26 Aralık 2009 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 27444
TEBLİĞ
Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:
BOMBUS ARISI KULLANIMINA DESTEKLEME ÖDEMESİ YAPILMASINA DAİR BAKANLAR KURULU KARARI UYGULAMA TEBLİĞİ
(TEBLİĞ NO: 2009/65)
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ, bombus arıcılığını ve seralarda tarımsal üretiminin geliştirilmesi, sağlıklı ve güvenilir ürünler elde edilmesi, insan ve çevre sağlığı ile yerli hayvan gen kaynaklarının korunması amacıyla hazırlanmıştır.
(2) Bu Tebliğ, 16/11/2009 tarihli ve 15602 sayılı Organik Tarım ve İyi Tarım Uygulamaları ile Bombus Arısı Kullanımına Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Karar çerçevesinde Bombus Arısı kullanımına destekleme ödemesi yapılmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu’na ve 16/11/2009 tarihli ve 15602 sayılı Organik Tarım ve İyi Tarım Uygulamaları ile Bombus Arısı Kullanımına Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Karar’a dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen ifadelerden;
a) Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nı,
b) TÜGEM: Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nü,
c) İl müdürlüğü: Bakanlık il müdürlüğü’nü,
ç) İlçe müdürlüğü: Bakanlık ilçe müdürlüğü’nü,
d) Banka: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü’nü,
f) Karar: 16/11/2009 tarihli ve 15602 sayılı Organik Tarım ve İyi Tarım Uygulamaları ile Bombus Arısı Kullanımına Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Kararı,
g) Üreticiler: Kamu kurum ve kuruluşları hariç gerçek ve tüzel kişileri,
ğ) İşletme: Desteklemeye esas konularda faaliyet gösteren Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş şirketleri,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Bombus Arısı Desteklemesi Usul ve Esasları
Kaynak aktarımı ve ödemeler
MADDE 4 – (1) Desteklemeler için gerekli kaynak, bütçede tarımsal destekler için ayrılan ödenekten karşılanmak üzere, Bakanlık tarafından gerekli paranın aktarılmasını müteakip Banka aracılığı ile ödenir.
Bombus arısı desteklemesi
MADDE 5 – (1) Seralarda polinasyon amaçlı bombus arısı alıp kullanan üreticilere yapılacak destekleme aşağıdaki esaslara göre belirlenir.
a) 27/12/2003 tarih ve 25329 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kontrollü Örtüaltı Üretiminin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında Bakanlıktan işletme numarası almış üreticilere, üretim izni almış bombus arısı üreten işletmelerden veya bu işletmelerin bayilerinden o yıla ait üretim sezonu boyunca polinasyon maksatlı bombus arı kolonisi satın alarak kullanmaları halinde bombus arı kolonisi başına Bakanlar Kurulu Kararınca belirlenen miktarda doğrudan destekleme ödemesi yapılır.
b) 2009 yılı içerisinde seralarda bombus arısı kullanan ve 15 Şubat 2010 tarihine kadar il/ilçe müdürlüklerine dilekçe (Ek-1) ve koloni alımını belgeleyen fatura ile başvuruda bulunan üreticiler desteklemeden faydalandırılır.
c) İl/ilçe müdürlükleri gerekli inceleme yaptıktan sonra Hak Ediş Belgesi (Ek-2) düzenler. İlçe müdürlüklerinden alınan desteklemeye esas Hak Ediş Belgeleri il müdürlüğünce üst yazı ile 15 Mart 2010 tarihine kadar TÜGEM’e gönderilir.
ç) Ayrıca, il/ilçe müdürlüklerince düzenlenen Hak Ediş Belgeleri excel ortamında istatistikî bilgi için aricilik@tarim.gov.tr adresine gönderilir.
d) O yıla ait üretim sezonunda üreticinin 1 dekar serası için 2 adet koloniden fazlasına ödeme yapılmaz.
e) Sahte belge düzenleyerek haksız destekleme ödemesine sebep olan bombus arı kolonisi üreticisinin üretim, ithalat ve ihracat izinleri Bakanlıkça iptal edilir.
f) Aynı kişi ve/veya kuruluşa ait işletmeler arasında yapılacak alım ve satım işlemleri destekleme ödemesi yapılmaz.
g) Kamu Kurum ve Kuruluşları bu desteklemeden yararlanamazlar.
Destek miktarları
MADDE 6 – (1) Seralarda doğal polinasyon maksatlı bombus arısı kullanan üreticilere koloni başına, Bakanlar Kurulu Kararı’nda belirtilen miktarda, il ve ilçe müdürlüklerince düzenlenecek hakediş belgeleri üzerinden destekleme ödemesi yapılır.
Finansman ve ödemeler
MADDE 7 – (1) Bu Karar kapsamındaki ödemeler, 2010 yılı Tarımsal Destekleme bütçesinin ilgili kaleminden kaynak aktarılmasını müteakiben T.C. Ziraat Bankası A.Ş. aracılığıyla yapılır. Bu Kararın uygulanması ile ilgili olarak çiftçiye yapılan nakdi ödeme tutarının % 0,2’si oranında T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’ye hizmet komisyonu ödenir.
Denetim
MADDE 8 – (1) Destekleme ödemeleri ile ilgili hususlarda denetimi sağlayacak tedbirler Bakanlıkça alınır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Cezai hükümler ve sorumluluk
MADDE 9 – (1) Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faizi ile birlikte geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.
(2) Bu destekleme ödemelerinden, idari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.
Yürürlük
MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ hükümleri 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.
GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
(SERBEST DOLAŞIMA GİRİŞ)
(SERİ NO: 10)
MADDE 1 – 15/5/2008 tarihli ve 26877 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Serbest Dolaşıma Giriş) (Seri No: 8)’nin 4 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Özet beyan işlemi öncesinde ilgili kurumlarca yapılacak kontrollere ilişkin gümrük idarelerince yapılacak işlemler
MADDE 4 – (1) İlgili kurumlarca yapılacak ithalat kontrollerinin özet beyan işlemi öncesinde yapılmasının öngörülmesi durumunda, bu kontrol eşya taşıt üstünde iken ve özet beyan onaylanmadan önce yapılır. Eşya, ithalat kontrol sonucuna ilişkin ilgili kurumun bildirimine kadar taşıt üzerinde ve gümrük idaresinin uygun göreceği yerde bekletilir. Bu aşamada yapılacak kontrol sonuçları, ilgili kurum tarafından sınır gümrük idaresine bildirilir.
(2) İlgili kurum tarafından yapılan kontrol sonucunda eşyanın Türkiye gümrük bölgesine girişinin uygun görülmesi durumunda, özet beyan işlemleri tamamlanır ve ilgili kurumun kararı boşaltma listesine veya özet beyana eklenir. Türkiye gümrük bölgesine girmesi uygun görülen eşyaya ilişkin uygunluk değerlendirme sonuçları gümrük beyannamesinin tescil işlemi sırasında ayrıca aranmaz.
(3) İlgili kurumca yapılacak kontrol sonucunda Türkiye gümrük bölgesine girişi uygun görülmeyen eşya taşıttan indirilmeksizin mahrece iade edilir veya ilgili kurumun uygun görüşü ile üçüncü bir ülkeye transit edilir.”
MADDE 2 – Aynı Tebliğin 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6 – (1) Kendi mevzuatlarında düzenleme yapılmış olması şartıyla ilgili kurumların yapacakları kontroller, gümrük yükümlülüğü sona erdikten sonra ve söz konusu eşya fiilen gümrük kontrolündeki yer ve sahalarda bulunduğu sırada da yapılabilir. Bu kapsamdaki kontrolün yaptırılmasından ithalatçı sorumludur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen esaslar dahilinde eşyanın kontrole tabi tutulması halinde, ilgili kurumlarca bu eşyanın tabi olduğu mevzuata göre işlem yapılır. Gümrük mevzuatına göre gümrük idarelerince yapılacak işlemler saklıdır.
(3) İlgili kurumların kendi mevzuatlarında düzenleme yapması şartıyla, birinci fıkra kapsamında ilgili kurumlarca kontrolü yapılacak eşya, gümrük kontrolündeki yer ve sahalarda, ilgili rejim hükümlerine göre gümrük mevzuatının öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirildiği tarihi takip eden günden itibaren en fazla 3 (üç) iş günü tutulabilir. Belirtilen sürenin takibinde, ilgili rejim hükümlerine göre gümrük mevzuatının öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirildiği tarihin elektronik ortamda ilgili kuruma ve yükümlüye bildirildiği tarih esas alınır.
(4) Belirtilen süre içinde ilgili kurum tarafından eşyanın gümrük işlemlerinin yapıldığı gümrük idaresine veya yetkilendirilmiş gümrük müşavirine herhangi bir bildirim yapılmaması durumunda, ithalatçı veya temsilcisinin talebi doğrultusunda gümrük gözetimi sona erdirilir. İlgili kurum tarafından yapılan denetimlerin başlatılmasından sonra, aksi bildirilmedikçe eşyaya ilişkin gümrük gözetimi sona erdirilir. Aksi bildirilmesi durumunda ise, ilgili kurum tarafından belirtilen süre kadar eşya üzerinde gümrük gözetimi devam eder.
(5) Denetim sonucunda ilgili mevzuatına uygun olmadığı tespit edilen eşyaya denetiminden sorumlu kurum tarafından ilgili kanun hükümleri kapsamında öngörülen yaptırımlar uygulanır. Uygunsuz çıkan ürünün geldiği ülkeye veya üçüncü bir ülkeye gönderilmesi mümkündür. Bu durumda eşya, gümrük mevzuatının öngördüğü usuller çerçevesinde yurt dışı edilir.
(6) Bu madde kapsamına giren eşyanın gümrük gözetiminin sona erdirilmesine ilişkin iş ve işlemler, Gümrük Genel Tebliği (Gümrük İşlemleri) (Seri No: 60)’nde tanımlanan gümrük müşavirleri marifetiyle yerine getirilir.”
MADDE 3 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.
(1) 20/11/2008 tarihli ve 27060 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 387 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2008 yılı için yeniden değerleme oranı % 12 (yüzde oniki) olarak tespit edilmiş olup, bu çerçevede 4458 sayılı Gümrük Kanununun 241 inci maddesi ile 31/5/2002 tarihli ve 24771 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 665, 683, 738 ve 748 inci maddelerinde yer alan ceza, kıymet, tutar ve fazla çalışma ücretleri aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
a) 4458 sayılı Gümrük Kanununun 241’inci maddesinin 1’inci fıkrasında belirtilen usulsüzlük cezası 221.-TL olarak uygulanır.
b) Gümrük Yönetmeliğinin;
1) 665’inci maddesinin 1’inci fıkrasının;
i) (a) bendinde belirtilen tutar 77.161.-TL.
ii) (b) bendinde belirtilen tutar 385.823.-TL.
iii) (c) bendinde belirtilen tutar 385.823.-TL.
2) 683’üncü maddesinin
i) (a) fıkrasında belirtilen fazla çalışma ücreti 16.-TL.
(ihracat için 7.-TL.)
ii) (b) fıkrasında Türk plakalı kamyonlar için fazla çalışma ücreti 25.-TL.
(ihracat eşyası için çıkış yapan Türk plakalı kamyonlar için 16.-TL.)
2/2 NUMARALI AMATÖR (SPORTİF) AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞINI DÜZENLEYEN TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2011/40)
MADDE 1 – 21/8/2008 tarihli ve 26974 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 2/2 Numaralı Amatör (Sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ’in, “Denizlerde avlanabilecek türler” başlıklı 13 üncü maddesindeki çizelge 7 den; Lüfer, Karagöz ve Lagos, Orfoz, Hani satırları kaldırılmış, çizelgeye aşağıdaki satırlar eklenmiştir.
“
Türler
Latince adı
Boy limiti (cm) (en az)
Miktar limiti (en fazla)
Hani
Serranus scriba
30
3 adet
Karagöz
Diplodus vulgaris
18
Kg
Lagos
Epinephelus aeneus
45
3 adet
Lüfer
Pomatomus saltatrix
20
Kg
Orfoz
Epinephelus guaza
45
3 adet
Sargos
Diplodus sargos
21
Kg
”
MADDE 2 – Aynı Tebliğ’in, “Ek-1 Avlanmanın Tamamen Yasaklandığı İçsular” başlıklı listesinde yer alan Sakarya satırına aşağıdaki ibareler eklenmiştir.
“
İLİ
İLÇESİ
KAYNAK ADI
SAKARYA
Taraklı
Karagöl yaylası göleti, Kayaboğazı göleti.
”
MADDE 3 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 – Bu Tebliğ hükümlerini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.
MADDE 1 – 21/8/2008 tarihli ve 26974 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 2/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ’in, “ Ortasu trolüne ilişkin yasaklar” başlıklı 11 inci maddesinin ikinci fıkrasına “yer ve zamanlarda” ibaresinden sonra “sadece” kelimesi eklenmiş, üçüncü fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ortasu trolü ile avlanılan çaça balıkları için, Bakanlıkça belirlenen “Nakil Belgesi”nin alınması zorunludur.”
MADDE 2 – Aynı Tebliğ’in, “Çevirme ağlarına ilişkin yasaklar” başlıklı 12 nci maddesine, altıncı fıkrasının sonuna gelmek üzere aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Ancak, bu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen alanda alamana ağlarının kullanımı yasaktır.”
MADDE 3 – Aynı Tebliğ’in “Sürütme, uzatma ve diğer avlanma araçları ile avcılığa ilişkin yasaklar” başlıklı 14 üncü maddesinin yedinci fıkrasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Multimonofilament (çoklu tek kat) misina ağlarının kullanımı ise 1 Eylül 2012 tarihinden itibaren yasaktır.”
MADDE 4 – Aynı Tebliğ’in, “Boy ve ağırlık yasakları” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasındaki çizelgeden Lüfer, Karagöz (Sargos) ve Lagos, Orfoz, Hani satırları kaldırılmış, çizelgeye aşağıdaki satırlar eklenmiştir.
“
Karagöz
Diplodus vulgaris
18
Sargos
Diplodus sargos
21
Lagos
Epinephelus aeneus
45
Lüfer
Pomatomus saltatrix
20
Orfoz
Epinephelus guaza
45
Hani
Serranus scriba
30
”
MADDE 5 – Aynı Tebliğ’in “Çift kabuklu yumuşakça avcılığı” başlıklı 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(2) Cardium türlerinin avcılığında beyaz kum midyesi için getirilen düzenlemeler esas alınır.”
“(10) Karasularımızın, Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi sınırları içerisinde kalan kısmında, çift kabuklu yumuşakça türlerinin avcılığı yasaktır.”
MADDE 6 – Aynı Tebliğin Deniz salyangozu ve deniz patlıcanı avcılığı başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki bend eklenmiştir.
“(h) Algarna ile deniz salyangozu avcılığının yasak olduğu dönemde dalma, sepet ve her türlü tuzak yöntemleri ile deniz salyangozu istihsalinde bulunmak üzere izin almış olan balıkçı gemilerinde matafara bulunması halinde, bunların uçlarının geminin içine dönük olması zorunludur.”
MADDE 7 – Aynı Tebliğ’in, “Avlanmanın tamamen yasaklandığı içsular” başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasındaki çizelgenin Kırklareli satırından, “Armağan” barajı çıkarılmış, “Kırklareli barajları” ibaresi “Kırklareli barajı” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8 – Aynı Tebliğ’in, “Sazan, yayın, inci kefali ve gümüş balıkları avcılığı” başlıklı 35 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(4) (a) Van gölü havzasında ve inci kefali bulunan bütün içsularımızda her türlü istihsal vasıtası ile 15 Nisan – 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır.”
MADDE 9 – Aynı Tebliğ’in “Kurbağa, salyangoz ve sülük avcılığı” başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 2 nci alt bendine Afyonkarahisar ili eklenmiş, 4 üncü alt bendinde yer alan Batman ili, 2 nci alt bende alınmıştır.
MADDE 10 – Aynı Tebliğ’in “Denizlerle ilgili diğer hükümler” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Boyu 12 m.den küçük balıkçı gemilerinde su üstü radarı bulundurulması yasaktır.”
MADDE 11 – Aynı Tebliğ’in “İçsularla ilgili diğer hükümler” başlıklı 44 üncü maddesinin altıncı fıkrasının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.
“Multimonofilament (çoklu tek kat) misina ağlarının ise 1 Eylül 2012 tarihinden itibaren kullanılması yasaktır.”
MADDE 12 – Aynı Tebliğ’in “Denize ve akarsu yönüne doğru 500 metre mesafe içerisinde su ürünleri avcılığının yasaklandığı akarsular” başlıklı Ek-9 listesinde yer alan Antalya satırı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“
İL
İLÇE / BELDE
KAYNAK ADI
ANTALYA
Finike
Akçay, Acısu (Karaçay) çayları.
Aksu
Aksu çayı.
Finike-Kumluca sınırı
Alakır çayı.
Alanya-Manavgat sınırı
Alara çayı.
Konyaltı
Boğaçayı.
Alanya
Dimçayı.
Muratpaşa
Düden çayı.
Kaş-Fethiye sınırı
Eşen çayı.
Alanya
Kargı çayı.
Gazipaşa-Anamur sınırı
Kaledıran çayı.
Serik-Manavgat sınırı
Köprü çayı.
Manavgat
Manavgat ırmağı.
”
MADDE 13 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 14 – Bu Tebliğ hükümlerini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.
MADDE 1 –(1) Bu Tebliğin amacı; 1/9/2012 – 31/8/2016 tarihleri arasında ticari amaçlı su ürünleri avcılığında uygulanmak üzere bilimsel, çevresel, ekonomik ve sosyal hususlar göz önüne alınarak, su ürünleri kaynaklarının korunması, sürdürülebilir işletilmesinin sağlanması için su ürünleri avcılığına ilişkin yükümlülük, sınırlama ve yasakları düzenlenmektir.
Dayanak
MADDE 2 – (1)Bu Tebliğ; 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve 10/03/1995 tarihli ve 22223 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Ürünleri Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Ağ gözü açıklığı: Ağ ıslakken, ağ ipinin ve düğümünün kalınlığına bakılmaksızın, gergin halde bir ağ gözünün karşılıklı iki düğümü arasındaki mesafe (ek-1) olup ağın akış yönü dikkate alınarak, birbirini takip eden yirmi ağ gözünde yapılan ölçümün ortalamasını,
b) Akarsu: Belirli bir yatak içinde sürekli veya zaman zaman akan nehir, çay, ırmak, dere, kanal ve kanalet gibi adlandırılan suları,
c) Akdeniz: 29° E (doğu) boylamı ile Suriye sınırı arasında kalan suları,
ç) Alamana ağı: Alttan büzülmeyen, voli ağları olarak da adlandırılan çevirme ağlarını,
d) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını,
e) Balık boyu (Toplam boy): Ağzı kapalı iken balık başının ön ucu ile kuyruk yüzgecinin en uzun ışınının bitim noktası arasındaki izdüşüm uzunluğunu, kılıç balığında ise balığın alt çene ucu ile kuyruk yüzgecinin çatalı arasındaki uzunluğu (ek-1),
f) Çapari: Bir beden üzerinde her biri ayrı köstek ile bağlı, ikiden fazla tüylü veya tüysüz, yemli veya yemsiz iğne bulunan olta takımını,
g) Çevirme ağı: Balıkların etrafını çevirmek ve bunları ağ içerisinde hapsetmek suretiyle yakalanmalarını sağlayan istihsal vasıtasını,
ğ) Dip trolü: Su ürünleri avcılığında, kapı kullanılarak deniz zeminine temas etmek sureti ile çekilen trol ağlarını,
h) Dolanan (sürüklenen) ağlar (Drift-Net): Mantar yakası plastik yüzdürücüler ile donatılmış kurşun yakası olmadığı için kendi ağırlığı ile suda asılı kalarak, rüzgar ve akıntı etkisiyle su yüzeyinde hareket eden uzatma ağı çeşidini,
ı) Ege Denizi: Meriç Nehrinin denize döküldüğü yer ile 29° E (doğu) boylamı arasında kalan suları,
i) Gırgır ağı: Alttan büzülen çevirme ağlarını,
j) İğne büyüklüğü (ağız açıklığı): Olta iğnesi bedeninin dış düzlemi ile olta iğnesi ucu arasındaki dik mesafeyi (ek-1),
k) İl müdürlüğü: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıil müdürlüklerini,
l) İlçe müdürlüğü: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilçe müdürlüklerini,
m) İstiridye boyu: Büyük kabuğun (sol kabuğun), baştaki tepe noktasından (umbo), dikey olarak inen çap uzunluğunu,
n) Kerevit, deniz böceği ve istakozboyu: Burnun dikenimsi ucundan kuyruk yelpazesinin sonuna kadar olan kısmın uzunluğunu (ek-1),
o) Kum midyesi boyu: Kabukların birleşme noktasından dikey olarak inen çap uzunluğunu (Ek-1),
ö) Liman: Yükleme, boşaltma ve barınma amacı ile kullanılan, dalga hareketlerinin olumsuz etkisinden korunmak için mendireklerle çevrilmiş korunaklı su alanını,
p) Mavi yengeç boyu: Kabuğun (karapaksın) sağ ve sol taraflarındaki sivri çıkıntıların uçları arasındaki izdüşüm uzunluğunu (ek-1),
r) Mil:1852 metrelik deniz mili uzunluğunu,
s) Ortasu trolü: Pelajik balıkların avcılığında kullanılan, dibe temas etmeksizin suyun ortasından veya yüzüne yakın kısmından çekilen trol ağlarını,
ş) Uzatma ağı: Balıkların galsamalarından ağa takılması veya ağa vurdukları esnada yaptıkları hareketlerle ağlara sarılması ya da sık gözlü ağa çarparak, seyrek gözlü ağda torba yapmak suretiyle yakalanmalarını sağlayan istihsal vasıtasını,
t) Zaman yasağı: İki tarih aralığı şeklinde verilen zaman yasaklarında, belirtilen tarihler yapılan düzenlemeye dahil olup, düzenlemelerde belirtilen aylar, tebliğin geçerli olduğu yıllara ait ayları,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Yer Yasakları
Akdeniz’deki yer yasakları
MADDE 4 – (1) Akdeniz’deki yer yasakları aşağıda belirtilmiştir.
a) Hatay İli, Dörtyol İlçesi, Botaş Petrol Yükleme İskelesi Özel Güvenlik Bölgesinde; (36° 50′ 55″ N – 36° 07 24″ E), (36° 50′ 55″ N – 36° 08′ 40″ E), (36° 51′ 54″ N – 36° 07′ 24″ E), (36° 51′ 54″ N – 36° 08′ 40″ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-1),
b) Adana İli, Ceyhan İlçesi, Botaş Petrol Yükleme İskelesi Özel Güvenlik Bölgesinde; (36° 52′ 08″ N – 35° 55′ 06″ E), (36° 50′ 30″ N – 35° 56′ 02″ E), (36° 51′ 30″ N – 35° 58′ 24″ E), (36° 53′ 24″ N -35° 56′ 42″ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-2),
c) Adana İli, Yumurtalık İlçesi Sugözü Elektrik Santralinin bulunduğu (36° 50′ 24″N -35° 53 ‘ 48″ E), (36° 50′ 06″ N – 35° 54′ 36″ E), (36° 49′ 42″ N – 35° 54′ 12″ E), (36°49′ 26″ N – 35° 53′ 54″ E), (36° 50′ 00″ N – 35° 53’ 00″ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-3),
ç) Adana İli, Yumurtalık İlçesinde; Kokar Burnu (36° 42.591′ N – 35° 42.921′ E) ile Yumurtalık Balıkçı Barınağı (36° 46.044′ N – 35° 47.498′ E) arasında çekilen hattın batısında kalan alanda uzatma ağları dışında (Harita-4),
d) Adana İli, Yumurtalık İlçesinde; Yumurtalık Balıkçı Barınağı Feneri (36° 45.980′ N- 35° 47.717′ E), Kale (36° 46.134′ N – 35° 47.817′ E) ve Emniyet Tesisleri (36° 46.425′ N- 035° 47.727′ E) arasında çekilen hattın batısında kalan alan içinde (Harita-5),
e) Mersin İli, Erdemli İlçesinde; ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü sınırları içerisinde (36° 33.599′ N – 34° 14.959 ‘ E), (36° 33.497′ N- 34° 15.276′ E), (36° 34.069’ N – 34° 15.875 ‘ E), (36° 34.216′ N – 34° 15.545’ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-6),
f) Mersin İli, Aydıncık İlçesinde; Sancak Burnu (36° 07.480′ N – 33° 23.608′ E) ile Bozyazı İlçesi Kızılliman Burnu (36° 04.243′ N – 33° 04.708′ E) arasında kalan karasularımızda uzatma ağları ve parakete dışında (Harita-7),
g) Mersin İli, Anamur İlçesinde; Karaağan Burnu merkezde kalacak şekilde (36° 02.282′ N – 32° 41.907′ E), (36° 02.129′ N- 32° 43.150′ E) koordinat noktaları arasındaki 1 millik sahil şeridinde,kıyıdan itibaren 200 metre mesafeiçerisinde (Harita-8),
ğ) Mersin İli, Anamur İlçesinde; Kızılliman mevkii Arap Burnu (36° 05.200′ N – 33° 05.466′ E) ile Gökçevlik(36° 06.500′ N – 33° 06.633′ E) mevkii arasında kıyıdan itibaren 200 metre mesafeiçerisinde (Harita-9),
h) Antalya İli, Kaş İlçesinde;
1) Çondur Burnu mevkiinde; (36° 11′ 15′ N – 29° 36′ 17” E), (36° 11′ 12′ N – 29° 36′ 40” E), (36° 11′ 49′ N – 29° 37′ 01” E) koordinat noktalarını birleştiren hattın batısında kalan alanda (Harita-10-1),
2) Beşadalarmevkiinde; (36° 10′ 03′ N – 29° 37′ 31” E), (36° 09′ 10” N – 29° 36′ 50” E), (36° 08′ 52” N – 29° 36′ 59” E), (36° 09′ 05′ N – 29° 38′ 08” E), (36° 09′ 25” N – 29° 38′ 29” E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-10-2),
3 ) Bohça İskelesi mevkiinde; (36° 09′ 33” N -29° 46′ 40” E) ve (36° 09′ 19” N – 29° 46′ 36” E) koordinat noktalarını birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-10-3),
4) İnceburun mevkiinde; (36° 11′ 04” N – 29° 39′ 02” E) ile (36° 11′ 00” N – 29° 38′ 32” E) koordinat noktalarını birleştiren hattın güneyinde kalan alanda (Harita-10-4),
5) Ufakdere mevkiinde; 36° 08.788′ N – 29° 39.896′ E) ile (36° 09.129′ N – 29° 40.766′) koordinat noktalarını birleştiren hattın kuzeyinde kalan alanda (Harita-10-5),
6) Kekova Adası mevkiinde;
– (36° 10′ 32” N – 29° 52′ 45” E) ile (36° 10′ 27” N – 29° 52′ 46” E) koordinat noktalarını birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-10-6),
– Karalos Limanı içinde; (36° 10′ 58” N – 29° 53′ 26” E) ile (36° 10′ 59” N – 29° 53′ 32” E) koordinat noktalarını birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-10-7),
suürünleri avcılığı yasaktır.
(2) Anamur Burnu (36° 00.906’ N – 32° 48.200’ E) ile Eşen Çayı (36° 17.590’ N – 29° 15.820’ E) arasında kalan karasularımızda, 1 Nisan – 31 Ekim tarihleri arasında köpek balığı avcılığı yasaktır (Harita-11).
Ege Denizindeki yer yasakları
MADDE 5 – (1) Ege Denizi’ndeki yer yasaklarıaşağıda belirtilmiştir
a) Muğla İli, Fethiye İlçesi Ölüdeniz Lagününde (Harita-12),
b) Muğla İli, Marmaris İlçesi, Yalancı boğazın her iki tarafında; (36° 48.817’ N – 28° 18.294’ E 36° 48.994’ N – 28° 18.849’E),(36° 49.173’ N – 28° 18.060’ E 36° 49.304’ N – 28° 18.768’ E), koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-13),
c) Hisarönü Körfezinde;
1) (36° 46.087′ N- 28° 06.104′ E), (36° 46.243′ N – 28° 06.753′ E), (36° 46.507′ N – 28° 06.789 ‘ E), (36° 46.450′ N – 28° 07.361′ E ), (36° 45.072’ N – 28° 07.361 ‘ E) koordinat noktalarını birleştiren hattın güneyinde kalan alanda (Harita-14-1),
2) (36° 46.361′ N – 28° 02.223′ E) ile (36° 46.366′ N – 28° 02.374′ E) koordinat noktaları arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan alanda (Harita-14-2),
3) Kurucabük ve Çiftlik koylarında (36°44.676′ N – 27° 52.236′ E) ile (36° 44.523′ N- 27° 55.305′ E) koordinat noktaları arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan alanda (Harita-14-3),
4) Kargı Koyunda, (36° 42.114′ N – 27° 41.155′ E) ile (36° 41.824′ N- 27° 40.787’E) koordinat noktaları arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-14-4),
ç) Gökova Körfezinde;
1) Akbük Limanında; (37° 01.431′ N – 28° 06.863′ E) ile (37° 02.108′ N – 28° 06.915′ E) koordinat noktalarını birleştiren hattın batısında kalan alanda (Harita-15-1),
2) Akyaka’da; (37° 03.041′ N – 28° 18.600′ E) ile (37° 01.461′ N – 28° 18.598′ E) koordinat noktalarını birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-15-2),
3) Çamlı Limanında; Çapa Burnu (36° 59.943′ N – 28° 13.242′ E) ile (37° 00.153′ N – 28° 14.761′ E) koordinat noktasını birleştiren hattın güneyinde kalan alanda (Harita-15-3),
4) Boncuk Koyu- Karaca Limanında; (36° 58.938′ N – 28° 11.818′ E) koordinat noktası ile Dedek Burnunu (36° 56.886′ N – 28° 11.594′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-15-4),
5) İngiliz Limanında (Değirmen Bükü); (36° 56.691′ N -28° 09.496′ E) ile (36° 56.088′ N – 28° 08.334′ E) koordinat noktalarını birleştiren hattın güneydoğusunda kalan alanda (Harita-15-5),
6) Bördübet Limanında; (36° 49.740′ N – 28° 02.668′ E) ile (36° 48.080′ N – 28° 03.183 ‘E) koordinat noktalarını birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-15-6),
d) Muğla İli, Bodrum Yarımadasında; Kızılyar Burnu (37° 09.508′ N – 27°19.358′ E) ile Gemitaşı (37° 09.088′ N – 27° 15.709’ E), Büyük Kiremit Adası (37° 05.169’ N – 27° 12.834′ E), Çavuşadası(37° 02.981’ N – 27° 12.228’ E) ve Karabakla Burnunu (37° 02.387′ N – 27° 13.812′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda, uzatma ağları ve parakete dışında (Harita-16),
e) Aydın İli, Dilek Boğazında; Kuşadası Dilek Yarımadası Sahil Milli Parkının Zeytin Burnu (37° 41.256′ N – 27° 03.930′ E) ile Tavşan Adası (37° 39.057′ N – 27° 00.058′ E) arasında kalan sahilden itibaren 200 m’lik mesafe içinde (Harita-17),
f) Aydın İli, Didim İlçesi, Akbük Körfezinde; Gevrek Adası (Prasa Adası) (37° 09.50′ N -27° 23.66′ E) ile Değirmen Koyu (37° 15.80′ N – 27° 27.50′ E) arasında çekilen hattın sahil şeridi arasında kalan alanda, barınmak amacıyla giriş ve çıkışlar serbest olmak üzere, sürütme ve çevirme ağları ile (Harita-18),
g) Kuşadası Körfezinde; Güvercinada(37° 51.835′ N – 27° 14.789′ E) ile Setur Marina Mendireğinin (37° 52.382′ N – 27° 15.659′ E) doğusunda kalan alanda (Harita-19),
ğ) İzmir İli, Seferihisar İlçesi Sığacık Koyunda; Dalyan Burnu (38° 11.953’ N – 26° 46.566 ’ E) ile Minaretaşı(38° 12.182’ N – 26° 46.738’ E) arasında çekilen hattın güney doğusunda kalan alanda (Harita-20),
ı) İzmir İli, Çeşme İlçesinde; Fener Burnu (38° 19.437’ N – 26° 17.015’ E) ile karşısındaki (38° 19.706’ N – 26° 17.752’ E) koordinatlarını birleştiren hattın güneydoğusunda kalan alanda (Harita-21),
i) İzmir İli, Karaburun Yarımadası Mordoğan Beldesinde; Ardıç Burnu (38° 31.887’ N – 26° 37.478 ’ E) ile (38° 31.903’ N – 26° 37.689’ E), (38° 31.347’ N – 26° 37.689 ’ E) koordinat noktalarını Ege Üniversitesi Ziraat Deneme İstasyonuna (38° 31.347’ N – 26° 37.481 ’ E) bağlayan alanda (Harita-22),
j) İzmir Limanında; balıkçı gemilerinin Bostanlı Balıkçı Barınağına giriş ve çıkışları serbest olmak üzere, Bostanlı Sazburnu (38° 27.55′ N – 027° 05.40′ E) ile Üçkuyular Vapur İskelesi (38° 24.35′ N – 027° 04.30′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-23),
k) İzmir Körfezinde; Ardıç Burnu (38° 31.94′ N – 26° 37.51′ E) ile Eskifener Burnu (38° 40.26′ N – 26° 44.98′ E) arasında çekilen hattın güneyinde kalan alanda her türlü dreç ve tarak ile (Harita-24),
l) Karasularımızın İzmir İli sınırları içinde kalan kısmında, ahtapot avcılığına getirilen zaman yasağına uymak şartıyla, kuzeyde Kapan Burnu (38° 32.689’ N – 26° 48.880 ’ E) ile güneyde Çilazmak Burnu (38° 27.060’ N – 26° 54.277’E) arasında kalan sahil şeridinde, 10 metreden daha sığ sularda pinter ile (Harita-25),
m) İzmir İli, Foça İlçesinde; Arslan Burnu (38° 44.602′ N – 26° 44.435′ E) ile (38° 44.533′ N – 26° 40.883′ E), (38° 39.616′ N – 26°39.996′ E) ve Deveboynu Burnunu (38° 39.326′ N – 26° 43.370′ E) birleştiren alan içerisinde uzatma ağları, parakete ve ağ dalyanları dışında (Harita-26),
n) İzmir İli, Aliağa İlçesi Karaağaç mevkiinde; Ege Gaz A.Ş. LNG Terminaline ait (38° 49.476’ N – 26° 55.284’ E), (38° 49.614’ N – 26° 55.008’ E), (38° 49.225’ N – 26° 54.735’ E), (38° 49.107’N – 26° 54.975’ E) koordinatlar arasında kalan alanda (Harita-27),
o) Çanakkale İli, Gökçeada İlçesinde; Gökçeada Deniz Parkının bulunduğu Yıldız koyu (40° 14.186´ N – 25° 54.230´ E) ile Çiftlik Koyu (40° 14.432´ N – 25° 56.112´ E arasında kıyıdan itibaren 1 mil uzunluğundaki alanda (Harita-28);
ö) Balıkesir İli, Edremit İlçesinde yapay resif bloklarının bulunduğu,
1) (39° 33.531′ N – 26° 40.241′ E), (39° 32.850′ N -26° 40.350′ E), (39° 33.118′ N – 26° 42.450′ E), (39° 33.750′ N – 26° 42.450′ E ) koordinat noktaları arasında kalan alanda (Harita-29-1),
2) (39° 34.079′ N – 26° 48.955′ E), (39° 33.754′ N -26°48.834′ E), (39° 33.392′ N – 26° 49.905′ E), (39° 33.591′ N – 26° 50.023′ E) koordinat noktaları arasında kalan alanda (Harita-29-2),
su ürünleri avcılığı yasaktır.
(2) Balıkesir İli, Ayvalık Limanında; Dalyan boğazı girişindeki geçit fenerlerinden ilk iki geçit fenerini (39° 19.540′ N – 26° 38.428’E), (39° 19.138′ N – 26° 38.591′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda, her türlü istihsal vasıtası ile su ürünleri avcılığı yasaktır (Harita-30). Ancak bu alan içerisinde dalarak ve/veya elle toplama suretiyle midye avcılığı dönem boyunca, 15 Haziran – 31 Ağustos tarihleri arasındaki dönem dışında ise ağız açıklığı 7.2 mm’den büyük iğnelerin kullanılması serbesttir.
Marmara Denizindeki yer yasakları
MADDE 6 – (1) Marmara Denizi’ndeki yer yasakları aşağıda belirtilmiştir.
a) Avustralya Denizaltısı (A-E 2) batığının bulunduğu (40° 32’ 50″ N – 27° 16’ 00″ E) koordinat noktasında (Harita-31),
b) Balıkesir İlinde, Gönen Çayı ağzı (40° 19’ 38″ N – 27° 38’ 00″ E) ile Denizkent (40° 18’15″ N – 27° 30’ 45″ E) arasında kalan sahil şeridinde 3 mil içerisinde, 1 Mayıs – 30 Eylül tarihleri arasında (Harita-32),
c) Balıkesir İlinde, Erdek İlçesi Çınar Limanı doğu burnunu (40° 23.497’ N – 27° 48.536’ E), (40° 23.073’ N – 27° 48.533’ E) koordinat noktasına ve bu noktadan Seyitgazi Burnuna (40° 23.091’ N- 27° 48.121’ E) Tavşanlı adası Burnu (40° 22.655’ N – 27° 47.425’ E), Zeytin adası güney burnu (40° 23.653’ N – 27° 47.273’ E) ve liman mendireğine (40° 23.710’ N – 27° 47.275’ E) birleştiren hattın içinde kalan alanda (Harita-33),
ç) Balıkesir İlinde, İmralı adası etrafında; (40° 37’00″ N – 28° 27’ 00″ E), (40° 37’ 00″ N – 28° 37’ 00″ E), (40° 28’ 00″ N – 28° 37’ 00″ E), (40° 28’ 00″ N – 28° 27’00″ E) koordinat noktalarını birleştiren alan içerisinde (Harita-34),
d) Yalova İlinde; belediye kanalizasyon sisteminin bulunduğu (40° 39.502′ N – 29° 14.877′ E), (40° 39.969′ N – 29° 14.877′ E), (40° 39.969′ N – 29° 15.022′ E), (40° 39.488′ N – 29° 15.022′ E) koordinat noktaları içinde kalan alanda (Harita-35),
e) Yalova İli, Altınova İlçesinde, Hersek Burnu (40° 44.465’ N – 29° 30.894’ E) ile Kocaeli İli, Karamürsel İlçesinde, Büyükdere Burnu (40° 41.682’ N – 29° 37.138’ E) arasında kalan alanda, sahilden itibaren 500 metre mesafe içerisinde (Harita-36),
f) İstanbul İli, Haliç içinde; Yeni Galata Köprüsünden (41° 01.312’ N – 28° 54.476’E), (41° 01.084’ N – 28° 54.309’ E) itibaren Alibeyköy ve Kağıthane dere ağızlarına (41° 03.862’ N- 28° 56.582 ’E) ,(41° 03.892 ’N – 28° 56.919’ E) kadar olan alanda (Harita-37),
g) Ambarlı Limanında, (40° 58.380’ N – 28° 42.619’ E) ile (40° 57.445’ N – 28° 40.334’ E) koordinat noktalarını birleştiren hattın kuzeyinde kalan alanda (Harita-38),
ğ) İstanbul İli, Silivri İlçesinde; TPAO Kuzey Marmara Doğalgaz Üretim Plâtformu ve buna ait deniz dibi boru hatlarının bulunduğu; (41° 04.396′ N – 28° 11.445′ E), (41° 03.010′ N -28° 11.368′ E), (41° 03.006′ N – 28° 12.042′ E), (41° 04.330′ N – 28° 12.135′ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-39),
h) Tekirdağ İli, Altınova açıklarında; belediye kanalizasyon sisteminin bulunduğu (40° 57.176′ N – 27° 29.517′ E), (40° 56.484′ N – 27 30.751′ E), (40° 56.274′ N – 27° 30.604′ E), (40° 56.935′ N -27° 29.432′ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-40),
ı) Tekirdağ İli, Marmara Ereğlisinde; Botaş Doğalgaz Terminali işletme sahası, Trakya Unı-Mar doğalgaz çevrim santralleri ve Bütangaz A.Ş.’ye ait deniz dibi boru hatları ile şamandıra sistemlerinin bulunduğu; (40° 58’00’’ N – 27° 58’ 06’’ E), (40° 58’ 00’’ N – 28° 00’ 24’’ E), (41° 01’50’’ N – 28° 00’ 24’’ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-41),
su ürünleri avcılığı yasaktır.
Karadeniz’deki yer yasakları
MADDE 7- (1) Karadeniz’deki yer yasakları aşağıda belirtilmiştir.
a) Bulgaristan sınırındaki Mutlu derenin denize döküldüğü yerin güneyinde bulunan Nusret Bulca gözetleme kulesinden (41° 58’48’’N – 28° 01’36’’E) itibaren doğuya çizilen (90°) 12 millik hattın kuzeyinde (Harita-42),
b) İstanbul İlinde; Kelağra(Galere) Burnu (41° 14.149’ N – 29° 15.348’ E) ile Dalyan Burnu (Kilyos başı) (41° 15.491’ N – 29° 02.319’ E) arasında kalan karasularımızda algarna, dreç, tarak ve hidrolik sistem ile (Harita-43),
c) Düzce İli Akçakoca İlçesi açıklarında doğalgaz üretim platformu ve iletim hattı borularının bulunduğu, (41° 05’ 78’’ N – 31° 11’ 50’’ E), (41° 07’ 50’’ N – 31° 11’ 40’’ E), (41° 08’58’’ N – 31° 10’ 20’’ E), (41° 08’ 80’’ N – 31° 08’ 60’’E), (41° 08’ 90’’ N -31° 06’ 70’’ E), (41° 10’ 00’’ N – 31° 05’ 00’’ E), (41° 11’ 00’’ N – 31° 06’70’’ E), (41° 10’ 90’’ N – 31° 08’ 60’’ E), (41° 10’ 40’’ N – 31° 11’ 40’’ E), (41° 11’ 05’’ N – 31° 13’ 80’’ E), (41° 09’ 30’’ N – 31° 13’ 50’’ E), (41° 07’50’’ N – 31° 14’ 00’’ E), (41° 06’ 10’’ N – 31° 14’ 10’’ E) koordinat noktalarını birleştiren alanda (Harita-44),
ç) Samsun İlinde; Canik Balıkçı Barınağı mendireği (41° 16.265′ N- 36° 23.054′ E) ile Tekkeköy Tersane Limanı mendireği (41° 15.095′ N – 36° 28.507′ E) arasında çekilen hattın güneyinde kalan, Petrol Ofisi Dolum Tesisleri, ETİ Bakır Tesisleri ve Cengiz Enerji Tesislerinin yer aldığı alanda (Harita-45),
d) Trabzon İli, Sürmene İlçesinde; balıkçı barınağı(40° 54.823’ N – 40° 10.500’ E) ile Kastel Deresi (40° 54.764’ N – 40° 09.158’ E) arasında kalan sahil şeridinin denize doğru 1 km’lik kısmında (Harita-46 ),
e) Rize İli, Çayeli Bakırİşletmelerine ait derin deniz deşarj boru hattının bulunduğu (41° 04.947′ N -40° 42.250′ E), (41° 04.900′ N – 40° 42.150′ E), (41° 06.000′ N – 40° 41.150′ E), (41° 06.000′ N – 40° 41.250′ E) koordinat noktaları arasında kalan alan içinde (Harita-47),
su ürünleri avcılığı yasaktır.
Diğer yer yasakları
MADDE 8 –(1) Denizlerimizdeki diğer yer yasakları aşağıda belirtilmiştir.
a) Deniz kaplumbağası üreme alanı olarak tespit edilen yerlerde (MUĞLA; Dalyan, Ekincik, Dalaman, Fethiye-Çalış,ANTALYA; Patara, Demre, Kumluca, Tekirova, Belek, Kızılot, Gazipaşa, Demirtaş, Olympos-Çıralı, MERSİN; Alata, Anamur, Kazanlı, Göksu deltası, ADANA; Akyatan, Yumurtalık, HATAY; Samandağ) I (a) grubu maden çıkarılması ve 1 Nisan – 30 Eylül tarihleri arasında sürat teknelerinin kıyıdan 1 mil mesafe içerisinde 8 milden daha süratli seyretmeleri yasaktır. Deniz kaplumbağalarının üreme zamanlarında il müdürlüklerince gerekli koruma tedbirleri alınır.
b) Kültür ve tabiat varlıklarını korumak amacıyla belirlenen ve 24/9/2001 tarihli ve 24533 sayılı Resmî Gazete’de koordinatları ilan edilen bölgelerde, dalışyapılarak su ürünleri avcılığı yapmak yasaktır.
c) Fokların yaşadıkları mağaralarda ışık kullanmak ve her türlü vasıta ile dalış yapmak yasaktır.
ç) Turmeos I ve Turcyos I denizaltı kablolarının geçtiği güzergâhlarda, kabloların 100 metre sağında ve solunda dip trolü ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
d) 1 Mayıs – 30 Eylül tarihleri arasındaki dönemde, sahilden itibaren uzaklığı 100 metreyi geçmeyen, şamandıralarla çevrilmiş yüzme alanları içinde su ürünleri avcılığı yasaktır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Av Vasıtaları ve Yöntemlerine İlişkin Yasaklar
Her türlü trol yasağı
MADDE 9 – (1) 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 24 üncü maddesinde belirtilen İç sular, Marmara Denizi ile İstanbul Boğazında; Kelağra (Galere) Burnu (41° 14.149’ N – 29° 15.348’ E) ile Dalyan Burnu (Kilyosbaşı) (41° 15.491’ N – 29° 02.319’ E) arasında çekilen hattın güneyinde kalan kısımda ve Çanakkale Boğazında her türlü trol ile su ürünleri avcılığı yasaktır (Harita-48).
(2) Akdeniz’de;
a) Antalya İli, Side Beldesinde; Selimiye Feneri (36° 45.928’ N – 31° 23.092’ E) ile Gazipaşa İlçesi, Kesik Burnu (36° 09.964’ N -32° 23.418’ E) arasındaki karasularımızda (Harita-49),
b) Antalya İli, Finike İlçesinde; Finike Körfezinde (36° 16.398’ N – 30° 09.097’ E) koordinat noktası ile Akçaörgü Burnu (36° 16.221’ N – 30° 22.094’ E) arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan alanda (Harita-50),
her türlü trol ile avcılık yapılması yasaktır.
(3) Ege Denizinde;
a)Köyceğiz Limanında; Kızılburun(36° 47.205’ N – 28° 32.445’ E) ile Bozburunu (36° 45.614’ N – 28° 36.770’ E) birleştiren hattın kuzeyinde kalan alanda (Harita-51),
b)Gökova Körfezinde;
1) Ören Burnu (37° 01.055’ N – 27° 56.751’ E) ile karşısındaki Teke Burnunu (36° 54.410’ N – 28° 00.921’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-52),
2) Mersincik Burnu (36° 50.161’ N – 28° 00.111’ E) ile Gerence Burnunu (36° 48.093’ N – 27° 59.518’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-53),
c)Güllük Körfezinde;
1) Kazıklı Limanında; Karaburun (37° 18.243’ N – 27° 25.926’ E) ile Teke Burnu (37° 15.100’ N – 27° 27.483’ E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-54),
2) Çam Limanında; Teke Burnu (37° 15.100’ N – 27° 27.483’ E) ile İncegöl Burnu (37° 13.827’ N – 27° 30.365’ E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-55),
3) Asin Körfezinde; İncegöl Burnu (37° 13.827’ N – 27° 30.365’ E) ile İnce burun (37° 11.662’ N – 27° 31.631’E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-56),
4) İnceburun (37° 11.662’ N- 27° 31.631’ E) ile Saplıburun (37° 08.061’ N – 27° 24.777’ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-57),
ç) Hisarönü Körfezinde; Dil (Lindos) Burnu (36° 45.557’ N – 28° 00.727’ E) ile karşısındaki Ağıl Burnunu (36° 41.638’ N – 27° 58.698’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-58),
d) Yeşilova Körfezinde; Kızılada(36° 39.035’ N – 28° 02.426’ E) ile karşısındaki Karaburun (36° 36.558’ N – 28° 03.021’ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan sahada (Harita-59),
e) Dilek Boğazında; Çatal Burnu (37° 38.471′ N – 27° 04.759′ E) ile Tekağaç Burnu (37° 21.340′ N – 27° 11.643′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-60),
f) Kuşadası Körfezinde; Sünger Burnu (38° 00.864′ N -27° 04.540′ E) ile Yalancı Burnu (37° 51.650′ N – 27° 14.399′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-61),
g) Sığacık Körfezinde; Gök Liman (38° 08.445′ N – 26° 37.475′ E) ile Killik Burnu (38° 09.829′ N – 26° 46.515′ E) arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan alanda (Harita-62),
ğ) Ildır körfezinde; Çolak Burnu (38° 26.716′ N – 26° 23.791′ E) ile Çeşme Uçburnu(38° 22.593′ N – 26° 17.141′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-63),
h) İzmir Körfezinde; Ardıç Burnu (38° 31.947′ N – 26° 37.510′ E) ile Deveboynunu (38° 39.070′ N – 26° 43.509′ E) birleştiren hattın güneydoğusunda kalan alanda (Harita-64),
ı) Çandarlı Körfezinde; Kemikli Burnu (38° 55.051’ N -26° 51.066’ E) ile Aliağa Taşlı Burun (38° 50.063’ N – 26° 56.567’ E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-65),
i) Dikili Körfezinde; Madra Çayı (39° 09.981′ N – 26° 46.000′ E) ile Adatepe (Killik) Burnu (39° 02.493′ N- 26° 48.736′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-66),
j) Edremit Körfezinde; Küçükkuyu Balıkçı Barınağı (39° 32.781′ N – 26° 36.421′ E) ile Küçük Maden Adası (39° 23.135’ N – 26° 34.119’ E), Güneş Adası Feneri (39° 19.736’ N – 26° 32.441′ E), Çıplak Ada Yumru Burnu (39° 16.722′ N – 26° 34.653′ E) ve Eğribucak Burnunu (39° 16.399’ N – 26° 36.589′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-67),
k) Babakaleyi(39° 28.772′ N – 26° 04.013′ E), Bozcaada Eskifener Burnu (39° 47.319′ N – 26° 03.137′ E), Bozcaada batı burnu (39° 50.259′ N – 25° 57.754′ E), Gökçeada Aydıncık Burnu (40° 09.801′ N – 26° 00.554′ E), Gökçeada Kaşkaval Burnu (40° 14.479′ N – 25° 56.556′ E), Büyük Kemikli Burnu (40° 18.979′ N – 26° 12.905′ E) ve Boztepe Burnu (40° 37.140′ N – 26° 04.403′ E) ile birleştiren hattın doğusunda (Harita-68),
l) Babakale’den geçen (39° 28.772′ N) enleminin kuzeyinde kalan karasularımızda, (Değişik ibare:RG-24/10/2012-28451) 20.00- 05.00 saatleri arasında,
her türlü trol ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(4) Karadeniz’de;
a) Sinop İlinde; İnceburun(42° 05.959’ N – 34° 56.695’ E) ile Samsun İli, Yakakent İlçesinde, Çayağzı Burnu (41° 41.040’ N – 35° 25.193’ E) arasında kalan karasularımızda (Harita-69),
b) Ordu İli, Ünye İlçesinde; Taşkana Burnundan (41° 08.725’ N – 37° 17.531’ E) Gürcistan sınırına kadar olan karasularımızda (Harita-70),
her türlü trol ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(5) Her türlü trol avcılığının yasaklandığı yerlerde, yasak alan içerisinde yer alan balıkçı barınaklarından, Bakanlıkça izin verilen balıkçı barınaklarına geçiş amacı ile giriş ve çıkış serbesttir. Mesafe yasağı içinde yer alan bölgelerdeki balıkçı barınaklarının kullanımı herhangi bir izine tabi değildir.
Dip trolüne ilişkin yasaklar
MADDE 10 – (1) 9 uncu maddede belirtilen yerlerde dönem boyunca, trol avcılığına açık tüm karasularımızda ise 15 Nisan – 15 Eylül tarihleri arasında, dip trolü ile su ürünleri istihsali yasaktır.
(2) Akdeniz’de;
a) Hatay İlinde; Akıncı Burnu (36° 18.456′ N – 35° 46.745′ E) ile Suriye sınırı arasında kalan karasularımızda 1 mil içerisinde (Harita-71),
b) Mersin İlinde; Karaduvar balıkçı barınağı (36° 48.546′ N – 34° 41.873′ E) ile Ceyhan Nehrinin denize döküldüğü yer (36° 34.101′ N – 35° 33.385′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde (Harita-72),
c) Mersin İlinde; İncekumburnu(36° 14.044′ N – 33° 56.979′ E) ile Susanoğlu -Atakent (36° 24.971′ N – 34° 05.458′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde (Harita-73),
ç) Mersin İli, Dana Adasında; sahilden itibaren 2 mil içerisinde (Harita-74),
d) Antalya İli, Gazipaşa İlçesinde; Kesik Burnu (36° 09.964′ N – 32° 23.418′ E) ile Kızılliman Burnu (36° 04.243′ N – 33° 04.708′ E) arasında kalan karasularımızda 1,5 mil içerisinde (Harita-75),
e) Akdeniz’de; belirtilen yerler dışında, karasularımızın sahilden itibaren 2 mil içerisinde kalan kısmında (Harita-76), (Harita-77), (Harita-78), (Harita-79),
dip trolü ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(3) Ege Denizinde;
a) Güllük Körfezinde; Kızılyar Burnu (37° 09.508′ N – 27°19.358′ E) ile Tekağaç Burnu (37° 21.340′ N – 27° 11.643′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda 1 Aralık-15 Şubat tarihleri arasında (Harita-80),
b) Aydın İli, Dilek boğazında; Tavşan Adası (37° 39.057’ N – 27° 00.058’ E) ile Zeytin Burnu (37° 41.256’ N – 27° 03.930’ E) arasında kalan sahil şeridinde sahilden itibaren 200 metrelik mesafe içerisinde kalan alanda (Harita-81),
c) Sığacık Teke Burnu (38° 06.356′ N – 26° 35.620′ E) ile Çeşme Karaabdullah Burnu (38° 15.955′ N – 26° 14.373′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde kalan alanda (Harita-82),
ç) Bozcaada’da; sahilden itibaren 3 mil içerisinde kalan alanda (Harita-83),
d) Gökçeada’da; adanın kuzeyinde, Kömür Burnu (40° 09.524′ N – 25° 40.588′ E) ve Kaşkaval Burnu (40° 14.479′ N – 25° 56.556′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 1.5mil, adanın diğer taraflarında ise 3 mil içerisinde kalan alanda (Harita-84),
e) Boztepe Burnu (40° 37.140′ N – 26° 04.403′ E) ile Meriç Nehrinin denize döküldüğü yer arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde kalan alanda (Harita-85),
f) Ege denizinde; belirtilen yerler dışında, karasularımızın sahilden itibaren 1.5 mil içerisinde kalan kısmında (Harita-86), (Harita-87), (Harita-88),
dip trolü ile su ürünleri istihsali yasaktır.
(4) Karadeniz’de; Zonguldak İlinde, Ereğli Baba Burnu (41° 17.342’ N – 31° 23.937’ E) ile Bartın İli, Amasraİlçesi, Tekke Burnu (41° 43.485′ N – 32° 19.258′ E) arasında kalan karasularımızda 2 mil içerisinde (Harita-89), diğer yerlerde ise 3 mil içerisinde, dip trolü avcılığı yasaktır (Harita-90), (Harita-91), (Harita-92).
(5) Ege ve Akdeniz’de kullanılacak dip trolü ağlarının torba ağ göz açıklığı baklava (rombik) gözlü ağlarda 44 mm’den, kare gözlü ağlarda 40 mm’den, torba dışına konulan muhafazanın ağgöz açıklıkları ise bu ölçülerin iki katından küçük olamaz.
(6) Karadeniz’de torba ağ göz açıklığı 40 mm’den, torba dışına konulan muhafazanın ağ göz açıklığı ise 80 mm’den küçük olamaz.
(7) Dip trolü ağlarında torba göz açıklığından daha küçük gözlü ağ kullanılması, ağın torba kısmında muhafaza ve torba ağından başka ağ bulundurulması yasaktır.
(8) Dip trol ağlarının torba kısmında misina (tek kat-olta misinası) ağların kullanılması yasaktır.
(9) Asgari göz açıklığı ölçülerinden küçük dip trolü ağlarının gemilerde bulundurulması ve dip trolünün birden fazla gemiyle çekilmesi yasaktır.
(10) 1000 metreden derin sularda dip trolü ile avcılık yapılması yasaktır.
(11) Dip trolü ağları, trol avcılığının yasaklandığı yer ve zamanlarda gemilerde toplanmış olarak nakledilebilir. Trol kapıları asılı vaziyette bulundurulamaz. Kapıların asılı olduğu yerlerin (Matafora) geminin içerisine dönük olması zorunludur.
(12) Marmara Denizinden geçecek trol gemilerinin, Çanakkale ve İstanbul il müdürlükleri tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde, İstanbul ve Çanakkale boğazlarından Marmara Denizine girişlerinde ağların ve kapılarının mühürletilmesi zorunludur. Ağlar ambarda, kapılar ise güvertede veya ambarda bulundurulmalıdır.
(13) İstanbul Boğazından girecek dip trol gemilerinin mühürleme işlemi Büyük dere’de yapılacaktır.
(14) İlk hareket noktası Marmara Denizi etrafındaki yerleşimler olan ve diğer karasularımıza trol avcılığı yapmak üzere gidecek trol gemileri, ağ ve kapılarını geminin bulunduğu yere en yakın il ve ilçe müdürlüklerine müracaat ederek mühürletmek zorundadır.
(15) Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarındaki; balıkçı barınakları, barınma ve çekek yerlerinde mühürsüz olarak trol ağ ve kapıları bulundurulamaz.
(16) 31 Ağustos 2013 tarihinden itibaren, dip trol ağlarında torba göz sayısı, tünel göz sayısının yarısından fazla olamaz.
Ortasu trolüne ilişkin yasaklar
MADDE 11 –(1) Karadeniz’de her türlü trol avcılığının yasaklandığı yerler ile Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz’de orta su trolü ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(2) Ortasu trolü, kullanımına izin verilen yer ve zamanlarda sadece çift gemi ile çekilebilir. Ortasu trolü ile avcılık yapacak balıkçı gemileri için, gemi ruhsat tezkeresinin verildiği il müdürlüğünden ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
(3) Karadeniz’de ortasutrolünün 24 metredendaha sığ sularda çekilmesi ve 15 Nisan – 15 Eylül tarihleri arasında su ürünleri istihsalinde kullanılması yasaktır. Ancak Karadeniz’de; 15 Nisan – 15 Mayıs tarihleri arasında Samsun İli, Yakakent İlçesi, Çayağzı Burnu (41° 41.040′ N – 35° 25.193′ E) ile Samsun- Ordu il sınırındaki Akçay’ın denize döküldüğü yer (41° 08.874′ N – 37° 10.112′ E) arasında ortasu trolü ile çaça balığı avcılığı serbesttir (Harita-92-1).
Çevirme ağlarına ilişkin yasaklar
MADDE 12 –(1) Akdeniz’de; Taşucu Körfezinde, Güvercinada (36° 14.706’ N – 33° 48.420’ E) ile İncekum burnu (36° 14.025’ N – 33° 57.761’ E) arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan alan içinde (Harita-93) gırgır ağları ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(2) Ege Denizinde;
a) Fethiye Körfezinde; Fethiye Adası Feneri (36° 38.824’N – 29° 05.896’ E) ile Paçarız Burnu (36° 38.517’ N – 29° 06.075’ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-94),
b) Köyceğiz, İztuzu sahilinde; Akiye Burnu (36° 47.945’ N – 28° 35.671’E) ile Bozburunu (36° 45.604’ N- 28° 36.770’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-95),
c) Gökova Körfezinde; Akbük Burnu (37° 00.971’ N – 28° 06.918’ E) ile Kargılı Burnunu (36° 56.501’ N – 28° 05.822’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-96),
ç) Asin Körfezinde; İncegöl Burnu (37° 13.827′ N – 27° 30.365′ E) ile İnce Burun (37° 11.662′ N – 27° 31.631′ E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-97),
d) Kazıklı Limanında; Karaburun (37° 18.251’ N – 27° 25.935’ E) ile Teke Burnunu (37° 15.350’ N – 27° 27.309’ E) birleştiren hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-98),
e) Güvercinlik Körfezinde; Sıralık Burnu (37° 07.712’ N – 27° 32.282’ E) ile karşısındaki Pina(Kimse) Burnunu (37° 09.149’ N – 27° 33.023’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-99),
f) Çandarlı Körfezinde; Kemikli Burnu (38° 55.051’ N -26° 51.066’ E) ile Aliağa Taşlı Burun (38° 50.063’ N – 26° 56.567’ E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-100),
g) Saros Körfezinde; Kuşburnu (40° 30.647′ N – 26° 38.193′ E) ile karşısındaki (40° 38.295′ N – 26° 38.193′ E) koordinat noktalarını birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-101),
gırgır ağları ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(3) Marmara denizinde;
a) İstanbul ve Çanakkale boğazlarındatrafik ayırım şeridi içerisinde,
b) Çanakkale Boğazında; Nara Burnu Feneri (40° 11.823′ N – 26° 24.093′ E) ile Akbaş Feneri (40° 13.276′ N – 26° 25.491′ E) ve Kepez Feneri (Kanlı dere) (40° 05.506′ N- 26° 21.816′ E) ile Soğan dere (Karanfil Burnu) feneri (40° 06.429′ N – 26° 19.716′ E) arasında kalan alanda (Harita-102),
c) İzmit Körfezinde; Dil Burnu Fenerini (40° 44.430’ N- 29° 30.912′ E), Dil İskelesi Kaba Burnuna (40° 46.010’ N – 29° 31.082′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-103),
ç) İstanbul İlinde; Caddebostan sahilindeki (40° 57.684’ N – 29° 04.327’ E) koordinat noktası, Kınalıada’nın kuzeybatısındaki (40° 53.526’ N – 29° 01.014’E) koordinat noktası, Büyükada’nın kuzeyindeki (40° 49.931’ N – 29° 07.368’ E) koordinat noktası, Sedef Adasının doğu ucundaki (40° 50.892’ N- 29° 09.006’ E) koordinat noktası ile Kartal sahilindeki (40° 54.078’ N – 29° 09.456’ E) koordinat noktasını birleştiren hattın içerisinde kalan alanda (Harita-104),
d) İstanbul Boğazında; Ahırkapı (41° 00’ 27″ N – 28° 59’ 05″ E) ve Kadıköy İnci Burnu Mendirek Fenerini ( 40° 59’ 05″ N – 29° 00’ 52″ E) birleştiren hat ile Yeniköy Vapur İskelesi (41° 07’ 01″ N – 29° 04’18″ E) ve Çubuklu Kozaltı Burnunu (41° 06.599’ N – 29° 04.973’ E) birleştiren hat arasında kalan alanda (Harita-105),
e) Büyükçekmece Koyunda (40° 59.391’ N – 28° 32.720’ E) koordinat noktası ile karşısındaki Manda Burnunu (40°58.590’ N – 28°35.806’ E) birleştiren hattın kuzeyindeki alanda (Harita-106),
gırgır ağları ile su ürünleri avcılığı yasaktır
(4) Karadeniz’de; Artvin İli, Hopaİlçesi, Kemalpaşa Bucağı, Sarp Köyü açıklarında (41° 34’ 48″ N – 41° 17’13″ E) koordinat noktası ile (41° 30’ 42″ N – 41° 32’ 12″ E) koordinat noktasını birleştiren hattın Gürcistan sınırına kadar olan kısmında kalan karasularımızda (Harita-107) gırgır ağları ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(5) Tüm denizlerimizde 15 Nisan – 31 Ağustos tarihleri arasında gırgır ağları ile su ürünleri avcılığı yasaktır. Ancak Akıncı Burnu (36° 18.456′ N – 35° 46.745′ E) ile Ceyhan Nehrinin denizi döküldüğü yer (36° 34.101′ N – 35° 33.385′ E) arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan İskenderun Körfezi hariç olmak üzere; Suriye sınırı ile Datça Yarımadası İskandil Burnu (36° 42.627′ N – 27° 21.721′ E) arasında kalan alanda, kıyıdan itibaren 6 millik mesafe dışında, yazılı orkinos, gobene(tombik), uzun kanat orkinos (tulina)avcılığı dönem boyunca serbesttir (Harita-108).
(6) Ağ derinliği 164 metreden (90 kulaç) daha fazla olan gırgır ağlarının kullanımı yasaktır. Ancak ton balığı türlerinin [orkinos, yazılı orkinos, gobene (tombik), uzun kanat orkinos (tulina)] avcılığında kullanılan gırgır ağları bu kapsam dışındadır.
(7) Alamana ağları ile ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Fanyalı ve fanyasız, alttan büzülmeyen, mapa ve tel bulunmayan alamana (voli) ağları ile dönem boyu avcılık yapılması serbesttir. Ancak 22 metreden (12 kulaç) daha fazla derinliğe sahip alamana (voli) ağları ile gırgır avcılığının yasak olduğu dönemde, avcılık yapılması yasaktır.
b) Alamana ağlarının bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen alanda kullanımı yasaktır.
(8) Gırgır ağları ile avcılığın yapılabileceği derinlikler aşağıda belirtilmiştir.
a) Karasularımızda; gırgır ağları ile kıyıdan itibaren 24 metre derinlikten sığ sularda avcılık yapılması yasaktır.
b) Akdeniz’de; Susanoğlu- Atakent (36° 24.971′ N- 34° 05.458′ E) ile Akıncı Burnu (36° 18.456′ N – 35° 46.745′ E) arasında kalan alanda, 11 metre derinlikten itibaren daha derin sularda; uzunluğu en fazla 3 boy (600 metre) ve ağ derinliği en fazla 33 metre (18 kulaç) olan gırgır ağları ile avcılık yapılması serbesttir (Harita-109). Bom direği bulunan gemiler bu istisnadan faydalanamaz.
(9) Gırgır ağı kullanan balıkçı gemileri için Bakanlık il veya ilçe müdürlüklerinden ağlarının derinliğini gösterir, bir av sezonu geçerli olan, ek-3’de yer alan “Gırgır Ağı Ölçüm Belgesi”nin alınması zorunludur.
(10) Çevirme ağları kullanılarak belirli bir alanı kapatmak sureti ile bu ağlara dalarak ve elle çekerek kıyıda dar bir saha içerisine toplamak suretiyle (elleme veya eleme adı verilen yöntemle) su ürünleri avcılığı yasaktır.
Işıkla avcılığa ilişkin yasaklar
MADDE 13 –(1) Akdeniz’de; Anamur Burnu (36° 00.906’ N – 32° 48.200’ E) ile Suriye sınırı arasında kalan karasularımızda (Harita-110) ışık ile avcılık yasaktır.
(2) Ege Denizinde;
a) Güllük Körfezinde; Kapalı Burnu (37° 18.424’ N – 27° 24.797’ E) ile Kızılyar Burnunu (37° 09.566’ N – 27° 19.576’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-111),
b) Asin Körfezinde; İncegöl Burnu (37° 13.827’ N – 27° 30.365’ E) ile İnce burun(37° 11.662’ N – 27° 31.631’ E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-112),
c) Ildır Körfezinde; Çolak Burnu (38° 26.716′ N – 26° 23.791′ E) ile Çeşme Uçburnu(38° 22.593′ N – 26° 17.141′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-113),
ç) İzmir Körfezinde; Ardıç Burnu (38° 31.955’ N – 26° 37.525’ E) ile Kapan Burnu (38° 32.689’ N – 26° 48.880’ E) arasında çekilen hattın güneyinde kalan karasularımızda (Harita-114),
d) Çandarlı Körfezinde; Kemikli Burnu (38° 55.051’ N -26° 51.066’ E) ile Aliağa Taşlı Burun (38° 50.063’ N – 26° 56.567’ E) arasında çekilen hattın kuzeydoğusunda kalan alanda (Harita-115),
e) Küçükkuyu Balıkçı Barınağı (39° 22.781’ N – 26° 36.421’ E) ile Küçük Maden Adası (39° 23.135’ N – 26° 34.119’ E), Güneş Adası Feneri (39° 19.736’ N – 26° 32.441’ E), Çıplak Ada Yumru Burnu (39° 16.722’ N – 26° 34.653’ E) ve Eğribucak Burnunu (39° 16.399’ N – 26° 36.589’ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda (Harita-116),
f) Babakale (39° 28.772′ N -26° 04.013′ E) ile Küçükkuyu Balıkçı Barınağı (39° 22.781’ N – 26° 36.421’ E) arasında kalan sahada 2 mil içerisinde (Harita-117),
g) Babakaleyi (39° 28.772′ N- 26° 04.013′ E), Bozcaada Eskifener Burnu (39° 47.319’ N – 26° 03.137’ E), Bozcaada batı burnu (39° 50.259′ N – 25° 57.754′ E ), Gökçeada Aydıncık Burnu (40° 09.801′ N – 26° 00.554′ E), Gökçeada Kaşkaval Burnu (40° 14.479′ N – 25° 56.556′ E), Büyük Kemikli Burnu (40° 18.979′ N – 26° 12.905′ E) ve Boztepe Burnu (40° 37.140′ N – 26° 04.403′ E) ile birleştiren hattın (Değişik ibare:RG-24/10/2012-28451) doğusunda kalan alanda (Harita-118),
ışık ile avcılık yasaktır.
(3) Meriç Nehrinin denize döküldüğü yer ile Anamur Burnu (36° 00.906’ N – 32° 48.200’ E) arasında kalan karasularımızda 15 Nisan -31 Ağustos tarihleri arasında, ışık ile avcılık yasaktır.
(4) Karadeniz, Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarında ışık ile avcılık yasaktır.
(5) Diğer karasularımızda ışıkla avcılık yapmak üzere Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçecek gemiler için, geçiş güzergâhını beyan etmek şartıyla, geminin bulunduğu yere en yakın il veya ilçe müdürlüğünden ek-4’te yer alan“Işıkla Avcılık Geçiş İzin Belgesi”nin alınması ve gemilerin en geç 3 gün içerisinde geçiş yapmaları zorunludur.
(6) Işık ile avcılık yapacak balıkçı gemilerinde, takımda sadece bir teknede ışık kaynağı bulunabilir.
(7) Işık ile avcılık yapacak balıkçı gemileri için, istihsalde bulunacakları yerin bulunduğu il müdürlüklerinden birine müracaat edilerek ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
(8) 100 watta kadar olan aydınlatma gücünün kullanımı müsaadeye bağlı değildir. Işıkla avcılığa izin verilen alanlarda kullanılacak ışık takatı, ana tekne, yardımcı ve taşıyıcı tekneler dahil toplam 8000wattı geçemez.
(9) Işık ile avcılıkta aydınlatma ancak su üstünde yapılır.
(10) Işık teknelerinde personel bulundurulması ve iki ayrı takımın ışık tekneleri arasında en az 200 m. mesafe bulunması zorunludur.
(11) 30 metreden daha sığ sularda ve balık çiftliklerinin kafeslerine 300 metreden daha yakın mesafede ışık yakılması yasaktır.
(12) Gırgır ağları ile yapılan avcılıkta, etrafı çevrilmiş balıkların ağın ağzından kaçmasını önlemek için kısa süreli olarak yakılıp söndürülen, 12 veya 24 volt, 100 wattan küçük tek lamba ışık kaynağı olarak değerlendirilmez.
(13) Gırgır gemilerindeki hizmet botları, ışık teknesi olarak da kullanılabilir.
Sürütme, uzatma ve diğer avlanma araçları ile avcılığa ilişkin yasaklar
MADDE 14 –(1) Bütün karasularımızda, ığrıp, trata, tarlakoz, manyat ve benzeri kıyı sürütme ağları ile su ürünleri avcılığı ve bu ağlar ile ağları kullanmaya yarayacak donanımların balıkçı gemilerinde bulundurulması yasaktır.
(2) Fanyalı ağlarda ağ göz açıklığı 1 Eylül 2016 tarihinden itibaren 36 mm ve üzeri olarak uygulanacaktır.
(3) Asin Körfezinde; Orhanın Burnu (37° 14.030′ N – 27° 33.388′ E) ile karşısındaki PTT Kampı (37° 13.733′ N – 27° 35.263′ E), arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan alanda alamana ağları ile avcılık yasaktır (Harita-119).
(4) Marmara Denizinde; karides avcılığında kullanımına izin verilen manyat ile karides için getirilen düzenlemelere uymak şartıyla karides avcılığı yapılabilir.
(5) Ege Denizi ve Akdeniz’de algarna ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
(6) Trabzon İli, Of İlçesinde; Solaklı Deresi ile Sarp sınır kapısı arasındaki Solaklı, Baltacı (Of), İyidere,Büyükçay (Çayeli), Fırtına Deresi (Ardeşen), Çağlayan (Fındıklı), Kapisre (Arhavi) Hopa çayı ve Osmaniye Deresinin (Kemalpaşa) denize döküldükleri yerler merkez olmak üzere, derelerin sağındaki ve solundaki sahil kesiminde her iki yöne doğru birer km.lik ve denize doğru 500 metrelik mesafeyi birleştiren alan içinde, 1 Nisan – 30 Haziran tarihleri arasında her türlü sabit ağ kurulması ve su altı tüfeği ile avcılık yapılması yasaktır.
(7) Denize bırakılan uzatma ağlarının gündüz flâma (şamandıra), gece ise ışıklı şamandıra ile işaretlendirilmesi zorunludur.
(8) Akdeniz’de, demir iskelet üzerine tel sarılmak suretiyle yapılan kafeskullanılarak su ürünleri avcılığı yapılması yasaktır.
Parakete ile avcılığa ilişkin yasaklar
MADDE 15 –(1) Denize bırakılan paraketelerin gündüz flâma (şamandıra), gece ise ışıklı şamandıra ile işaretlendirilmesi zorunludur.
(2) Parakete ile yapılan su ürünleri avcılığında, büyüklüğü (ağız açıklığı) 7.2 mm’den küçük iğnelerin kullanılması yasaktır.
(3) Orkinos ile kılıç avcılığında kullanılan paraketelerde büyüklüğü (ağız açıklığı) 2,8 cm’den küçük iğnelerin kullanılması yasaktır.
(4) Parakete ile kalkan avcılığı yasaktır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Türlere İlişkin Düzenlemeler
Avlanması yasak türler
MADDE 16 – (1) Çizelgede yer alan türlerin, İç sular dahil bütün sularımızda avlanmaları, toplanmaları yasaktır. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ile verilen istisnalar bu düzenlemenin dışındadır.
Türler
Latince adı
Türler
Latince adı
Deniz alası
Salmo truttalabrax
Kancalı ahtapot
Elodone cirrhosa
Büyük camgöz(Kum) köpek balığı
Carcharhinus plumbeus
Kırmızı mercan
Corallium rubrum
Siyah mercan
Gerardia savaglia
Güneşlenen köpek balığı
Cetorhinus maximus
Kırmızı yıldız
Asterina pancerii
Köpek balığı
Galeorhinus galeus
Minare
Cerithium vulgatum
Dikburunköpekbalığı
Lamna nasus
Şeytan minaresi
Gourmya yulgata
Mersin balıkları
Acipencer spp.
Deniz kulağı
Haliotis lamellosa
Denizkaplumbağaları
Caretta caretta,
Pina
Pinna nobilis
Chelonia mydas
Mühreler
Lamellaridae
Dermachelys coricea
Maya
Maia squinado
Trionyx triunguis
Fok
Monachus monachus
Ot sazanı
Ctenopharyngodon idella
Deniz atı
Hippocampus hippocampus
Deniz çayırları
Posidonia oceanica
Ticari denizsüngerleri
Spongia officinalis
Zostera nolti
Spongia agaricina
Yağlı balık
Garra rufa
Hippospongia communis
Beni balığı
Cyprinion macrostamus
Yunus ve Balinalar
Catecea
Boy ve ağırlık yasakları
MADDE 17 – (1) Aşağıda avlanabilir asgari boyları ve ağırlıkları belirtilen su ürünlerinin daha küçüklerinin avlanması, karaya çıkarılması, nakledilmesi ve satılması yasaktır.
(2) Avlanabilir asgari boyları ve ağırlıkları belirtilen türlerden; hamsi, sardalya ve istavritte ağırlıkça % 15, diğer su ürünlerine ise ağırlıkça % 5 oranında küçük boylara istisna tanınır. Bu istisnanın tespiti, kontrol edilen ürün miktarı üzerinden yapılır.
(3) 10 kg ile 30 kg arasındaki Ton (Orkinos) balıkları için % 5 oranında küçüklere müsaade edilir.
(4) Denizlerde yapılan avcılıkta, 16 ncı madde ile avlanması yasaklanan türler hariç, arızi (amaç dışı, istenmeden) olarak avlanan su ürünleri toplamının ağırlıkça % 5 oranına kadar olan kısmına müsaade edilir. Ancak algarna ile karides avcılığında avlanan karidesin ağırlıkça % 15’i oranında hedef dışı avlara müsaade edilir. Arızi olarak avlanan ürünün tek birey olması halinde bu limitler dikkate alınmaz.
(5) Taşıdıkları toksin nedeni ile insan tüketiminde sakınca bulunan Balon balıklarının (Lagocephalussceleratus, Lagocephalusspadiceus) ve Pervane/ay balığının(Mola mola) karaya çıkarılması ve satılması yasaktır.
Hamsi, sardalya ve istavrit avcılığı
MADDE 18 – (1) Hamsi ile ilgili düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir.
a) Gırgır ağları ile hamsi avcılığı yapacak balıkçı gemileri için, gemi ruhsat tezkeresinin verildiği il müdürlüğünden ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
b) Marmara Denizi ve Karadeniz’de, gırgır ağları ile hamsi avcılığı 16.00-08.00 saatleri arasında yapılır. Gırgır ağları, belirtilen saatler dışında, hamsi avlamak amacıyla denizde bulundurulamaz. Bakanlık stok durumuna göre avlanma zamanlarında düzenleme yapabilir.
c) Bakanlık, stokların korunması ve avcılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması amacı ile hamsi avcılığına; alan, avlanabilecek ve karaya çıkarılabilecek miktarlar, karaya çıkış noktası, zaman ve nakliyesiyle ilgili yasak, sınırlama ve yükümlülükler getirilebilir.
(2) Dökme olarak balık unu yağı fabrikalarına gönderilecekler hariç; 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren hamsi, istavrit ve sardalya balıklarının naklinde kullanılacak kasaların dıştan dışa ölçülerinin en fazla (54 cm x 9 cm x 37 cm) boyutunda ve 11 cm ayak boyunda; kutuların dıştan dışa ölçülerinin ise en fazla (59 cm x 13 cm x 39 cm) boyutunda olması zorunludur.
(3) Uzatma ağları ile sardalya avcılığı dönem boyunca serbesttir.
Palamut-torik avcılığı
MADDE 19 – (1) Tüm karasularımızda, 1 Nisan – 31 Ağustos tarihleri arasında ağ dalyanları dahil, her türlü istihsal vasıtası ile palamut ve torik avcılığı yasaktır. Ancak 15 – 31 Ağustos tarihleri arasında çapari ile palamut avcılığı serbesttir.
(2) Muğla İli, Gökova ve Güllük körfezlerinde; palamut ağlarının 07.00-19.00 saatleri arasında denizde bırakılması yasaktır.
Kalkan, dil ve pisi avcılığı
MADDE 20–(1) Kalkan avcılığına ilişkin düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:
a) 15 Nisan – 15 Haziran tarihleri arasında her türlü istihsal vasıtası ile kalkan avcılığı yasaktır.
b) Kalkan avcılığında kullanılacak ağların göz açıklığı1 Eylül 2016 tarihinden itibaren 400 mm’den küçük olamaz.
c) Parakete ve fanyalı ağlar ile kalkan avcılığı yasaktır.
ç) Av yasağından önce avlanılarak il veya ilçe müdürlüklerine stok tespiti yaptırılan kalkan balıklarının, yasağın başlamasından itibaren en geç 7 gün içerisinde pazarlanması zorunludur.
(2) Dil ve pisi avcılığında ilişkin düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir.
a) Bütün karasularımızda, 1 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında her türlü istihsal vasıtası ile dil ve pisi avcılığı yasaktır.
b) Dil ve pisi avcılığında kullanılacak ağların göz açıklığı 80 mm’den küçük olamaz.
Orkinos avcılığı
MADDE 21– (1) Orkinos avcılığı ile ilgili genel hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Orkinos avcılığı ikinci fıkrada belirtilen izinlerin alınması şartıyla, aşağıdaki zaman yasaklarına uyularak yapılır:
1) 15 Haziran-15 Mayıs tarihleri arasında gırgır ağlarıyla orkinos avcılığı yasaktır. Avcılığın serbest olduğu dönemde, av kotasını dolduran gemilerin, en geç 3 gün içinde, balıkçı barınaklarına çekilmesi ve en yakın il veya ilçe müdürlüklerinin bilgilendirilmesi zorunludur.
2) 15 Ekim-15 Haziran tarihleri arasında rekreasyonel ve sportif amaçlı, trol, olta, 24 metreden küçük paraketa gemilerince orkinos avcılığı yasaktır.
3) 1 Haziran-31 Aralık tarihleri arasında, 24 metreden büyük paraketa gemileri ile orkinos avcılığı yasaktır.
b) Başka ülkelerin, firma ya da balıkçıları ile anlaşarak, Türk balıkçı gemilerinin kiralanması suretiyle avcılık faaliyetinde bulunulması yasaktır.
c) Avlanan orkinosların, Bakanlıkça belirlenen karaya çıkış noktaları dışındaki yerlerden karaya çıkarılması ve nakledilmesi yasaktır.
ç) Orkinos avcılığına ilişkin düzenlemelere uymayan gemilerin “İzin Belgeleri”ne el konularak iptal edilmek üzere, iznin verildiği il müdürlüğüne gönderilir.
d) Orkinos avlanma, taşıma ve destek gemisi izni alan her gemi, avladığı, sattığı ve taşıdığı orkinos miktarlarına ilişkin Bakanlıkça istenen kayıtları tutmak ve bu konuda yapılan düzenlemelere uymak zorundadır. Av gemileri tarafından tutulması gereken seyir defteri; günlük olarak her günün sonunda (gece yarısı), gemi karaya yanaşacaksa limana varış öncesinde, denetim olması durumunda ise denetim öncesine kadar yapılan o güne ait faaliyetleri içerecek şekilde doldurulur. Av yapılması durumunda; seyir defteri ve Orkinos Yakalama Dokümanı (BCD) e-posta veya faks ile Bakanlığa bildirilir.
e) Kıyı, sportif ve rekreasyonel balıkçılık hariç, av sezonunda avlanıldığı halde, Bakanlığa bildirilmeyen, tahsis edilen kotadan daha fazla veya sezon kapandıktan sonra avlanılan orkinos balıkları için Orkinos Yakalama Dokümanı (BCD) ve Sağlık Sertifikası düzenlenmez. Bu balıklar canlı ise doğaya salınır, ölü ise el konulur. Bu tür faaliyette bulunan gemilere bir daha orkinos avcılığı ve taşımacılığı izni verilmez.
f) Orkinos ve orkinostan elde edilen ürünlerin (iç organlar hariç) yurtiçinde ve yurtdışında, Orkinos Yakalama Dokümanı (BCD) olmaksızın, av ve taşıma gemisinin güvertesinde, depolarında bulundurulması veya yedeğinde bulunan kafeslerde taşınması, satışı ve nakli yasaktır.
g) Orkinos ağlarının bocilik kısmında ağ göz açıklığı 44 mm’den küçük olamaz.
ğ) Orkinos avcılığında, orkinos aramak amacıyla uçak veya helikopter kullanımı yasaktır.
h) 30 kg’dan daha az ağırlığa sahip orkinosların avlanması, gemide tutulması, gemiden gemiye aktarılması, karaya çıkarılması,nakliyesi, depolanması, satılması ya da satış için teşhir edilmesi yasaktır. Ancak 10-30 kg arasındaki orkinoslar için, orkinos av gemilerine en fazla % 5 oranında istisna uygulanır.
ı) Av kotasını tamamlayamayan gemiler, avlayamadıkları kota miktarını sezon sonunda avlayamaz ve bir sonraki yıla devredemezler.
i) Her yıl, ülke kotasından, kıyı balıkçılığı için % 1,5, sportif ve rekreasyonel amaçlı balıkçılık için % 0,5 kota tahsisi yapılır. Sportif ve rekreasyonel amaçlı avlanan orkinosların satışı yasaktır.
j) Orkinos balıklarının tahmini av miktarı; hem taşıma gemisi yedeğindeki kafese transferde hem de çiftlikteki kafese yapılacak transfer esnasında Bakanlıkça belirlenen oranda balıkların öldürülmesi ve/veya yeni teknolojik görüntüleme ve tahmin edebilme özellikli alet ve yöntemlerin kullanılması suretiyle yapılır/yaptırılır.
(2) Orkinos avcılığı ile ilgili izin işlemleri aşağıda belirtilmiştir.
a) Orkinos avcılığı yapacak gemiler için ruhsat tezkeresinin verildiği il müdürlüğünden ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur. Avcılık izni, Atlantik Ton Balıklarını Koruma Uluslararası Komisyonunun (ICCAT) ülkemize tanıdığı orkinos av kotasına uygun olarak, her yıl Bakanlığın belirleyeceği yönteme göre tespit edilecek sayıdaki balıkçı gemisine verilir.
b) Orkinos taşıma ve destek gemileri, geminin bulunduğu yerdeki il müdürlüğünden ek-2’de yer alan taşıma ve destek gemisi“İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
c) Bir balıkçı gemisi, orkinos avcılık, taşıma veya destek gemisi izinlerinden sadece birini alabilir. Taşıma ve destek gemisi izni alan gemilerde, taşıma kafesi ağı hariç istihsal vasıtası bulundurulamaz.
(3) Gemi izleme cihazı ile ilgili hükümler aşağıda belirtilmiştir.
a) Orkinos avcılık, taşıma ve destek izni alan gemilerde, Bakanlıkça belirlenen özelliklere sahip ve çalışır durumda gemi izleme cihazı bulundurulması zorunludur.
b) Cihazın arızalanması durumunda hemen, kıyıya çekme durumunda ise 1 (bir) gün öncesinden Bakanlığa bilgi verilir. Av ve taşıma esnasında, cihazda oluşan arıza giderilinceye kadar, gemi konum bilgilerinin, iki saatte bir Bakanlığa bildirilmesi zorunludur. Konum bilgilerini göndermeyen gemilerin av bildirimleri değerlendirmeye alınmaz.
c) Orkinos avcılık, taşıma ve destek izni alan gemiler yıllık sinyalizasyon garantisini belgelendirmek zorundadır.
(4) Orkinos avcılığında ortak avcılık işlemleri aşağıda belirtilmiştir.
a) Ortak avcılık operasyonu yapacak balıkçı gemileri için Bakanlıktan izin alınması ve her bir geminin bireysel av kotasına sahip olması zorunludur.
b) Başka ülke gemileri ile ortak avcılık operasyonu yapılabilmesi için, ortak operasyon yapılacak ülkede orkinos avcılığı yapmak üzere izin verilmiş gırgır av gemisi sayısının en fazla 4 adet olması şartı aranır. Bu şartın karşılanması durumunda ortak operasyon yapacakları gemi ya da gemilerin bayrak ülkesinden alacakları izin belgesinin, söz konusu operasyon için limandan ayrılmadan en az 15 gün önce Bakanlığa bildirilmesi zorunludur.
c) Avcılığa katılacak gemiler için yapılacak izin başvurusunda; Avcılık süresi, avcılığa katılacak gemiler, avlanacak orkinos miktarının gemiler arasındaki dağılım şekli, avlanan orkinosların çiftliklere nakledilecek olması halinde ise bu çiftliklere ilişkin bilgiler yer alır.
ç) Ortak avcılık operasyonuna dâhil olan avlanma gemilerinin kaptanları seyir defterlerine aşağıdaki bilgileri kaydetmekle yükümlüdür:
1) Avı gerçekleştiren geminin adı ve telsiz çağrı kodu,
2) Taşıma gemisinin adı ve telsiz çağrı kodu,
3) Avlanma koordinatı, tarihi ve saati,
4) Taşıma gemisine transfer tarihi ve saati,
5) Transferi gerçekleştirilen av miktarı (kg ve adet),
6) Bireysel kotası kapsamındaki av miktarı,
(5) Gözlemci bulundurma ile ilgili hükümler aşağıda belirtilmiştir.
a) Orkinos avcılık izni verilmiş ve av kotası tahsis edilmiş, 20 metreden büyük gemilerin, ICCAT Bölgesel Gözlemcisi’ni av süresince gemide bulundurması ve görevini yerine getirebilmesi için gerekli her türlü kolaylığın sağlanması zorunludur. 20 metreye eşit veya daha küçük gemilerin ise av süresinin % 100’ünde, ulusal gözlemci bulundurması zorunludur.
b) Başka ülke gemileri ile ortak avcılık operasyonu yapacak balıkçı gemilerinde, gemi büyüklüklerine bakılmaksızın, avcılık dönemi boyunca, bir ICCAT bölgesel gözlemcisi bulundurulması zorunludur.
c) Av gemisinden taşıma gemisi yedeğinde bulunan kafese ya da iki taşıma gemisi yedeklerinde bulunan kafesler arasında yapılan canlı orkinos balığı transfer işlemlerinin ulusal gözlemci nezaretinde yapılması zorunludur.
ç) Taşıma gemilerinde, ulusal gözlemci bulundurması zorunludur. Gemi kaptanı, ulusal gözlemcinin görevini yerine getirebilmesi için gerekli kolaylığı sağlamak zorundadır.
d) Çiftlikteki kafeslere gerçekleşen bütün transferler ve kafeslerden yapılan balık hasadı süresince ICCAT bölgesel gözlemcisi bulundurulması zorunludur. Orkinos çiftliklerinde, ICCAT bölgesel gözlemcisinin görevini yerine getirebilmesi için gerekli kolaylığın sağlanması zorunludur.
e) Av gemisi kaptanı tarafından taşıyıcı gemi kaptanına iletilen ICCAT Transfer Beyanı’nın, bilgilerin doğrulanması amacıyla, ICCAT bölgesel gözlemcisine imzalatılmış olması zorunludur.
f) Gemi sahibi, donatanı ya da kaptanı, ICCAT bölgesel gözlemcilerinin ihtiyaç duyabileceği tüm bilgi ve belgelere erişimi için kolaylık sağlamak zorundadır. Gemi kaptanı tarafından orkinos yakalama ve transfer görüntülerine ait video kayıtlarının temin edilebilir kopyaları hazır hale getirilerek CD, DVD, hafıza USB veya sabit disk gibi bozulmaz/sağlam bir depolama materyali olarak dijital ortamda bulundurulmasından sorumludur. Dijital kopyalar kayıt tarihi ve saati bilgilerini de ihtiva etmelidir. Kayıt ekipmanının tipi, markası ve modeli gibi teknik özellikleri yanında, video versiyon tipi, sıkıştırma biçimi, yazılımı gibi kayıt ayarları da belirtilmeli ve görüntü kayıtlarının izlenebilmesi için televizyon, bilgisayar, kaydedici kamera ekranı gibi cihazlar hazır halde bulundurulmalıdır.
g) Gemi sahibi, donatanı ya da kaptanı, ICCAT bölgesel gözlemcilerinin ihtiyaç duyabileceği tüm uydu bazlı iletişim, faks ve benzeri elektronik veri aktarımı/raporlama cihazlarını sağlamak zorundadır.
(6) Orkinos avcılığında avcılık bildirimleri ile ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Av kotasının takibi ve denetimi amacıyla, her av operasyonunun hemen sonrasında avlanılan orkinosların sayı ve ağırlık miktarı ile avın gerçekleştiği yerin koordinatının Bakanlığa bildirilmesi zorunludur.
b) Av gemisi kaptanı, yapmış olduğu avcılık faaliyetini müteakip 24 saat içinde, hazırlamış olduğu Orkinos Yakalama Dokümanı (BCD), ICCAT Transfer Beyanı ve av tarihinde doldurmuş olduğu Seyir Defteri’nin ilgili sayfasını resim formatında hazırlayarak bilgisayar ortamında e-posta yolu ile orkinos@tarim.gov.tradresine göndermek zorundadır.
c) Av gemisi kaptanı yapmış olduğu avcılık faaliyeti ile ilgili olarak, bir önceki haftaya ait haftalık av raporunu, en geç Pazartesi günü saat:10.00’da e-posta yolu ile orkinos@tarim.gov.tr adresine göndermek zorundadır. Haftalık av raporu, Pazartesi günü 00:00’dan, Pazar gün sonu 24:00 arasındaki dönemi kapsar.
ç) Av gemisi kaptanı, taşıyıcı gemisi yedeğinde bulunan kafese yapılan transfer operasyonu sonunda, Orkinos Yakalama Dokümanı(BCD) ve ICCAT Transfer Beyanı’nı doldurarak taşıma gemisi kaptanına teslim etmek zorundadır. Taşıyıcı gemiler bu belgeler olmadan, transfer bölgesinden ayrılamaz.
d) Av gemisi kaptanınca hazırlanan Orkinos Yakalama Dokümanındaki balık sayısı ve ortalama ağırlık bilgisi ile av gemisi ICCAT Bölgesel Gözlemcisinin tahmini ve çiftlik ICCAT Bölgesel Gözlemcisinin tahmini arasında, %10’dan fazla fark olması durumunda Bakanlıkça bir inceleme yapılır. Bu inceleme sonuçlanmadan kafesleme yapılamaz, avcılık bölümü onaylanmaz ve hasat gerçekleştirilemez. Araştırma sonucunda canlı orkinosların adet ve ortalama ağırlık bakımından %10’u geçmesi durumunda geçen kısım, ICCAT Bölgesel gözlemcisi nezaretinde, 48 saat içerisinde doğaya salınır.
(7) Orkinos avcılığında taşıma işlemleri ile ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Taşıma yapacak gemiler; taşıma faaliyetine başladıkları anı, koordinatlarını ve nihai varış noktasına ilişkin rotalarını, varış çiftlik bilgisini, tahmini varış sürelerini ve kafeslerde taşıdıkları ürünün miktarı ile hangi av teknesinden aldıklarını gösterir Orkinos Yakalama Dokümanı (BCD) ve ICCAT Transfer Beyanı’nı bulundurmak ve gemi jurnaline işlemek, bu bilgileri taşıma faaliyeti başlamadan önce Bakanlığa bildirmek zorundadırlar.
b) Taşıyıcı gemi kaptanı, taşıma kafeslerine yapılacak transfer işlemini, suda, video kamera aracılığıyla kaydetmek ve kayıtları gemide bulundurmak zorundadır. Video kaydının başından sonuna kadar ICCAT Transfer Beyanı Numarası ile çekim tarihi ve saati, sürekli olarak gözükmelidir. Taşıyıcı gemi kaptanı video kayıtlarının birer kopyasını, ICCAT bölgesel gözlemcisine, av gemisine, taşıma gemisinde bulunan ulusal gözlemciye vermek ve talep edilmesi halinde bir kopyasını Bakanlığa göndermekten, ayrıca istenildiğinde de su ürünleri denetçilerine göstermekten sorumludur.
(8) Orkinoslara ilişkin çiftlik işlemleri aşağıda belirtilmiştir.
a) Çiftlik yetkilileri, taşıma kafesi yedeğindeki kafesten, çiftlikteki kafeslere gerçekleştirilen transfer işlemini, suda, video kamera aracılığıyla kaydetmek ve kayıtların çiftlikte bulundurulmasını sağlamak zorundadır. Video kaydının başından sonuna kadar ICCAT Transfer Beyanı Numarası, çekim tarihi ve saati gözükmelidir. Talep edilmesi durumunda bu kayıtların bir kopyasının Bakanlığa verilmesi zorunludur.
b) ICCAT kuralları ile uyumlu, doğru, eksiksiz, onaylı belge ve bilgilere sahip olmayan orkinosların çiftliklerde stoklanması yasaktır.
c) Orkinos avcılık iznine sahip olmayan, kotası bulunmayan veya yeterli kotaya sahip olmayan gemiler tarafından avlanan ya da gerçeğe aykırı olarak rapor edilen, kafeslere yerleştirilmiş orkinosların tespiti durumunda, bu balıklara el konularak, doğaya salınır.
ç) Orkinos çiftliklerinin, tebliğde belirtilen düzenlemelere uymamaları halinde, canlı orkinosların kafeslere konulmasına, hasadına ve ihracatına izin verilmez.
(9)Orkinosların Transfer işlemlerineilişkin hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Ülke kotası kapsamında avlanan veya ithal edilen orkinosların, taşıma gemisi yedeğinde bulunan kafese veya çiftliklere yapılacak transfer işlemlerine başlamadan önce, ülke kotamız için Bakanlıktan, başka ülke kotası için, kota sahibi ülkeden, Transfer Ön İzin Onayı alınması zorunludur.
b) Av gemisi kaptanı, taşıma gemisi yedeğinde bulunan kafese yapılacak transfer öncesinde; Transfer Ön İzin Onayı için aşağıdaki bilgiler ile Bakanlığa, başvurur.
1) Av gemisinin adı ve ICCAT kayıt numarası,
2) Tahmini transfer saati,
3) Transfer edilecek orkinosun tahmini miktar ve adedi,
4) Transfer işleminin gerçekleşeceği koordinat ve tanımlanabilir (kafes gövdesi üzerine yazılı) kafes numarası,
5) Taşıma gemisinin adı, çekilen kafeslerin sayısı ve ICCAT kayıt numarası,
6) Orkinosun transferinin gerçekleştirileceği çiftlik adı ve ICCAT numarası,
c) Bakanlık, 48 saat içerisinde ülke kotası kapsamında avcılığı yapılan orkinosların transferinin uygun olup olmadığı ile ilgili onay numarasını av gemisi kaptanına ve/veya çiftlik yetkilisine telefon veya e-posta yolu bildirir.
ç) Çiftlik yetkilisi; çiftliğe, çiftlikten bir başka çiftliğe veya gemiye yapılacak her türlü transfer öncesinde, Bakanlıktan Transfer Ön İzin Onayı almak zorundadır.
d) Bakanlıktan veya kota sahibi ülkeden, (Başka ülke kotası kapsamındaki transfer için) Transfer onayı alındıktan sonra, ICCAT Transfer Beyanının doldurulması zorunludur. Bu belge olmadan yapılan transferler, kaçak olarak değerlendirilir ve geçersiz kabul edilir.
e) Av gemisi kaptanı ve çiftlik yetkilisi, Transfer Ön İzin onay numarasını, ICCAT Transfer Beyanına yazarak transfer işlemini başlatır.
f) Av gemisinden, taşıma gemisi yedeğindeki kafese yapılan transfer için alınan Transfer Ön İzin Onayı, çiftlikte kafesleme için alınması gereken Transfer Ön İzin Onayı için geçerli değildir.
g) Bakanlıkça, ön izin verilmediği halde, her türlü transfere konu olan orkinoslar, ICCAT bölgesel gözlemcisi nezaretinde doğaya salınır.
ğ) Transfer işlemini gerçekleştiren av gemisi kaptanı,taşıma gemisi ve çiftlik yetkililerince hazırlanan ICCAT transfer beyanının bir örneğini muhafaza ederek, orijinal belgeyi, orkinosların çiftliğe transfer işleminin tamamlanmasını müteakip Bakanlık il müdürlüğüne teslim eder.
h) Orkinos Yakalama Dokümanı (BCD) ve ICCAT Transfer Beyanı, çiftliğe veya limana transfer sırasında ürüne eşlik eder.
ı) Çiftlikte gerçekleşen balık hasadı sonrasında, işleme gemilerine yapılacak aktarma işlemi için, ICCAT Transfer Beyanı düzenlenir.
i) Mücbir sebepler hariç olmak üzere, av sezonunda yakalanan canlı orkinosların, 31 Temmuzdan önce çiftliklerde kafeslenmesi veya çiftlik alanına transfer işleminin sonuçlandırılması zorunludur.
j) Her türlü transfer operasyonu sırasında ölen orkinosların, boy ve ağırlık ölçümü yapılarak, elde edilen bilgiler, çiftlikte kafesleme işlemi bitiminde il müdürlüğüne teslim edilir.
(10) Orkinosların aktarma işlemlerine ilişkin hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Hedef dışı ve arızi olarak yakalananlar da dahil olmak üzere ölü orkinosların, denizde gemiden gemiye aktarılması yasaktır. Orkinos balıklarının, gemiden gemiye aktarılması sadece Bakanlıkça belirlenmiş limanlarda yapılabilir.
b) Gemiden gemiye aktarma yapan balıkçı gemisi kaptanı, ICCAT Aktarma Belgesini doldurarak, 24 saat içerisinde Bakanlığa bildirmek zorundadır.
c) Alıcı ve aktarma yapacak balıkçı gemisi kaptanı,aktarma limanına tahmini varış saatini, alıcı ve aktarma yapacak gemi adını,aktarılacak orkinosların ağırlığını, adedini, gemilere ait ICCAT numarasını ve avlanma konumunu en az 48 saat önce Bakanlığa, en az 4 saat öncesi ise il veya ilçe müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
ç) Alıcı ve aktarma yapacak balıkçı gemisi kaptanı,aktarma işlemi ile ilgili bilgilerden sorumludur. Bu bilgiler aktarma sonrasında 48 saat içinde Bakanlığa bildirilir.
d) Gemiden gemiye aktarma yapılan ölü orkinosların ağırlığı tartılarak tespit edilir.
(11) Av ve taşıma gemi sahip/donatanları; çiftlik yetkilileri ve ihracatçı firmalar bu maddede belirtilen kurallar dışında, ICCAT tarafından getirilen diğer düzenlemelere de uymak zorundadır.
Yazılı orkinos, gobene(tombik) ve uzun kanat orkinos (tulina) avcılığı
MADDE 22 – (1) Yazılı orkinos, gobene (tombik) ve uzun kanat orkinos (tulina) avcılığına ilişkin düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir.
a) Akıncı Burnu (36° 18.456′ N – 35° 46.745′ E) ile Ceyhan Nehrinin denizi döküldüğü yer (36° 34.101′ N – 35° 33.385′ E) arasında çekilen hattın kuzeyinde kalan İskenderun Körfezi hariç olmak üzere; Suriye sınırı ile Datça Yarımadası İskandil Burnu (36° 42.627′ N -27° 21.721′ E) arasında kalan alanda, kıyıdan itibaren 6 millik mesafe dışında, yazılı orkinos, gobene (tombik), uzun kanat orkinos (tulina)avcılığı dönem boyunca serbesttir (Harita-108).
b) Bu türleri avlayacak balıkçı gemileri için ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması, 15 Nisan – 31 Ağustos tarihleri arasındaki dönemde avlanan ürünlerin ek-5’de belirtilen yerlerden karaya çıkarılması zorunludur. Bakanlıkça, bu yerlere ilave karaya çıkış noktaları belirlenebilir.
Akya ve lambuka avcılığı
MADDE 23 – (1) Muğla İli, Gökova ve Güllük körfezlerinde akya ağlarının 07.00-19.00 saatleri arasında denizde bırakılması yasaktır.
(2) 1 Ocak – 14 Ağustos tarihleri arasında her türlü istihsal vasıtası ile lambuka avcılığı yasaktır.
Kılıç avcılığı
MADDE 24 – (1) 15 Şubat – 15 Mart ve 1 Ekim – 30 Kasım tarihleri arasında kılıç balığının avlanması, güvertede bulundurulması, başka bir gemiye aktarılması, sevkiyatı veya karaya çıkartılması yasaktır.
(2) Kılıç avcılığı yapacak gemiler için ruhsat tezkeresinin verildiği il müdürlüğünden ek-2’de yer alan avlanma “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
Orfoz ve lagos avcılığı
MADDE 25 –(1) 15 Haziran – 31 Temmuz tarihleri arasında her türlü istihsal vasıtası ile orfoz ve lagos avcılığı yasaktır.
(2) Sepet, pinter ve benzeri tuzaklar ve dalarak zıpkın veya su altı tüfeği ile orfoz ve lagos avcılığı yapılması yasaktır.
Karides avcılığı
MADDE 26 –(1) Marmara Denizi hariç, bütün karasularımızda, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında algarna ile karides istihsali yasaktır.
(2) Akdeniz’de;
a) Akıncı Burnu ile Suriye sınırı arasında kalan karasularımızda 1 mil içerisinde kalan alanda (Harita-71),
b) Mersin İli Karaduvar Balıkçı Barınağı (36° 48.546′ N – 34° 41.873′ E) ile Ceyhan Nehrinin denize döküldüğü yer arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde kalan alanda (Harita-72),
c) İncekumburnu (36° 14.10’N – 33° 56.90’ E) ile Susanoğlu – Atakent (36° 24.971′ N – 34° 05.458′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde kalan alanda (Harita-73),
ç) Mersin İli, Dana Adasında; sahilden itibaren 2 mil içerisinde kalan alanda (Harita-74),
d) Antalya İli, Gazipaşa İlçesinde; Kesik Burnu (36° 09.964’ N – 32° 23.418’ E) ile Kızıl liman Burnu (36° 04.243’ N – 33° 04.708’ E) arasında kalan karasularımızda, sahilden itibaren 1,5 mil içerisinde kalan alanda (Harita-75),
e) Akdeniz’de, belirtilen yerler dışında kalan karasularımızda ise sahilden itibaren 2 mil içerisinde kalan alanda (Harita-76),(Harita-77),(Harita-78),(Harita-79),
uzatma ağları hariç her türlü istihsal vasıtası ile karides avcılığı yasaktır.
(3) Ege Denizi’nde ve Akdeniz’de, 15 Nisan – 15 Eylül tarihleri arasında uzatma ağları hariç her türlü istihsal vasıtası ile karides avcılığı yasaktır.
(4) Marmara Denizi’nde yapılacak karides avcılığına ilişkin hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarında, 15 Nisan – 31 Ağustos ve 1 – 31 Ocak tarihleri arasında her türlü istihsal vasıtası ile karides avcılığı yasaktır. Ancak 15 Mayıs – 1 Ağustos tarihleri arasında uzatma ağları ile oluklu karides (P. kerathurus) avcılığı serbesttir.
b) Marmara Denizi’nde manyat ile karides avcılığı İstanbul ve Çanakkale boğazları ile aşağıda belirtilen alanlarda yasaktır (Harita-120).
1) Barbaros’u (40° 54.468′ N – 27° 28.157′ E), Marmara Ereğlisi Feneri (40° 58.255′ N-27° 58.901′ E), Büyükçekmece Değirmen Burnu Fenerini (40° 57.938′ N – 28° 37.333′ E) İstanbul Maltepe (40° 55.122′ N – 29° 07.997′ E), ile birleştiren hattın kuzeyinde kalan alanda,
2) Caddebostan sahilindeki (40° 57.684’ N – 29° 04.327’ E) koordinat noktasını, Kınalıada’nın kuzey-batısındaki (40° 53.526’ N – 29° 01.014’ E) koordinat noktasına, Büyükada’nın kuzeyindeki (40° 49.931’ N – 29° 07.368’ E) koordinat noktasına, Sedef Adasının doğu ucundaki (40° 50.892’ N – 29° 09.006’ E) koordinat noktası ile Kartal sahilindeki (40° 54.078’ N – 29° 09.456’ E) koordinat noktasını birleştiren hattın içerisinde kalan alanda,
3) Yelkenkaya Burnu (40° 45.438′ N – 29° 21.285′ E) ile Çatal Burnu (40° 42.173′ N – 29° 22.878′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda,
4) Narlı ile Kurşunluyu (40° 21.703′ N – 29° 01.087′ E), (40° 28.982′ N – 29° 02.078′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda,
5) Mara Burnunu (40° 24.109′ N – 28° 20.724′ E), Erdek Kapsül Burnu feneri (40° 28.743′ – 28° 02.106′ E) ile birleştiren hattın güneyinde kalan alanda,
6) Erdek İlhanköyü (40° 31.424′ N – 27° 43.411′ E), Ekinlik adası (40° 32.990′ N – 27° 28.314′ E) ve Karabiga Karaburun Feneri (40° 28.206′ N – 27° 15.954′ E) birleştiren hattın güneyinde kalan alanda,
7) Çanakkale Şevketiye Bozburun Bankını (40° 24.308′ N – 26° 55.016′ E), Şarköy İnceburun Fenerini ( 40° 33.526′ N – 26° 59.945′ E) birleştiren hattın batısında kalan alanda.
c) Marmara Denizinde algarna ile karides avcılığı İstanbul ve Çanakkale boğazları ile aşağıda belirtilen alanlarda yasaktır (Harita-121).
1) Yeşilköy (40° 57.583′ N – 28° 48.883′ E) ile Armutlu Bozburun Feneri (40° 32.000′ N – 28° 48.883′ E) ve Mudanya Buruncu Burnu Fenerini (40° 22.500′ N – 28° 40.500′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda,
2) Mudanya Buruncu Burnu Feneri (40° 22.500′ N – 28° 40.500′ E) ile Erdek Kapsül Burnu (40° 28.743′ N – 28° 02.106′ E) Fenerine birleştiren hattın güneyinde kalan alanda,
3) Erdek İlhanköyü (40° 31.424′ N – 27° 43.411′ E), Ekinlik Adası (40° 32.990′ N – 27° 28.314′ E) ve Karabiga Karaburun Feneri (40° 28.206′ N – 27° 15.954′ E) birleştiren hattın güneyinde kalan alanda,
4) Çanakkale Şevketiye Bozburun Bankını (40° 24.308′ N – 26° 55.016′ E), Şarköy İnceburun Fenerini (40° 33.526′ N – 26° 59.945′ E) birleştiren hattın batısında kalan alanda,
5) Serbest alanlarda ise 50 metreden daha sığ sularda.
ç) Manyat ve algarna ile karides istihsalinde bulunacak balıkçı gemileri için, gemi ruhsat tezkeresinin verildiği il müdürlüğünden ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
d) Avlanan ürünlerin il müdürlüklerince belirlenecek yerlerden karaya çıkarılması zorunludur.
e) Karides avcılığı gün doğumu ile gün batımı arasında yapılır.
f) 50 metreden daha sığ sularda algarna ile derin su pembe karidesi yasaktır.
g) Kullanılacak algarnanın ağız yüksekliğinin en fazla 50 cm. ve tek torbalı olması, omuz ve torba kısmında ağ göz açıklığının en az 32 mm. ve torba boyunun en fazla 6 kulaç (11 m) olması zorunludur.
ğ) Bir balıkçı gemisi tarafından kullanılacak algarnaların sayısı ikiyi, toplam kiriş boyu ise 10 metreyi geçemez.
h) Algarnada çelik halat kullanılması yasak olup, kullanılacak halatların çapı 16 mm.’den kalın olamaz
ı) Manyatların torba ağ göz açıklığı 32 mm’den küçük olamaz.
Çift kabuklu yumuşakça avcılığı
MADDE 27 –(1) Beyaz kum midyesine ilişkin düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir.
a) Avcılığa kapalı alanlar;
1) Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazları,
2) Kefken Adası Feneri (41° 13.017′ N – 30° 15.076′ E) ile Bartın İli, Tosun Burnu (41° 52.000′ N – 32° 52.271′ E) arasında kalan karasularımız (Harita-122),
3) Samsun İli, Yakakent İlçesinde; Çayağzı Burnu (41° 41.040′ N – 35° 25.193′ E) ile Gürcistan sınırı arasında kalan karasularımız (Harita-123).
b) Avcılığa açık alanlarda 1 Mayıs – 31 Ağustos tarihleri arasında, her türlü istihsal vasıtası ile beyaz kum midyesinin istihsali yasaktır. Ancak Bakanlıkça belirlenecek kum midyesi av kotası dolduğu takdirde, Bakanlık bu yasak süresini uzatmaya yetkilidir.
c) Beyaz kum midyesi istihsalinde bulunacak balıkçı gemileri için ruhsat tezkeresinin verildiği il müdürlüğünden ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
ç) Beyaz kum midyesi istihsalinde bulunacak balıkçı gemilerinde boy uzunluğuna bakılmaksızın, avcılık verilerini kaydetmek üzere seyir defteri tutulması zorunludur.
d) Bakanlıkça her av dönemi için belirlenen kota miktarından daha fazla beyaz kum midyesinin istihsal edilmesi yasaktır. Av kotası uygulamasının takibi, kullanılacak belgeler ve bu konuda getirilecek yasak, sınırlama ve yükümlülükler Bakanlıkça belirlenir.
e) İstihsal edilen beyaz kum midyeleri, sadece il müdürlüklerince belirlenen karaya çıkış noktalarından çıkarılabilir.
f) Beyaz kum midyesi istihsalinde kullanılan algarna ve dreçlerin;
1) Ağız açıklığı 80 cm’den, ağız derinliği 20 cm’den büyük, torba boy uzunluğu ise 200 cm’den fazla olamaz. Hidrolik dreçlerin ağız açıklıkları 350 cm’den, boyları 300 cm’den fazla olamaz.
2) Dreçlerde ve eleklerdeki metal yuvarlak çubuklar arasındaki mesafe 8.5 mm’den küçük olamaz.
g) 5 metreden daha sığ sularda her türlü istihsal vasıtası ile beyaz kum midyesi istihsali yasaktır.
ğ) Algarna ve dreç ile beyaz kum midyesi istihsalinde, gemide birden fazla algarnave dreç bulundurulamaz ve kullanılamaz.
(2) Cardium türlerinin avcılığında beyaz kum midyesi için getirilen düzenlemeler esas alınır.
(3) Akivides ve kidonyanın;
a) Bütün karasularımızda, 15 Mayıs – 15 Eylül tarihleri arasında avcılığı yasaktır.
b) Saros Körfezinde; karasularımızın Çanakkale İli sınırları içerisinde (40° 19.095′ N – 26° 13.256′ E) ile (40° 33.439′ N – 26° 44.845′ E) koordinat noktaları arasında kalan kısmında akivides ve kidonyaavcılığı yasaktır (Harita-124).
c) Akivides avcılığında kullanılan eleklerde, elek göz açıklığı 24 mm’den, kidonyaistihsalinde kullanılan eleklerde, elek göz açıklığı 30 mm’den, küçük olamaz.
(4) Tarak ve istiridyenin 15 Mayıs – 15 Eylül tarihleri arasında her türlü istihsal vasıtası ile avcılığı yasaktır.
(5) Kara ve kıllı midyenin;
a) İstanbul Boğazında; Ahırkapı (41° 00.448′ N – 28° 59.174′ E) ve Kadıköy İnci Burnu mendirek fenerini (40° 59.600′ N – 29° 00.938′ E) birleştiren hat ile Paşabahçe Fenerini (41° 06.982′ N – 29° 05.388′ E) ve Yeniköy Vapur İskelesini (41° 07.392′ N – 29° 04.282′ E) birleştiren hat arasında kalan alanda (Harita-125),
b) Çanakkale Boğazında, Nara Burnu Feneri (40° 11.823′ N – 26° 24.093′ E) ile Kepez Feneri (Kanlı dere) (40° 05.506′ N – 26° 21.816′ E) arasında çekilen hattın doğusunda kalan alanda (Harita-126),
c) İstanbul Boğazının serbest alanlarında ve diğer karasularımızda, 1 Mayıs – 30 Haziran tarihleri arasında,
avcılığı yasaktır.
(6) Kum şırlanının (tellina);
a) Saros Körfezinin, karasularımızın Çanakkale İli sınırları içerisinde (40° 19.095′ N- 26° 13.256′ E) ile (40° 33.439′ N- 26° 44.845′ E) koordinat noktaları arasında kalan kısmında avcılığı yasaktır (Harita-124).
b) Avcılığı yalnızca dalma ve toplama yöntemi ile yapılır.
c) 1 Mayıs – 31 Ağustos tarihleri arasında avcılığı yasaktır.
ç) Avcılığında kullanılan eleklerde, elek göz açıklığı1.6 cm’den küçük olamaz.
(7) Yasağın başlamasından itibaren il müdürlüklerince stok tespiti yapılan beyaz kum midyesi, akivides, kidonya, istiridye ve kum şırlanının yasak başlama tarihinden sonra en geç 10 gün içerisinde işlenmesi veya sevkinin yapılması zorunludur. Bakanlık tarafından onaylanan arındırma merkezinde bulunan canlı çift kabuklu yumuşakçalar için bu süre Bakanlıkça belirlenir.
(8) İzleme ve rutin program sonucu analiz sonuçları uygun olmadığı için ürün alımına kapatılan çift kabuklu yumuşakça üretim alanları ile bu Tebliğ kapsamında açık olup, izleme ve rutin program uygulanmayan alanlarda çift kabuklu yumuşakça istihsalinde bulunulamaz.
(9) İzmit Körfezinde Dil Burnu Fenerini (40° 44’.609′ N – 29° 30.962′ E), Dil İskelesi Kaba burnuna (40° 46.113′ N – 29° 31.104′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda çift kabuklu yumuşakça avcılığı yasaktır (Harita-127).
(10) Karasularımızın Balıkesir İli, Ayvalık İlçesi sınırları içerisinde kalan kısmında çift kabuklu yumuşakça avcılığı yasaktır.
Deniz salyangozu ve deniz patlıcanı avcılığı
MADDE 28 –(1) Deniz salyangozu;
a) Karadeniz’de; İstanbul boğazı girişindeki Rumeli Karaburun (41° 14.895′ N – 29° 05.421′ E) ile Anadolu Karaburun (41° 12.941′ N- 29° 23.321′ E) arasında kalan karasularımızda avcılığı yasaktır (Harita-128). Bu yer dışında kalan karasularımızda dalma, sepet ve her türlü tuzak yöntemleri ile istihsali serbesttir.
b) Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında dönem boyunca, bu yerler dışında kalan karasularımızda ise 1 Mayıs – 31 Ağustos tarihleri arasında algarna ile avcılığı yasaktır.
c) İzmit Körfezinde; Dil Burnu Fenerini (40° 44.609′ N- 29° 30.962′ E), Dil İskelesi Kaba burnuna (40° 46.113′ N – 29° 31.104′ E) birleştiren hattın doğusunda kalan alanda avcılığı yasaktır (Harita-127).
ç) İstihsalinde kullanılacak balıkçı gemileri için, gemi ruhsat tezkeresinin verildiği il müdürlüğünden, ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
d) İstihsalinde kullanılacak algarnaların; ağız genişliği azami 3 m, ağız derinliği azami 40 cm, torba boyu azami 1 m ve torba ağgöz açıklığı 72 mm olmalıdır.
e) İstihsalinin, gün doğumu ile gün batımı arasında yapılması zorunludur.
f) Algarna ile sahilden itibaren 500 metre mesafe içerisinde istihsal yapılamaz.
g) İstihsalinde gemide birden fazla algarna bulundurulamaz ve kullanılamaz.
h) Algarna ile avcılığının yasak olduğu dönemde dalma, sepet ve her türlü tuzak yöntemleri ile deniz salyangozu istihsalinde bulunmak üzere izin almış olan balıkçı gemilerinde matafara bulunması halinde, bunların uçlarının geminin içine dönük olması zorunludur.
(2) Deniz patlıcanı;
a) Ege Denizinde, İzmir İli, Çeşme İlçesinde; Karaabdullah Burnu (38° 15.955′ N – 26° 14.373′ E) ve Datça Yarımadası İskandil Burnu (36° 42.627′ N – 27° 21.721′ E) (Harita-129) arasında kalan karasularımız ile Akdeniz’de, Mersin İli Anamur Burnu (36° 00.906’ N – 32° 48.200’ E) ile Seyhan Nehrinin denize döküldüğü yer (36° 43.458’ N – 34° 54.420’ E) arasında kalan karasularımız dışındaki alanlarda avcılığı yasaktır (Harita-130).
b) Avcılığının serbest olduğu alanlarda 15 Ekim – 15 Haziran tarihleri arasında dalma yöntemi ile avcılığı yapılabilir.
c) Dalma yöntemi ile avcılığında kullanılacak balıkçı gemileri için, İzmir, Aydın, Muğla veya Mersin il müdürlüklerinden birine müracaat edilerek ek-2’de yer alan avcılık “İzin Belgesi”nin alınması zorunludur.
ç) Dalma yöntemi ile avcılığı yapacak balıkçı gemilerinde su altı tüfeği ile bu faaliyetleri sırasında bunların dışında su ürünleri bulundurulamaz.
Böcek, istakoz ve mavi yengeç avcılığı
MADDE 29 –(1) Bütün karasularımızda, 15 Nisan – 15 Haziran tarihleri arasında kalan dönem haricinde böcek ve istakoz avcılığı yasaktır. Ancak Deniz kereviti (Nephrops norvegicus) türünün avcılığında zaman yasağı uygulanmaz.
(2) Gökçeada’nın kuzeyinde, Kömür Burnu (40° 09.524′ N- 25° 40.588′ E) ve Kaşkaval Burnu (40° 14.479′ N – 25° 56.556′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 1.5 mil, adanın diğer taraflarında ise 3 mil içerisinde böcek ve istakoz avcılığı yasaktır (Harita-84).
(3) Karavida avcılığı15 Nisan – 15 Haziran tarihleri arasında Antalya İli, Kaş İlçesi dahilindeki Kalkan – İnceburun(36° 13.525′ N – 29° 24.860′ E) ile Uluburun (36° 07.899′ N – 29° 41.004′ E) arasındaki karasularımızda yapılabilir (Harita-131). Avlanan karavidalar için Kaş İlçe Müdürlüğünden ek-6’da yer alan “Menşe Belgesi”nin alınması zorunludur.
(4) 1 Mayıs – 30 Eylül tarihleri arasında mavi yengeç avcılığı yasaktır. Ancak bu yasak dönemde, il müdürlüklerince belirlenecek tarihlerde, il müdürlüklerinden alınacak izin kapsamında dalyanlarda mavi yengeç avcılığı yapılabilir.
Ahtapot avcılığı
MADDE 30 –(1) 1 Mayıs – 31 Ekim tarihleri arasında ahtapot avcılığı yasaktır.
Yosun ve sünger istihsali
MADDE 31 –(1) Yosunlarla ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Caulerpa türü deniz yosunlarının toplanması, istihsali ve ticareti yasaktır.
b) Gracilaria türü yosunların 1 Nisan – 15 Temmuz tarihleri arasında istihsali yasaktır.
(2) Sünger istihsali dönem boyunca yasaktır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Dalyan ve Lagünlerle İlgili Düzenlemeler
Dalyan ve lagünlerde avcılık
MADDE 32 –(1) Lagün ve dalyan ağızlarının il müdürlüklerince belirlenen ve ilan edilen zamanlarda açık tutulması zorunludur.
Lagünlere ve dalyanların kuzuluklarına gelen yumurtalı kefallerin %10’unun il müdürlüğü görevlilerinin nezaretinde deniz tarafına salınması mecburidir.
(2) Lagünlerin ve dalyan kuzuluklarının çit aralıkları dik konumda, Akdeniz Yardımcı Burnundan Suriye sınırına kadar olan lagün ve dalyanlarında 1,7 cm., diğer lagün ve dalyanlarda 3 cm’den az olamaz.
(3) Lagün ve dalyan ağızlarının açık olduğu tarihlerde ağızdan itibaren 1 mil, kapalı olduğu tarihlerde 500 m yarıçaplı mesafe içerisinde, Bakanlıkça verilen izinler hariç su ürünleri istihsali yasaktır.
(4) Su ürünleri ile ilgili araştırmalar yapmak amacıyla Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü’ne tahsis edilmiş olan Antalya İli, Demre İlçesi, Beymelek Lagünü ile Lagüne ait her iki mendireği birleştiren hattın deniz tarafındaki 1 millik alan içerisinde ve Acıgöl de su ürünleri avcılığı yapılması yasaktır (Harita-132).
(5) Bafa, Kapıkargın lagün ve dalyanlarında açık ve kapalı zamanlarda, dalyan ağzı kumsalından itibaren 2 mil yarıçaplı mesafe içerisinde su ürünleri istihsali yasaktır.
a) Bafa lagün gölünde yılan balığı hariç, 1 Mayıs – 31 Temmuz tarihleri arasında su ürünleri avcılığı yasaktır.
b) Köyceğiz Dalyanını Akdeniz’e bağlayan kanalın başladığı İztuzu Sahilinde, Akiye Burnu (36° 47.945’ N – 28° 35.671’ E) ile Kamışlı Yalı Zeytin Horozu Kayalığı(36° 46.320’ N – 28° 37.070’ E) (Harita-133) koordinatlarını birleştiren hattın doğusunda kalan sahada su ürünleri istihsali yasaktır.
(7) Kaldırma ağlarının kurulması ve avcılık faaliyetinde bulunulması için Bakanlıktan izin alınması zorunludur.
(8) Lagünlerde ışık ve zıpkın kullanılarak su ürünleri avcılığı yapılması yasaktır.
(9) Daha önce izin verilerek faaliyetine devam eden mevcut ağ dalyanları dışında, yeni ağ dalyanlarının kurulması yasaktır. Bakanlık izni ile kurulmuş dalyanların şıra dalyanı olarak kullanılması ve işletilmesi yasaktır.
(10) Dalyanlar bu Tebliğ ile getirilen tür, boy ve zaman yasaklarına uymak zorundadırlar.
ALTINCI BÖLÜM
İç sularla İlgili Düzenlemeler
Avlanmanın tamamen yasaklandığı İç sular
MADDE 33 –(1) Avlanmanın tamamen yasaklandığı İç sular aşağıdaki listede belirtilmiştir. Bu listede yer alıp, ancak dönem içinde kiralaması yapılan istihsal sahalarında ticari avcılık yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilir. Listede yer alan iç sularda 42 inci maddede belirtilen yerler hariç, zaman yasaklarına uymak şartı ile su bitkilerinin kesimi serbesttir.
İLİ
KAYNAK ADI
ADANA
Feke-II, Yedigöze, Sanibey barajları.Seyhan Nehri HES ile Yeni Regülâtör Köprüsü arası.
Dim, Manavgat, Oymapınar barajları.Kepez I HES Yükleme Göleti ile bu Göleti Kepez II HES Yükleme Göletine bağlayan ana kanal. Manavgat Irmağı ve kolları.
Çine, İkizdere, Karacasu barajları. Koçarlı İlçesi, Bıyıklı Kasabası sınırları içerisindeki Büyük Menderes Nehri ile bağlantılı Kiremitli Gedik’ten (Bölüntü), Sülüklü Azmak, Söğütlü dâhil olmak üzere Yarıntı Başı’na kadar olan bölüm.
Kaymaz, Kunduzlar ve Musaözü barajları. Kanlıpınar Göleti.
GİRESUN
Aygır, Bağırsak, Karagöl, Sağrak gölleri.
GÜMÜŞHANE
Koruluk ve Köse barajları.
HAKKARİ
Aslandağ ve Beyyurdu barajları. Zap Suyu.
HATAY
Yenişehir Göleti.
ISPARTA
Yalvaç ve Sorgun Barajları. Gölcük, Kovada gölleri. Kovada Gölü Kanalı. Şarkikaraağaç-Hizadere, Pınargözü Deresi. Köprüçay Irmağı.Aksu Çayı, Başpınar kaynağından Yayla Deresi kolu dahil Zindan Deresine kadar.Sütçüler-Yazılıdere kaynağından göle döküldüğü yere kadar.
İSTANBUL
Alibeyköy, Büyükçekmece, Darlık, Elmalı II, Ömerli ve Sazlıdere barajları.
İZMİR
Alaçatı, Balçova, Güzelhisar, Kavakdere, Tahtalı ve Ürkmez barajları.
K. MARAŞ
Adatepe, Ayvalı ve Suçatı barajları, Kömür Suyu.
KARAMAN
Ayrancı ve Ibrala barajları.
KARS
Bayburt Barajı.
KASTAMONU
Çatak, Germeçtepe ve Karaçomak barajları.
KAYSERİ
Şeker fabrikası Gölü. Efkere, Darılı, Paşalı, Selkapanı, Şeyhli, Tekir göletleri.Pınarbaşı İlçesi Örenşehir Köyünde bulunan ZamantıIrmağının Uzunyayla Alabalık Çiftliği ile Şerefiye Köyü arasındaki kısmı.
KIRIKKALE
Delice Irmağı.
KIRKLARELİ
Kırklareli Barajı.
KIRŞEHİR
Kültepe Barajı. Kızılırmak Nehri.Çağırkan, Dukadirli, Ekizağıl, Gökeşme ve Savcılı göletleri.
KİLİS
Seve Barajı.
KOCAELİ
Kirazdere (Yuvacık) Barajı. ÇakırköyGöleti.
KONYA
Altınapa, Bağbaşı, Derebucak, May ve Sille barajları.Akşehir Gölü. Karagöl (krater).
KÜTAHYA
Beşkarış, Kunduzlar ve Söğüt barajları.
MALATYA
Bozetepe ve Kapıkaya barajları.
MANİSA
Çaltıkoru ve Gördes barajları.
MERSİN
Berdan Barajı, Dragon (Su Gözü Köyü –Akdeniz arası 65 km’lik kesim).
MUĞLA
Akgedik, Bayır, Geyik, Marmaris ve Mumcular barajları.Sülüngür (Kuzuluk kısmı hariç), Bencik gölleri.
MUŞ
Alparslan-I Barajı. Arpayazı, Bulanık, Çobandağ, Doğdap, Haçlı (Kazan), Köprücük ve Varto-Merkez gölleri, Korkut Göleti.
NEVŞEHİR
Tatlarin Barajı.
NİĞDE
Altınhisar, Gebere, Gümüşler ve Murtaza barajları, Emirler Göleti, Ecemiş Akarsuyu.
RİZE
Yedigöller ve Cimilbaşköy gölleri.
SAKARYA
Sapanca, Acarlar ve Poyrazlar gölleri.Sakarya Nehrinin Söğütlü İlçesi Mağara Köyü ile Karadeniz’e döküldüğü yer arasında kalan kısım.
SAMSUN
Çakmak Barajı.
SİNOP
Dodurga, Erfelek ve Saraydüzü barajları. Akgöl, Sarıkum gölleri.
MADDE 34 –(1) Avlanmanın kısmen yasaklandığı İç sular aşağıda belirtilmiştir.
a) Aydın İlinde; Bafa Lagününün denizle bağlantısını sağlayan Menderes Nehri ile Menderes tahliye kanalının deniz ile Tuzburgazı-Akköy karayolu üzerindeki köprü arasında kalan sahada 1 Nisan – 15 Ağustos tarihleri arasında su ürünleri avcılığı yasaktır.
b) Büyük Menderes Nehri, tahliye kanalı ve buralardan beslenen azmakların bütün bölümlerinde su ürünlerinin geçmesine veya yetişmesine engel olacak şekilde ağlar kurulması, bent, çit ve benzeri engeller yapılması yasaktır.
c) Büyük Menderes Nehri Kafa Bölgesinde bulunan ve balıkçıların ikamet ettiği damlar ile bu alanlarda barınan balıkçı gemilerinde, yasak yer ve zamanlarda her türlü avlanma malzemesinin bulundurulması yasaktır. Yasaklara uymak şartıyla balıkçı gemilerinin bu alanlara giriş çıkış yapması serbesttir.
ç) Muğla İli, Köyceğiz İlçesinde; Köyceğiz Gölünü Akdeniz’e bağlayan dalyan kanalında sürat motorları ile su kayağı yapılması, 1 Mayıs – 31 Ağustos tarihleri arasında ışıkların kanalı etkileyecek şekilde yakılması, 21.00 – 05.00 saatleri arasında her türlü teknenin gece seyir yapması, ilgili kuruluşlarca seferine izin verilen teknelerin ise 3 milden fazla sürat yapmaları yasaktır.
d) Köyceğiz Gölü ve deltasında ağ ile kefal balığı avcılığı dönem boyunca yasaktır.
Sazangiller zaman yasakları
MADDE 35 – (1) Sazangillere ait zaman yasakları aşağıda belirtilmiştir.
a) Adana, Antalya, Aydın, Denizli, Gaziantep, Hatay,İzmir, Kilis, Manisa, Mersin, Muğla ve Osmaniye il sınırları içerisinde kalan bütün sularda 1 Mart – 1 Haziran tarihleri arasında,
b) Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Balıkesir, Bartın, Bilecik, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Edirne, Eskişehir, Isparta, İstanbul, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Nevşehir, Niğde, Sakarya, Tekirdağ, Uşak, Yalova ve Zonguldak il sınırları içerisinde kalan bütün sularda 15 Mart – 15 Haziran tarihleri arasında,
c) Adıyaman, Artvin, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kayseri, Malatya, Mardin, Ordu, Rize, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tokat, Trabzon, Tunceli ve Yozgat il sınırları içerisinde kalan bütün sularda 1 Nisan- 1 Temmuz tarihleri arasında,
ç) Ağrı, Ardahan, Bayburt, Bitlis, Erzurum, Hakkâri, Iğdır, Kars, Muş, Van il sınırları içerisinde kalan bütün sularda 15 Mayıs – 15 Ağustos tarihleri arasında,
sazangillerin avcılığı yasaktır (Harita-134).
(2) Bu maddede yer alan bölge sınıflamalarında, iki ya da daha fazla ili kapsayan durumlarda avlak sahası büyük olan ildeki yasak uygulanır.
(3) Bu Tebliğ ile zaman yasağı getirilmemiş olan türler için (gümüş balığı hariç) sazangillere getirilen av yasağı uygulanır.
Boy ve ağırlık yasakları
MADDE 36 – (1) Aşağıda avlanabilir asgari boyları ve ağırlıkları belirtilen su ürünlerinin daha küçüklerinin avlanması, karaya çıkarılması, nakledilmesi ve satılması yasaktır.
(2) Avlanabilir asgari boy ve ağırlıkları belirtilen türler için ağırlıkça % 5 oranında küçük boylara istisna tanınır. Bu istisnanın tespiti, kontrol edilen ürün miktarı üzerinden yapılır.
Yayın, inci kefali ve gümüş balıkları avcılığı
MADDE 37 – (1) Yayın balığının,
a) Sazangillerin avcılığının yasak olduğu dönemlerde avcılığı yasaktır.
b) Uluabat Gölü ile bu göle bağlantılı sularda dönem boyunca avcılığı yasaktır.
(2) İnci Kefali avcılığı ile ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Van gölü havzasında ve bulunduğu tüm İç sularımızda 15 Nisan – 15 Temmuz tarihleri arasında avcılığı yasaktır.
(b) Van Gölü ve mansaplarında uzatma ağları dışında av aracı kullanılamaz. Kullanılacak uzatma ağının ağ göz açıklığı 40 mm’den küçük olamaz.
(c) Kullanılmasına izin verilenler dışındaki ağların Bakanlık il müdürlüğü bilgisi dışında Van Gölü havzasında bulundurulması, izin alınmadan ve izin şartlarında belirtilen şartlara uymadan taşınması yasaktır.
(3) Gümüş balığının (Atherinaboyeri), Bakanlıktan izin alınması şartıyla, il müdürlüklerince belirlenecek alanlarda, ığrıp ve manyat ağları ile avcılığı dönem boyunca serbesttir.
Sudak, tatlısu levreği ve turna avcılığı
MADDE 38 –(1) Sudak ve tatlı su levreğinin;
a) 15 Mart – 30 Nisan tarihleri arasında ve sazangillerin avcılığının yasak olduğu dönemde avcılığı yasaktır.
b) Parakete ile avcılıkta yem olarak canlı balık kullanılması yasaktır.
c) İl müdürlüklerince belirlenen karaya çıkış noktaları dışında karaya çıkarılması yasaktır.
ç) Eğirdir Gölünde dönem boyunca avcılığı yasaktır.
d) Beyşehir Gölünde dönem boyunca parakete ile avcılığı yasaktır.
e) İl veya ilçe müdürlüklerinden ek-6’da yer alan “Menşe Belgesi”nin alınması zorunludur.
f) Menşe belgesi olmayan ürünlerin tesislerde işlenmesi ve ihraç edilmesi yasaktır.
(2) Turna balığının;
a) 15 Aralık – 31 Mart tarihleri arasında avcılığı yasaktır.
b) Avcılığının yasak olduğu dönemde pinter ile su ürünleri avcılığı yasaktır.
c) Işıklı ve Karamık göllerinde sazan av yasağı döneminde turna avcılığı da yasaktır.
Karabalık ve yılan balığı avcılığı
MADDE 39 –(1) Bütün iç sularda 1 Nisan – 30 Haziran tarihleri arasında karabalık avcılığı yasaktır.
(2) Yılan balığı avcılığı Bakanlığın belirleyeceği kota miktarınca yapılır. Yılan balığı kotasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
Alabalık avcılığı
MADDE 40 –(1) Aşağıda belirtilen yerlerde doğal alabalık avcılığı dönem boyunca yasaktır.
a) Ardahan, Bayburt, Erzurum, Kars, Tunceli ve Van il sınırları içerisinde yer alan akarsularda ve kollarında, Aras ve Çoruh nehirleri ve kollarında,
b) Muğla İli, Fethiye İlçesi, Eşen Çayının Kırkpınarlar ile Ören arasında kalan kısmında ve Köyceğiz İlçesi, Yuvarlak Çay’da,
c) Iğdır İli, Tuzluca İlçesinin; Karacaörenve Üçkayalar köyleri arasındaki 20 km’lik alan içerisinde kalan Ünlendi ve Hamurkesen çaylarında,
ç) Tunceli İli, Munzur ve Pülümür çaylarında,
d) Konya İli, İvriz ve Delimahmut çaylarında.
(2) Bu maddede belirtilen yerler dışında kalan tüm iç sularda 1 Ekim – 1 Mart tarihleri arasında doğal alabalığın avlanması yasaktır.
Kerevit avcılığı
MADDE 41 – (1) Bütün iç sularda 1 Kasım – 30 Haziran tarihleri arasında kerevitlerin avlanması, nakli, pazarlaması, ihracatı ve işlenmesi yasaktır. Ancak hastalık durumu takip edilerek, bu süre gerektiğinde Bakanlıkça uzatılabilir veya yeni yasaklamalar getirilebilir.
(2) Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı orman içi sularda kerevit avcılığı dönem boyunca yasaktır.
(3) Her türlü yem kullanarak kerevit avcılığı yapmak yasaktır.
(4) Kerevit avcılığında erkek dişi ayrımı yaparak sadece bir cinsin avlanması yasaktır.
(5) Kerevitler sepetlerden çıkartılırken 10 cm’den küçük olanlar avlandıkları suya iade edilirler. Seçimi yapılmamış kerevitlerin livarlarda, havuzlarda, depolama yerlerinde, işleme tesislerinde bulundurulmaları yasaktır. Herhangi bir yerde bulundurulan kerevitlerin içinde sayısal olarak % 10 veya daha fazla oranda 10 cm’den küçük kerevit tespit edildiğinde, sağlıklı ise bir ayırıma tabi tutulmadan tamamı kerevitin avlandığı su kaynağına bırakılır. Hastalıklı veya ölü ise imha edilir.
(6) Kerevit istihsal edilen göllerimizde karaya çıkış yerleri il müdürlüklerince tespit ve ilan edilir. İlan edilen yerler dışında karaya çıkış yasaktır.
(7) Avlanılan kerevitler için il veya ilçe müdürlüklerinden ek-6’da yer alan “Menşe Belgesi”nin alınması zorunludur. Menşe belgesi alınmadan kerevitlerin nakli ve pazarlaması yapılamaz.
(8) Kaçak avlanmış canlı kerevitler öncelikle avlandığı su kaynağına iade edilir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 34 üncü maddesinde öngörülen işlemler uygulanır.
(9) Kerevit av araç ve gereçlerinin bir sudan diğerlerine izinsiz olarak her ne suretle olursa olsun nakli ve dezenfekte edilmeden kullanılması yasaktır.
Kurbağa, salyangoz ve sülük avcılığı
MADDE 42 – (1) Kurbağa istihsaline ilişkin hususlar aşağıda belirtilmiştir.
(a)İzleme ve rutin program sonucu ürün analizi uygun olmayan alanlarda kurbağa istihsali yasaktır.
2) Adana, Adıyaman, Aydın, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kilis, Manisa, Mardin, Mersin, Osmaniye, Şanlıurfa, Şırnak ilinde 1 Mart-30 Nisan tarihleri arasında,
3) Ağrı, Ardahan, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Kayseri, Muş, Siirt, Sivas, Tunceli, Van ilinde 15 Mayıs-15 Temmuz tarihleri arasında,
4) Antalya ve Muğla illerinde dönem boyunca,
yasaktır (Harita-135).
(c) Niğde Bolkar Dağları, Karagöl ve Çiniligöl çevresinde Rana holtzitürü kurbağaların istihsali yasaktır.
(ç) Kurbağa istihsalinde bulunacaklar, istihsalde bulunacakları yerdeki il müdürlüğüne başvurarak, gerçek kişiler için su ürünleri ruhsat tezkeresi almak zorundadır.
(d) Kurbağa istihsalinde bulunanların ek-7’de yer alan “Kurbağa Menşe Belgesi”ni düzenlemesi, düzenledikleri menşe belgelerini istihsalin yapıldığı yerdeki il/ilçe müdürlüğüne ibraz ederek Su Ürünleri Bilgi Sistemine (SUBİS) kayıt ettirmesi zorunludur.
(e)SUBİS’e kaydı yapılan menşe belgeleri, il/ilçe müdürlüklerince kaydedilmiştir notu düşülerek, onaylanıp mühürlenir. Bu bilgileri taşımayan menşe belgeleri ile kurbağaların nakli yasaktır.
(f) Su ürünleri işleme ve değerlendirme tesisleri, tesise gelen kurbağalar için menşe belgesindeki bilgileri esas alarak, SUBİS’ten satış bildirimi düzenlemek zorundadır.
(g)İzleme ve rutin program sonucu ürün analizi uygun olmayan alanlardan istihsal edilen kurbağalar için menşe belgesi düzenlenmez.
(2) Salyangozun 1 Haziran – 31 Temmuz tarihleri arasında avlanmaları, toplanmaları yasaktır.
(3) Sülüğün 1 Mart – 30 Haziran tarihleri arasında avlanması, toplanması yasaktır.
(4) Yasağın başlamasından itibaren il veya ilçe müdürlüklerince stok tespiti yapılan canlı kurbağa, canlı kara salyangozu ve canlı sülüklerin yasak başlama tarihinden sonra en geç 10 gün içerisinde işlenmesi veya sevkinin yapılması zorunludur.
Su bitkileri istihsali
MADDE 43 –(1) Kamış, saz ve benzeri su bitkilerinin kesimlerinin yasak olduğu zamanlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Eğirdir – Hoyran, Hotamış ve Beyşehir göllerinde 1 Nisan – 31 Temmuz,
b) Karamık, Eber ve Akşehir göllerinde 1 Nisan – 31 Ekim,
c) Van İli dahilindeki iç sularda 1 Nisan – 15 Ağustos,
ç) Göksu Deltasında yer alan Akgöl, Fiyat, Sazlıgöller ile Cırba Deresinde 1 Ocak – 30 Eylül,
d) Diğer iç sularda 1 Mart -31 Temmuz.
(2) Yasak zamanlar dışında su bitkileri kesiminin il müdürlüklerinin belirleyeceği şartlar çerçevesinde yapılması zorunludur.
(3) İç sularımızda su bitkilerinin yakılması, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı orman içi sularda su bitkilerinin kesimleri ve yakılmaları yasaktır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Deniz ve İç sularla İlgili Diğer Hükümler
Nakil belgesi düzenlenmesi
MADDE 44- (1)Denizlerden ve iç sulardan avcılık yolu ile elde edilen su ürünlerinin, karaya çıkış noktalarından itibaren ilk satışının yapıldığı yere, toptan satış merkezi, su ürünleri hali, soğuk hava deposu ve işleme tesisine naklinde ek- 8’de yer alan “Nakil Belgesi”nin alınması zorunludur.
(2) 50 kg ve daha az miktardaki su ürünleri için nakil belgesi aranmaz.
(3) Toptan satış merkezi, su ürünleri hali, soğuk hava deposu ve işleme tesisine gidecek ürünler hariç; aynı ilçe, büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları dâhilinde nakledilecek su ürünleri için Nakil Belgesi aranmaz.
(4) Menşe Belgesi istenen ürünler için düzenlenen menşe belgesi nakil belgesi yerine geçer. Bu ürünler için ayrıca nakil belgesi düzenlenmesi gerekli değildir.
(5) Nakil belgesi il/ilçe müdürlükleri tarafından düzenlenir. Bakanlık Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, nakil belgesi düzenleme yetkisini, il/ilçe müdürlüklerinin yetkisi saklı kalmak şartıyla su ürünleri kooperatif, birlik veya üst birliklerine verebilir.
(6) Nakil belgelerinin geçerlilik süresi, belge üzerinde belirtilen nakil saatinden başlamak üzere 24 saattir.
Diğer genel hükümler
MADDE 45 – (1) Gemiler için verilen ruhsat tezkeresine ait ruhsat numarasının, plaka olarak görülebilecek şekilde gemiye yazılması zorunludur.
(2) Uzatma ağı, parekete gibi pasif avlanma araçlarında ait olduğu balıkçı gemisinin ruhsat kod numarasını gösterir bilginin yer alması zorunludur. Bu bilgi, şamandıra veya avlanma aracının görülebilir bir yerine takılacak bir plaka veya benzeri bir materyale silinmez ve okunacak şekilde yazılmak suretiyle belirtilir.
(3) Ruhsat tezkeresi sahibi gerçek kişiler yalnızca Bakanlıkça ruhsatlandırılmış balıkçı gemilerinde avcılık faaliyetinde bulunabilir. Ruhsat tezkerelerinde belli bir türe yönelik avcılık yapacağı belirtilenler, balıkçı gemisi olmaksızın, belirtilen istihsal faaliyetinde bulunabilir.
(4) Su ürünleri avcılığı yapmak üzere ruhsatlandırılmış 12 metre ve daha büyük boydaki balıkçı gemilerinin sahiplerinin/donatanlarının, Bakanlığın belirleyeceği esaslara göre, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 28 inci maddesi gereğince, yaptıkları avcılık ve avladıkları türlere ilişkin kayıtları için il müdürlüklerinden alacakları seyir defterini tutmaları ve istenilen şekilde Bakanlığa vermeleri zorunludur. Bakanlıkça ihtiyaç duyulması halinde, daha küçük boydaki balıkçı gemileri için de seyir defteri tutma zorunluluğu getirilebilir.
(5) Her türlü patlayıcı, öldürücü, bayıltıcı,uyuşturucu, uyutucu, uyarıcı, zehirleyici, aşındırıcı kimyasal maddeler, karpit, sönmemiş kireç, balık otu benzeri maddeler ile su ürünleri avcılığı yapılması, bu maddelerin gemilerde ve av mahallerinde bulundurulması yasaktır.
(6) Tüp, nargile, maske, zıpkın ile dalış yapılarak,şnorkel ve sualtı tüfekleri kullanılarak su altında ticari amaçla balık avcılığı yasaktır. Dalma yöntemi ile balık dışındaki su ürünleri istihsali yapacak olanların, 2/9/1997 tarihli ve 23098 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliği kapsamında alınmış olan dalış belgesine sahip olmaları zorunludur.
(7) Tırıvırı-paraşüt olarak adlandırılan av aracının üretimi, satışı, istihsal yerleri civarında bulundurulması ve su ürünleri avcılığında kullanılması yasaktır.
(8) Balık çiftliklerindeki kafeslerin hasara uğraması ya da deniz kazaları gibi çeşitli olaylar sonrası talep edilmesi halinde, yasak zaman ve yerlerde istihsal vasıtalarının kullanımına Bakanlıkça izin verilebilir.
(9) Yetiştiricilik tesislerinin bulunduğu alanlarda, kafeslerin çevresindeki 200 m.lik sahada dahil olmak üzere, her türlü su ürünleri avcılığı yasaktır.
(10) Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin mülkiyetinde olan veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nce işletilen bütün istihsal sahalarında su ürünleri yönünden yapılacak her türlü bilimsel, teknik etüt ve araştırmalar ile dip trolü, elektrik cereyanı ve elektroşok veya yasak vasıta ve usulleri kullanacak olanlar ile bu alanlarda her nevi üretim ve ıslah çalışmaları yapacak olanlar, bu faaliyetlere başlamadan önce Bakanlığın iznini almak zorundadırlar.
(11) Ek-9’daki listede yer alan akarsuların denize karıştıkları yerler merkez olmak üzere, denize ve akarsu yönüne doğru 500 metre yarıçaplı sahalarda su ürünleri avcılığı yasaktır.
(12) Av yasağı döneminde avlanmış ürünlerle ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Avlanma yasağı süresince istihsali yasaklanan su ürünlerinin her ne suretle olursa olsun satışı, nakli ve imalatta kullanılması yasaktır. Yasak başlamadan önce avlanan, satışa sunulacak ürünler ile işleme, değerlendirme ve muhafaza tesislerine konan ürünler için, yasağın başlamasından itibaren en geç 24 saat içerisinde ürünün ya da tesisin bulunduğu yerdeki il müdürlüğüne başvuru yapılarak stok tespiti yaptırılması zorunludur. Stok tespiti yaptırılan su ürünleri, il müdürlüğünden izin alınmadan kullanılamaz, satılamaz, nakledilemez ve ihraç edilemez.
b) Avlanma yasağından önce stoklanmış su ürünlerinin yasak dönemdeki ihracatında, stok tespitini yapan il müdürlüğünden ihracat izni alınması zorunludur.
c) Yasak olmayan yer ve zamanlarda istihsal edilen su ürünlerinin yasak yerlere nakledilebilmesi için avlanmanın yapıldığı yerin il veya ilçe müdürlüğünden ek- 6’da yer alan “Menşe Belgesi”nin alınması ve istenildiğinde ilgililere gösterilmesi zorunludur.
ç) Menşe belgesi alınarak, avcılığın yasak olduğu yerlere sevk edilen su ürünleri için, satışın yapılacağı yerin il/ilçe müdürlüğünden ayrıca izin alınması zorunludur. Menşe belgeli bir ürünün birden fazla yere dağıtımı, ek- 10’da yer alan “Dağıtım/Satış Belgesi” ile gerçekleştirilir.
(13) Yetiştiricilik yoluyla elde edilen su ürünleri, menşeinin belgelenmesi şartıyla boy, zaman ve yer yasaklarına tabi değildir.
(14) Bu Tebliğ ile getirilen yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı olarak elde edilen ürünler için menşe belgesi düzenlenmez.
(15) Su ürünlerinin ülke çapında kontrolünün sağlanabilmesi için, damızlık, yumurta, larva, yavru ve anaçlarla sulardaki bitkilerin nakli, istihsal yerlerinde avlanması, toplanması ve sulara bırakılması Bakanlığın iznine bağlıdır.
(16) Ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yapmak üzere projeye dayalı olarak Bakanlıkça izin verilmiş tüm deniz ve iç su alanlarında kira müddetince kiracı dışında avcılık yapılması yasaktır. Kiralanmış alanlarda yapılacak istihsalle ilgili esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir.
(17) Bu Tebliğde belirtilen yasak, sınırlama ve yükümlülükleri belirlemeye ve ilân etmeye Bakanlık yetkilidir. Mülki idareler, diğer bakanlıklar ve ilgili kamu kuruluşları, özel ve tüzel kişiler bu Tebliğde belirtilen yasakları, doğal afetler (kuraklık, sel, yangın, sağlık ve benzeri) haricinde kaldıramazlar, bu yasaklara aykırı veya yeni yasaklama kararı alamazlar, ilan edemezler.
(18) İç sularda, karada ve denizlerde su ürünleri yetiştirmek amacı ile yapılacak her türlü tesis ve işletmeler için önceden Bakanlık izninin alınması zorunludur.
(19) Deniz balıklarının üremek ve beslenmek için girdiği dalyan, lagünler, mansap yerleri ve bunun gibi kıyı alanlarında her türlü yavru balık toplanması yasaktır.
(20) Dalma yöntemi ile yapılacak avcılıkta kullanılan kompresör, nargile donanımı gibi ekipmanların, dalma yöntemi ile avcılık yapmak üzere izin belgesi almamış olan balıkçı gemilerinde bulundurulması yasaktır.
(21) Bakanlık görevlileri ile Bakanlıkça bilimsel amaçlı çalışmalar için görevlendirilenler, bir izine gerek kalmaksızın, balıkçı gemilerinde su ürünleri istihsaline ilişkin inceleme ve gözlemler yapmak amacı ile bulunabilir. Bu görevlilere gerekli kolaylığın sağlanması zorunludur.
(22) Su ürünleri avcılığında monofilament(tek kat) misina ağları, multimonofilament(çoklu tek kat) misina ağları ve dolanan (drift-net) ağların kullanılması yasaktır. Bu ağların, gemilerde, balıkçı barınaklarında, barınma ve çekek yerlerinde bulunması yasaktır.
Denizlerle ilgili diğer hükümler
MADDE 46 – (1) Trol gemilerinde su üstü radarı veya GPS gibi mevki konumlandırıcı cihazlar bulundurulması zorunludur. Boyu 12 metreden küçük balıkçı gemilerinde su üstü radarı bulundurulması yasaktır.
(2) Marmara Denizinde su ürünleri avcılığında frekans çıkışı 20 Khz (dahil) ve daha aşağı olan sonarların kullanılması yasaktır. İstanbul ve Çanakkale boğazlarından, Marmara Denizine girecek olan 20 Khz’den(dahil) küçük sonarlara sahip tekneler, sonarlarını il müdürlüklerine mühürletmek, çıkışlarında müracaat ederek açtırmak zorundadırlar.
(3) Su ürünlerinin ve yaşama ortamlarının korunması amacıyla Marmara Denizinde I (a) grubu maden çıkarılması yasaktır.
(4) Münhasır ekonomik bölgede ve uluslararası sularda avlanılacak su ürünlerinin cins, çeşit, ağırlık, irilik, büyüklük gibi vasıfları, avlanabilir miktarları, zamanları ve istihsalde kullanılacak vasıtaların haiz olmaları gereken asgarî vasıf ve şartlar ile bunların kullanma usul ve esasları ile diğer faaliyetler Bakanlıkça tespit edilir. Başka ülkenin Münhasır Ekonomik Bölgesinde ya da karasularında avcılık yapacaklar Bakanlıktan izin almak zorundadır.
(5) Bakanlıkça farklı bir düzenleme yapılarak ilân edilmediği sürece, Tebliğ ile karasularımız için getirilen düzenlemeler, bu suların bitişiğindeki uluslararası sularda da aynı şekilde uygulanır.
(6) Uluslararası sularda av yapacak olan gemiler yer ve zaman olarak yasak bölgelerden geçerlerken, kanunlarda belirtilen tedbirler haricinde, Bakanlıkça belirlenecek esaslara uymak zorundadırlar.
(7) Yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde diğer ülke karasularında avcılık yapacak balıkçı gemileri için Bakanlıktan izin alınması,istihsal edilen ürünlerin belirtilen esaslar doğrultusunda, izinlerinde gösterilen limanlardan çıkarılması zorunludur.
(8) Limanlarda, balıkçı barınaklarında, barınma ve çekek yerlerinde ve bu yerlerin girişinde ana mendireğin başından itibaren 100 m yarıçaplı alanda su ürünleri avcılığı yasaktır.
(9) Hassas ekosistemlerin korunması ve balıkçılığın geliştirilmesi amacıyla kaynakların üretimini arttırmak ve desteklemek için tasarlanıp zemine yerleştirilen sucul canlılara özel yapay barınaklar olan yapay resiflerin, deniz ve İç sulara bırakılması,tesis edilmesi Bakanlık iznine tâbidir.
(10) Avlanma yasağı süresince gemilerde ve istihsal yerlerinde istihsal vasıtaları bulundurulamaz. Ancak yasak zaman ve yerlerden geçiş için il müdürlüklerinden izin alan gemilerde bu hüküm uygulanmaz.
(11) Birincil ve/veya ikincil av araçları trol veya gırgır olarak tanımlanmış balıkçı gemilerinin, bu av araçlarıyla avcılığın yasak olduğu dönemde, Bakanlık izni haricinde başka istihsal vasıtalarıyla avcılık yapması yasaktır.
(12) Deniz ürünleri yetiştiriciliği yapılan kuluçkahanelerin, denizden su alım sistemine su alım noktalarından itibaren 500 m. yarıçaplı mesafede, her türlü su ürünleri avcılığı yasaktır.
(13) Karides, deniz salyangozu ve midye avcılığı için özel avcılık izni almış gemiler hariç, 12 metrenin altındaki gemilerde (Mülga ibare:RG-24/10/2012-28451) (…) vinç, çelik halat, bom direği bulundurulması yasaktır.
(14) Genel av yasağı döneminde, belli bir tür veya türlere yönelik olarak avlanma izni almış olan balıkçı gemileri ile bu türler dışındaki türlerin avlanması durumunda, izin belgeleri iptal edilir. Bu gemilere içinde bulunulan dönem dâhil olmak üzere, bir sonraki av sezonunda da aynı izin verilmez.
İç sularla ilgili diğer hükümler
MADDE 47 – (1)İç sularda kiralama yapılmaksızın ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yasaktır. Kiralama işlemleri devam etmekte olan, ihalesi yapılmamış veya kiralama işlemleri bitmemiş istihsal sahalarında kiralama işlemi kesinleşinceye kadar ticari olarak su ürünleri avcılığı yapılamaz.
(2) Göletlerde yapılacak avcılıkla ilgili hususlar aşağıda belirtilmiştir.
a) Göletlerde ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yapılması yasaktır. Göletler sadece projeye dayalı olarak kiraya verilebilir. Projeye dayalı olarak üretime açılan göletlerde yapılacak üretim ile ilgili esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir.
b) Projeye dayalı olarak kiraya verilen göletlerde yapılacak ticari amaçlı su ürünleri avcılığı zaman, boy ve tür bazında getirilen düzenlemelere tabi değildir. Ancak bu istisna kapsamında elde edilen su ürünlerinin nakli ve pazarlaması için il/ilçe müdürlüklerinden ek-6’da yer alan “Menşe Belgesi”nin alınması zorunludur.
(3) Akarsularda ticari amaçlı su ürünleri avcılığı yapılması yasaktır. Bu yerler ticari amaçlı su ürünleri avcılığı için kiraya verilemez. Ancak ülke sınırını oluşturan akarsular ve göllerde Bakanlığın belirleyeceği esaslar çerçevesinde ticari amaçlı su ürünleri avcılığına istisnai olarak izin verilebilir.
(4) İç sularda kullanılacak ağların asgari vasıf ve şartları il müdürlüklerince belirlenir ve ilan edilir. Asgari vasıf ve şartları belirlenenlerin dışındaki ağların kullanılması yasaktır.
(5) Bakanlık izni olmadan iç sularda, gümüş balığı avcılığı dışında ığrıp ve manyat ağları ile avcılık yapılması yasaktır.
(6) Tüm iç sularda, su ürünleri avcılığının yasak olduğu dönemlerde balıkçı gemilerinin karaya çekilmesi zorunludur. Balıkçı gemilerinin karaya çekileceği yerler, gerektiğinde il müdürlüklerince de belirlenebilir.
(7) İç sularda balıkçılık faaliyetinde bulunmak üzere ruhsatlandırılmış balıkçı gemilerinin, ruhsatlandırıldığı istihsal sahası dışında avcılık faaliyetinde bulunması yasaktır.
(8) Doğal göl, baraj gölü, gölet, depolama, akarsu ve bu gibi su ürünleri istihsal yerlerinde sulama için kullanılan her türlü kanal ve arkların başlangıç ve bitiş kısımlarına balık kayıplarının önlenmesi için Bakanlıkça izin verilenler dışında, su ürünlerinin göçlerine, geçişlerine ve gelişimlerine mani olacak şekilde ağ, bent, çit ve benzeri engeller koymak yasaktır.
(9) Av yasağından önce avlanılan iç su ürünlerinin, yasağın başlamasından itibaren en geç üç gün içerisinde bağlı bulunduğu il/ilçe müdürlüğüne tespitinin yaptırılması zorunludur. Tespiti yapılmayan ürünlerin nakline ve pazarlanmasına izin verilmez.
(10) Yavru hariç, canlı su ürünleri stoklamak amacıyla ticari olarak her türlü gölet, havuz ve livar yapılması il müdürlüklerinin iznine bağlıdır.
(11) DSİ Genel Müdürlüğünce işletilen bütün istihsal yerlerinde etüt, inceleme ve araştırmalar yapmak üzere görevlendirilen kurum personeli için, bu görevleri süresince Bakanlıktan ayrıca bir izin alınması zorunlu değildir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan tebliğler
MADDE 48 – (1) 19/10/2007tarihli ve 26675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 1/1 Numaralı Tebliğ (Tebliğ No:2007/43) ile 21/8/2008 tarihli ile 26974 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ(Tebliğ No: 2008/48) yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 49 –(1) Bu Tebliğ, geçerliliği 31/8/2016 tarihinde sona ermek üzere, 1/9/2012 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 50 –(1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.
Resmi Gazete Tarihi: 26.08.2009 Resmi Gazete Sayısı: 27331
FINDIK ÜRETİCİLERİNE ALAN BAZLI GELİR DESTEĞİ VE ALTERNATİF ÜRÜNE GEÇEN ÜRETİCİLERE TELAFİ EDİCİ ÖDEME YAPILMASINA DAİR KARARIN UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ
(2009/50)
Amaç ve Kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ ile “Fındık Üreticilerine Alan Bazlı Gelir Desteği ve Alternatif Ürüne Geçen Üreticilere Telafi Edici Ödeme Yapılmasına Dair Karar”ın uygulanmasına ilişkin hususlarını düzenlemek ve 2001/3267 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen il ve ilçelerde ruhsat verilen sahalarda fındık üretici belgesine sahip ruhsatsız alanlardaki fındık bahçelerini sökerek alternatif ürüne geçen üreticilerin desteklenmesi ve uygulamada görev alacak kamu kurum ve kuruluşları, ödeme tutarlarının tespitine ilişkin kriterleri ile ödemeye ilişkin usul ve esaslarını belirlemek amaçlanmıştır.
Dayanak
MADDE 2 –(1) Bu Tebliğ, 15/7/2009 tarihli ve 27289 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2009/15201 sayılı “Fındık Üreticilerine Alan Bazlı Gelir Desteği ve Alternatif Ürüne Geçen Üreticilere Telafi Edici Ödeme Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı” esas alınarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 –(1) Bu Tebliğde yer alan;
a) Alternatif Ürün: Fındık üretiminden vazgeçilen arazilerde yetiştirilecek bitkisel ürün çeşidini,
b) Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,
c) Banka: T.C. Ziraat Bankası Anonim Şirketini,
ç) Çiftçi Kayıt Sistemi: Bakanlık tarafından oluşturulan, çiftçilerin kayıt altına alındığı tarımsal veri tabanını,
d) Fındık Kayıt Sistemi: Bakanlar Kurulu Kararı ile izin verilen alanlarda fındık üretimi yapan üreticilerin kayıt altına alındığı veri tabanını,
e) Fındık Üretici Belgesi: Fındık Kayıt Sisteminde kayıtlı olan üreticilere ait kayıt belgesini,
f) Fındık bahçesi: Toplam alanı bir dekar ve üzerinde olan, en az otuz adet fındık ocağı veya yüz seksen adet fındık dalı bulunan yerleri,
g) İl/İlçe Müdürlüğü: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın il/ilçe müdürlüklerini,
ğ) İl Fındık Komisyonu: Vali veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında; Bakanlık, Defterdarlık, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Odası,Sanayi Odası, Ticaret Borsası ile Ziraat Odasının ildeki temsilcisinin katılımıyla oluşturulan komisyonu,
h) İlçe Fındık Komisyonu: Kaymakamın başkanlığında; Bakanlık, Mal Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve varsa Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ticaret Borsası ile Ziraat Odasının ilçedeki temsilcisinin katılımıyla oluşturulan komisyonu,
ı) Karar: Fındık Üreticilerine Alan Bazlı Gelir Desteği ve Alternatif Ürüne Geçen Üreticilere Telafi Edici Ödeme Yapılmasına Dair Karar 2009/15201 sayılı Bakanlar Kurulu Kararını,
i) Muvafakatname: Kiracılar için arazi sahibinin söküme onay verdiğini gösteren muhtar ya da noter onaylı belgeyi,
j) Ruhsatlı Alan: Bakanlar Kurulu Kararı ile izin verilen arazilerde fındık üretimi yapılan alanı,
k) TÜGEM: Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünü,
ifade eder.
Desteklemeden yararlanacaklar ve ödeme şekli
MADDE 4 – (1) 2001/3267 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen ve ruhsat verilen sahalarda fındık yetiştiriciliği yapan fındık üreticisi belgesine sahip kamu kurum ve kuruluşları hariç gerçek ve tüzel kişilere 2009, 2010 ve 2011 yıllarında her yıl için dekar başına 150 TL alan bazlı gelir desteği ödemesi yapılır.
(2) (Değişik:RG-22/4/2010-27560) (1)Alan bazlı gelir desteği için başvurular her yılın 1 Haziran-31 Aralık tarihleri arasında yapılır.
(3) Telafi edici ödemeler 2009-2012 yılları arasında sonbahar ve ilkbahar ekim/dikim dönemlerinde; 2001/3267 sayılı Karardaki il ve ilçelerdeki 1 inci, 2 nci ve %6’ dan daha az eğimli 3 üncü sınıf tarım arazilerinde ve rakımı 750 metrenin üzerindeki ruhsatsız fındık bahçelerini sökerek yerine alternatif ürün ya da ürünlere geçen kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere gerçek ve tüzel kişi üreticilere yapılır.
(4) Telafi edici ödemeler, yeni ürünlerin ekim ya da dikimleri yerinde görüldükten sonra yapılır.
a) Birinci yıl, 2009-2010 dönemi başvurularında; ilk yıl 300TL/da, ikinci ve üçüncü yıllar için 150TL/da olarak 3 yıl için toplam 600TL/da,
b) İkinci yıl, 2010-2011 dönemi başvurularında; ilk yıl 300TL/da, ikinci yıl için 150TL/da olmak üzere 2 yıl için toplam 450TL/da,
c) Üçüncü yıl, 2011-2012 dönemi başvurularında; tek yıl 300 TL/da
ödeme yapılır.
(5) Telafi edici ödemeler için üretici başvuruları2009-2012 yılları arasında 1 Eylül-30 Haziran dönem aralıklarında yapılır.
Başvuruda istenecek belgeler
MADDE 5 – (1) Uygulama kapsamındaki illerde; alan bazlı gelir desteği için fındık kayıt sistemine kayıtlı üreticilerden;
a) Başvuru dilekçesi (Ek-1),
b) Fındık üretici belgesi.
(2) Uygulama kapsamındaki illerde, telafi edici ödeme desteği için;
a) Telafi edici ödeme başvuru dilekçesi (Ek-5),
b) ÇKS belgesi,
istenecektir.
Ödemelere ilişkin görev ve yetkiler
MADDE 6 – (1)İl/ilçe müdürlüğü tarafından alan bazlı gelir desteği ve telafi edici ödeme başvurularına esas alanların niteliklerinin belirlenmesinde; il arazi varlığı raporları, arazi kullanım kabiliyeti sınıfları, tapu ve kadastro kayıtları,coğrafî bilgi sistemi uydu fotoğrafları, haritalar, eski yıllara ait fındık kütük defterlerindeki verilerin yanında altimetre, klizimetre ve GPS cihazlarından yararlanılır.
(2) Alan bazlı gelir desteği için; il/ilçe müdürlükleri ile uygulamanın etkin şekilde ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi için oluşturulan il/ilçe fındık komisyonlarının görevleri aşağıda belirtilmiştir.
a) İl/ilçe müdürlükleri Tebliğ’in 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgeleri üreticiden alır, her üretici adına bir alan bazlı gelir desteği dosyası açar.
b) İl/ilçe müdürlükleri, müracaattaki bilgi ve belgelerin doğruluğunu fındık kayıt sistemi ile kontrol eder.
c) İl müdürlükleri; merkez ilçe ve bağlı köylerde ilçe müdürlüklerinin yapmakla yükümlü oldukları görevleri yaparlar.
ç) İl/ilçe fındık komisyonları hazırlanacak olan çalışma planına ve gündeme göre toplanarak Tebliğ hükümleri çerçevesinde oy çokluğu ile karar alır.
d) İl fındık komisyonları, merkez ilçe ve bağlıköylerinde ilçe fındık komisyonlarının yapmakla yükümlü oldukları görevleri yaparlar.
e) İl/ilçe müdürlükleri, ödemeye esas yapacakları incelemelerin sonuçlanmasını müteakiben fındık kayıt siteminden üretici detayında icmal-1’i (Ek-2) alıp, ilçelerde ve köylerde on gün süreyle askıda bırakır. Askıya çıkma, indirme tarih ve saati tutanağa bağlanır. Tutanağın muhtar ve/veya aza tarafından güncel tarihle imzalanması sağlanır. Askı süresince herhangi bir itiraz olmaz ise icmaldeki bilgiler doğru kabul edilir. Daha sonra yapılacak itirazlar değerlendirmeye alınmaz ve herhangi bir hak doğurmaz. İtirazların komisyonlarda değerlendirilmesi sonucunda üretici bazında icmallerde düzeltme yapılmış ise icmaller sistemden tekrar alınır ve onay için il/ilçe fındık komisyonuna gönderilir.
f) İl/ilçe müdürlükleri, sistemden köy detayında icmal-2’leri (Ek-3) alır ve onay için il/ilçe fındık komisyonuna gönderir. Komisyonlar icmal 2’leri ve komisyon kararını imzalayarak ıslak imzalı orijinal nüshasını il müdürlüğüne gönderir. İl müdürlüğü fındık kayıt sistemindeki bilgiler ile icmal 2’leri inceler, eksiklik ve/veya usulsüzlük tespit edilmemesi halinde, sistemden ilçe detayında icmal 3’ü (Ek-4) iki nüsha alır ve il fındık komisyonuna gönderir.
g) İl fındık komisyonu icmal 3 ile ödemeye ilişkin il fındık komisyon kararının ıslak imzalı orijinal bir nüshasını ilçe fındık komisyonlarına, ıslak imzalı orijinal diğer nüshasını da TÜGEM’e gönderir.
ğ) Bakanlık, iletilen ilçe detayında icmal 3’ deki toplam tutarı ödemelerin yapılmasını temin için elektronik ortamda bankaya aktarır. Gerekli tutarın bankaya aktarılmasını müteakiben banka tarafından üreticilere ödeme yapılır. Ödemeye ilişkin icmal bilgilerine ait doğacak ihtilafların ve diğer sorunların çözümünde il/ilçe fındık komisyonları yetkilidir.
(3) Telafi edici ödemeler için; il/ilçe müdürlükleri ile uygulamanın etkin şekilde ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi için oluşturulan il/ilçe fındık komisyonlarının görevleri aşağıda belirtilmiştir.
a) İl/ilçe müdürlükleri Tebliğ’in 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen belgeleri üreticiden alır, her üretici adına bir telafi edici ödeme desteği dosyası açar.
b) İl/ilçe müdürlükleri, müracaattaki bilgi ve belgelerin doğruluğunu çiftçi kayıt sistemi ile kontrol eder.
c) Üreticinin sökümü yaptıktan ve yerine yeni ürünün ekim/dikim işlemini tamamladıktan sonra il/ilçe müdürlüğüne başvurarak söküm ve yeni ürün ekim/dikiminin arazi tespitini yaptırması istenir.
ç) Üreticinin başvurusu üzerine arazide yapılacak kontrol sonucunda alternatif ürün kontrol ve onay formu (Ek-6) düzenlenir. Fındık alanlarının sökülmemesi, yeni ürün ekimi/dikimi yapılmaması ve yeni ürün ekim/dikim normlarına uyulmaması hallerinde başvuru reddedilir.
d) Üreticilere yapılacak telafi edici ödeme desteğinde, söküm yapılan arazi parselleri üzerinde yeni yetiştirilen ürünün ekim/dikim alanı miktarı dikkate alınarak hesaplama yapılır.
e) İl müdürlükleri; merkez ilçe ve bağlı köylerde ilçe müdürlüklerinin yapmakla yükümlü oldukları görevleri yaparlar.
f) İl/ilçe fındık komisyonları, hazırlanacak olan çalışma planına ve gündeme göre toplanarak bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde oy çokluğu ile karar alır.
g) İl/ilçe müdürlükleri, ödemeye esas yapacakları incelemelerin sonuçlanmasını müteakiben çiftçi kayıt siteminden üretici detayında icmal 1’i (Ek-7) alıp ilçelerde ve köylerde on gün süreyle askıda bırakır. Askıya çıkma, indirme tarih ve saati tutanağa bağlanır. Tutanağın muhtar ve/veya aza tarafından güncel tarihle imzalanması sağlanır. Askı süresince herhangi bir itiraz olmaz ise icmaldeki bilgiler doğru kabul edilir. Daha sonra yapılacak itirazlar değerlendirmeye alınmaz ve herhangi bir hak doğurmaz.İtirazların komisyonlarda değerlendirilmesi sonucunda üretici bazında icmallerde düzeltme yapılmış ise icmaller sistemden tekrar alınır ve onay için il/ilçe fındık komisyonuna gönderilir.
ğ) İl/ilçe müdürlükleri, sistemden köy detayında icmal-2’leri (Ek-8) alır ve onay için il/ilçe fındık komisyonuna gönderir. Komisyonlar icmal 2’leri ve komisyon kararını imzalayarak ıslak imzalı orijinal nüshasını il müdürlüğüne gönderir. İl müdürlüğü fındık kayıt sistemindeki bilgiler ile icmal 2’leri inceler, eksiklik ve/veya usulsüzlük tespit edilmemesi halinde, sistemden ilçe detayında icmal 3’ü (Ek-9) iki nüsha alır ve il fındık komisyonuna gönderir.
h) İl fındık komisyonu icmal 3 (Ek-9) ile ödemeye ilişkin il fındık komisyon kararının ıslak imzalı orijinal bir nüshasını ilçe fındık komisyonlarına, ıslak imzalı orijinal diğer nüshasını da TÜGEM’e gönderir.
ı) Bakanlık, iletilen ilçe detayında icmal 3’deki toplam tutarı ödemelerin yapılması temin için elektronik ortamda bankaya aktarır. Gerekli tutarın bankaya aktarılmasını müteakiben banka tarafından üreticilere ödeme yapılır. Ödemeye ilişkin icmal bilgilerine ait doğacak ihtilafların ve diğer sorunların çözümünde il/ilçe fındık komisyonları yetkilidir.
Ödeme için finansman
MADDE 7 –(1) Destekleme ödemeleri için gerekli finansman bütçenin ilgili kaleminden karşılanır. Karar kapsamında yapılacak ödemeler, T.C. Ziraat Bankası A.Ş.aracılığıyla gerçekleştirilir. Kararın uygulanması ile ilgili olarak üreticilere yapılan toplam ödeme tutarının % 0,2’si T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’ye hizmet komisyonu olarak ödenir.
Desteklemeden faydalanamayacak üreticiler
MADDE 8 – (1) Aşağıda yer alan üreticiler;
a) Alan bazlı gelir desteği için müracaat yılında fındık kayıt sisteminde kayıtlı olmayanlar,
b) Telafi edici ödemeler için müracaat yılında çiftçi kayıt sisteminde kayıtlı olmayanlar,
c) (Değişik:RG-22/4/2010-27560) (1)Alan bazlı gelir desteği ve telafi edici ödemelerden faydalanmak üzere müracaat eden üreticilerden gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar ve/veya belge ibraz edenler, orman ve hazine arazileri üzerinde kiralama ve tahsis haricinde fındık üretimi yapan üreticiler, kamu kurum ve kuruluşları ile ortaklıkları,
desteklemeden faydalanamazlar.
Denetim, cezai hükümler ve sorumluluk
MADDE 9 – (1) Uygulamaya yönelik işlemlere ilişkin olarak yapılacak denetim Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yapılır.
(2) Uygulama tebliğinde belirlenen ilgili merciler, kendilerine ibraz edilen belgelerin kontrolünden ve kendi hazırladıkları belgelerden sorumludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek haksız yere ödemeye neden olanlar ile haksız yere ödemelerden yararlanmak üzere sahte veya içeriği itibarıyla gerçek dışı belge düzenleyen ve kullananlar hakkında, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre gerekli cezai, hukuki ve idari işlemler yapılır.
(3) Haksız yere yapılan ödemeler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde, haksız ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için anılan Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte, haksız ödemeyi sağlayan belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişilerden ve ödemelerden yararlananlardan geri alınır. Söz konusu gerçek ve tüzel kişiler haksız yere yapılan bu ödemelerden müştereken sorumlu tutulurlar.
(4) Destekleme ödemelerinden idari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere desteklemeden yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.
GEÇİCİ MADDE 1 – (Ek:RG-22/4/2010-27560) (1)
2009 yılı alan bazlı gelir desteği için başvuru süresi 31/5/2010 tarihinde sona erer.
GEÇİCİ MADDE 1 –(Ek:RG-2/3/2011-27862) (2)
2010 yılı alan bazlı gelir desteği için başvuru süresi 1/4/2011 tarihinde sona erer.
Yürürlük
MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.
(1) : Bu değişiklik 26/8/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
(2) : Bu değişiklik 1/6/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
4916 sayılı Kanunda yapılan düzenleme ile 4706 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre oluşan Hazine Taşınmaz Malları Satış Koordinasyon Kurulu, Değer Tespit Komisyonu ile İhale Komisyonu kaldırıldığından, Hazineye ait taşınmaz satışlarında eskiden olduğu gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre oluşturulan komisyonlar görev yapacaklardır.
2- TAHSİSLİ TAŞINMAZLARIN SATIŞI
4916 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme ile Hazineye ait taşınmazlardan, tahsisli olanların ekonomiye kazandırılması amacıyla tahsislerinin kaldırılmasına, Bakanlığın teklifi üzerine, Bakanlar Kurulunca da karar verilebileceği ve bu taşınmazların satışının öncelikle yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, bir kamu hizmeti için gerekli olmayan veya tahsis amacında kullanılmayan tahsisli taşınmazlar (üzerinde muhdesat olanlar dahil), 150 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde belirtilen bilgi ve belgeler ile birlikte Bakanlığımıza bildirilecektir.
3- DOĞRUDAN SATIŞ
3.1- Rayiç Bedel Üzerinden Doğrudan Satış:
4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen taşınmazlar, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve bu Kanunun 74 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan Yönetmelik hükümlerine göre belirlenecek rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecektir. Rayiç bedel tespitinde, emsal satış değerleri göz önünde bulundurulacak, bu bedel Emlâk Vergisi Kanununa göre belirlenmiş olan değerinin altında olamayacaktır.
4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (a), (b), (f) ve (h) bentleri ile son fıkrasına göre yapılacak doğrudan satış talepleri, Bakanlığımız tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (c), (d), (e) ve (g) bentlerine göre yapılacak doğrudan satış talepleri ise 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 76 ncı maddesine göre, yılları bütçe kanunun (i) cetvelinde belirtilen parasal sınırlar dahilinde, ilgili defterdarlık veya malmüdürlüklerince sonuçlandırılacaktır. 251 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği doğrudan satış işlemlerinde uygulanmayacaktır.
4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında yapılacak doğrudan satış işlemlerinde; satış onayında veya Bakanlık satış talimatında belirtilen bedel üzerinden satış gerçekleştirilecektir. Dolayısıyla, ayrıca pazarlıkla ihale yapılarak, bu ihalenin de onaylanması yoluna gidilmeyecektir.
Satış onayı veya Bakanlık satış talimatının kayıtlara giriş tarihinden itibaren, 5 iş günü içerisinde genel hükümler çerçevesinde müşteriye tebligat yapılacak ve 15 gün içinde de müşterinin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde, satış işlemi sonuçlandırılacaktır. Taksitli satışlarda 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre işlem yapılacaktır.
Doğrudan satışı yapılan taşınmazlar için örneği EK: 1 de yer alan “4706 sayılı Kanuna Göre Doğrudan Satışı Yapılan Taşınmazlar Bilgi Formu” doldurularak Bakanlığımıza gönderilecektir.
a) Yabancı devletlere satış: Hazineye ait taşınmazlar karşılıklı olmak ve Dışişleri Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle, diplomatik amaçla kullanılmak üzere yabancı devletlere rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir. Bu bende göre yapılacak satış talepleri Bakanlığımız tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
b) Sınırlı ayni hak lehdarlarına satış: Üzerinde çeşitli amaçlarla kişiler lehine sınırlı ayni hak tesis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar, zemini ile üzerindeki bina ve tesislerin Hazineye geçmesi gereken kısmı, talep edilmesi halinde, hak lehdarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir. Bu bende göre yapılacak satış talepleri Bakanlığımız tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
Sınırlı ayni hak tesis edilmiş olan taşınmazların üzerindeki yapı ve tesislerin Hazineye geçmesi gereken kısımlarının tahmini satış bedelinin hesabında, ay kesirleri dikkate alınmayacaktır.
Örneğin, 10 yıl 4 ay 9 gün önce üzerinde 49 yıl süreyle irtifak hakkı tesis edilmiş bir taşınmazın üzerindeki yapı ve tesislerin Hazineye geçmesi gereken kısmının satışa esas tahmini bedeli aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır;
Hakkın başlangıcından itibaren geçen süre: (10 yıl x 12 ay) + 4 ay = 124 ay
Sınırlı ayni hakkın tam süresi: 49 yıl x 12 ay = 588 ay
Hazineye geçmesi gereken kısım = Muhdesatın toplam bedeli x 124/588
Bu hesaplama sonucunda bulunan bedele zemin bedeli ilave edilerek, taşınmazın satış bedeli tespit edilecektir. Muhdesatın toplam bedeli hesaplanırken yıpranma payı düşülecektir.
Sınırlı ayni hak tesis edilen taşınmazın üzerinde bulunan muhdesat Hazineye ait ise muhdesatın tamamına kıymet takdir edilecektir. Muhdesatın bir kısmı Hazineye, bir kısmı irtifak hakkı tesis edilen şahsa ait ise Hazineye ait muhdesatın tamamına kıymet takdir edilecek, şahsa ait olup da Hazineye geçmesi gereken kısım için ise yukarıda belirtilen örnekte olduğu gibi değer takdiri yapılacaktır.
Sözleşmesinde belirtilen yapı ve tesisleri süresinde gerçekleştirmeyen sınırlı ayni hak sahiplerinin satın alma talepleri, sözleşme gereğince inşası gereken yapı ve tesislerin proje bedeli üzerinden, Hazineye intikal etmesi gereken kısma ait bedel yukarıda belirtilen örneğe göre hesaplanacaktır. Ancak, turizm yatırımı yapılmak üzere irtifak hakkı tesis edilmiş yerlerde bu uygulama yapılırken, 4916 sayılı Kanunun Geçici 2 nci maddesi de dikkate alınacaktır.
Sınırlı ayni hak lehdarlarına yapılacak satışlarda yapı ve tesislerin rayiç bedellerinin hesabında; Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca belirlenen yapı yaklaşık birim maliyetleri ile turizm tesisleri için Türkiye Kalkınma Bankasınca belirlenen tesis türlerine göre alınacak yatak başı birim fiyatlarından da yararlanılacaktır.
c) Hissedarlara satış: 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yapılan değişiklik ile çeşitli nedenlerle kişilerle hisseli hale gelmiş taşınmazlardaki Hazine hissesi, hisse oranı yüzde kırkı, hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla, talepte bulunan hissedarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecektir.
Hissedarlara yapılacak satışlarda hisse miktarı ve oranı sınırlaması birlikte aranacaktır. Hissedarların birden fazla olması ve tamamının Hazine hissesini satın almak istemeleri durumunda, hisseleri oranında satış yapılabilecektir.
Birden fazla hissedarın bulunması ve hissedarlardan birinin talep etmesi halinde, idarece diğer hissedarlara Hazine hissesinin hisseleri oranında kendilerine doğrudan satılabileceğine ilişkin, örneği EK: 2 de yer alan tebligat gönderilerek, 30 gün içinde satın almak için başvurmaları, aksi halde haklarından feragat etmiş sayılacakları bildirilecektir. Adlarına tebligat yapıldığı halde, bu süre içinde satın alma talebinde bulunmayan hissedarın/hissedarların hissesi/hisseleri talepte bulunan hissedar/hissedarlara satılabilecektir. Tebligat yapılamayan durumda, bu hissedarın hissesine isabet eden Hazine hissesi, diğer hissedarlara satılamayacaktır.
Hazine ile hisseli taşınmazların, hissedarlarına satışına ilişkin işlemler aşağıda belirtilen örneklerle açıklanmıştır;
Örnek 1- Uygulama imar planı içinde tamamı 800 m2 olan bir taşınmazdaki Hazine hissesi 400 m2 dir. Buradaki Hazine hissesi oranı % 50 olup, taşınmazın % 40 ından fazla olduğundan, doğrudan hissedarlarına satılamayacaktır.
Örnek 2- Belediye ve mücavir alan sınırları içinde, uygulama imar planı yapılmamış 10.000 m2 büyüklüğündeki bir taşınmazın, 4.000 m2 si Hazineye aittir. Bu durumda Hazine hissesinin miktarı 4.000 m2 yi, hisse oranı da % 40 ı geçmediğinden doğrudan satış mümkündür.
Örnek 3- Belediye ve mücavir alan sınırları dışında, 17.000 m2 büyüklüğündeki bir taşınmazın, 5.000 m2 si Hazineye aittir. Bu durumda Hazine hissesinin oranı % 40 ı geçmediği halde, miktarı 4.000 m2 den fazla olduğundan doğrudan satış yapılamayacaktır.
Örnek 4- Belediye ve mücavir alan sınırları içinde, uygulama imar planı yapılmamış taşınmazın yüzölçümü 12.000 m2 dir. Taşınmazın, Hazine de dahil olmak üzere dört hissedarı olup, her birinin pay oranı 1/4 tür. Hazine hissesini (3.000 m2) sadece bir hissedar satın almak isterse hissenin tamamı bu hissedara; iki hissedar satın almak isterse her birine (3.000/2) 1.500 m2, üç hissedar da satın almak isterse her birine (3.000/3) 1.000 m2 doğrudan satılabilecektir.
Örnek 5- Hazine dahil beş hissedarı olan taşınmazın yüzölçümü 500 m2 olup, Hazine payı 36/100, yani 180 m2 dir. Diğer hissedarların payları sırası ile 23/100 (115 m2), 20/100 (100 m2), 17/100 (85 m2), 4/100 (20 m2) dir.
Hazine payını sadece bir hissedar satın almak isterse, Hazine hissesinin tamamı olan 180 m2 bu hissedara satılacaktır. Hazine payı iki veya üç hissedar tarafından satın alınmak istenirse, Hazine payı (180 m2) satın almak isteyen hissedarların payları toplamına bölünecek, çıkan rakam satın alma talebinde bulunan hissedarların payları ile çarpılarak, her bir hissedara satışı yapılacak taşınmaz miktarı bulunacaktır.
Örneğimizde; Hazine payını 23/100 ve 17/100 paylı hissedarlar satın almak isterlerse;
20/100 pay sahibine satılacak miktar; 20 x 3 = 60 m2 dir.
Hazine payını hissedarların tamamı satın almak isterse yukarıdaki örnekte açıklandığı şekilde işlem, bir hisseye isabet eden miktarın (180 /64 m2) hisse oranları ile çarpımı suretiyle sonuçlandırılacaktır.
d) Köy yerleşme alanlarında satış: Belediye ve mücavir alan sınırları dışında, köy ve mezraların yerleşme alanı içinde bulunan ve yüzölçümü beş bin metre kareye kadar olan Hazineye ait taşınmazlar, kullanıcılarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecektir. Bu taşınmazları satın alacakların veya bunların kanuni ve akdi haleflerinin 4706 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 18.07.2001 tarihinde, taşınmazın bulunduğu köy nüfusuna kayıtlı olmaları veya 31.12.2000 tarihinden beri o köyde ikamet etmeleri şarttır.
Burada esas olan köy yerleşme alanı sınırıdır. Bu sınırın tespit edildiği köy veya mezralarda sınır içinde kalan, tespit edilmeyenlerde ise bu sınırın tespit edilmesinden sonra sınır içinde kalacak olan taşınmazlar satışa konu edilebileceklerdir. Köy yerleşme alanı sınırları tespit edilmemiş yerlerde, bu bendin uygulanması mümkün değildir.
Bu bendin uygulanacağı köy yerleşme alanlarının, 30.06.2001 tarihli ve 24448 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilen Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin (Eski 02.11.1985 tarihli ve 18916 Mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği) 4 üncü maddesine göre tespit edilmiş olması gerekmektedir.
Belediye ve mücavir alan sınırları dışında, köy yerleşme alanı tespit edilmiş yerlerde bulunan Hazineye ait taşınmazlar her bir kullanıcısına 5.000 m2 yi aşmayacak şekilde ifraz edilerek doğrudan satılabilecek, kalan kısım ise genel hükümlere göre değerlendirilecektir.
e) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa göre kurulan vakıflara satış: Hazineye ait taşınmazlar 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa göre kurulan vakıflara, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecektir. Satılan taşınmazın, vakfın amacı dışında kullanılamayacağına dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine, ilgisine göre örneği EK: 3/A-B de yer alan yazı ile şerh konulacak ve örneği EK: 4 de yer alan sözleşme düzenlenecektir.
f) Kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına satış: 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yapılan değişiklikle, Hazineye ait taşınmazlar, kuruluş amaçlarında kullanılmak ve ticari faaliyete konu edilmemek üzere; kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecektir. Bu bende göre yapılacak satış talepleri Bakanlığımız tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
Satılan taşınmazın, kuruluşun amaçları dışında kullanılamayacağına ve ticari faaliyete konu edilemeyeceğine ilişkin olarak tapu kütüğünün beyanlar hanesine ilgisine göre örneği EK: 3/A-B de yer alan yazı ile şerh konulacak ve örneği EK: 4 de yer alan satış sözleşmesi düzenlenecektir.
g) Tapu fazlalıklarının doğrudan satışı: 4070 sayılı Kanunun 4707 sayılı Kanunla değişik 6 ncı maddesinde düzenlenen ve tapu kayıtlarında tapu fazlalıklarının Hazineye ait olduğuna ilişkin şerh bulunan taşınmazlardaki fazlalıkların tapu malikine veya mirasçılarına doğrudan satışı, 4916 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılarak, 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi olarak yeniden düzenlenmiştir.
Yapılan düzenleme ile tapu kayıtlarında tapu fazlalıklarının Hazineye ait olduğuna ilişkin şerh bulunan taşınmazlardaki fazlalıkların, tapu malikine veya mirasçılarına, başvuru süresine ilişkin sınırlamalara tabi olmaksızın, rayiç bedel üzerinden doğrudan satışına imkan sağlanmıştır. Tapu fazlalığı, tapu kayıtlarında; “…. metrekareden fazlası Hazineye aittir” şeklinde şerh düşülen taşınmazları ifade etmektedir.
h) Serbest bölge olarak belirlenen alanlarda kalan Hazine taşınmazlarının satışı: 06.06.1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu uyarınca serbest bölge olarak belirlenen alanlarda bulunan Hazine taşınmazları, serbest bölge olarak kullanılmak kaydıyla, (4916 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 19.07.2003 tarihinden önce bu amaçla tahsis edilmiş olanlar da dahil olmak üzere) gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine rayiç bedel üzerinden, doğrudan satılabilir. Bu bende göre yapılacak satış talepleri Bakanlığımız tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
Satılan taşınmazın, serbest bölge amacı dışında kullanılamayacağına dair, tapu kütüğünün beyanlar hanesine ilgisine göre örneği EK: 3/A-B de yer alan yazı ile şerh konulacak ve örneği EK: 4 de yer alan satış sözleşmesi düzenlenecektir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) ve (h) bentleri kapsamında satışı yapılan taşınmazlardan, satış amacında kullanılmadığı idarece tespit edilenler Bakanlığımıza bildirilecektir.
3.2- Harca Esas Değer Üzerinden Doğrudan Satış:
4916 sayılı Kanun ile 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine eklenen son fıkra hükmüne göre Hazineye ait taşınmazlar, plan kararlarına uyulmak kaydıyla, 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde yer alan harca esas değer üzerinden;
a) Organize hayvancılık yapılmak üzere gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve kuruluşlarına,
b) Küçük sanayi sitesi yapılmak üzere bu amaçla kurulmuş kooperatifler ile kamu kurum ve kuruluşlarına,
c) Borsa yapılmak üzere ticaret borsalarına,
d) Serbest bölge olarak kullanılmak üzere, bu amaçla tahsis edilmiş taşınmazlar da dahil, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına,
e) Teknoloji geliştirme bölgelerinde yönetici şirkete,
f) Üzerinde en az 25 milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası tutarında ve en az 100 kişi istihdam sağlayacak sınai yatırım yapacaklara,
g) Toplu konut üretmek amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığına,
doğrudan satılabilecektir. Bu fıkraya göre yapılacak satış talepleri Bakanlığımız tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
Satılan taşınmazın, satış amacı dışında kullanılamayacağına dair, tapu kütüğünün beyanlar hanesine, ilgisine göre örneği EK: 3/A-B de yer alan yazı ile şerh konulacak ve örneği EK: 4 de yer alan satış sözleşmesi düzenlenecektir.
Bu kapsamda satışı yapılan taşınmazlardan satış amacında kullanılmadığı idarece tespit edilenler, Bakanlığımıza bildirilecektir.
4- TAKSİTLE SATIŞ
Hazinece satılan taşınmazların satış bedeli taksitle de ödenebilir. Satış bedelinin taksitle ödenmesi halinde, bedelin en az dörtte biri peşin, kalanı en fazla iki yılda, eşit taksitlerle ve hesaplanacak kanunî faizi ile birlikte tahsil edilir. Satış bedelinin taksitle ödenmesi halinde, idare ile müşteri arasında örneği EK: 5 de yer alan “Taksitle Satışı Yapılan Hazine Taşınmazlarına Ait Satış Sözleşmesi” düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği müşteriye verilir.
Taşınmazın satış bedeli tamamen ödenmedikçe tapuda ferağ verilmez. Taksitli satışlarda, taksit tutarını ve kanunî faizlerini karşılayacak miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu verilmesi veya satışı yapılan taşınmazın üzerinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümleri uyarınca Hazine lehine kanunî ipotek tesis edilmesi halinde, taşınmaz müşterisi adına devredilir. Ferağ işlemleri, tapu sicil müdürlüklerine ilgisine göre örneği EK: 6/A-B de yer alan yazılarla bildirilir.
Üst üste iki taksitin vadesinde ödenmemesi halinde, idarece, müşteriye borcunu 15 gün içerisinde ödemesi, borcunu bu süre içinde de hesaplanacak faizi ile birlikte ödememesi durumunda, sözleşmenin feshedileceği bildirilir. Tebligata rağmen borcun ödenmemesi halinde, taşınmaz Hazine mülkiyetinde ise sözleşme feshedilerek, yapılan tahsilat faizsiz olarak müşteriye aynen iade edilir. Taşınmaz, banka teminat mektubu veya ipotek tesis edilerek müşteri adına tescil edilmiş ise teminat mektubu veya ipotek paraya çevrilerek, kalan borç tahsil edilir.
4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan düzenleme ile taksitli satışlarda, taksitlendirme dışında bırakılacak bedel ile taksit süresi ve sayısını köy sınırları veya belediye ve mücavir alan sınırları itibarıyla belirlemeye Bakanlık yetkili kılınmıştır. Buna göre bedelin taksitle ödenmesinde esas alınacak satış bedeli, taksit süresi ve sayısı belediye ve mücavir alan sınırları ile köy sınırları içinde kalan taşınmazlar itibarıyla aşağıdaki şekilde belirlenmiştir;
Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçindeki Yerler
Köyler
Taksit Süresi
TaksitSayısı
5 Milyar TL ye Kadar
1 Milyar TL ye Kadar
0
0
5-10 Milyar TL Arası
1-2 Milyar TL Arası
12 Ay
4
10-20 Milyar TL Arası
2-5 Milyar TL Arası
18 Ay
6
20 Milyar TL Üstü
5 Milyar TL Üstü
24 Ay
8
Yukarıda belirtilen taksitle satışa esas tutarların belirlenmesinde, alt limitlerin üzeri ve üst limitler dahil olarak esas alınacaktır. Taşınmaz, belediye ve mücavir alan sınırları içerisindeki bir köyde ise parasal değerlerin hesabında, belediye ve mücavir alan sınırları dikkate alınacaktır.
Taksit tutarları eşit olarak belirlenecek ve her bir taksit süresi 3 ay olacaktır. Taksitlerin vadesinden önce ödenmesi durumunda, tahsil tarihi itibarıyla faiz hesaplanacaktır.
Örnek 1- Tablodaki belediye ve mücavir alan sınırları içindeki 5-10 milyar arası ifadesinden, 5 milyarın üzerini ve 10 milyar dahil tutarı anlamak gerekmektedir.
Örnek 2- Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan bir köyde yapılan satışta ihale bedeli 2 milyar TL dir. Müşteri taksitlendirme talebinde bulunmuştur. Bu durumda, taşınmaz belediye ve mücavir alan sınırı içinde kaldığından talep kabul edilmeyerek, satış bedelinin tamamı peşin tahsil edilecektir.
Örnek 3- Köy sınırları içerisindeki bir taşınmaz 1 milyar TL bedel üzerinden satılmıştır. Bu durumda satış bedelinin tümü peşin olarak tahsil edilecektir.
Örnek 4- Belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmaz 20 milyar TL bedelle satılmış olup, müşteri her biri 5 er aylık dönemler halinde ve 3 eşit taksitte ödeme talebinde bulunmuştur. Bu durumda, taşınmazın bedeli en fazla 18 aylık süre içinde ve 3 er aylık dönemler halinde 6 eşit taksit ile ödenebileceğinden, talep bu şekilde revize edilerek dikkate alınacaktır.
Örnek 5- Müşteri ilk 7 ayı ödemesiz, 12 ayda ve 12 eşit taksitte ödeme talebinde bulunmuştur. Bu durumda, 7 aylık ödemesiz tabloya uygun olmadığından, ilk taksit en fazla 3 ay sonra başlamak üzere 12 ayda 4 eşit taksitte ödenebilecektir.
Örnek 6- Müşteri eşit olmayan taksit tutarları üzerinden ödeme talebinde bulunmuştur. Bu durumda, her bir taksit için ayrı bedel söz konusu olduğundan, talep eşit taksitlere dönüştürülerek kabul edilecektir.
5- BELEDİYELERE DEVİR
4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan değişiklikle; belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlığımızca tespit edilecek alanlarda bulunan Hazineye ait taşınmazlardan, 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilecektir.
Aynı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belediyelere devredilmeyecek yerleri belirlemeye Bakanlık yetkili olduğundan, belediyelerden gelecek devir talepleri Bakanlığımıza iletilerek, alınacak talimat doğrultusunda işlem yapılacaktır.
5.1- Bakanlığa Gönderilecek Bilgi ve Belgeler:
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan Hazineye ait taşınmazların, ilgili belediyece devrinin talep edilmesi halinde, belediyenin devir talebinin ekinde aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler yer alacaktır;
– Devri talep edilen taşınmazların 31.12.2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olduğuna dair hava fotoğrafı, tespit tutanağı, yapı tatil veya kaçak inşaat zaptı, idari ve adli yargı mercilerince verilmiş kararlar, elektrik,su, telefon, doğalgaz vb faturaları, seçmen kütüğü kayıtları, vs.
– Varsa onaylı imar durum belgesi veya halihazır durumunu gösterir kadastro veya imar parseli işaretlenmiş onaylı imar planı,
– İmar planı yoksa halihazır durumunu gösterir kadastral pafta örneği,
– Varsa yapılanmayı gösterir fotoğraflar,
– Devri talep edilen taşınmazların pafta, ada, parsel numaraları, yüzölçümü, imar durumu, işgal durumu, işgalcisine ilişkin bilgilerin yer aldığı liste, disket, cd.
Belediyenin devir talebi ve eki belgeler ivedilikle incelenerek;
– Taşınmaza ilişkin şerh veya beyanları da içeren güncelleştirilmiş tapu kayıt örneği,
– Taşınmazın talep tarihindeki fiili durumunu (işgal, muhdesat vb.) gösteren ve mahallinde düzenlenecek tespit tutanağı,
Valilik görüşü ile birlikte Bakanlığa gönderilecektir.
5.2- Devir:
Bakanlıkça belediyeye devredilmesi uygun görülen taşınmazlar, Bakanlık yazısının belediyeye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde belediye başkanlığı ile defterdarlık veya malmüdürlüğü arasında örneği EK: 7 de yer alan protokol düzenlenerek, belediyeye devredilecektir. Bu şekilde devredilen taşınmazların, haczedilemeyeceği ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği hususları, örneği EK: 8 de yer alan yazı ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilecektir.
Taşınmazların belediyeye devri sırasında, örneği EK: 8 de yer alan yazı ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine taşınmazın belediye adına tapuya tescil edildiği tarihten itibaren üç yıl içinde satılamadığı takdirde, belediyenin muvafakatine ve hükme gerek olmaksızın Hazine adına resen tescil edileceğine dair şerh konulacaktır.
Belediyeye devredilen taşınmazların, Taşınmaz Esas Defterindeki kayıtları, Hazine ile İlişikli Taşınmaz Defterine aktarılacaktır. İmar uygulaması yapılmadan devredilen taşınmazlardan, daha sonradan eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanlar için ayrılacakların Hazine adına tescil işlemleri ile imar uygulaması yapılmış olan veya devir tarihinden sonra imar uygulaması yapılan taşınmazların, yapı sahipleri ile bunların kanuni ve akdi halefleri tarafından alınmaması ya da belediyece genel hükümlere göre değerlendirilememesi halinde, Hazineye tekrar intikal edeceği tarihe kadar takipleri bu defterden yapılacaktır.
Devredilen taşınmazların, belediyelerce öncelikle imar planları ve imar uygulaması yapılacaktır. Belediyelerce imar planı ve/veya imar uygulaması yapılmadan kadastral parsel üzerinden yapılan satışlarda, taşınmazın imar uygulaması sırasında düzenleme ortaklık paylarına ilave olarak, satışı yapılan arazinin düzenlemeden önceki yüzölçümünün % 20 sinin, satış bedelinden aynı oranda düşülmek kaydıyla eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanları için ayrılabileceğine ve bu amaçla ayrılan alanların bedelsiz ve müstakil parsel şeklinde Hazine adına resen tescil edileceğine dair tapu kütüğüne belediyece şerh koydurulacaktır. Bu hizmetlere ayrılan kısmın % 20 nin altında kalması halinde eksik ayrılan kısma isabet eden bedele, kanuni faiz uygulanarak tahsil edilecektir. Belediyece, taşınmazın kadastral parsel olarak satışı sırasında bu hususa ilişkin EK: 9 da yer alan taahhütname alınarak, bir örneği defterdarlık veya malmüdürlüğüne gönderilecektir. Bu husus, defterdarlık veya malmüdürlüklerince uygulama imar planları üzerinden, titizlikle takip edilecektir.
Örneğin, belediye mücavir alan sınırları içinde plansız alanda kalan, üzerinde yapılanma olan 10.000 m2 yüzölçümlü taşınmaz belediyeye devredilmiş olup, belediye tarafından da imar uygulaması yapılmadan, kadastral parsel üzerinden kullanıcısına satılmıştır. Taşınmazın belediyece tespit edilen m2 rayiç bedeli 2 milyon TL dir.
Taşınmazın belediye tarafından üçüncü kişiye devri sırasında, tapu kaydına yukarıda belirtilen şerh konulacak; tahsil edilecek satış bedelinin hesaplanmasında, taşınmazın toplam değeri olan 20 milyar TL den, imar uygulaması sonucu Hazine adına tescil edilecek eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanlarının değeri olan % 20 lik kısma ait 4 milyar TL düşülerek, sadece 16 milyar TL tahsil edilecektir. İmar uygulamasında eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanları olarak ayrılacak alanlar, Hazine adına bedelsiz ve müstakil parsel olarak tescil edilecektir.
İmar uygulaması sonucunda eğitim ve sağlık tesisleri ile diğer resmî tesis alanları olarak % 20 nin altında, örneğin % 10 oranında ayrılması durumunda; eksik ayrılan % 10 luk kısma isabet eden 2 milyar TL, satış tarihinden tahsil tarihine kadar geçecek süre için hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte müşterisinden ayrıca tahsil edilecektir.
Devredilen taşınmazların, belediyece satışı halinde, satış bedelinin tamamı tahsil edilmeden müşterileri adına tapuda devir işleminin yapılmayacağı hususunda, örneği EK: 8 de yer alan yazı ile ayrıca tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh konulacaktır.
5-3 Belediyece Yapılacak Satışlar:
Belediyelere devredilen taşınmazlar, belediyelerce öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan, bunların satın almak istememesi halinde, genel hükümlere göre rayiç bedel üzerinden satılacaktır. Rayiç bedel, vergi değerinden az olmamak üzere normal alım satım bedeli olup, bu bedel belediyelerce kendi mevzuatına göre tespit edilecektir.
Belediyece yapılacak satışlarda satış bedeli, en az dörtte biri peşin ödenmek üzere, üç yıla kadar taksitlendirilebilecektir. Taksit tutarlarına kanuni faiz oranının yarısı uygulanacaktır. Taksitle satışa esas bedel ile taksit süresi ve sayısını belirlemeye ilgili belediyeler yetkilidir.
Belediyece satılan taşınmazların satış bedelleri, müşterileri tarafından ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğü hesabına yatırılacaktır. Hesap numaraları devir aşamasında ilgili belediyeye bildirilecek, belediye tarafından da vatandaşlara duyurulacaktır. Tahsil edilen bu bedeller hiçbir şekilde haczedilemeyecektir.
5-4 Belediyece Satıştan Sonra Gönderilecek Bilgi ve Belgeler:
Devredilen taşınmazların belediyece satılması halinde, taşınmaza ve satın alan kişiye, bedele ilişkin bilgiler ile bedelin ödenme şekli, taksitle ödeme halinde taksitlerin sayısını, tutarını gösteren satış sözleşmesi, satış bedelinin yatırıldığını gösteren makbuzun bir örneği, kadastral parsel üzerinden yapılan satışlarda tapu kütüğüne şerh konulduğunu gösteren tapu kaydı veya tapu senedi örneği ile müşteriden alınan EK: 9 da yer alan taahhütname, defterdarlık veya malmüdürlüğüne gönderilecektir.
5-5 19.07.2003 Tarihinde Sonra Hazine Taşınmazları Üzerinde Yapılan Yapı Ve Tesisler:
4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan yasal olmayan her türlü yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal edecektir. Yapı ve tesisleri yapanlar herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceklerdir. Muhafazasında yarar görülen yapı ve tesislerin varlığı halinde, tapu idarelerine bildirilmek suretiyle, gerektiğinde cins tashihleri yaptırılacaktır.
Yapılan düzenleme ile 4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden sonra Hazine taşınmazları üzerinde kaçak yapılaşmanın önlenmesi yönünde önemli bir yaptırım getirilerek, caydırıcılık sağlanmıştır. Bu hususun ilgililer tarafından titizlikle takip edilmesi gerekmektedir.
6- KOOPERATİFLERE SATIŞ
29.06.2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun 7/B maddesine göre; Hazineye ait taşınmazlar; imar planlarına uygun olarak konut yapılmak amacıyla rayiç bedel üzerinden konut yapı kooperatiflerine, kooperatif birliklerine veya bu birliklerin oluşturduğu üst birliklere, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre, sadece bunlar arasında yapılacak ihale ile satılabilecektir.
Satılan taşınmazın satış amacı dışında kullanılamayacağına, amacı dışında kullanıldığının tespiti halinde, satış bedelinin faizsiz iade edilerek, Hazinece geri alınacağına, yapılacak imar uygulaması sonucunda kamu hizmet alanlarına ayrılan yerlerin, bedelsiz ve müstakil parsel olarak Hazine adına resen tescil edileceğine dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine, ilgisine göre örneği EK: 10/A-B de yer alan yazı ile şerh konulacaktır. İhaleye katılacakların, ihale konusu taşınmazın tahmini bedelinin dörtte birini bir bankada adlarına açılan hesapta bloke etmeleri şarttır. Üzerinde ihale kalmayan kooperatifler, kooperatif birlikleri veya üst birlikleri bloke edilen tutarı, talepleri halinde üyelerine iade edeceklerdir.
Konut yapılmak üzere konut yapı kooperatifleri, kooperatif birlikleri veya bu birliklerin oluşturduğu üst birlikleri arasında yapılacak satışlara ilişkin ihale ilan ve şartnamelerinde yukarıda belirtilen hususlar ayrıntılı olarak yer alacaktır. Satışlara ilişkin talepler, 251 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliği ile valiliklere (defterdarlık) devredilen yetki çerçevesinde değerlendirilecektir. Devredilen yetki sadece satışa çıkarmaya ilişkin olup, ihale kararlarının onaylanmasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunundaki parasal sınırlara uyulacaktır.
7 – SİT ALANLARINDA KALAN TAŞINMAZLAR
19.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 4706 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi yeniden düzenlenmiştir. Buna göre 21.07.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca, sit alanı ilan edilmiş ve onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilmiş arsa ve arazilerin, Hazineye ait taşınmazlarla değiştirilmesi işlemlerinde, taşınmaz maliklerinin kabul etmeleri halinde, Hazineye ait taşınmazların satış işlemlerinde ödeme aracı olarak kabul edilmek üzere, taşınmazın bedelini gösteren bir belge verilir.
Belgenin işleme tabi tutulacağı tarihteki bedeli, belgede yazılı bedele kıymet takdir tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmak suretiyle tespit edilir.
Bu değişiklik nedeniyle aşağıdaki hususların açıklanmasına gerek duyulmuştur;
a) 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen I. ve II. derece arkeolojik ve I. derece doğal sit alanında taşınmazı bulunan maliklerin istemeleri halinde, Bakanlığımızca düzenlenen ve taşınmazın bedelini gösteren örneği EK:11 de yer alan belge verilecektir.
03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 19.07.2003 tarihinden önce Kültür ve Turizm Bakanlığınca takas programına alınan, ancak belge düzenlenmemiş taşınmazlar için 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı yapılmadan belge düzenlenemeyecektir.
b) I. derece doğal ve I. ve II. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazlardan 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planlarında kesin inşaat yasağı getirilmemiş olanlar için belge düzenlenmeyecektir.
c) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarında kalan taşınmazlardan; imar planında meydan, yol, park, yeşil alan, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış olanların ilgili belediyelerce, sair kamu kurum ve kuruluşlarının bakım ve onarımı ile görevli oldukları veya kullandıkları taşınmazların ise ilgili kurum ve kuruluşlarca kamulaştırılması gerektiğinden, bu taşınmazlar için belge düzenlenmeyecektir. Benzer şekilde, kıyıda kalan taşınmazlar için de belge düzenlenmeyecek ve trampa yapılmayacaktır.
d) Hazineye ait taşınmazların satış ihalelerine katılan ve adına geçici satış ihalesi yapılan belge sahipleri, bu belgeyi ihale bedelinin ödenmesinde, ödeme aracı olarak kullanabileceklerdir.
e) Kültür ve Turizm Bakanlığınca takas programına alınarak belgeleri Bakanlığımıza gönderilen taşınmazlar için 2886 sayılı Kanunun 9 ve 13 üncü maddelerine göre kıymet takdiri yapılacaktır. Kıymet takdirinde, taşınmazın sit alanı ilan edilmemiş hali dikkate alınacaktır.
f) Düzenlenen bu belgeler, satış gelirleri özel ödenek kaydedilen taşınmazlar için ödeme aracı olarak kullanılamayacaktır. Bu taşınmazların satış ihalelerine ilişkin şartname ve ilanlarında, bu belgelerin ödeme aracı olarak kullanılamayacağı belirtilecektir.
g) Satışı yapılan taşınmazın bedelinin belge ile ödenmek istenmesi halinde, ihale bedeline bakılmaksızın geçici ihale kararı onay için Bakanlığa gönderilecektir.
8- DİĞER HÜKÜMLER
a) Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi işlemlerinde, ilgili kurumlardan çok sayıda bilgi ve belge istenilmektedir. Uygulamada, bu bilgi ve belgelerin temini uzun süre almakta ve beklenen verim alınamamaktadır. Ayrıca, talep edilen bu bilgi ve belgeleri mevzuatı gereğince sonuçlandırması gereken bazı kuruluşlar ücret, bedel ve gider karşılığı talep etmektedirler.
4706 Sayılı Kanunun 7 inci maddesinde yapılan düzenleme ile Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi ile ilgili işlemlerde, Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin, kamu kurum ve kuruluşlarınca öncelikle gönderilmesi, görüş yazılarının en geç iki ay içinde cevaplandırılması, bu süre içinde cevap verilmediği takdirde olumlu görüş verilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hususun, ilgili idarelere yazılacak talep yazılarında belirtilmesi gerekmektedir.
b) 4706 Sayılı Kanunun 7 inci maddesinde yapılan bir diğer düzenleme ile ifraz, tevhit, tescil ve tespit işlemlerinin imar mevzuatındaki kısıtlamalara tâbi olmaksızın ve ilgili idarelerce herhangi bir ücret, bedel ve gider karşılığı talep edilmeksizin talebi izleyen iki ay içinde yerine getirilmesi hükmü yer almaktadır. Bu hususun da ilgili idarelere yazılacak talep yazılarında belirtilmesi gerekmektedir.
Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine yönelik ifraz, tevhit, tespit, tescil, cins tashihi, yer gösterme ve aplikasyon işlemleri ile mahkeme kararlarının infazı sırasında ilgili kuruluşlarca Hazineden herhangi bir ücret talep edilmeyecektir.
c) İhale komisyonları, gerektiğinde basın ve yayın organlarının satış işlemlerini izlemesi de dahil olmak üzere, ihalenin rekabet ve açıklık ilkelerine uygun şekilde yapılmasını sağlayan her türlü tedbiri alacaktır. Onaylanan ihale kararları, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla internet aracılığı ile ayrıca yayınlanacaktır.
d) Hazineye ait taşınmazların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Satışı yapılan taşınmazlar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tabi tutulmaz.
e) Hazineye ait taşınmazların satışında, kiraya verilmesinde veya sınırlı aynî hak tesisinde; 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kanuna tâbi olmaksızın, 28.7.1981 tarihli ve 2499 sayılı Kanuna tâbi ekspertiz şirketlerine de değer tespit ettirilebilecektir. Ayrıca, ilan, reklam veya pazarlama gibi konularda hizmet satın alınabilecektir. Bu talepler Bakanlık tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
f) Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin kiralanması, satışı, sınırlı ayni hak tesisi veya ön izin verilmesi ihalelerinde tahmini bedelin % 3 ünden az olmamak üzere, % 30 una kadar geçici teminat alınabilecektir.
4070 sayılı Kanun, Hazineye ait tarım arazilerinin bunları kullananlara, kiralayanlara, hissedarlarına ve taşınmazın bulunduğu köy veya belde ile sosyo-ekonomik ilişkisini kesmemiş olanlara, satışına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.
2- KANUNUN UYGULANACAĞI TAŞINMAZLAR
Kanun kapsamına sadece Hazineye ait tarım arazileri girmektedir. Ancak, tapu kütüğündeki cinsi tarım arazisi olmamakla birlikte, imar ve ihya edilerek tarımsal nitelik kazandırılan ve tarımsal amaçla kullanılan taşlık, kayalık, çalılık vb. yerlerin de cins değişikliği yapılmak suretiyle Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazın bir kısmında konut, ahır ve kümes vb. yapıların bulunması halinde, burada esaslı unsur tarım arazisinin kullanılması olacağından, herhangi bir ifraz işlemi yapılmaksızın taşınmazın tümünün bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi, tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazın bir kısmında fabrika, işyeri, ticarethane, atölye, imalathane, depo, mandıra, besi çiftliği vb. bulunması halinde ise bu kısımların hak sahipleri tarafından ifraz ettirilmesinden sonra, tarımsal amaçla kullanılan kısmının bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi, ifraz edilen kısımlarının ise Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre satışlarının yapılması sağlanmalıdır.
3- KANUNUN UYGULANMAYACAĞI TAŞINMAZLAR
4070 sayılı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca, Hazineye ait tarım arazilerinden bu Kanuna göre satışı yapılmayacak olanlar aşağıda belirtilmiştir;
3.1- Kadastrosu yapılmamış olan yerler
Kadastrosu yapılmamış olan yerler ile anlatılmak istenen; 3402 sayılı Kadastro Kanunu ya da bu Kanundan önceki mevzuat gereğince hiç çalışma yapılmamış olan köy ya da mahalle çalışma alanı içindeki yerler ile kadastro çalışmaları halen devam eden, tespit ve tahdit işlemleri tamamlanmadığı için askı ilanları yapılmamış olan yerler anlaşılmalıdır.
Kadastro Kanunu çerçevesinde tespit ve tahdit işlemleri tamamlanarak, askıya çıkmış olan yerler, iki yıllık başvuru süresi içinde askıya çıkma işleminin yapılmış olması şartıyla, 4070 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Askı süresinin başvuru süresinden sonra bitmiş olması, Kanunun uygulanmasına engel teşkil etmez, ancak uygulama askı ilanının kesinleşmesinden sonra yapılır.
Kadastro gören yerlerden iken tescil harici bırakılan yerler ile Hazine veya şahıslar tarafından kadastro tespitine yapılan itiraz ve açılan davalar sonucu Hazine adına tescil edilecek taşınmazlar da bu Kanun kapsamında değerlendirilecektir.
3.2- Kamu hizmetine tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılan taşınmazlar.
3.3- Belediye imar planları sınırları içinde kalan alanlar ile büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerin, bu belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan yerler. Burada “belediye imar planları sınırları içinde kalan yerler…” ile anlatılmak istenen 1/5000 ölçekli nazım imar planları sınırları içinde kalan yerlerdir. Büyükşehir belediyelerinin bulunduğu yerlerde ise büyükşehir belediyelerinin belediye ve mücavir alan sınırları esas alınacaktır.
3.4- Kamu kurum ve kuruluşlarının hazırladıkları planlarda tarım dışı kullanıma ayrılmış alanlar.
3.5- Bir veya birbirine bitişik parsellerde yüzölçümü, asgarî sulu arazide 600, kuru arazide 2.000 dönüm olan ve ilgili kamu kuruluşlarınca ihtiyaç duyulan yerler.
3.6- Deniz kıyı kenar çizgisine 2.000 metre, tabiî ve sun’î göl kenar çizgisine 500 metreden az mesafede bulunan alanlar.
3.7- 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan alanlar ile 17.10.1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun gereğince Çevre ve Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmazlar.
3.13- Maliye Bakanlığınca belirlenecek bölge, il ve ilçelerde bulunan taşınmazlar. Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerinden doğan ihtiyaçlar ve zorunluluklar nedeniyle kapsam dışı tutulacak il ve ilçeler 05.06.1996 tarihli ve 216 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile duyurulmuştur.
Doğrudan satış yöntemi, Hazineye ait tarım arazilerinin hissedarlarına, topraksız ya da yeterli toprağı olmayan kiracılara veya kullanıcılarına satışında uygulanır. Hazineye ait tarım arazileri, Kanunun 5 ve 7 nci maddelerine göre kiracılar ile kullanıcıların kanuni mirasçılarına doğrudan satılamaz, kanuni mirasçılar sadece bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen öncelikli alım hakkından yararlanırlar.
Hak sahibi kişinin 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık başvuru süresi içinde, ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğüne örneği EK: 1 de yer alan dilekçe ile başvurması gerekir.
4916 sayılı Kanun ile 4070 sayılı Kanunda belirtilen sulu arazide 40, kuru arazide 100 dönüm sınırlaması kaldırıldığından, daha önce bu miktar sınırlaması nedeniyle kullandıkları arazinin tamamını doğrudan veya ihale ile satın alamayan kişilerin başvuruda bulunmaları halinde, taleplerinin bu Kanuna göre değerlendirilmesi gerekir.
4.1- Öngörülen Koşul:
Hazineye ait tarım arazilerinin Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kiracılara, hissedarlara ve tarımsal amaçla kullananlara doğrudan satılabilmesi için; bu kişilerin birikmiş kira ve ecrimisil borçlarının asıllarını % 20 fazlası ile ödemeleri gerekmektedir. Bu şekilde ödeme yapıldığı takdirde ayrıca gecikme zammı ve faiz tahsil edilmeyecektir.
4.2- Doğrudan Satış Yapılabilecek Kişiler:
a) Kiracılara satış: 4070 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre, topraksız ve yeterli toprağı olmaması nedeni ile 31.12.2002 tarihinden önce 06.10.1994 tarihli ve 198 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca kendilerine Hazineye ait tarım arazisi kiraya verilen ve 31.12.2002 tarihi itibariyle kiracılık sıfatı devam eden kiracılara, başvurmaları durumunda rayiç bedel üzerinden doğrudan satış yapılabilir. Topraksız ve yeterli toprağı olmaması nedeni ile kiracı olanlara doğrudan satışta, bu taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile kullanım şartı aranmaz.
b) Hissedarlara satış: Kanunun 6 ncı maddesine göre, Hazinenin tarım arazilerindeki hissesi, diğer hissedarlara rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir.
Hisseli taşınmazın, hissedarların dışında kiracı veya başka bir şahıs tarafından kullanılması halinde, öncelik hissedarlara tanınacaktır. Hissedarlar tarafından satın alınmaması halinde, taşınmaz hak sahibi kiracıya veya kullanan şahsa satılacaktır.
Taşınmazın payları eşit olan ya da olmayan birden fazla hissedarı olması halinde, başvuruda bulunana hissesi oranında satış yapılacaktır. Kalan Hazine hissesinin satışı, hissedarlar arasında eşitsizlik yaratmamak bakımından Kanunun öngördüğü başvuru süresi bittikten sonra başvuruda bulunan hissedarlara hisseleri oranında yapılmalıdır. Ancak, diğer hissedarlar kendisine düşen Hazine hissesini almak istemediklerini noter onaylı belge ile bildirmeleri halinde, bu süre beklenmeksizin Hazine hissesi yine hisseleri oranında diğer hissedarlara satılacaktır.
c) Tarımsal amaçla kullananlara satış: Hazineye ait tarım arazilerinin kullanıcılarına doğrudan satılabilmesi için bu taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanıldığının Hazinece belirlenmiş olması gerekmektedir.
06.10.1994 tarihli ve 198 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği dışında kendilerine Hazineye ait tarım arazisi kiraya verilen ve 31.12.2002 tarihi itibariyle kiracılık sıfatı devam eden kiracıların talepleri, kullanıcı olarak değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.
Taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanıldığının belirlenmesi, millî emlâk veya muhakemat kayıtlarındaki birbirini doğrulayan bilgi veya belgeler (taşınmazın dosyasındaki tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, mahkeme kayıtları, idari yoldan tahliye kayıtları, muhtar ve bilirkişi yazılı beyanları, ecrimisil tahsilat makbuzları, taşınmazın dosyasındaki kadastro veya tapulama tutanağı, tapu kütüğündeki şerhler gibi) üzerinden yapılır.
Hazineye ait bir parselin tamamının birden fazla şahıs tarafından kullanılması halinde, parsel fiilî kullanım durumuna göre ifraz edildikten sonra satılacaktır. Ancak, kullananlar kendi aralarında anlaştıkları takdirde parselin tamamının hisseli olarak satılması da mümkündür. Hazineye ait parselin kısmen kullanılması halinde, kullanılmayan kısım ifraz edilerek genel hükümlere göre değerlendirilecektir.
d) Mülga 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince tapuda adına şerh bulunanlara satış: 4070 sayılı Kanunun 7 nci maddesine eklenen üçüncü fıkra gereğince, Hazineye ait taşınmazlardan, mülga 28.6.1966 tarih, 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince üzerine şerh konulmuş ve 21.6.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi gereğince ilgililerince talep ve dava edilmemiş olanlar, tapuda adına şerh bulunanlara veya bunların yasal mirasçılarına, 31.12.2002 tarihinden önce 5 yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanılması ve bu hususun Hazinece belirlenmesi şartına bağlı olmaksızın, doğrudan satılabilecektir. Şerhlere ilişkin olarak 11.02.1989 tarihli ve151 sıra numaralı Milli Emlak Genel TebliğininII/C-a bölümünde yer alan açıklamalar dikkate alınacaktır.
Bu taşınmazlar üzerindeki şerhler, taşınmazın hak sahipleri tarafından 03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde satın alınmak üzere talep edilmemesi halinde, tapu idarelerince resen kaldırılır.
5- İHALE YOLU İLE SATIŞ
İhale yolu ile satış, Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış yönteminden yararlanamayacak durumda olup da, Kanunda belirtilen diğer şartları taşıyanlara yapılan satışlarda uygulanır.
Bu satış, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda öngörülen satıştan, ihaleye katılım ve ilan yönünden farklıdır. İhale yöntemi ile satılacak tarım arazilerinin, doğrudan satıştan farklı olarak, köy veya belde sınırları içinde olması gerekmektedir. Bu nedenle il veya ilçe belediye sınırları içinde kalan tarım arazilerinin satışında 8 inci madde hükümleri uygulanmayacaktır.
5.1- İhalelere katılabilecek kişiler: 4070 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre tarım arazilerinin satışı ile ilgili ihalelere;
a) Taşınmazın bulunduğu köy veya belde nüfusuna kayıtlı ve o köy veya beldede oturmakta olan,
b) Taşınmazın bulunduğu köy veya belde nüfusuna kayıtlı ve 31.12.2002 tarihinden önce o köy veya beldede bir taşınmazı malik veya zilyed olarak tasarruf eden,
gerçek kişiler katılabilirler.
5.2- İhale yolu ile yapılan satışlarda ilan: Tarım arazilerinin satışına ait ilan, köy veya belde muhtarlıklarına bildirilerek, köyde alışılmış usullere göre duyurularak yapılır. Gerekli görülen durumlarda, bunlara ek olarak belirlenecek başka yollarla da ilan yapılabilir.
5.3- Geçici teminat:4706 sayılı Kanunun 7/A maddesi genel hüküm niteliğinde olduğundan, 4070 sayılı Kanuna göre ihale yoluyla yapılacak satışlarda, ita amirinin onayı ile tahmin edilen bedelin yüzde 3 ünden az olmamak üzere yüzde 30 una kadar geçici teminat alınabilir. Alınan geçici teminatın peşin satışlarda ihale bedelinin ödenmesinden, taksitli satışlarda ise peşinat tutarının ödenmesinden sonra iade edilmesi gerekmektedir.
5.4- Öncelikli alım hakkı: Kanunun 8 inci maddesi hükmüne göre; 31.12.2002 tarihinden önce Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış hakkından yararlanamamış olanlar veya bunların kanuni mirasçıları taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu hususun Hazinece belirlenmiş olması koşuluyla, ihale yoluyla satışa çıkarılan tarım arazilerini öncelikli alım hakkına sahiptirler.
4070 sayılı Kanunun 9 ve Geçici 2 nci maddeleri uyarınca tarım arazilerinin satışı sırasında öncelikli alım hakkının kullanılabilmesi için, hak sahibi kişinin 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık başvuru süresi içinde, ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğüne örneği EK: 1 de yer alan dilekçe ile başvurması gerekir.
Öncelikli alım hakkı olan kişiler ihaleye katılsın veya katılmasın, ihale ita amirince onaylanmadan önce kendilerine 7 gün içinde yapılacak tebligat üzerine, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmeleri halinde, ihale öncelikli alım hakkı sahibine yapılır ve bu durum üzerinde ihale kalan müşteriye bildirilir.
Öncelikli alım hakkı sahibi, bu süre içinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmez ise üzerinde ihale kalan müşteriye 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılarak işlemler tamamlanır.
Tarım arazisinin satışının ilk ihalesinde istekli bulunmadığı takdirde, ikinci ve izleyen ihalelerde öncelikli alım hakkı kullanılamaz.
Kanuni mirasçılardan birinin öncelikli alım hakkından faydalanmak üzere başvurusu, taşınmazın satışa çıkarılması için yeterli olup, ihaleye çıkılmadan önce taşınmazın hangi kanuni mirasçılar tarafından fiilen kullanıldığı idarece tespit edilerek, öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılar belirlenir. İhaleye ilişkin bilgiler, ihale yapılmadan önce öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara yazı ile bildirilerek, ihaleye iştirak etmeleri istenir.
Yapılan ihale sonucu, öncelikli alım hakkı sahibi kanuni mirasçılara, ihaleye katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın, bu hakkın kullanılabilmesi bakımından 15 gün içinde idareye başvurmaları, aksi halde haklarından feragat etmiş sayılacakları tebliğ edilir.
Talepte bulunan öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmelerine ilişkin ikinci bir tebligat yapılır. Birden fazla talipli olması halinde, satış veraset ilamında gösterilen hisseleri oranında yapılır.
Örneğin, 10.000 m2 Hazineye ait taşınmazı 25.09.1999 tarihinden itibaren kullanan şahıs, 31.12.2002 tarihinden sonra vefat etmiştir. Şahsın 4 kanuni mirasçısı olup, her birinin hisse oranı eşittir. Kanuni mirasçılardan biri 05.08.2003 tarihinde Kanundan faydalanmak üzere başvurmuştur. Taşınmazı 3 mirasçı fiilen kullanmaktadır.
İdare öncelikle, veraset ilamında gösterilen öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılardan hangisinin o taşınmazı fiilen kullandığını tespit eder. İdarece yapılan tespitte, taşınmazın 3 mirasçı tarafından fiilen kullanıldığı anlaşılmıştır. İdare, ihale işlemlerini tamamlayarak, ihale gün ve saatini öncelikli alım hakkına sahip 3 mirasçıya bildirir ve yapılacak ihaleye iştirak etmelerini ister.
İhale yapılmış ve ihaleye 2 mirasçı katıldığı halde, ihale başka bir şahıs üzerinde kalmıştır. Bu durumda idarece, ihaleye katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın öncelikli alım hakkı sahibi kanuni mirasçıların üçüne, bu hakkın kullanılabilmesi bakımından 15 gün içinde idareye başvurmaları, aksi halde haklarından feragat etmiş sayılacakları tebliğ edilir. Yapılan tebligata 2 mirasçı icabet etmiştir.
Talepte bulunan öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmelerine ilişkin ikinci bir tebligat yapılır. 2 mirasçıya veraset ilamında gösterilen hisselerine, diğer mirasçıların hisseleri de eklenmek suretiyle bulunacak hisseleri oranında satış yapılır. Örneğimizde, taşınmaz 10.000 m2 ve hisse oranları eşit olduğundan her bir mirasçı, 5.000 m2 satın alabilecektir.
6- SATIŞ BEDELİNİN TAHSİLİ, TESCİL VE TAKSİTLE ÖDEME
4706 sayılı Kanunun genel hüküm niteliğindeki 5 inci maddesine göre, satılan taşınmazın satış bedelleri peşin veya taksitle ödenebilir. 4070 sayılı Kanuna göre yapılacak taksitli satışlarda satış bedeli, herhangi bir parasal sınıra tabi olmaksızın, en az 1/4’ü peşin ödenmek şartıyla, en fazla 2 yıl içinde faizsiz olarak eşit taksitlerle ödenebilir. İlk taksit, peşinatın alınmasından itibaren 6 ay içinde, kalan taksitler ise ilk taksidi takip eden en fazla 3’er aylık dönemler halinde tahsil edilebilir. Satış bedelinin taksitle ödenmesi halinde, müşteri ile idare arasında örneği EK: 2 de yer alan sözleşme düzenlenir. Sözleşme düzenlenmesinde noter tasdikine gerek yoktur. Düzenlenen sözleşmenin bir örneği müşteriye verilir.
Taşınmazın bedelinin tamamı ödenmeden tapuda ferağ verilmez. Ancak, taksitli satışlarda, taksit tutarlarını karşılayacak miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu verilmesi halinde, defterdarlık veya malmüdürlüğünün örneği EK: 3/A da, taşınmazın üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilmesi halinde örneği EK: 3/B de, yer alan yazılı istemi üzerine devralanlar adına tapu sicil müdürlüğünce resen tescil işlemi yapılır. 4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce tarım arazisi satın alanlar da bu hükümden yararlanabileceklerdir.
4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden itibaren yapılacak taksitli satışlarda faiz alınmaz. Ancak, 19.07.2003 tarihinden önce yapılmış taksitli satışlarda, bu tarihe kadar kanuni faiz uygulanmasına devam edilir. 19.07.2003 tarihinden sonra vadesi gelen taksitler için ise sadece bu tarihe kadar faiz hesaplanır; ödenecek taksitlerin bu tarihten sonraki kısmı için faiz alınmaz.
4916 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 4070 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir. 4070 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin değişmeden önceki halinde, taksitlerin sonuncusunun vadesi geçtiği halde, henüz ödenmemiş borç ve kanuni faizi varsa, idarece verilecek 30 günlük ek süre içinde de yine toplam borçlar ödenmez ise, alınan bedellerin kanuni faizleri ile ilgilisine iade edileceği ve taşınmazın genel hükümlere göre satılacağı hükmü yer almaktadır. 4916 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile bu hüküm madde metninden çıkarılmıştır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce tarım arazilerini satın alanların haklarının korunması bakımından; bu tarihten önce satışı yapılan ve taksitlerin sonuncusunun vadesi geçtiği halde ödenmemiş borç varsa, bunların ödenmesi için idarece 30 günlük ek süre verilir. Bu süre içerisinde de borç ve faizler ödenmez ise tahsil edilen bedeller, varsa ödediği faizleri ile birlikte ilgilisine iade edilerek, taşınmaz genel hükümlere göre satılır.
4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden sonraki taksitle satışlarda, üst üste iki taksitin vadesinde ödenmemesi halinde, idarece, müşteriye borcunu 15 gün içerisinde ödemesi, ödenmeyen taksitlerin vade tarihleri ile tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz uygulanacağı, borcunu bu süre içinde hesaplanacak faizi ile birlikte ödememesi durumunda sözleşmenin feshedileceği bildirilir. Yapılan tebligata rağmen borcun ödenmemesi durumunda, taşınmaz Hazine mülkiyetinde ise sözleşme feshedilerek, yapılan tahsilat faizsiz olarak müşteriye aynen iade edilir. Taşınmaz, banka teminat mektubu verilmek veya ipotek tesis edilmek suretiyle müşteri adına tescil edilmiş ise teminat mektubu veya ipotek paraya çevrilerek, kalan borcun tamamı tahsil edilir.
7- İFRAZ İŞLEMLERİ VE KURUMLARDAN BİLGİ BELGE İSTENİLMESİ
4070 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde, ifraz işlemlerinin Tescile Konu Olan Harita ve Planlar Yönetmeliğine uygun olarak yapılacak haritalara göre yapılacağı ve bu Kanuna göre yapılacak ifrazlarda, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Uygulama Yönetmelikleri hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, 4706 sayılı Kanunun genel hüküm niteliğindeki 7 nci maddesine göre, kamu kurum ve kuruluşlarınca, Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi ile ilgili işlemlerde Bakanlık tarafından istenilen bilgi ve belgeler öncelikle gönderilecek ve görüş yazıları en geç iki ay içinde cevaplandırılacak, görüş yazıları bu süre içerisinde cevaplandırılmadığı takdirde, uygun görüş verilmiş sayılacaktır. Hazineye ait taşınmazların ifraz, tevhit, tescil ve tespit işlemleri imar mevzuatındaki kısıtlamalara tabi olmaksızın ve herhangi bir ücret, bedel ve gider karşılığı talep edilmeksizin, ilgili kuruluşlarca, talebi izleyen iki ay içinde yerine getirilecektir.
8- TARIM DIŞI KULLANIMIN YASAKLANMASI
4070 sayılı Kanuna göre gerek doğrudan, gerekse ihale ile satılan tarım arazileri, on yıl süre ile tarım dışı amaçlarla kullanılamaz bu husus tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılır. Bu süre sonunda tarım dışı amaçla kullanım Tarım ve Köyişleri Bakanlığından alınacak izne tabidir.
Satış işleminin tamamlanmasından sonra tapu sicil müdürlüğüne örneği EK: 3/A-B de yer alan yazı yazılarak, taşınmazın müşteri adına tescili ile belirtilen şerhin konulması istenir. Buradaki şerh taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılmamasına yönelik olup, tarımsal amaçlarla kullanılmak üzere mülkiyetin devrine engel teşkil etmemektedir.
9- DEVLET İHALE KANUNUNUN UYGULANACAĞI HALLER
4070 sayılı Kanun kapsamına giren arazilerin gerek doğrudan, gerekse ihale yolu ile satışında öncelikle bu Kanunda yer alan hükümler uygulanacak, hüküm bulunmayan hallerde ise Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Rayiç bedel tespitinde, emsal satış değerleri göz önünde bulundurulacak, bu bedel Emlâk Vergisi Kanununa göre belirlenmiş olan değerin altında olamayacaktır.
10- YETKİ DEVRİ
4070 sayılı Kanuna göre hak sahiplerine doğrudan veya ihale yoluyla yapılacak satışlarda, 28.02.2001 tarih ve 251 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğiile verilen genel yetkiye istinaden satışa çıkarmaya izin vermeye defterdarlar yetkilidir. Bu yetki milli emlak dairesi başkanlığı kurulan illerde, milli emlak dairesi başkanına devredilebilir.
Verilen yetki sadece satışa çıkarmaya ilişkin olup, ihale onayları daha önceden olduğu gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunundaki parasal sınırlara bağlı olarak yapılacaktır.
4070 sayılı Kanuna göre Bakanlığımıza gönderilecek satış izni veya ihale onay taleplerine ilişkin yazılara; örneği EK: 4 de yer alan bilgi formu, kıymet takdir kararı ile hak sahipliğinin tespitine yönelik her türlü bilgi ve belgelerin (tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, mahkeme kayıtları, idari yoldan tahliye kayıtları, muhtar ve bilirkişi yazılı beyanları, ecrimisil tahsilat makbuzları, taşınmazın kadastro veya tapulama tutanağı, tapu kütüğündeki şerhler gibi) eklenmesi gerekmektedir.
11- SONUÇLARIN BİLDİRİLMESİ
4070 sayılı Kanuna göre yapılan satış işlemlerinin Bakanlığımızca izlenebilmesi bakımından her taşınmaz için peşinat tahsil edildiğinde, örneği EK: 5 de yer alan form bir defaya özgü olmak üzere işlenerek gönderilecektir. Daha sonra tahsil edilecek taksit bedelleri millî emlâk servisindeki dosyasında bulunan forma işlenecektir.
………………………. ili, ………………….. ilçesi, …………………….. köyünde/mahallesinde, ………………….. yöresinde bulunan ………………. pafta, ………………. ada, ………….. parsel numaralı ve ……………. m2 yüzölçümlü Hazineye ait taşınmazı, tarımsal amaçla ……/…../……… tarihinden beri fiilen kullanıyorum.
16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanundan yararlanarak, söz konusu araziyi satın almak/ön alım hakkımı kullanmak istiyorum.
Anılan taşınmazın tarafıma satışı hususunda gereğini arz ederim. ……/…../200….
BAŞVURANIN
Adı-Soyadı :
İmzası :
Adresi :
Telefonu :
EKLER
Hak sahipliğini ispat edecek her türlü bilgi ve belge
(Ecrimisil tutanağı, tahsilat makbuzları, kira sözleşmesi
Müşteri, bu sözleşmede yazılı olan adresi yerleşim yeri olarak kabul etmiştir. İdare tarafından müşteriye yapılacak her türlü ihbar ve tebligat bu adrese gönderilecektir. Adres değişikliğinin idareye yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olup, adres değişikliği nedeniyle müşteriye ulaşmayan tebligattan dolayı idare sorumlu değildir.
3- BEDELİN ÖDENME ŞEKLİ
Toplam satış bedelinin %25 i olan ………………………………………………………… TL peşin, kalan …………………………………………………….. TL ise aşağıda belirtildiği şekilde en fazla iki yılda, …….. eşit taksitte, faizsiz olarak ödenecektir.
TAKSİT
VADE
TAKSİT
TAKSİT
VADE
TAKSİT
SAYISI
TARİHİ
TUTARI
SAYISI
TARİHİ
TUTARI
1
13
2
14
3
15
4
16
5
17
6
18
7
19
8
20
9
21
10
22
11
23
12
24
4- BEDELİN SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ
Takside bağlanan borca faiz uygulanmaz. Üst üste iki taksitin vadesinde ödenmemesi halinde, idarece, müşteriye borcunu 15 gün içerisinde ödemesi, ödenmeyen taksitlerin vade tarihleri ile tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz uygulanacağı, borcunu bu süre içinde hesaplanacak faizi ile birlikte ödememesi durumunda, sözleşmenin feshedileceği bildirilir. Yapılan tebligata rağmen borcun ödenmemesi durumunda, taşınmaz Hazine mülkiyetinde ise sözleşme feshedilerek, yapılan tahsilat faizsiz olarak müşteriye aynen iade edilir. Taşınmaz, banka teminat mektubu verilmek veya ipotek tesis edilmek suretiyle müşteri adına tescil edilmiş ise teminat mektubu veya ipotek paraya çevrilerek, kalan borcun tamamı tahsil edilir.
5- TAPU İŞLEMLERİ
Satışı yapılan taşınmazın satış bedelinin tamamı ödenmeden tapuda ferağ verilmez. Ancak, takside bağlanan borç miktarını karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu verilmesi veya 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 882 nci maddesi uyarınca, satışı yapılan taşınmaz üzerine Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilmesi halinde taşınmaz, tapuda müşteri adına devredilir.
6- YETKİLİ MAHKEMELER
İhtilaf halinde ……………………………………….. Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.
İşbu sözleşme 6 maddeden ibaret olup, 2 nüsha halinde düzenlenerek, birlikte imza altına alınmıştır. ……/……/200….
TARAFLAR
İTA AMİRİ MÜŞTERİ
Defterdar
Milli Emlak Dairesi Başkanı
Kaymakam
EK: 3/A
T.C.
……………………….. VALİLİĞİ / KAYMAKAMLIĞI
İL DEFTERDARLIĞI / MALMÜDÜRLÜĞÜ
Sayı :
Konu :
………………………… TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNE
………………………….
…………………. ili, ……………………. ilçesi, ……………….. köyü/mahallesi, …………………….. yöresinde bulunan …………….. pafta, ………………. ada, ………………. parsel numaralı ve …………………… m2 yüzölçümlü Hazineye ait taşınmaz, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanun gereğince ………………………………………… adına, ………………………………………………………… TL bedelle satılarak, satış bedelinin tamamı tahsil edilmiştir/satış bedelinin ……………………………………………………………………. TL kısmı tahsil edilmiş, kalan …………………………………………………TL için kesin ve süresiz banka teminat mektubu alınmıştır.
Taşınmazın ferağını vermeye ………………………………………………………. yetkili kılınmıştır. Söz konusu taşınmazın ……………………………………….. adına tescil edilmesi ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine
” İşbu taşınmaz 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanuna göre satılmıştır. On yıl süre ile tarım dışı amaçla kullanılamaz”
Şerhinin konulmasını arz/rica ederim.
…………………………………
EK: 3/B
T.C.
……………………….. VALİLİĞİ / KAYMAKAMLIĞI
İL DEFTERDARLIĞI / MALMÜDÜRLÜĞÜ
Sayı :
Konu :
………………………… TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNE
………………………….
…………………. ili, ……………………. ilçesi, ……………… köyü/mahallesi, ………………………. yöresinde bulunan …………… pafta, …………….. ada, ………………. parsel numaralı ve ……………… m2 yüzölçümlü Hazineye ait taşınmaz, 16.2.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanun hükümlerine göre ………………………………………….. adına, ……………………………………………………. TL bedelle satılarak, satış bedelinin ………………………………. TL kısmı tahsil edilmiştir.
Taşınmazın ferağını vermeye ……………………………………………………. yetkili kılınmıştır. Söz konusu taşınmazın kalan ……………………………………… TL satış bedeli için Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilerek, müşteri adına tescil edilmesi ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine “İşbu taşınmaz 16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Kanuna göre satılmıştır. On yıl süre ile tarım dışı amaçla kullanılamaz” Şerhinin konulmasını arz/rica ederim.
…………………………………
EK: 4
4070 SAYILI KANUNA GÖRE DÜZENLENEN TAŞINMAZ BİLGİ FORMU
İLİ
PAFTA
İLÇESİ
ADA
MAHALLE/KÖYÜ
PARSEL
SOKAĞI/MEVKİİ
YÜZÖLÇÜM
CİNSİ /VASFI
HİSSE ORANI
HİSSEDARLARI
1- Tescil tarihi ve nedeni
2- Tapu kayıtlarında herhangi bir şerh veya beyan bulunup, bulunmadığı, varsa ne olduğu
3- Hangi köy, belde veya belediye sınırı içinde bulunduğu
4- Kanunun 11. maddesinde sayılan yerlerden olup olmadığı
5- Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün çalışma alanında kalıyorsa, görüşünün sorulup sorulmadığı
6- Plan içinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa plan ölçeği ve hangi amaca ayrıldığı
7- Tarım arazisi olup olmadığı ve fiilen hangi amaçta kullanıldığı
8- Üzerinde muhdesat olup olmadığı; var ise niteliği ve kime ait olduğu
9- Hangi tarihten itibaren kullanıldığı ve kullanım süresinin hangi belgelerle belirlendiği
10- Kullanılmayan bölümü olup olmadığı
11- Kirada ise hangi mevzuata göre kime, ne zaman ve kaç yıllığına kiraya verildiği
12- Taşınmaz hisseli ise hissedar sayısı, hisse oranları ve Hazine hissesine düşen arazi miktarı
13- Kanundan yararlanmak isteyenin adı soyadı ile Kanunun hangi maddesinden yaralanacağı ve başvuru tarihi
14- Kanundan yararlanmak isteyenin birikmiş kira ve ecrimisil borcu olup olmadığı
15- Kanunun 8 inci maddesine göre öncelikli alım hakkından yararlanmak isteyen kişi kanuni mirasçı ise miras bırakana ait veraset ilamının olup olmadığı
16- Birden fazla kanuni mirasçı var ise Kanundan yararlanmak istemeyen mirasçıların haklarından feragat edip etmedikleri, etmişler ise buna ilişkin noter onaylı belge olup olmadığı
17- Taşınmaz ile ilgili olarak Bakanlıkla yazışma yapılmış ise dosya numarası, tarih ve sayıları
YUKARIDAKİ BİLGİLERİN KAYITLARA UYGUNLUĞU
TASDİK OLUNUR.
EK: 5
T.C.
……………………….. VALİLİĞİ / KAYMAKAMLIĞI
İL DEFTERDARLIĞI / MALMÜDÜRLÜĞÜ
Sayı :
Konu :
MALİYE BAKANLIĞINA
(Milli Emlak Genel Müdürlüğü)
4070 sayılı Kanuna göre satış işlemine tabi tutulan taşınmaz ile ilgili bilgiler aşağıda sunulmuştur.
Bilgilerinize arz ederim.
DAĞITIM:
Gereği : Maliye Bakanlığına
Bilgi : …………………. Valiliğine
4070 SAYILI KANUNA GÖRE
SATIŞI YAPILAN TAŞINMAZ BİLGİ FORMU
FORM SIRA NO : …………………
İLİ
SATIŞ TARİHİ
İLÇESİ
SATIŞ BEDELİ
MAHALLE-KÖY
PEŞİNAT TUTARI
DOSYA NO
TAHSİL TARİHİ
BAK.DOSYA.NO
TAKSİT TUTARI
ADA NO
TAKSİT SAYISI
PARSEL NO
AÇIKLAMA
YÜZÖLÇÜMÜ
MÜŞTERİNİN ADI-SOYADI
NOT: Bu form satış bedeline ilişkin peşinatın tahsilatından sonra doldurularak gönderilecek, il/ilçe bazında satışı yapılacak her taşınmaz için birden başlayarak “FORM SIRA NO” verilecektir.
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA 6111 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ
(SERİ NO: 4)
15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 42 nci maddesiyle 25/2/2011 tarihli ve 1. Mükerrer 27857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna geçici 19 uncu madde eklenmiş ve anılan madde 6322 sayılı Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu Tebliğ ile 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin verdiği yetkiye istinaden Kanunun; Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarında yer alan ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarına ilişkin olarak söz konusu maddenin uygulamasına yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir.
I – KANUN HÜKMÜ
6322 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle 6111 sayılı Kanuna eklenen geçici 19 uncu madde hükmü aşağıda yer almaktadır.
“GEÇİCİ MADDE 19 – (1) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler, bu tutarları ödemeleri gerektiği tarihten itibaren Kanunun 19 uncu maddesinde belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın başından itibaren dört ay içerisinde ödemeleri şartıyla Kanun hükümlerinden yararlandırılır.
(2) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkralarında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların bu maddelerin hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, birinci fıkrada belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içerisinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi halinde bu borçlular da Kanun hükümlerinden yararlandırılır.
(3) Bu Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek yapılandırmayı ihlal edenlerden; bu Kanunun 6274 sayılı Kanunla değişik 168 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden yabancı ülkelerde de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ekonomi Bakanlığı tarafından olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hali kabul edilenler ile 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre doğal afet nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki dairelere borçlulardan mücbir sebep hali bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam edenler, birinci fıkra kapsamındaki ödemelerini mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar yapmaları şartıyla Kanun hükümlerinden yararlandırılır.
(4) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde, diğer tutarları ise Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu madde hükümlerinden yararlanan borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.
(6) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgisine göre bu Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu kurum ve kuruluşları yetkilidir.”
II – UYGULAMAYA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi, Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere Kanunda belirtilen süre ve şekilde başvuruda bulunmuş olanlardan, 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre süresinde ödenmesi gereken tutarları ödemeyerek anılan maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olanlara maddede öngörülen şartları yerine getirmeleri koşuluyla yeniden Kanundan yararlanma hakkı tanımaktadır.
Ancak, geçici 19 uncu madde, 6111 sayılı Kanundan yararlanmak için süresinde başvuruda bulunmamış olan borçlulara yeni bir başvuru hakkı vermemektedir.
1 – Geçici 19 uncu Madde Hükümlerinden Yararlanabilecekler
6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükümlerinden;
– Anılan Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre süresi içerisinde yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek veya eksik ödeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler,
– Anılan Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların bu madde hükmüne göre ödenmemesi nedeniyle geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal edenler,
yararlanabilecektir.
Dolayısıyla, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal etmemiş borçluların bu maddeyle getirilen düzenlemeler ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.
2 – Geçici 19 uncu Madde Hükümlerinden Yararlanma Şartları
6111 sayılı Kanunla, Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımları kapsamında yapılandırılan borçların peşin veya taksitler halinde ödenmesi imkanı getirilmiştir.
6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesiyle, borçluların Kanundan yararlanma başvurularındaki ödeme süresine ilişkin tercihlerinde herhangi bir değişiklik yapılmamakta olup, maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerinin ihlal edilmesine neden olan tutarların, 15/6/2012 tarihini takip eden ayın başından itibaren dört aylık süre içerisinde, en son 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödenmesine imkan verilmektedir. Diğer taraftan, madde hükmünde ödeme süresi, Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden ayın başından itibaren dört ay olarak belirlenmiş olmakla birlikte borçlularca, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihinden itibaren ödeme yapılması mümkün bulunmaktadır.
6111 sayılı Kanunun Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kısımlarına göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek veya eksik ödeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten itibaren Kanunun 19 uncu maddesinde belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemeleri şartıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılacaktır.
6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmünden yararlanılabilmesi için yazılı başvuruda bulunulacağına yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarına ilişkin ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır. Ancak, il özel idareleri ve belediyeler geçici 19 uncu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlulardan yazılı başvuru aranılıp aranılmayacağını belirlemede yetkilidir.
Diğer taraftan, geçici 19 uncu madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olan borçluların münhasıran 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödemedikleri tutarlara yeni bir ödeme süresi getirdiğinden, vadesi bu tarihten sonraya rastlayan taksitlere yönelik herhangi bir ödeme süresi uzatımı söz konusu değildir.
Örnek 1 – 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 18 taksit ödeme seçeneğini tercih eden mükellef, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla herhangi bir ödeme yapmadığından, 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir. Mükellef ödemediği taksit tutarlarını, taksit vade tarihlerinden itibaren hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir.
6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince geç ödeme zammı ödemede gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacaktır.
Öte yandan, 6111 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacak tutarlarına tercih edilen ödeme süresine bağlı olarak katsayı hesaplanmakta olup, taksitle ödeme ve katsayı uygulaması 12/3/2011 tarihli ve Mükerrer 27872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (II/C-2) bölümünde açıklanmıştır. 6111 sayılı Kanuna eklenen geçici 19 uncu madde ile getirilen ödeme süresi katsayı uygulamasını etkilememektedir. Bir başka anlatımla, Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarına başvuru sırasında tercih edilen taksit sayısına göre uygulanan katsayıdan başka 31/10/2012 tarihine kadar geçen süre için ayrıca bir katsayı hesaplanmayacaktır.
3 – 6111 Sayılı Kanunun 19 uncu Maddesi ile Geçici 19 uncu Maddesinin Birlikte Uygulanması
Bilindiği üzere, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında “(1) a) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.
b) Bu Kanunun 17 nci maddesinin; onuncu fıkrasının (b) bendi, onsekizinci, yirmibirinci, yirmiikinci ve yirmiüçüncü fıkraları hükümlerine göre ödenmesi gereken taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının bu fıkra hükümlerine göre izleyen taksit ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin bir takvim yılında en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır. Aynı şekilde bir takvim yılında bir taksit ödemesi öngörülen yapılandırmalarda da taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının geç ödeme zammı ile birlikte izleyen taksitle beraber ödenmesi şartıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılmaya devam edilecektir.
Diğer taraftan;
– Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,
– Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
– Bir takvim yılında tek taksit ödemesi öngörülen hallerde ödenmeyen taksitin izleyen taksitle birlikte ödenmemesi,
halinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilmektedir.
6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi ile Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunduğu halde yapılandırılan tutarları Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyerek Kanun hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeden borçlulara, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen tutarları 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeme imkanı verilmiş olduğu halde, Kanunun 19 uncu maddesi hükmünün uygulanmayacağına yönelik bir düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenlerin 31/10/2012 tarihine kadar ödemeleri gereken tutarların tespitinde 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi hükümleri de dikkate alınacaktır.
Örnek 2 – 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 12 taksit ödeme seçeneğini tercih eden mükellef, 2011 takvim yılında bir taksitini süresinde ödemiş, daha sonra herhangi bir ödeme yapmadığından 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.
Mükellefin geçici 19 uncu madde kapsamında getirilen düzenlemeden yararlanarak Kanun hükümlerine göre yapacağı ödemelerde, Kanunun 19 uncu maddesi gereğince bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinin Kanun hükümlerini ihlal sebebi sayılmadığı hususu da dikkate alınacaktır. Bu çerçevede mükellef,
– 2011 takvim yılına ilişkin ödenmeyen üç taksitten en az birini hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte,
– 2012 takvim yılına ilişkin ise Temmuz 2012, Eylül 2012 ve Kasım 2012 aylarında ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödemek koşuluyla, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödeme süresi geçmiş üç taksitten (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) en az birini hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte,
31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemesi halinde 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edecektir.
Mükellefin, geçici 19 uncu madde ile getirilen imkandan yararlanabilmesi için 2011 takvim yılına ilişkin en az bir taksit ödemesini geçici 19 uncu madde kapsamında yapması, 2012 takvim yılı için ise en az dört taksitini süresinde ödemesi gerekmektedir.
Bu çerçevede;
– geçici 19 uncu madde kapsamında ödeme süresi uzatılan (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) taksitlerin tamamını hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar, Temmuz 2012, Eylül 2012 ve Kasım 2012 aylarında ödenmesi gereken taksitlerinden ise en az birini süresinde,
– geçici 19 uncu madde kapsamında ödeme süresi uzatılan (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) taksitlerden en az ikisini hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar, Temmuz 2012, Eylül 2012 ve Kasım 2012 aylarında ödenmesi gereken taksitlerinden de en az ikisini süresinde,
ödeyerek de 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edebilecektir.
6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “(3) Bu Kanunun 15 inci ve 16 ncı maddeleri ile 17 nci maddesinin yedinci fıkrası hariç olmak üzere bu Kanun kapsamına giren alacakların birinci fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması halinde, bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla borçlular ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.” hükmü yer almaktadır.
Anılan hükmün uygulamasına ilişkin açıklamalar 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (IX/C) bölümünde yapılmış olup, geçici 19 uncu madde kapsamında yapılacak kısmi ödemeler için de anılan bölümde yapılan açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacağı tabiidir.
Örnek 3 – Örnek 2’deki mükellef 2011 takvim yılına ilişkin olarak bir taksitini 31/10/2012 tarihine kadar ödemesine rağmen, 2012 takvim yılında ödemesi gereken taksitlere karşılık herhangi bir ödemede bulunmamıştır. Bu durumda mükellefin geçici 19 uncu madde kapsamında 2011 takvim yılına yönelik yaptığı taksit ödemesi için de Kanun hükümlerinden ödediği tutar kadar yararlanması mümkün bulunmaktadır.
Örnek 4 – 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve peşin ödeme seçeneğini tercih eden mükellef, yapılandırılan tutarlara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığından 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.
Dolayısıyla mükellef, 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı borçlarını, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi nedeniyle bu tutarlara ayrıca bir katsayı uygulanmaksızın, geçici 19 uncu maddenin getirmiş olduğu düzenleme kapsamında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeyerek Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir.
Örnek 5 – 2007 takvim yılına ilişkin olarak 6111 sayılı Kanunun yayımından önce başlanılan vergi incelemesi sonucunda tanzim olunan vergi inceleme raporuna istinaden düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesi mükellefe 20/7/2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef, vergi/ceza ihbarnamesine konu vergi ve cezaları 6111 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında 6 taksitte ödemek üzere yapılandırmıştır.
Mükellef, Ağustos 2011 ayına ait birinci taksitini süresinde ödemiş ancak diğer taksitlerini ödemediğinden Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.
Buna göre, mükellef geçici 19 uncu madde kapsamında ödeme süresi uzatılan Ekim 2011, Aralık 2011, Şubat 2012, Nisan 2012 taksitlerini geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeyebilecektir.
Ancak, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan altıncı taksitin (Haziran 2012) süresi içerisinde ödenmemesi halinde bu taksit, Kanunun 19 uncu maddesi gereğince geç ödeme zammı ile birlikte 31/7/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödenebilecektir.
Örnek 6 – Mükellefin borçları 6111 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında 6 taksit seçeneğine göre ilk taksit ödemesi Temmuz 2011 ayından başlamak üzere yapılandırılmıştır.
Mükellef, yapılandırılan borcuna ilişkin olarak geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla herhangi bir ödeme yapmadığından, 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.
Mükellefin 2011 takvim yılında 3 taksit (Temmuz 2011, Eylül 2011, Kasım 2011), 2012 takvim yılında 3 taksit (Ocak 2012, Mart 2012, Mayıs 2012) olmak üzere ödemesi gereken taksitlerin tamamının vade tarihleri geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceye rastlamaktadır. Dolayısıyla, mükellef bu tutarları, 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi uyarınca, geç ödeme zammı ile birlikte 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemesi halinde Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir.
Buna göre, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası gerekçe gösterilerek bu tutarların ödeme süresinin 30/11/2012 tarihine kadar uzaması mümkün bulunmamaktadır.
Örnek 7 – Örnek 6’daki mükellefin, Mayıs 2012 ayı hariç diğer taksitlerinin tamamını süresinde ödediği varsayıldığında, geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla 6111 sayılı Kanun hükümleri ihlal edilmemiş olacaktır. Bu durumda, mükellefin geçici 19 uncu madde hükmünden yararlanması söz konusu olmayacağından, Mayıs 2012 ayına ait taksitini, 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi gereğince en geç Haziran 2012 ayı sonuna kadar hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödemesi gerekecektir.
4 – 6111 Sayılı Kanunun 3 üncü Maddesinin Dokuzuncu Fıkrası Hükmünü Yerine Getirmeyerek Kanun Hükümlerini İhlal Edenler
6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında “(9) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu madde ile 2 nci madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.” hükmü yer almaktadır.
6111 sayılı Kanunun 2 ve/veya 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükelleflerin Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için yapılandırılan borçlarını Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemelerinin yanında Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen vergileri de sürelerinde ödemeleri gerekmektedir.
Geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçlulara da bir imkan getirilerek, ihlale neden olan tutarları 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödemeleri ya da 31/10/2012 tarihine kadar veya geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihinden önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanmaları sağlanmıştır.
Buna göre, 6111 sayılı Kanunun 2 ve/veya 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere başvuran mükelleflerden Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacaklar yönünden Kanun hükümlerini ihlal etmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları 31/10/2012 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödeyerek Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edebilecektir.
Bu kapsamda yapılması gereken ödemeleri 31/10/2012 tarihine kadar çok zor durumda olmaları nedeniyle yapamayan borçluların ise ya bu tarihe kadar 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirme talep ederek durumlarının tespit edilmesini sağlamaları ya da geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu kapsamda yaptıkları tecil ve taksitlendirme başvurusu üzerine çok zor durumda olduklarının tespit edilmiş olması gerekmekte olup bu takdirde de Kanun hükümlerinden yararlanılmaya devam edilecektir.
Çok zor durum halinin tespitinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin uygulamalarını gösteren ilgili mevzuatta yapılmış açıklamalara göre işlem yapılacak ve borçluların tecil ve taksitlendirme taleplerinin çok zor durum hali dışındaki nedenlerle reddedilmiş olması geçici 19 uncu madde ile getirilmiş imkanı ortadan kaldırmayacaktır.
Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında olup geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihinden sonra (bu tarih dahil) verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler açısından Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleri uygulanacaktır.
Geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçluların bu nedenle ödeyememiş oldukları 6111 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerini bu Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde ödemeleri gerektiği tabiidir.
5 – Mücbir Sebep Halindeki Borçlular ve Geçici 19 uncu Madde Hükmü Uygulaması
6111 sayılı Kanunun 6274 sayılı Kanunla değişik 168 inci maddesi Bakanlar Kuruluna, doğal afetler nedeniyle Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen yerlerdeki dairelere borçlu olanlar ile yabancı ülkelerde de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ekonomi Bakanlığı tarafından olağanüstü politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir sebep hali kabul edilen borçluların, ödeme süresi mücbir sebep halinin başladığı tarih ile mücbir sebep halinin sona erdiği tarih arasına rastlayan 6111 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerinin ödeme sürelerini uzatma yetkisi vermiştir.
Bakanlar Kurulu, bu yetkisini 17/3/2012 tarihli ve 28236 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kullanmış ve konuya ilişkin açıklamalar 7/4/2012 tarihli ve 28257 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 Sayılı Kanun Genel Tebliğinde yapılmıştır.
2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında mücbir sebep nedeniyle 6111 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerin ödeme sürelerinin uzatılabilmesi için, mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla borçluların Kanundan yararlanma haklarının bulunması şarttır. Dolayısıyla mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olanların anılan Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında getirilen düzenlemelerden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.
6111 sayılı Kanuna eklenen geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile Kanun hükümlerini mücbir sebep halinin başladığı tarihten önce ihlal etmiş olan ve mücbir sebep hali maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi itibarıyla devam eden borçlulara, mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla Kanundan yararlanma haklarının kaybedilmesine neden olan taksitlerini, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar ödemelerine imkan verilmekte ve buna bağlı olarak 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümlerinden yararlanma imkanı sağlanmaktadır.
Buna göre, 15/6/2012 tarihi itibarıyla mücbir sebep hali devam eden ve mücbir sebep halinin başladığı tarihten önce süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar nedeniyle 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiş olan borçluların, Kanun hükümlerini ihlal etmelerine neden olan tutarları, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu şekilde geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükmünden yararlanan mükellefler, 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile getirilmiş olan imkanlardan da yararlanacaklardır.
Diğer taraftan, geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile mücbir sebep halindeki borçlular için 6111 sayılı Kanun kapsamında ödenecek taksitlere yönelik özel bir ödeme zamanı belirlenmekle birlikte, 6111 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası nedeniyle Kanun hükümlerini ihlal eden mükellefler açısından farklı bir ödeme süresi belirlenmediğinden, geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası kapsamındaki mükelleflerden, Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasını ihlal edenler de ihlale neden olan tutarlara yönelik geçici 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre Kanundan yararlanabileceklerdir.
Örnek 8 – Van Vergi Dairesi mükellefi, bu vergi dairesine olan borçlarını 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırmış ve 18 taksitte ödeme seçeneğini tercih etmiştir. Mükellef mücbir sebep halinin başlangıç tarihi olan 23/10/2011 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken taksitlerini (Haziran 2011, Temmuz 2011, Eylül 2011) ödemediğinden 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal etmiştir.
23/10/2011 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle, Van İli genelinde bu tarihten başlamak üzere Bakanlığımızca ilan edilen mücbir sebep hali halen devam etmektedir.
Konunun örneklenebilmesi için 30/11/2012 tarihi, mücbir sebep halinin sona ereceği tarih olarak varsayılmıştır.
Mükellef, mücbir sebep halinin başladığı tarih itibarıyla 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettiğinden, geçici 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası gereğince, mücbir sebep halinin başladığı tarihten önce ödemesi gereken taksitlerini, mücbir sebep halinin sona erdiği kabul edilen Kasım 2012 ayını takip eden Aralık 2012 ayının sonuna kadar ödeyebilecektir.
Ayrıca, 2012/2941 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince de mücbir sebep halinin başlangıç ve bitiş (23/10/2011-30/11/2012) tarihleri arasına rastlayan taksitler mücbir sebep halinin sona erdiği kabul edilen Kasım 2012 ayını takip eden Aralık 2012 ayından başlayacak şekilde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen sürelerde ödenecektir.
6 – 6111 Sayılı Kanunun 5 inci Maddesi Hükümlerinden Yararlanmak Üzere Başvuruda Bulunduğu Halde Kanun Hükümlerini İhlal Edenler
6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında “(4) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde, diğer tutarları ise Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm ile 6111 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanun hükümlerine uygun ödemeyerek ihlal eden borçluların, geçici 19 uncu madde hükümlerinden yararlanması durumunda, ihlal tarihinden geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihine kadar geçen sürede Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ile ilgili ne şekilde işlem yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.
Buna göre, 6111 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanmak üzere başvuran ancak Kanunda öngörülen şartları yerine getirmemiş olan borçlular da ihlale neden olan tutarları 31/10/2012 tarihine kadar geç ödeme zammı ile birlikte, diğer tutarları ise Kanunda öngörülen şekilde ödeyerek 5 inci madde hükümlerinden yararlanacak ve buna bağlı olarak da 6111 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.
Bu kapsamda geçici 19 uncu madde hükümlerinden yararlanan borçluların ödemelerinde de maddenin 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile ilişkisine yönelik açıklamalar dikkate alınacak ve 1 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin “V- PİŞMANLIKLA YA DA KENDİLİĞİNDEN YAPILAN BEYANLARA İLİŞKİN HÜKÜMLER” başlıklı bölümüne göre işlem yapılacaktır.
7 – Kanun Kapsamında Yapılandırılan Alacaklara Karşılık Cebren ya da Rızaen Tahsil Edilen Tutarlar
6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin beşinci fıkrasında “(5) Bu madde hükümlerinden yararlanan borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm ile 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, yapılandırılan amme alacaklarına karşılık ihlal tarihinden sonra cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarların, yapılandırmanın ihya edilmesini müteakip 6111 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlere mahsubu öngörülmekte ve mahsup işlemlerinin tahsilat tarihleri esas alınarak ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlanmak suretiyle yapılması gerektiği yönünde düzenleme yapılmaktadır.
Bu hükmün uygulanmasında, borçluların herhangi bir müracaatı aranılmayacak, cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar yapılandırılmış alacaklara tahsil edildikleri tarih itibarıyla mahsup edilecektir.
Bu çerçevede yapılacak mahsup işlemlerinde, en eski vadeli taksitten başlanılacak ve tahsil edilen tutarların tahsilat tarihleri itibarıyla 6111 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi hükmüne göre geç ödeme zammı hesaplanıp hesaplanmayacağına dikkat edilecektir. Tahsilat tarihinden daha sonraki tarihlerde ödenmesi gereken taksitlere karşılık yapılacak mahsuplarda geç ödeme zammı hesaplanmayacağı tabiidir.
Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken toplam tutardan fazla tahsil edildiği tespit edilen tutarlar, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine göre red ve iade edilecektir. Ancak, red ve iade edilecek tutar, vergi mevzuatı çerçevesinde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle mahsuben ödenmiş ise ilgili mevzuatın belirlediği nakden iade şartları gerçekleşmedikçe nakden iade edilmeyecektir.
Örnek 9 – Mükellef, bağlı olduğu vergi dairesine olan 30.000,-TL borcunu 6111 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırmış ve 18 taksitte ödeme seçeneğini tercih etmiştir. Yapılandırma sonrası katsayı dahil olmak üzere her bir taksit tutarı 1.000,-TL olarak hesaplanmıştır.
Mükellef, 2011 takvim yılına ilişkin ilk taksitini süresinde ödedikten sonra geri kalan taksitlere karşılık herhangi bir ödemede bulunmadığından Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.
Vergi dairesi mükellefin Kanundan yararlanma hakkı sona erdikten sonra, 15/2/2012 tarihinde yapılandırılan borçlarına karşılık 28.500,-TL cebren tahsilat yapmıştır.
Geçici 19 uncu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra vergi dairesi mükelleften cebren tahsil ettiği tutarı yapılandırılan borçlarına geç ödeme zammını da dikkate alarak mahsup edecektir.
Buna göre, cebren yapılan tahsilat en eski vadeli Temmuz 2011 ayına ilişkin taksitten başlamak üzere Ocak 2012 ayı taksiti dahil tahsilat tarihi itibarıyla geç ödeme zammı hesaplanarak mahsup edilecektir. Mart 2012 ayından itibaren ödenmesi gereken on üç taksite ise geç ödeme zammı hesaplanmayacaktır.
Bu durumda, Temmuz 2011 ayı taksitine karşılık 98,-TL, Eylül 2011 ayı taksitine karşılık 70,-TL, Kasım 2011 ayı taksitine karşılık 42,-TL, Ocak 2012 ayı taksitine karşılık 14,-TL olmak üzere hesaplanan 224,-TL geç ödeme zammı ile ödenmemiş taksit tutarı toplamı olan 17.000,-TL cebren tahsil edilen 28.500,-TL’den mahsup edilecektir. Mahsup sonrası kalan (28.500-17.224=)11.276,-TL mükellefe 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi hükmüne göre red ve iade edilecektir. Ayrıca 6111 sayılı Kanunun 18 inci maddesi gereğince ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla katsayı düzeltmesinin yapılması gerektiği tabiidir.
III – DİĞER HUSUSLAR
1 – 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi ile anılan Kanuna göre başvuru sırasında tercih edilen ödeme sürelerinde herhangi bir değişiklik yapılmamış sadece Kanun hükümlerinin ihlal edilmesinden dolayı ödenemeyen tutarlara ilişkin olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın başından itibaren dört aylık bir ek süre verilmek suretiyle bu süre içerisinde ödemelerini yapan borçlulara 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yeniden yararlanabilme hakkı sağlanmıştır.
Bu nedenle, 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesiyle getirilen düzenlemeden yararlanmak isteyen mükelleflerden ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır. Ancak, Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara karşılık cebren veya rızaen tahsil edilen tutarların Kanun hükümlerine göre mahsubu gerektiğinden mahsup sonrası ödenecek tutarlarda değişiklik meydana gelebilecektir. Bu durumda olan borçluların ödenecek tutarları öğrenebilmeleri için ödemelerini yapmadan önce ilgili vergi dairesi ile irtibata geçmesi gerekmektedir.
2 – 6111 sayılı Kanunun 6, 7, 8, 10 ve 11 inci maddelerinden yararlanan mükelleflerin ödemeleri gereken tutarları süresinde ödememeleri halinde Kanun hükümleri ihlal olmadığından, bu hükümler kapsamında ödenecek tutarlar için 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi kapsamında herhangi bir ödeme süresi uzatımı söz konusu değildir.
3 – 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikten sonra, ihlale konu borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi çerçevesinde tecil ve taksitlendirme hükümlerine göre ödemekte olan mükelleflerin, 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde ilgili vergi dairelerine başvurmaları ve yapılandırmanın ihya edilmesini talep etmeleri gerekmektedir.
Bu durumdaki mükelleflerin 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında yapılan ödemeler (tecil faizi dahil) yapılandırılan borçlara karşılık bu Tebliğin (II/7) numaralı bölümünde yapılan açıklamalar dikkate alınarak mahsup edilecektir.
4 – Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (YURTKUR) olan öğrenim ve katkı kredisi borçlarını yapılandırmak üzere vergi dairesine başvuruda bulunan ancak 6111 sayılı Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan ihlal tarihinden sonra cebren ya da rızaen yapılan tahsilatlar YURTKUR’a aktarıldığından, geçici 19 uncu madde kapsamında red ve iadesi gereken bir tutarın bulunması halinde, red ve iade işlemi Kurum tarafından yapılacak, ancak bu konuda gerekli bilgiler vergi dairesince Kuruma bildirilecektir. Benzer durumda olan kurum alacaklarına karşılık da aynı şekilde işlem tesis edilecektir.
5 – 6111 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi hükmü kapsamında yapılacak ödemelerde de Kanunun “Başvuru ve ödeme süresi ile şekli” başlıklı 18 inci maddesinin ödeme şekline ilişkin hükümleri ile “Süresinde ödenmeyen taksitler” başlıklı 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.
6 – 6111 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen mükellefler tarafından, vergi borçlarının olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde taksitlendirme ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilmektedir. Geçici 19 uncu madde kapsamında borçlarını ödeme imkanına kavuşan mükelleflerin, maddenin yürürlüğe girdiği 15/6/2012 tarihi ila ödeme süresinin son günü olan 31/10/2012 (bu tarih dahil) tarihleri arasında Kanundan yararlanma imkanları bulunduğundan, bu tarihler arasında talep edecekleri vergi borçlarının olup olmadığına dair yazının verilmesi sırasında Kanun kapsamında ödeyecekleri borçları dikkate alınmayacaktır.