2005 tarih ve 25788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’yle oluşturulan ve çiftçilerin kimlik, arazi ve ürün bilgileri ile tarımsal desteklemelere ilişkin bilgilerin de kayıt altına alındığı veri tabanını ve buna bağlı kayıt sistemlerini,

ğ) ÇKS Belgesi:  Tarımsal işletmelerin 2010 veya 2011 yılı üretim sezonu bilgilerini içeren, il/ilçe müdürlüğü onaylı ÇKS’den alınan belgeyi,

h) Gelir makbuzu: Tarımsal danışmanlık hizmeti veren dernek/vakıf, üretici örgütü ve ziraat odalarınca, tarımsal danışmanlık hizmeti satın alan tarımsal işletmelere verilen ve mali mevzuata uygun makbuzu,

ı) Genel Müdürlük: Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğünü,

i) Hayvan Kayıt Sistemi: Yönetmelikle oluşturulan ve işletmelerin, yetiştiricilerin ve sığır cinsi hayvanların kimlik bilgilerinin kayıt altına aldığı Turkvet veri tabanını,

j) Hizmet alım/satım faturası: Tarımsal Danışmanlık hizmeti veren kişi ve kuruluşlarca, tarımsal danışmanlık hizmeti satın alan tarımsal işletmelere verilen ve mali mevzuata uygun faturayı,

k) İl/ilçe müdürlüğü: Bakanlık İl/ilçe müdürlüklerini,

l) Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS): 21/5/2008 tarih ve 26882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/8 nolu Başbakanlık genelgesinde belirtilen sistemi,

m) Koyun-keçi kayıt sistemi: 10/2/2009 tarih ve 27137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Koyun ve Keçi Türü Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği’ne göre oluşturulan kayıt sistemini,

n) Pasaport: Hayvanlar kulak küpesi ile tanımlanıp veri tabanına işlendikten sonra hayvan hakkında gerekli bilgileri içeren ve bilgisayardan il ve ilçe müdürlüğü tarafından çıktısı alınarak hayvan sahibine verilen belge veya listeyi,

o) Serbest meslek makbuzu: Tarımsal danışmanlık hizmeti veren serbest tarım danışmanınca, tarımsal danışmanlık hizmeti satın alan tarımsal işletmelere verilen ve mali mevzuata uygun makbuzu,

ö) Serbest tarım danışmanı: Kendi nam ve hesabına çalışmak suretiyle tarımsal işletmelere, sivil toplum örgütlerine ve tarımdan girdi alan kuruluşlara tarımsal danışmanlık hizmeti sunan ve Yönetmelikte belirtilen hükümlere göre sertifikalandırılmış kişileri,

p) Sertifika: Yönetmelik hükümlerine göre kişilere verilen Tarım Danışmanı Sertifikasını,

r) Sivil toplum örgütleri: Tarımsal alanda faaliyet gösteren kooperatif, birlik, dernek ve vakıflar ile gönüllü kuruluşları,

s) Su ürünleri kayıt sistemi (SKS): Su ürünleri yetiştiriciliği ile ilgili bilgilerin merkezi bir veri tabanında kayıt altına alındığı ve destekleme ödemelerinin uygulandığı, izlendiği, raporlandığı, Çiftçi Kayıt Sisteminin bir alt bileşeni olan kayıt sistemini,

ş) Su ürünleri yetiştiricilik belgesi: Su ürünleri üretim faaliyetinde bulunan yetiştiricilere Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından verilen belgeyi,

t) Tarım danışmanı: Sivil toplum örgütlerinde, ziraat odalarında ve tarımsal danışmanlık şirketlerinde istihdam edilen veya tarımsal danışmanlık hizmeti yürütmek üzere kendi nam ve hesabına çalışan ve Yönetmelikte belirtilen hükümlere göre sertifikalandırılmış kişileri,

u) Tarımsal danışmanlık dernekleri/vakıfları: Sivil toplum örgütlerinden, tarım danışmanı istihdam etmek suretiyle danışmanlık hizmeti vermek üzere tarımsal işletme sahiplerince, ilgili mevzuata göre kurulan ve yetki belgesine sahip tarımsal danışmanlık dernekleri/vakıfları,

ü) Tarımsal danışmanlık hizmetleri: Sivil toplum örgütleri, ziraat odaları, şirketler ve serbest tarım danışmanlarınca, tarımsal işletmelerin tarımsal bilgi, teknik ve yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli düzeyde karşılanmasına yönelik olarak ücret karşılığında yürütülen hizmetleri,

v) Tarımsal danışmanlık şirketi: Tarımsal işletmelere, sivil toplum örgütlerine, ziraat odalarına ve tarımdan girdi alan kuruluşlara tarımsal danışmanlık hizmeti sunmak üzere kurulan ve yetki belgesine sahip tarımsal danışmanlık şirketlerini,

y) Tarımsal işletme: Üretim faktörlerini kullanarak; bitkisel ve/veya hayvansal ve/veya su ürünlerinin üretimi için tarımsal faaliyet yapan veya söz konusu tarımsal faaliyete ilave olarak işleme, depolama, muhafaza ve pazarlamaya yönelik faaliyetlerde bulunan işletmeyi,

z) Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği (TYDD): Tarımsal danışmanlık hizmeti satın alan tarımsal işletmelere ödenen desteği,

aa) Uygulama Esasları: Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetleri Uygulama Esaslarını,

bb) Üretici örgütleri: Yetki belgesine sahip, sivil toplum örgütlerinden tarımsal amaçlı kooperatifler, yetiştirici birlikleri, üretici birlikleri ve bunların üst birliklerini,

cc) Yetki belgesi (TDYB): Yönetmelikte belirlenen şartları yerine getiren kişi ve kuruluşların tarımsal danışmanlık hizmeti verebileceklerini belirten tarımsal danışmanlık yetki belgesini,

çç) Yönetmelik: Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliği,

dd) Ziraat odaları: 6964 sayılı Kanuna göre kurulmuş, çiftçilerin üye oldukları ve yetki belgesine sahip meslek kuruluşlarını,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Tarımsal Danışmanlık Hizmeti Verecek Kişi ve Kuruluşlar, Sorumlulukları ve Denetlenmesi

Tarımsal danışmanlık hizmeti verecek kişi ve kuruluşlar, sorumlulukları

MADDE 5 –

(1) Tarımsal danışmanlık hizmeti verecek kişi ve kuruluşlar aşağıda belirtilmiştir.

a) Bünyelerinde danışman istihdam eden üretici örgütleri ve ziraat odaları,

b) Tarımsal danışmanlık dernekleri/vakıfları,

c) Tarımsal danışmanlık şirketleri,

ç) Serbest tarım danışmanları.

(2) TYDD’ne başvuracak tarımsal işletmeler ile tarımsal danışmanlık hizmeti verecek kişi ve kuruluşlar Genel Müdürlükçe hazırlanan hizmet sözleşmelerini esas alarak sözleşme imzalayacaklardır. Tarımsal danışmanlık hizmet sunumu sözleşmenin imzalandığı tarihte başlar. Tarımsal işletmeye tarımsal danışmanlık hizmeti sunan kurum veya kuruluştaki tarım danışmanı mücbir sebeplerden dolayı değişirse aynı nitelikte danışman hemen ikame edilir. İkame edilen tarım danışmanına ait bilgi/belgeler bir hafta içerisinde il/ilçe müdürlüğüne gönderilir. Yeni tarım danışmanı için düzenlenen Ek-5 bir hafta içinde ilçe müdürlüğünden il müdürlüğüne, Ek-6 bir hafta içerisinde il müdürlüğünden Genel Müdürlüğe gönderilir.

(3) Hizmet sözleşmeleri en az oniki (12) aylık olmalıdır. Ancak 1/1/2011 tarihinden önce sözleşme imzalamış olanların, sözleşmeleri 31/12/2011 tarihini kapsamak kaydıyla geçerli olacaktır.

(4) Tarımsal danışmanlık hizmeti veren kişi ve kuruluşlar, bünyesindeki her danışman için, Uygulama Esaslarının “Hizmet verilecek tarımsal işletme sayısı ve tarımsal işletme ziyaretleri” başlığını düzenleyen 17 nci madde hükümleri doğrultusunda hizmet verdikleri tarımsal işletme sayısını belirlerler ve il/ilçe müdürlüğüne son başvuru tarihine kadar (Ek-3) ile bildirirler.

(5) Tarımsal danışmanlık hizmeti veren kişi ve kuruluşlar, tarımsal danışmanlık hizmeti verdiği tarımsal işletmelerden TYDD’ne başvuranlar adına düzenlediği fatura veya serbest meslek makbuzu veya gelir makbuzunu Genel Müdürlükçe belirlenen tarihe kadar il/ilçe müdürlüğüne teslim eder.

(6) Tarımsal danışmanlık hizmeti Yönetmelik ve Uygulama Esaslarında yer alan hükümler doğrultusunda verilecektir.

(7) Tarımsal danışmanlık hizmet sözleşmesinin, mücbir sebeplerden dolayı tek taraflı veya karşılıklı fesh edilmesi durumunda, bu durum on beş gün içerisinde il/ilçe müdürlüğüne bildirilir.

(8) TYDD’ne başvurmuş ancak TYDD’ne son başvuru tarihinden önce sözleşmesini karşılıklı veya tek taraflı fesh eden tarımsal işletme, tarımsal danışmanlık hizmeti veren başka kişi veya kuruluşlar ile sözleşme imzalar ve süresi içinde başvurusunu yeniler.

(9) TYDD’ne başvurusu her yönü ile tamamlanmış ve tarımsal danışmanlık hizmeti aldığı kişi veya kuruluş ile sözleşmesini son başvuru tarihinden sonra karşılıklı veya tek taraflı fesh eden tarımsal işletme TYDD almak için, bir defaya mahsus olmak üzere, bir ay içerisinde tarımsal danışmanlık hizmeti veren başka kişi veya kuruluş ile sözleşme imzalar.

(10) Tarımsal danışmanlık hizmeti sunan kişi ve kuruluşların hizmet verebileceği alan sınırları ile ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.

a) Serbest tarım danışmanları, tarımsal danışmanlık dernek ve vakıfları; sadece bulundukları il sınırları içerisinde tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinde bulunabilirler.

b) Tarımsal danışmanlık şirketleri; bulundukları il sınırları dışında başka il veya ilçede ancak şube açmak şartıyla tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinde bulunabilirler.

c) Üretici örgütleri; bulundukları il sınırları dışında bulunan birimleri aracılığı ile tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinde bulunabilirler.

ç) Ziraat odaları; ilgili mevzuatlarına uygun olarak bulundukları ilçe veya hizmet verdiği çiftçilerinin bulunduğu ilçe sınırları dahilinde tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinde bulunabilirler.

(11) Tarım Danışmanı, sertifikasını Yönetmelikte belirtilen hükümlere göre vize ettirmelidir. Aksi durumda tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti veremez, tarımsal işletmeler ve tarımsal danışmanlık hizmeti veren kurum ve kuruluşlar ile sözleşme imzalayamaz.

Tarımsal danışmanlık hizmeti verecek kişi ve kuruluşların denetlenmesi

MADDE 6 –

(1) Tarımsal danışmanlık hizmeti sunan kişi ve kuruluşların denetlenmesi ile ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.

a) Tarımsal danışmanlık hizmeti sunan kişi ve kuruluşların denetlenmesi için ilde Çiftçi Eğitim ve Yayım Şube Müdürü, ilçede ilçe müdürü başkanlığında üç kişilik bir komisyon oluşturulur. Komisyonda varsa Tarım Yayımcısı Sertifikasına sahip olan kişiler yer almalıdır.

b) Komisyon tarımsal danışmanlık hizmeti sunan kişi ve kuruluşları, şikayet, teftiş gibi durumlarda yapılacak denetimler hariç uygulama esaslarında belirtilen sıklıkta denetler.

c) Tarımsal danışmanlık hizmeti sunan kişi ve kuruluşlar, Yönetmelik ve Uygulama Esaslarına göre denetlenerek, rapor tutulur. 

ç) Komisyon, denetimler sırasında, denetlenen kişi ve kuruluştan tarımsal danışmanlık hizmeti alan tarımsal işletmelerin en az %5’i ile görüşme yapar ve tutanak düzenler.

d) Denetim sonucu haklarında olumsuz rapor tutulan kişi ve kuruluşların durumları İl Teknik Komitesinde görüşülüp, Yönetmelik ve Uygulama Esasları ile bu Tebliğde belirtilen hususlar dikkate alınarak karara bağlanır. Bu kararlara itiraz, Yönetmeliğin 29 uncu maddesine göre yapılır. Sertifika/yetki belgesinin geçici olarak alıkonulması veya sertifika/yetki belgesinin iptali cezalarını alan kişi ve kuruluşların hizmet verdiği tarımsal işletmeler TYDD’ni almak için bir ay içinde tarımsal danışmanlık hizmeti sunan diğer kişi veya kuruluşlar ile sözleşme imzalar.  

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Destekleme Kapsamında Danışmanlık Hizmeti Satın Alacak Tarımsal İşletmeler ve Ödeme Miktarı

Destekleme kapsamında danışmanlık hizmeti satın alacak tarımsal işletmeler

MADDE 7 –

(1) Tarımsal danışmanlık hizmeti satın alacak tarımsal işletmeler aşağıdaki kriterlere sahip olmalıdır.

a) Çiftçi kayıt sistemine ve/veya hayvan kayıt sistemi ve/veya örtü altı kayıt sistemine ve/veya su ürünleri kayıt sistemine ve/veya arıcılık kayıt sistemine ve/veya koyun-keçi kayıt sistemine kayıtlı olmak,

b) Aşağıdaki kriterlerden en az birine sahip olmak,

1) Örtü altında en az 3 dekar,

2) Bağ-Bahçede en az 10 dekar,

3) Tarla ziraatında kuruda en az 100 dekar, suluda en az 50 dekar alanda üretim yapmak.

4) Hayvancılıkta; süt sığırcılığı yapan işletmelerde en az 20 baş sığır, besi sığırcılığı yapan işletmelerde en az 50 baş sığır ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde en az 100 küçük baş hayvana,

5) En az 50 adet arı kolonisine, 

6) Su ürünleri üretim tesisine sahip olmalıdır.

Ödeme miktarı

MADDE 8 –

(1) Yönetmelik ve Uygulama Esasları kapsamında tarımsal danışmanlık hizmeti satın alan ve bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslara göre başvuran tarımsal işletmelere 500,00 TL tarımsal yayım ve danışmanlık desteği ödemesi yapılır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Tarımsal İşletmelerden İstenecek Belgeler, Başvuru Tarihi ve Başvuru İşlemleri, Askı İşlemleri, Listeler ve Ödeme

Tarımsal işletmelerden istenecek belgeler

MADDE 9 –

(1) Tarımsal işletmelerden istenecek belgeler aşağıda sıralanmıştır.

a) Başvuru formu ve taahhütname (Ek-1) ile tarımsal işletme bilgi formu (Ek-2). Bu formlar bu Tebliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kayıt sistemlerine uygun olarak doldurulur. Tarımsal işletme bilgi formu (Ek-2), kayıt sisteminde yer alan bilgiler ile karşılaştırılarak onay makamınca onaylanır.

b) KPS’ye erişim sağlayan ilçe/il müdürlüğü, sistemden kişinin kimlik bilgilerini alacak ve nüfus cüzdanının aslını görerek bu bilgileri onaylayacaktır. KPS’ye erişim sağlayamayan il/ilçe müdürlüğü ise başvuru sahibinden nüfus cüzdanın onaylı suretini alacaktır.

c) Tarımsal işletme bilgi formunun (Ek-2) onaylanmaması durumunda, tarımsal işletmeden aşağıdaki belgelerden bir ve/veya birkaçı istenir.

1) İl/ilçe müdürlüğü onaylı ÇKS belgesi,

2) AKS belgesi,

3) Su ürünleri yetiştiricilik belgesi,

4) Hayvan pasaportlarının veya listelerinin il/ilçe müdürlüğü onaylı sureti,

5) Koyun/keçi kayıt sisteminden alınan belge/liste.

ç) Tarımsal danışmanlık hizmeti veren kişi veya kuruluşlar tarafından son başvuru tarihine kadar il/ilçe müdürlüğüne verilecek liste (EK-3).

d) Tarımsal danışmanlık hizmeti veren kişi ve kuruluşlar, tarımsal danışmanlık hizmeti verdiği tarımsal işletmelerden TYDD’ne başvuranlar adına düzenlediği fatura veya serbest meslek makbuzu veya gelir makbuzunu Genel Müdürlükçe belirlenen tarihe kadar il/ilçe müdürlüğüne teslim eder.

e) TYDD’ne başvuran tarımsal işletme başvuruda bulunduğu il/ilçede tarımsal destekleme ödemesi yapan T.C. Ziraat Bankası Şubesinde hesap açar ve bu hesabın bilgileri Ek-1 formunda yer alır.

Başvuru tarihi ve başvuru işlemleri, askı işlemleri, listeler ve ödeme

MADDE 10 –

(1) Başvuru tarihi ve başvuru işlemleri, askı işlemleri ve ödemeler aşağıda belirtilmiştir.

a) TYDD’den faydalanmak isteyen tarımsal işletmeler, Tebliğin yayımı tarihinden itibaren 60 gün içerisinde istenen belgeler ile birlikte il/ilçe müdürlüğüne müracaat ederler.

b) Birden fazla ilde tarımsal üretim yapan ve tarımsal danışmanlık hizmeti satın alan tarımsal işletme EK-1 formunda beyan edilen kayıt sistemine,  kayıtlı olduğu ilden müracaat eder.

c) İl/ilçe müdürlüklerince tarımsal yayım ve danışmanlık desteği icmalleri (Ek-4) son başvuru tarihinden 15 gün sonra il/ilçe müdürlüğünde askıya çıkarılır. İcmaller on gün süreyle askıda bırakılır. Askıya çıkma ve indirme tarih ve saati tutanağa bağlanır. Askı süresince herhangi bir itiraz olmaz ise icmallerdeki bilgiler doğru kabul edilir. Daha sonra yapılacak itirazlar değerlendirmeye alınmaz ve herhangi bir hak doğurmaz. Bu süre zarfında yapılacak itirazlar İl Teknik Komiteleri tarafından değerlendirilir ve karara bağlanır. Ancak Genel Müdürlükçe belirlenen tarihe kadar, fatura veya serbest meslek makbuzu veya gelir makbuzu il/ilçe müdürlüğüne teslim edilmeyenler listeden çıkarılır.

ç) İl/ilçe müdürlüğü ödeme icmalini (Ek-4), TYDD’ne başvuran tarımsal işletmelere ait hesapların yer aldığı T.C. Ziraat Bankası Şubesine Genel Müdürlükçe belirlenen tarihte yazılı ve elektronik olarak gönderir. Banka Şubesi Ek-4 bilgilerini sisteme girer. Ödemeler banka tarafından yapılır. Tüm ödemeler gerekli kaynakların Bakanlık tarafından Bankaya aktarılmasından sonra Ek-4’teki ödeme icmallerine göre ilgili Banka şubesince tarımsal işletmelerin hesabına aktarılır. 

d) İlçe İcmali (Ek-5) listeler askıdan indikten 5 gün sonra ilçe müdürlüğünden il müdürlüğüne, İl İcmali (Ek-6) listeler askıdan indikten 10 gün sonra, il müdürlüğünden Genel Müdürlüğe yazılı ve elektronik olarak gönderilir. İl/ilçe müdürlüğüne fatura veya serbest meslek makbuzu veya gelir makbuzu Genel Müdürlükçe belirlenen tarihe kadar teslim edilmeyenlerin listesi söz konusu tarihten bir hafta sonra Genel Müdürlüğe gönderilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

İl Teknik Komitelerinin Görevleri, Desteklemelerin Denetimine İlişkin Görev ve Yetkiler

İl Teknik Komitelerinin görevleri

MADDE 11 –

(1) İl Teknik Komiteleri aşağıdaki görevleri yapar.

a) Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar hakkında gerekli idari ve hukuki işlemleri yapmaya yetkilidir. Komite başkanı aracılığı ile alınan kararların uygulanması yönünde ilgili mercilerde girişimde bulunur. Haksız yere TYDD’den yararlandığı tespit edilen tarımsal işletmelerin, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmamasını değerlendirir ve karara bağlar. Ayrıca, gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu tespit eden il/ilçe müdürlüğü, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunur.

b) Destekleme ödemesinden faydalanmak üzere tarımsal işletmelerin başvurularını sağlamak üzere her türlü tedbiri alır.

c) İl Teknik Komitesi bu Tebliğin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek ihtilaflı konuları çözmeye ve karar almaya yetkilidir. İl Teknik Komitesinin Kararlarına yapılan itirazlar Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Merkez Teknik Komitesi tarafından değerlendirilir ve karara bağlanır.

Desteklemelerin denetimine ilişkin görev ve yetkiler

MADDE 12 –

(1) Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği uygulamasının denetimini sağlayacak tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir. Uygulamaya ilişkin inceleme ve denetimler Bakanlık tarafından yapılır.

(2) Destekleme uygulamaları, inceleme ve denetimin yanı sıra mevzuatın öngördüğü her türlü denetime de tâbidir.

(3) Bu denetimler sırasında, kişi ve kuruluşların bilgilerde gerçeğe aykırı beyan veya verdikleri belgelerde sahte evrak tespit edilmesi hâlinde, haklarında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulur. Ayrıca, ilgili memurlar hakkında da gerekli yasal işlemler yürütülür. Bakanlık, gelen münferit şikâyet ve ihbarları ayrıca değerlendirir.

ALTINCI BÖLÜM

Desteklemeden Yararlanamayacaklar, Cezai Sorumluluklar ve Ceza Hükümleri

Desteklemeden yararlanamayacaklar

MADDE 13 –

(1) Çiftçi Kayıt Sistemine ve/veya hayvan kayıt sistemine ve/veya örtü altı kayıt sistemine ve/veya arıcılık kayıt sistemine ve/veya koyun-keçi kayıt sistemine ve/veya su ürünleri kayıt sistemine kayıtlı olmayan tarımsal işletmeler.

(2) Bu Tebliğin 9 uncu maddesinde istenen belgelerle birlikte süresi içinde başvurmayanlar.

(3) TYDD ödemesinden faydalanmak üzere başvuru yapan kişilerden gerçeğe aykırı beyanda bulunan ve belge ibraz edenler.

(4) Kamu tüzel kişileri.

(5) Birden fazla ilde tarımsal üretim yapan ve EK-1 formunda beyan edilen kayıt sistemine, kayıtlı olduğu il/ilçe dışında başka yerde TYDD’ne müracaat eden tarımsal işletmeler.

(6) Tarımsal desteklemelerin herhangi birinden men edilmiş olanlar, men edildiği süre boyunca.

(7) Tarımsal danışmanlık hizmet faturası veya serbest meslek makbuzu veya gelir makbuzu Genel Müdürlüğün belirlediği tarihe kadar il/ilçe müdürlüğüne teslim edilmeyenler.

(8) Tarım danışmanı, tarım yayımcısı veya geçici tarım danışmanı belgesine sahip olan kişiler aynı zamanda tarımsal işletme sahibi ise, sahip olduğu sertifika bölümünde tarımsal danışmanlık hizmeti alarak TYDD’den faydalanamaz.

(9) Oniki aydan daha az süreli tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti alanlar.

Cezai sorumluluklar ve ceza hükümleri

MADDE 14 –

(1) Bu Tebliğde belirtilen ilgili merciler, kendilerine ibraz edilen ödemelere esas teşkil eden belgelerin kontrolünden ve kendi hazırladıkları belgelerden sorumludurlar.

(2) Yükümlülüklerini yerine getirmeyerek haksız yere TYDD ödenmesine neden olanlar ile haksız yere TYDD ödemesinden yararlanmak üzere sahte veya içeriği itibariyle gerçek dışı belge düzenleyen ve kullanan kişi ve kuruluşlar hakkında gerekli cezaî ve diğer kanunî işlemler yapılır.

(3) İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, bu Tebliğ hükümlerine aykırı olarak haksız yere TYDD ödemesinden yararlananlar hakkında 5488 sayılı Tarım Kanununun 23 üncü maddesi uyarınca işlem yapılır.

Yürürlük

MADDE 15 –

(1) Bu Tebliğ hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 16 –

(1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

Tebliğin eklerini görmek için tıklayınız